KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/244
- Karar No
- 2024/108
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
Karar Metni
1.005 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/244 Esas
KARAR NO: 2024/108L
DAVA
3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 29/03/2023
KARAR TARİHİ: 08/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Borçlusu davalı ------- şirketi, alacaklısı davalı ------- şirketi olan -------- Esas sayılı dosyasından gönderilen ve usulsüz olarak tebliğ edilen 3.haciz ihbarnamesine, davacı müvekkili tarafından 27.03.2023 tarihinde muttali olunduğunu, icra dosyası dayanağı imzaların şirket yetkilisine ait olmaması nedeniyle açılan------- sayılı dosyasına önce verilen tedbir kararı ve teminat ile,
sonrasında ise mahkeme tarafından verilen 18.02.2015 tarihli takibin durmasına dair karar gereği takip ihbarname gönderilen ------- şirketi bakımından durduğunu, --------- E. sayılı dosyası ile menfi tespit davası da açılmış olmasına ve takibin durmasına dair tedbir ve karar bulunmasına rağmen, davalı alacaklının kötü niyetle hareket ederek usulsüz şekilde işlem yaptığını ve usulsüz tebligatlar ile haciz ihbarnameleri göndererek lehine durum yaratma ve haksız menfaat elde etmeyi amaçladığını, usulsüz olan ve usulsüz tebliğ edilen İİK.
89/1-2 haciz ihbarnamelerinin iptali halinde 89/3 haciz ihbarnamesinin de hükümsüz hale geleceğinden buna ilişkin müvekkil haklarının mahfuziyeti saklı kalmak kaydıyla Davacı müvekkili -------- borçlu --------Ş.'nin ortağı olduğunu, bunun haricinde hiçbir ticari veya hukuki bir ilişkisi, borcu bulunmadığını, davacı müvekkilinin kendisine usulsüz tebliğ edilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinden haberdar olamadığı için mezkur haksız ihbarnamelerine itiraz edemediğini ve ortağı olduğu borçlu şirkete hiçbir borcu bulunmadığı halde haksız bir şekilde İİK.
89/3 maddesi gereği gönderilen 3. Haciz İhbarnamesinin muhatabı olduğunu, --------Ş.'nin davacı müvekkil nezdinde herhangi bir hak alacağı ve malı bulunmadığını, aksine davacı müvekkilinin borçlu şirketten ortak sıfatıyla alacaklı olduğunu, buna ilişkin müvekkilinin her türlü haklarının saklı olduğu,
takip borçlusu davalı -------Ş.'nin davacı müvekkil nezdinde herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını açıklanan nedenlerle tüm hakları saklı kalması kaydıyla, davalı müvekkilinin------- Esas sayılı dosyasının borçlusu ------- şirketine borcu olmadığının tespitine, --------- Esas sayılı dosyasından davacı müvekkile gönderilen haciz ihbarnamelerinin hükümsüzlüğüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinini karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dayanak icra dosyasından davacıya tebliğ edilen her üç haciz ihbarnamesi de davacının mernis adresine gönderilmiş olup, usulsüz tebligata yönelik beyanların reddinin gerektiğini, davacının haciz ihbarnamelerinin tebliğinin usulsüz olduğunu, davacının 3.haciz ihbarnamesinden 27.03.2023 tarihinde haberdar olduğunu beyan ettiğini, ancak tebligatın tebliğ mazbatası incelendiğinde 3.haciz ihbarnamesi davacıya 14.03.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, dayanak icra dosyasından yapılan haciz ihbarnameleri davacının mernis adresine gönderildiğini, bu adresin davacının dava dilekçesinde yazmış olduğu adres ile de aynı olduğu,
dolayısıyla davacının usulsüz tebligat yapıldığına yönelik beyanlarının gerçeği yansıtmamakla birlikte, ilgili beyanların reddinin gerektiğini, dayanak icra takibine konu çekte bulunan imzanın davacıya ait olduğu -------- karar numaralı ilamı ile sabit olduğu,
davacının bu çeke ilişkin takibin durdulduğuna yönelik beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, eldeki davanın açılmasının tek amacının çekin tahsil sürecini uzatmak ve alacağa kavuşmasının engellenmesinden ibaret olduğunu, davacı vekilinin dilekçesinde dayanak icra takibine konu çekte bulunan imzanın davacıya ait olmadığını,------- Esas dosyasından verilen karar ile takibin durdurulduğunu iddia ettiğini, dilekçe ekinde ibraz ettikleri ilam uyarınca davacının davasının reddedildiğini, çekte bulunan imzanın -------- ait olduğunun hükme bağlandığını,
alacaklı lehine verilen kabul kararını içeren menfi tespit davasında verilen hükmün maddi hukuk bakımından kesin hüküm niteliği taşıdığını, ilgili ilama ek olarak dilekçe ekinde ibraz ettikleri --------- Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nden alınan 18.06.2018 tarihli rapor uyarınca da çekte bulunan imzanın davalı------- yetkilisi ve ortağı ------- ait olduğu hususunun sabit olduğu,
tüm bu hususların yanı sıra davacının dava dilekçesinin ekinde ibraz etmiş olduğu ilamın gerekçesinde de çekteki imzanın ------- ait olmadığı yönünde kesin bir kanıya varılmadığından dolayı davanın kabulüne karar verildiği ilgili kararın kesinleşmediğini, -------- esas sayılı dosyasında ikame edilen menfi tespit davasında davacı takibin durması için gerekli teminatı yatırmadığı için icra takibinin durmadığını, icra takip dosyasından işlem yapılmasının hukuka uygun olduğu,
müvekkilinin durmuş bir takipten işlem yaptığı ve 89/1 - 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri gönderdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, Davacının, davalı borçlu şirketin sadece ortağı olduğunu, başkaca herhangi bir hukuki yahut ticari bağı olmadığını beyan etse de bu beyanını ispatlayamadığını, --------kayıtlarında da davacının, davalı borçlu şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptığını, ortağı olmaktan başka bir ticari veya hukuki ilişkisi bulunmadığı yönündeki beyanlarının reddinin gerektiğini, davacının davalı borçlu şirketin ticaret hayatında neredeyse 38 yıldır aktif rol oynadığını,
yapılan usuli işlemlerin gerek davacının imzanın kendisine ait çıkmış olmasına rağmen açtığı çeşitli davalar sebebiyle davacının salt müvekkilin alacağına kavuşmasını engelleme gayretinde olduğu ve bu şekilde kötüniyetli davrandığının sabit olduğu, davacının davasının reddini ve uğradıkları zararın tazmini için davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacının -------- Esas sayılı dosyasından kendisine gönderilen 1. Ve 2.haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiği iddiasıyla hakkında kesinleşen icra takibi sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespiti talebinden ibarettir--------- Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosya arasına alınmıştır.-------Asliye Ticaret Mahkemesi ve -------- İcra Müdürlüğüne yazılan müzekkereye yanıt verildiği, cevabi yazıların dosya arasına alınmış olduğu görüldü.
Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir.
İhtisas mahkemesinde bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her davanın genel mahkemelerde görülmesi gerekir.Dava konusu takip dosyasında, davalı takip alacaklısı -------- şirketi tarafından diğer davalı takip borçlusunun borcundan dolayı, davacıya İİK'nun 89/1-2,3. maddeleri uyarınca haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, davacının borçlu olmadığı iddiasıyla menfi tespit davası açtığı, davanın tarafları arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı,
TTK'nın 4.maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari davadan söz edilemeyeceği, davanın HMK'nın 2.maddesi gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmakla, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, mahkememizin görevsizliğine, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,
2-Karar kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvuru halinde dava dosyasının görevli -------- Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine,
3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2024
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/244, K. 2024/108, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama