KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/801
- Karar No
- 2025/399
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
Karar Metni
1.774 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/801 Esas
KARAR NO : 2025/399
DAVA
Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 19/08/2021
KARAR TARİHİ : 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacının dava dışı ------------ yaptığı iddia edilen sözleşme ile dava dışı ------------Ş.'nin nükleer reaktör inşaat şantiyesine gönderildiği iddia edilen 347 ton ağırlığındaki emtiasının taşınmasını üstlendiğini ve fatura düzenlediğini, emtiaların ----------- nükleer reaktör inşaat şantiyesi limanında gemiden tahliyesi için dava dışı -----------Ş.
İle icap/kabul yolu ile anlaşma imzalandığını, tahliye işlemlerinde kullanılacak sapanların üretimi için dava dışı ---------Ş.'nin müvekkilinden onay alarak yapılacak sapanlar için fatura düzenlediğini ve emtianın gemiden tahliyesi edimi için ayrı bir fatura düzenleyerek,
tahliye aşamasında 347 ton ağırlığındaki emtianın daha zeminden yükselmeden taşıma sırasında kullanılan sapanlardan birinin kopması sebebi ile tahliyesinin yapılamamış olduğunu, kullanılan sapanın özel üretim olması sebebi ile yeniden üretilmesinin zaman alacağını ve sapanın ikmaline kadar vinç ve taşıma edimleri veren şirketler üzerinde ayrı ayrı bekleme zararlarının oluştuğunu ve dava dışı şirketlerin bu zararları müvekkiline fatura ettiklerini, müvekkilinin sigortacısı davalı şirkete başvurduğunu ve sigorta şirketinin müvekkilinin talebinin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığı gerekçesi ile reddettiğini,
ancak davalı sigorta şirketi ile aralarında düzenlendiği iddia edilen sigorta poliçesinde davalı sigorta şirketinin yükleme ve boşaltmadan kaynaklanan kayıp, hasar ve zararlardan sigortalının sorumluluğu kapsamında herhangi bir sınırlama olmadığı ve sigorta limiti ile teminata dahil olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, 5.000 USD'nin TTK 1427/2 maddesine göre başvuruyu takip eden 45. Günü takip eden 22/02/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4.a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine,
yargılama harç giderleri arabuluculuk avukatlık ücreti ve dava avukatlık ücretinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş, tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; taşıma sözleşmesi kapsamında davalı sigorta şirketinin yükleme ve boşaltmadan kaynaklanan kayıp, hasar ve zararlarının tahsiline ilişkin tazminat davasıdır.
Uyuşmazlık, davacının taşımasını üstlendiği emtianın gemiden tahliyesi için anlaştığı firmanın emtianın gemiden tahliyesi sırasında halatlardan birinin kopması sonucunda işin uzaması nedeni ile dava dışı tahliye yapan şirkete ve gemi işletenine ödemiş olduğu bedeli sigortasından tahsiline ilişkin açılan davada; davacının zarar kalemlerinin poliçe içerisinde olup olmadığı,
miktarı ve davalı sigortanın sorumluluğu noktalarında toplanmaktadır.Mahkememizin 08/03/2023 tarih --------- Esas---------- Karar sayılı kararı ile "..deniz taşımasını gerçekleştiren geminin demuraj ücreti için dava dışı ------------ Şirketi'nin ve fatura tanzim ettiğini beyan eden davacının bu zararların taşıma sigorta poliçesi kapsamında olması nedeniyle davalı sigortacıdan tahsili talebine ilişkin bu davanın 6102 sayılı TTK'nun deniz ticareti kısmında düzenlendiği, bu nedenle davada Deniz İhtisas Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Görev hususu HMK'nın 114.maddesi gereğince dava şartı olup, dava şartları yargılamanın her aşamasında resen nazara alınacağından dava dilekçesinin dava şartı yokluğundan ve mahkememiz görevsiz olduğundan HMK 115 madde gereğince usulden reddine" karar verildiği, davacı vekili tarafından kararın istinaf edildiği ve ------------- sayılı ilamı ile "..Davacı sigortalının, davalı sigorta şirketinden işbu davadaki talepleri de söz konusu gemi demurajı ve vinç bekletilmesi sebebiyle ayrı ayrı gemi ve vinç şirketlerine ödediğini veya kendisine fatura edildiğini iddia ettiği bedellerin sigorta poliçesi kapsamında tazminidir.
Buna göre mahkemece göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden red kararı vermiş ise de; davaya konu taleplerin dayanağını teşkil eden hukuki olaylar kapsamında, davacının deniz taşımacısı olmadığı ve deniz taşımasına ilişkin bir sorumluluk üstlenmediği,
davacının sıfatına göre zararın deniz taşımasından ve deniz taşımacısının sorumluluk alanında ortaya çıkmadığı ve davacının taahhüdünün tahliye ve tamamen karada yapılacak taşımaya ilişkin olduğu gözetildiğinde, TTK'nın deniz ticareti kısmına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığından TTK m.4/1 uyarınca eldeki davaya bakmakla görevlidir." gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapılmıştır.İstinaf ilamında yazılı gerekçe doğrultusunda tensip zaptı düzenlenerek duruşma günü verildiği ve taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.
Davalının sigortacı, davacının sigorta ettiren olduğu ------------- numaralı poliçenin, 02.10.2020 - 02.10.2021 tarihleri arasında geçerli olan Nakliye Aracılığı Sorumluluk (FFL) sigortası olduğu, Niza konusu olayla ilgili olarak, poliçenin “B” bendinde düzenlenen kapsamına göre, sigortanın, sigortalının yasal veya sözleşmeden doğan sorumluluklarını kapsadığı, bu bendin altındaki, 2. Maddesine göre sigorta ettirenin maliyet ve masraflarının da kapsam altında olduğu,
Sözleşmenin özel şartlarında da, teminat altındaki bir operasyondan kaynaklanan ya da kısmen ya da tamamen kusurlu bulunduğu durumlar için, sınırlayıcı bir maddeye tabi olmaması halinde, teminat limitinin 500.000 USD lik navlun teminatına kadar teminat sağladığı 2.4. maddesine göre ise taşıma, yükleme ve boşaltmada kullanılan ekipmanların ise 3. Kişilerin olması durumunda teminat kapsamında olduğu, görülmüştür.
Dosyada mübrez 22/02/2021 tarih ve ----------- numaralı ekspertiz raporuna bakıldığında ise, 07/11/2020 tarihinde, davacının taşıyıcılarından olduğu, ----------- Nükleer Santraline taşınan yükün limanda boşaltılması sırasında, davacıya ait sapanların koptuğu, özel bir cins yük olması sebebiyle yeni sapan sipariş edildiği, sipariş temin edilene kadar, vinç, hidrolik römork ile geminin yük üzerinde kaldığından başka işte çalışamadığı, davacının kopan sapanlar için faturalı olarak, 8.200 USD, 13.394,45 USD sapan bedeli ile 5.310 L nakliye bedeli istediği,
sapan bedelleri haricinde, davacıya, dava dışı taşımacılık firması tarafından, vinç ve hidrolik römork beklemesi sebebiyle 82.500 USD ile dava dışı gemicilik firması tarafından, gemi beklemesi sebebiyle, 41.377,78 USD demuraj bedeli fatura edildiği görülmüştür.Mahkememizin ---------- Esas sayılı dosyasında alınan 22/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Gemicilik sektöründeki günlük demuraj bedelleri ile ilgili bir uzmanlığımızın bulunmadığı demuraj için kesilen toplam 41.377,78 USD” lik bedelin kadri maruf bulunması halinde, muafiyet tenzilleri de nazara alındığında, davacının toplam 122.877,78 USD' lik zararını, 22.02.2021 tarihinden muaccel hale geleceği, taraflar tacir olduğundan, davacının yabancı para alacağının, 3095 Sayılı Kanunun 4.a maddesine göre işleyecek ticari faizi ile davalıdan talep edebileceği," kanaatinin bildirildiği,
mahkememizin 19/04/2022 tarihli duruşması ile davacı vekilinin talebi doğrultusunda bilirkişi heyetine denizcilik demugaj bedelinde uzman bir bilirkişi eklenerek yeniden rapor alınmış, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 29/09/2022 tarihli raporda özetle.
Davacının talebi olan ve sunulan faturalardan hesap edilen sürastarya (demuraj-bekleme) parası olarak 3.800,00USD/24saat birim ücretin, taşıma tarihindeki piyasa şartlarında kadri maruf bulunduğu, ancak davacı talebinin piyasa şartlarında kadri maruf bulunduğu, ancak davacı talebinin uyuşmazlık konusunda uygulanması gereken 6102 sayılı TTK 1168-1172 maddeleri kapsamında; davacının müşterisi davadışı taşıtan ile davadışı taşıyan arasındaki sözleşmenin dosyada mevcut olmaması nedeniyle, sürastarya süresinin denetlenemediği,
bu nedenle davacı talebinin yerindeliğinin söylenemeyeceği, eğer Sayın Mahkeme yukarıda detaylı olarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu ulaşılan görüşümüz aksine sürastarya süresinin kıyasen 09.11.2020 tarihinde başlayacağının kabulü yönünde bir kanaate varması durumunda, sürastarya (demuraj-bekleme) parasının 48.977.78USD olarak hesap edilebileceği, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği davacının faturaların toplamı olan 41.377.78USD sürastarya (demuraj-bekleme) bedelini davalıdan talep edebileceği, bu sonuçla da kök raporda,
muafiyet tenzilleri de nazara alınarak 122.877.78USD tespit edilen zararına ilaveten 41.377,78USD'nin de ilavesiyle toplam 164.255,56USD zarar tutarının 22.02.2021 tarihinde muaccel hale geldiğinin belirlenebileceği, davacının hükmolunacak yabancı para cinsinden alacağına, 3095 Sayılı Kanuni faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesine göre, Devlet Bankalarının USD cinsinden bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek faizi talep edebileceği uç ve görüşlerine ulaşıldığı," kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
BAM kaldırma kararı sonrası mahkememizin 28/02/2024 tarihli duruşma ara kararı ile 30/09/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı tarafların itirazları cevaplanmak üzere ek bilirkişi raporu alınması kararı alınmış, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 09/07/2024 tarihli raporda özetle.
"Kök raporda, Vinç ve Hidrolik Römorklar için istenen demuraj bedelinin, gün üzerinden 98.000 USD” ye tekabul ettiği, buna karşın dava dışı firma 03.12.2020 tarihli fatura ile talep ettiği 82.500 USD sözleşme kapsamındaki zarardan daha düşük olduğundan, davacının 82.500 USD gerçek zararının olduğu,
sunulan belge sonrası hesaplanan demuraj bedeli 41.356,67USD ilavesiyle toplamda bu iki zarar kalemi nedeniyle davacı zararının 123.356,67 USD, 1.000,00USD muafiyet tenzili sonrası ise davacının talep edebileceği tutarın 122.356,67 USD olabileceği" kanaatine varılmış, söz konusu rapor HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
davacının taşımasını üstlendiği emtianın gemiden tahliyesi için anlaştığı firmanın emtianın gemiden tahliyesi sırasında halatlardan birinin kopması sonucunda işin uzaması nedeni ile dava dışı tahliye yapan şirkete ve gemi işletenine ödemiş olduğu bedeli sigortasından tahsiline ilişkin açılan davada davacının dava dışı ---------- Şti ile yaptığı sözleşme kapsamında dava dışı -----------Ş.'nin nükleer reaktör inşaat şantiyesine gönderildiği iddia edilen 347 ton ağırlığındaki emtiasının taşınmasını üstlendiği, emtiaların----------- nükleer reaktör inşaat şantiyesi limanında gemiden tahliyesi için dava dışı ------------Ş.
İle icap/kabul yolu ile anlaşma imzalandığını, tahliye aşamasında 347 ton ağırlığındaki emtianın taşıma sırasında kullanılan sapanlardan birinin kopması sebebi ile tahliyesinin yapılamamış olduğu, kullanılan sapanın özel üretim olması sebebi ile yeniden üretilmesinin zaman alacağı ve sapanın ikmaline kadar vinç ve taşıma edimleri veren şirketler üzerinde ayrı ayrı bekleme zararlarının oluştuğu ve dava dışı şirketlerin bu zararları davacıya fatura ettiklerini iddia ettiği somut olayda Kopan ve hasar gören sapanların, davacı açısından fiili ve doğrudan zarar olduğu,
yeni sapanların nakliyesinin ise, bu doğrudan zararla illiyet bağı olan dolaylı zarar olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede, ekipmanlar açısından sadece 3. Kişilere ait malların zarar görmesi halinin kapsama alındığı, zarara uğrayan sapanların ise davacıya ait olduğu bu durumda, sapanların miktarı ve taşınması ile ilgili doğrudan ve takip eden zararların sigorta kapsamına girmediği anlaşılmıştır.
Taşınan yükün beklemesinden kaynaklanan zararların ise, davacının pasif malvarlığında gerçekleşen sözleşmeden kaynaklı doğrudan zararlar olduğu, taraflar arasındaki poliçe genel şartlarına göre, sigortalının yasal veya sözleşmeden doğan maliyet ve masraflarının da kapsam altında olduğu, poliçede özel şartlarında, sigortalının operasyonundan ya da kusurundan kaynaklanan, sınırlayıcı bir maddeye tabi olmayan doğrudan zararlarının, teminat limitinin 500.000 USD olduğu,
görüldüğünden bu zararların davacı tarafından talep edilebileceği değerlendirilmiş olup alınan bilirkişi raporundaki tespitler de dosya kapsamına uygun bulunmakla davacının taleple bağlılık ilkesi de gözönüne alınarak 82.500 USD gerçek zararının olduğu, davacının gemi demurajı sebebiyle 41.377,78 USD gerçek zararının olabileceği de gözönüne alınarak ve muafiyet tenzili ile birlikte toplam 122.877,78 USD üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/801, K. 2025/399, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama