KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/327
- Karar No
- 2025/85
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
Karar Metni
2.304 kelime·12 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/327 Esas
KARAR NO: 2025/85
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/04/2023
KARAR TARİHİ: 04/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin davalı şirketten ticari ilişkiden kaynaklı alacağını talep ettiği, ödememesi üzerine ---------İcra Müdürlüğünün ---------E sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı davalının icraya itiraz ettiği, bu nedenle icra takibinin durdurulduğu, davalı tarafın, borca itiraz dilekçesinde akdi ilişkiyi inkar etmediği, yapılacak yargılamada da taraflar arasında geçmişe dayalı ticari (akdi) ilişkinin varlığı celp edilecek taraflara ait ticari defterlerin incelenmesi neticesinde de anlaşılacağı, açıklanan sebepler karşısında;
takibe devam edilebilmesi için davalının itirazın iptali gerektiği, şeklinde dava konusu yaptığı görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı şirkete gönderilen --------- Noterliği'nin ----------- yevmiye ve 10.08.2017 tarihli ihtarnamesiyle müvekkilin davacıdan aldığı bir kısım medikal ürünlerin ayıplı olduğu ve ayıpların ürünlerin verildiği ilgili hastane ve doktor raporlarıyla sabit olduğu belirtilerek ayıplı ürünlere ilişkin sözleşmeden dönülerek ihtarın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde davacı yanca ayıplı malların teslim alınması ve tutarlarının cari hesaplardan çıkarılması için ihtarname gönderilmiş ve 11.08.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnamedeki 7 günlük süre geçmesine rağmen davacı ürünleri teslim almamış, cevap vermemiş ve dönüş dahi yapmadığını,
davacı aradan geçen dört yıla yakın süre sonunda 13.06.2021 tarihinde icra takibi başlatarak ayıpları ihtar edilen malların bedellerinin ödenmesini istediğini, 10.08.2017-13.06.2021 tarihleri arasında maddede belirtilen iki yıllık sürenin geçmesiyle zaman aşımına uğradığını, bu sebeple esasa girilmeksizin davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının kendisine ihbar ve ihtar edilen ayıplı mallara ilişkin alacak talebinde bulunmasında Hmk 114/h maddesi gereğince hukuki yararının olmadığını, bu sebeple esasa girilmeksizin davanın dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının;
taraflarınca icra takibine kötü niyetle itiraz edildiği, müvekkilin borcu bulunduğu ve bunu ödememek maksadında olduğu, süreci uzatmak amacıyla hareket edildiği vs... gibi dava konusuyla alaksız ve somut gerçeklerden uzak anlamsız beyan, suçlama ve taleplerin hiçbirinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının kendisine ayıp ihbarı ve ayıplı malların bedellerinin cari hesaptan çıkarılması ihtarı tebliğ edilmesine rağmen yıllarca sessiz kalması ve üstelik zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerden sonra iş bu icra takibini usule ve yasaya aykırı olarak yapması sebebiyle kötü niyetli olduğu ve haksız takip yaptığı sabit olduğunu,
belirtilen kötü niyetli ve haksız icra takibi sebebiyle sektör gereği sürekli bankalarla çalışan ve ihalelere giren müvekkilin itibarı olumsuz etkilenmiş ve güvenilirliği ve kredibilitesi düşmüş olup maddi ve manevi zararlara uğradığını, takibe konu miktar da likit olduğunu, tüm bu sebeplerle koşulları oluştuğu üzere; kötü niyetli davacının, davaya konu miktarın %20'si oranında, müvekkil lehine haksız takip tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkememizce alınan 04/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi. Davacı ----------- Şti. Firması 2016 yılında 2.046.548,24.- TL 2017 yılında 23.814,00.- TL olmak üzere toplam 2.070.362,24.- TL tutarında satış yaptığı, bu satışa karşılık davalı ----------- Şti firması 2016 yılında 1.986.213,40 TL 2017 yılında 51.242,00.- TL olmak üzere toplam 2.037.455,40.- TL ödeme yaptığı, yapılan satış ve ödemeler sonucunda davalı ----------- Şti firmasının davalı ------------ Şti.
Firmasına 32.906,84.- TL borcu kaldığı, tarafların dosya içerisinde bulunan BA-BS formları incelendiğinde bildirimlerin birbirini teyit ettiği 2016 yılı içerisinde 1.663.468,00.- TL tutarında 284 adet, 2017 yılı içerisinde 22.050,00.- TL tutarında 2 adet fatura bildirildiği, davalı vekilinin davaya itiraz yazısında ayıplı ürünler olduğu ve bu ayıplı ürünler için karşı tarafa ihtarname gönderdiği, ihtarnameye cevap verilmemesi neticesinde ürünlerin ayıplı olduğunun karşı tarafça kabul edilmiş anlamına geldiği ve bu ürünlerin bedelinin ödenmediği yönünde itirazı olduğu, bu konu uzmanlık alanına girmediğinden,
bu konuda değerlendirme yapılamayacağı yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur. Mahkememizce alınan 19/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişiler. Mali Yönden.
Davacının incelenen 2016, 2017, 2018, 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, envanter defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacının 2016, 2017, 2018, 2019 yıllarına ait yevmiye defterlerinin ve defteri kebirlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmadığı, ayrıca davacının 2016, 2017, 2018, 2019 yıllarına ait ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, davacının incelenen 2020, 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu,
yevmiye defterlerinin ve defteri kebirlerin birbirini doğruladığı, davacının envanter defterlerinin davacı tarafından ibraz edilmediği için incelenemediği, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulup tutulmadıklarının, diğer defter kayıtları ile birbirini doğrulayıp doğrulamadıklarının tespit edilemediği, davacının 2020, 2021 yıllarına ait yevmiye defterlerinin ve defteri kebirlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmadığı, davalının 2016, 2017 yıllarına ait fiziki olarak tutulan yevmiye defterleri, defteri kebirleri ve envanter defterlerinin talimat ile yaptırılan bilirkişi incelemesinde incelenmiş olduğu,
davalının ticari defterleri üzerinde talimat ile yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde dosyaya sunulan 02.03.2024 tarihli bilirkişi raporunun Tespit ve Değerlendirmeler başlıklı bölümünde. “Sayın Mahkemenizce verilen görevlendirme çerçevesinde davalı -------- Şti firmasından incelenmek üzere ticari defterleri talep edilmiştir.
Sunmuş oldukları ticari defterlere ilişkin tasdik bilgilerinin aşağıdaki gibi olduğu tespit edilmiştir. şeklinde tespit yer aldığı, bilirkişinin tespitinin dava dosyasında bulunan davacıya ait BS Formları ile davalıya ait BA Formlarına uygun olduğu, davalı---------- Şti. vekili tarafından davacı ---------Şti.’ye -------- Noterliği’nin 10.08.2017 tarih ve ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamede “Müvekkil firmanın tarafınızdan almış olduğu --------, --------- ve --------- isimli ürünlerde değerleriyle birlikte aşağıda belirtilen sayıda ayıplı ürün bulunmaktadır;
*-------- 59 adet 33.134,4TL *-------- 15 adet 2.106,00TL *-------- 1 adet 1.836,00TL
Ürünlerdeki ayıpla ilgili hastane ve doktorlarınca tespit edilerek tutanak altına alınmıştır. Belirtilen ayıplı ürünlerin iş bu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde tarafınızca iade alınmasını ve tutarlarının cari hesap ekstresinden düşülmesini istemek zarureti hasıl olmaktadır. Aksi takdirde masrafları tarafınıza ait olmak üzere tarafımızca gereken hukuki yollara başvurulacağını ihtaren bildiririz.
İzah edilen sebeplerden ötürü iş bu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde tarafınızca iade alınmasını ve tutarlarının cari hesap ekstresinden düşülmesini; aksi takdirde yargılama giderleri tarafınıza tahmil edilmek üzere gerekli hukuki yollara başvurulacağını saygılarımla bilvekale ihtaren bildiririm.” açıklamalarına yer verildiği, söz konusu ihtarnamenin davacı tarafa 11.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ekinde tebliğ şerhinin bulunduğu, davacının 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 yıllarına ait ticari defter kayıtlarına göre.
11.06.2021 takip tarihi itibarıyla davacının davalıya 32.906,84 TL borçlu olduğu, davacının 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 yıllarına ait yevmiye defterlerinin ve defteri kebirlerinin incelenmesinde; davalı ile ilgili yapılan muhasebe kayıtlarında hesapların ters olarak işletildiğinin tespit edildiği, örneğin davacı tarafından davalıya yapılan bir satış işleminde davacı tarafından davalı adına düzenlenen fatura tutarının davalının hesabına borç olarak işlenmesi gerekirken, davalının hesabına alacak olarak işlendiği,
yine aynı şekilde davalıdan yapılan tahsilatların davalının hesabına alacak olarak işlenmesi gerekirken, davalının hesabına borç olarak işlendiği, açıklanan nedenle; borç alacak kayıtları doğru şekilde yapılmadığı için hesapların gerçek durumu göstermediği tam tersi durumu gösterdiği ve ters bakiye verdiği, eğer kayıtlar doğru şekilde yapılmış olsaydı davacının davalıya 32.906,84 TL borçlu olmayacağı, davacının davalıdan 32.906,84 TL alacaklı olacağı, davacının 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 yıllarına ait ticari defterlerinde yer alan kayıtların dayanak belgelerine göre.
11.06.2021 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 32.906,84 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterleri üzerinde talimat ile yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde dosyaya sunulan 02.03.2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç ve kanaat bölümünde. “1-) Davacı-----------Şti.
Firması 2016 yılında 2.046.548,24.- TL 2017 yılında 23.814,00.- TL olmak üzere toplam 2.070.362,24.- TL tutarında satış yaptığı, bu satışa karşılık davalı ----------- Şti firması 2016 yılında 1.986.213,40 TL 2017 yılında 51.242,00.- TL olmak üzere toplam 2.037.455,40.- TL ödeme yaptığı, yapılan satış ve ödemeler sonucunda davalı ----------- Şti firmasının davalı ---------- Şti.
Firmasına 32.906,84.- TL borcu kaldığı,” şeklinde görüş bildirildiği, tarafların kayıtları arasında 31.12.2017 tarihi itibarıyla fark bulunmadığı, davalının ticari defterleri üzerinde talimat ile yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalının 2016, 2017 yıllarına ait ticari defterleri incelendiğinden, sonraki yıllara ait ticari defterler incelenmediğinden takip tarihi olan 11.06.2021 tarihi itibarıyla davalının ticari defter kayıtlarının durumunun tespit edilemediği, davalı vekili tarafından dava dosyasına sunulan cevap dilekçesinde.
“1. Tarafımızca davacı şirkete gönderilen ----------- Noterliği'nin ---------- yevmiye ve 10.08.2017 tarihli ihtarnamesiyle müvekkilin davacıdan aldığı maddi değeri 33.134.40TL olan 59 adet -------------, maddi değeri 2.106.00TL olan 15 adet ---------- ve maddi değeri 1.836.00TL olan ----------- isimli medikal ürünlerin ayıplı olduğu,
ürünlerin ayıplı oduğunun ilgili hastane ve doktor raporlarıyla sabit olduğu belirtilerek ve ayıplı ürünlere ilişkin sözleşmeden dönülerek ihtarın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde davacı yanca ayıplı malların teslim alınması ve tutarlarının cari hesaplardan çıkarılması için ihtarname gönderilmiş ve 11.08.2017 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir.
İhtarnamede belirtilen 66 adet fatura ve 40 adet doktor tespit tutanağı ayrıca ekli üst yazı ile birlikte 21.08.2017 tarihinde -------- yoluyla davacıya iletilmiştir. İhtarnamedeki 7 günlük süre geçmesine rağmen davacı ürünleri teslim almamış, cevap vermemiş ve dönüş dahi yapmamıştır. Bütün bu işlemlere rağmen davacı 13.06.2021 tarihine kadar sessiz kalarak müvekkilin aramalarına da cevap vermemiştir.
Davacı aradan geçen dört yıla yakın süre sonunda 13.06.2021 tarihinde icra takibi başlatarak ayıpları yıllar önce ihbar edilerek bedellerinin cari hesaptan çıkarılması ihtar edilen malların bedellerinin ödenmesini istemiştir. İzah edilen sebeple müvekkilimin davacıya borcu bulunmamaktadır ve icra takibine haklı olarak itiraz edilmiştir.
Tarafların ticari defterleri, ayıp ihbar ve ihtarımız ile ilgili hastane ve doktorların ayıp tespit belgeleri hep birlikte değerlendirildiğinde ve gerekirse tanıklarımız dinlendiğinde müvekkilin davacıya borcunun bulunmadığı ve icra takibine vaki 21.06.2021 tarihli ekli itirazlarımızın haklılığı ve icra takibi yapılmasının haksızlığı anlaşılacak olup itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerekecektir." şeklinde beyanda bulunulduğu ve davalı vekili tarafından 04.12.2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde bir kısım belgeler sunulduğu, Söz konusu belgelerin incelenmesinin uzmanlık alanım dışında kaldığı,
bu konunun bilirkişi raporunun “Teknik Yönden İnceleme Tespit ve Değerlendirmeler” başlıklı bölümünde tıbbi cihazlar uzmanı bilirkişi tarafından değerlendirildiği, davacı tarafın 32.906,84 TL asıl alacaktan oluşan takip tutarı üzerinden başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine açmış olduğu itirazın iptali davasında davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini istediği, harca esas dava değerini 32.906,84 TL olarak gösterildiği değerlendirilmiştir.
Teknik Yönden. Tutanaklarda geçen ifadelerden tam olarak ürünlerin ayıplı olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Tutanaklardan ürünlerin ayıplı olmasından dolayı mı yoksa hastaya uygun ürün olmamasından dolayı mı kullanılamadığı anlaşılamamaktadır. Ayıplı mal kabul edilebilmesi için kulllanım esnasında yapısında bozulma veya görevini yerine getirememe, ürün kutusundan ilk çıktığında kırılmış vb. hataların olması gereklidir.
Dosyada ----------- ürünü için tutulan tutanak adeti 51 Adet, --------- ürünü için tutulan tutanak adeti 5 Adet’ tir. Toplam ürün adedi 56’ dır. ------------ ürünü için herhangi bir tutanak görülememiştir. Ürünlerin ayıplı olup olmadığı tarafımızdan değerlendirilememiştir.
Her ürün için davacı ile davalı arasında kesilen faturaya göre birim fiyatları, ------------ 560 TL + KDV, ----------- 130 TL+KDV, ------------ 1.700 TL+KDV olduğu Dava dosyasında tutanakları bulunan ürünlerin ayıplı olduğunun mahkemece kabul edilmesi durumunda 51 adet ---------- ürününün fatura bedelinin 30.844,80 TL (28.560,00 TL + 2.284,80 TL KDV) ve 5 adet --------- ürünün fatura bedelinin 702,00 TL (650,00 TL + 52,00 TL KDV) olduğu, toplam ürün bedelinin 31.546,80 TL olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Eldeki dava, cari hesaba dayalı olarak davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazların iptaline ilişkindir.
---------- İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye istinaden ------------ Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir.
Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;
diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir.
Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
Davalının merkezinin ---------- olduğu anlaşıldığından ticari defterlerin incelenmesi amacıyla talimat yazılmış ve ticari defterler mali müşavir bilirkişi tarafından incelenerek rapor dosyaya sunulmuştur. Akabinde davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi ve uyuşmazlık konusu hakkında rapor alınması için dosya mali müşavir ve tıbbi cihaz uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmiş 19.11.2024 tarihli bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belgedir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Somut olayda davacı, davalıya taşıma hizmeti verildiğini, davalının bu hizmeti aldığını iddia etmiştir ve bu hususta ispat yükü davacı taraftadır.
Somut olayda davacı tarafından davaya konu tıbbi cihazların davalıya teslimi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı tarafça davaya konu tıbbi cihazların ayıplı çıktığı savunulmuştur. Ayıbın ispat ise iddia eden davalı taraf üzerindedir.
Mahkememizce bilirkişi incelenmesi yaptırılması amacıyla cihazların nerede olduğunu açıklaması için davalı taraf usulüne uygun kesin süre verilmiş ve süresinde sunulan 04.12.2023 tarihli beyan dilekçesinden tıbbi cihazların çöpe atıldığı belirtilmiştir. Cihazlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılamayacağından doktor tutanakları üzerinden inceleme yapması için bilirkişi heyetine tıbbi cihaz uzmanı bilirkişi de eklenmiştir.
Yukarıda mezkur bilirkişi raporunda doktor tutanakları üzerinden tıbbi cihazların ayıplı olup olmadığının tespit edilemediği, hastaya uygun ürün olup olmadığının denetiminin yapılamadığı belirtilmiştir. Hal böyle olunca davalı tarafça ayıp iddiası ispatlanamamıştır. Kaldı ki talimat mahkemesince alınan raporda davalının kendi ticari defterine göre 32.906,84 TL borçlu olduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan BA-BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davacı tarafından 32.906,84 TL miktarındaki tıbbi cihazların davalıya teslim edildiği, davalının ise malların ayıplı çıktığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, bu sebeple davacının 32.906,84 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davaya konu alacağın faturaya bağlı olduğu ve likit olduğu, davalının ise icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız olduğu anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/327, K. 2025/85, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama