KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/990
- Karar No
- 2024/801
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
Karar Metni
2.050 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/990 Esas
KARAR NO: 2024/801
DAVA
Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 28/01/2016
KARAR TARİHİ: 12/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı -------- tarafından diğer davalı --------- ile dava dışı iki şirket aleyhine ---------tcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 11/02/2013 tarihinde icra takip alacaklısı davalı ------------ tarafından müvekkili şirket ile diğer davalı ---------- şirketi arasında organik bağ olduğu iddiasıyla ---------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ Talimat sayılı dosyası ile müvekkili şirkete hacze gidildiğini, 11/02/2013 tarihinde yapılan haciz esnasında,
müvekkili şirket tarafından müvekkili şirket ile davalı ---------- şirketi arasında organik bağ bulunmadığı beyaıı edildiğini ve 3.kişi olarak istihkak iddiasında bulunulduğunu ancak davalı --------- vekili tarafından istihkak iddialannı kabul etmediğini ve haksız ve muhafazaya geçilmesini talep ettiğini, müvekkili şirkete ait malların haczedilmesinin şirkette üretim durmasına ve zarara sebep olacağından dosyaya "37.190,00 TL borcu kabul etmemek kaydıyla, haciz basktsı ve tehdidi ahtnda her türlü yasal hakkımız saklı kalmak kaydıyla teminat olarak" ödeme yapılması gerektiğini,
hacizli mal olmaması ve müvekkili şirketin borçlu olmamasına rağmen haciz baskısı ve tehdidi alünda üretim durmasını engellemek amacıyla ödemesi gereken paranın iadesini sağlamak için istirdat davası açıldığını, ------------ sayılı karanyla davanın reddine karar verildiğini, ----------ş ve ----------- ile müvekkili şirket arasında devam eden haksız rekabet davasının bulunduğunu, taraflar arasında görülen bu davanın da müvekkili şirket ile dosya borçlusu şirket ve ortaklan arasında hiçbir bağlantı bulunmadığını ve taraflar arasında ihtilaf bulunduğunun açıkça görüleceğini, dosyada alınan bilirkişi raporuyla da bu konunun tespit edildiğini,
davalı ----------- firmasının adresi ile müvekkili şirketin adresi arasında hiçbir ilgisinin bulunmadığını, bu husus ve müvekkili şirketin---------- şirketi ile hiçbir bağlantısı olmadığı hususunun sabit olduğunu belirtmiş olup, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, müvekkili şirket tarafından haciz baskısı ve tehdidi altında ----------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasına teminat olarak ödenen 37.900,00 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalılardan müşterek ve müteselsilden tahsili ile müvekkili şirkete iadesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dava dilekçesi ve Tensip Zaptı davalı borçluya Tebligat Kanun'unun 35.maddesine göre tebliğ edilmiş, davalının adresten ayrılmış olması nedeniyle tebligatın geri döndüğü, takibe itiraz etmediği ve beyan sunmadığı görülmüştür. ----------- sayılı ilamında;
"...Davada, ------------ sayılı 28.01.2016 tarihli kararı ile hakkında tefrik kararı sonrası --------- şirketinin alacaklı, davalı ---------- şirketinin borçlu olduğu icra takip dosyasına, davacının dava tefrik edilen takip alacaklısı ----------- Şti ’ye haciz baskısı altında yaptığı ileri sürülen ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği iadesi talep edilmiştir.Mahkemenin, "Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine" ilişkin kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine Dairemizin --------- E. ---------- K.sayılı 15/09/2021tarihli ilamı ile zamanaşımının dolmadığı gerekçesi ile;"Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile,
kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine" karar verilmiştir.Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonrasında ise ; kaldırma kararı öncesi ----------- sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda davacı ... ile davalı ------------ arasında ticari ilişki tespit edilemediği, davacının davalı ---------- borcu olmadığının mütalaa edildiği, raporun denetime uygun bilimsel nitelikte olduğu,
bu tespitler çerçevesinde davacının ---------- şirketine herhangi borcu olmadığı halde onun adına ihtirazi kayıt ile ödeme yaptığı ve bu haliyle de davalının ödeme miktarı kadar sebepsiz zenginleştiği anlaşıldığından ve davacının dava dilekçesinde faiz talebinin de olmadığı gerekçesi ile;"Davanın kabulü ile.
37.190,00 TL nin davalıdan alınarak davacı taraf verilmesine" karar verilmiştir.Davalı ---------- Şirketinin 19/07/2018 tarih saat 10.14 itibarı ile iflasına karar verildiği, tasfiye işlemlerinin ---------İcra İflas Müdürlüğünün ---------- İflas sayılı dosyasından yürütüldüğü, bu nedenle belirtilen iflas müdürlüğü tarafından davalı olarak kararın istinaf edildiği görülmekle,istinaf dilekçesinde; kararın gerekçesinde de belirtildiği üzere, davacı şirket iş bu dava öncesinde ----------İcra Müdürlüğünün ---------- e. sayılı dosyasına haciz baskısı ve tehdidi altında ödediğini beyan ettiği 37.900,00 TL'nin iadesi için istirdat davası açıldığı,
açılan bu davanın mahkemece reddedildiği,daha sonra ----------Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 28.01.2016 tarihinde sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı iş bu alacak davası ikame edildiği, yerel mahkeme tarafından 21.05.2019 tarihinde karar verildiği, verilen kararın --------- HD. tarafından 15.09.2021 tarihinde kaldırılarak, sonuç olarak davaya ----------- e.
Sayılı dosyası üzerinden devam edildiği ve istinafa konu bu kararın verildiğini,diğer davalı --------- hakkında ---------- e. Sayılı dosya üzerinden yargılamaya devam edilerek, bu davanın zamanaşımı nedeniyle reddedildiği, gerekçeli karardan kararda ''davalılardan biri tarafından ileri sürülen zamanaşımı savunmasından diğer davalıların yararlanamayacağı'' ifadesine yer verildiği, davanın ilk açıldığı tarih olan 28.01.2016'da -----------Ş.
Faaliyette olsa da davanın karara çıkıp, ---------HD tarafından kaldırılıp yeniden görülmeye başladığı 15.09.2021 tarihinde adı geçen şirketin iflas tasfiyesi sürecine girmiş durumda olduğu,(İflas Tarihi 19.07.2018) iş bu dava istinaftan dönüp yeniden görülmeye başladığında, davalı şirketin tüzel kişiliği son bulmuş ve tasfiyesinin iflas müdürlüğünce yürütülüyor olduğundan, iş bu davaya ilişkin dava dilekçesi duruşma zaptı ve sair evrakların iflas müdürlüğüne tebliğ edilmesi, bu suretle taraf teşkili sağlanması gerekmekte olup ,bu usuli kural yerine getirilmeden yargılama yapılması hatalı olup bozmayı gerektirdiği,
bu davaya ilişkin dava dilekçesi ve duruşma zabıtlarının iflas müdürlüğüne tebliğ edilmediğinden; zamanaşımı definde bulunma ve müflis şirket adına savunma yapma imkanı olmadığı,dava dilekçesi halen iflas müdürlüğüne tebliğ edilmemekle birlikte, gerekçeli kararda yer alan bilgilerden yola çıkarak, TBK.
M.82' ye dayanarak iflas masası adına zamanaşımı definde bulunduklarını,11.02.2013 tarihinde ödendiği beyan edilen 37.190,00 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesinin istenebilmesi için kanunun öngördüğü süresinin aşıldığını,şayet iş bu defi mahkemece kabul görmezse; ----------- Sayılı kararında da belirtildiği üzere iflastan önceki cevap dilekçesini ıslah ederek,
ıslah yolu ile zamanaşımı definde bulunmak üzere süre verilmesini talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava konusu uyuşmazlık, davacının borçlu olmadığı bedeli, haciz tehdidi altında davalı alacaklıya ödediği iddiasına dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkindir. ---------İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı dosyasından yazılan talimatın ----------icra Müdürlüğü ----------- Tal dosyasından yapılan haciz zaptı ile takip dosyasında borçlu olarak gösterilmeyen davacı adresine hacze gidildiği,
haciz sırasında davacının faaliyet gösterdiği yerde haciz ve muhafazanın önlenmesi için haciz tehditi ile 37.190,00 TLnın 11.02.2013 tarihinde davacı tarafça ödendiği anlaşılmıştır.
Davanın davalı şirket tarafından hiç takip edilmediği, davanın 28.01.2016 tarihinde açıldığı, 15.09.2021 tarihinde davalı şirketin iflas tasfiyesi sürecine girdiği, iflas tarihi 19.07.2018) , bu dava istinaftan dönüp yeniden görülmeye başladığında, davalı şirketin tüzel kişiliğinin son bulduğu ve tasfiyesinin iflas müdürlüğünce yürütülmeye başlandığı anlaşılmakla,istinaf iade kararından çok sonra davalı şirketin iflasına karar verilerek tasfiyeye girdiği,istinaf iade kararından sonra yapılan yargılama ve karar tarihi arasında davalı şirketin iflas sürecinde olduğu anlaşılmıştır.
İflasın açılması ile hukuk davalarının İ.İ.K 194/1. maddesi uyarınca ikinci alacaklılar toplantısının 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüştür. Müflisin davalı olduğu hukuk davaları yönünden, iflas idaresi, alacaklıları tahkik ederken, bu alacağı davalı (çekişmeli) alacak olarak sıra cetveline geçirir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki karar, ikinci alacaklılar toplantısında verilir.
Bir hukuk davasının kayıt kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. İkinci alacaklılar toplantısında, alacak iflas masasına kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacaktır. Alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir.
Somut olayda; mahkemece ikinci alacaklılar toplantısı yapılıncaya dek davanın durmasına karar verilmesi gerektiği gibi, ayrıca yargılamada davalı iflas masasına duruşma günü tebliği gerektiğinden, mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmamıştır.Bu doğrultuda davalının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak ,yargılamaya devam edilerek karar verilmesi için dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir..." şeklinde karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davalı adına haciz sırasında ödenen 37.190.00 TL bakımından davalının sebepsiz zenginleştiği iddiasına dayalı açılan alacak davası olarak açılmış, yargılama sırasında davalı şirketin iflası üzere, dava kayıt kabul davasına dönüşmüştür.Mahkememizden verilen 21/05/2019 tarih ve -------- Esas --------- sayılı kararı ---------- sayılı ilamıyla kaldırılarak mahkememiz ----------- Esas sayılı dosyasına kaydı yapıldığı,
mahkememizden verilen 26/04/2022 tarih ve -------- Esas, --------- sayılı kararı ----------sayılı ilamıyla kaldırılarak mahkememiz esasına kaydı yapılmıştır.---------- esas sayılı kararı ile 19.07.2018 tarihi itibariyle müflis şirketin iflasına karar verilmiş, karar kesinleşmiştir.
İflas müdürlüğüne yazılan müzekkerenin cevabi yazısı ile tasfiyenin ---------- iflas sayılı dosya üzerinden basit tasfiye ile yürütüldüğü ve basit tasfiye usulüne ikinci alacaklılar toplantısının bulunmadığı anlaşılmış iflas masasına duruşma gün ve saatini bildirir tebligat çıkartılarak taraf teşkili sağlanmıştır.
Davacı mahkememizin ---------- E sayılı dosyasında; davalı --------- şirketinin dosyamız davalısı -----------Ş, aleyhine ,---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı dosyasından davalı ---------- ile dava dışı iki şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, 11/02/2013 tarihinde icra takip alacaklısı ------------ tarafından davacı şirket ile diğer davalı ---------- şirketi arasında organik bağ olduğu iddiasıyla ---------- talimat sayılı dosyası ile davacı şirkete hacze gidildiğini, 11/02/2013 tarihinde yapılan haciz esnasında,
davacı şirket tarafından davacı şirket ile davalı ---------- şirketi arasında organik bağ bulunmadığı beyan edildiğini ve 3.kişi olarak istihkak iddiasında bulunulduğunu ancak ----------- vekili tarafından istihkak iddiaların kabul etmediğini ve haksız ve muhafazaya geçilmesini talep ettiğini, davacı şirkete ait malların haczedilmesinin şirkette üretim durmasına ve zarara sebep olacağından dosyaya "37.190,00 TL borcu kabul etmemek kaydıyla, haciz baskısı ve tehdidi ahtnda her türlü yasal hakları saklı kalmak kaydıyla" teminat olarak" ödeme yapılması gerektiğini,
hacizli mal olmaması ve davacı şirketin borçlu olmamasına rağmen haciz baskısı ve tehdidi altında üretim durmasını engellemek amacıyla ödeme yaptığını belirterek ödediği bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iadesi talepli dava açtığı, Mahkememizin --------- E sayılı dosyasının 28.01.2016 tarihli ön inceleme aşamasında davalı ----------- hakkında tefrik kararı verilerek Mahkememizin ----------- E sayılı dosyasına kayıt edildiği ,
---------- hakkında ---------- E sayılı dosyasından yargılamaya devam edildiği ve bu davanın 27.01.2016 tarihinde zaman aşımı nedeni ile red edildiği ve red kararının --------- sayılı 21.03.2018 tarihli kararı ile onandığı anlaşılmıştır.
Davalı ------------ davaya cevap vermemiş ön inceleme duruşmasına iştirak etmemiştir. ----------- İcra Müdürlüğünün --------- Tal sayılı dosyasından tutulan haciz zaptı incelendiğinde davacının ihtirazi kayıtla 37.190,00 TL ödediği ve bu ödemenin ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E sayılı dosyasından 18.03.2013 tarihli reddiyat makbuzu ile ----------- vekiline ödendiği uyap kayıtlarından görülmüştür.
Davada, alacaklı ----------- şirketi cevap dilekçesi ile süresinde zamanaşımı definde bulunmuştur.
Sebepsiz zenginleşme davasında aynı davacının aynı davalı alacaklıya karşı açtığı yine haciz sırasında ödenen aynı paranın istirdadına dair husumetten reddedilen ve kesinleşen dava açısından, davacının sebepsiz zenginleşmeye yönelik işbu davasında, önceki davanın kesinleşme tarihi ifanın imkansız hale geldiği tarih olarak kabul edilmelidir.6098 sayılı TBK. m.77/1'e göre; zenginleşen başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır.
Geri verme borcunun konusu ve kapsamı. TBK. m. 79 ve 80'de "aynen geri verme ilkesi"ne göre düzenlenmiştir.Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır.
Yine aynı Kanun'un 82 inci maddesinin birinci fıkrasına göre; sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhalde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.İki yıllık zamanaşımı süresi, hak sahibinin, mal varlığındaki eksilmeye yol açan işlemi ve sebepsiz zenginleşeni tam olarak öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.Somut olayda,
davacının alacaklı factoring şirketine karşı açtığı istirdat davasının reddi kararının Yargıtayca onandığı tarih olan 29/04/2014 tarihinin belirtilen kararın kesinleşme tarihi olarak ifanın imkansız hale geldiği tarih olarak kabul edildiğinden,
sebepsiz zenginleşme dava tarihi olan 18/02/2015 tarihi itibarıyla TBT 82.madde gereği 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı açıktır.Bu itibarla , davacının alacaklı --------- şirketine karşı açtığı istirdat davasının reddi kararının Yargıtayca onandığı tarih olan 29/04/2014 tarihi gözetildiğinde ve davalı hakkında açılan işbu sebepsiz zenginleşme dava tarihi olan 18/02/2015 tarihi itibarıyla sebepsiz zenginleşmeye ilişkin TBK 82.maddede belirtilen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin kaldırma kararı öncesi ---------- sayılı dosyasından alınan ----------- tarafından düzenlenen 24.09.2018 tarihli bilirkişi raporu ile davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı ... ----------Ş ile davalı ----------- arasında ticari ilişki tespit edilemediği, davacının davalı ---------- borcu olmadığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı ile davalı şirket arasında organik bağ olduğuna dair dosya kapsamında bilgi ya da belge bulunmadığı gibi bilirkişi raporu ile aralarında ticari ilişkinin bulunmadığının anlaşıldığı,
aksine davalı şirket yetkilisi ---------- ile davacı arasında ---------- esas sayılı dosyası ile husumet bulunduğu, davacının ödemiş olduğu 37.190,00 TL ile davalının sebepsiz zenginleştiği anlaşıldığından 37.190,00 TL'nin masaya kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.Her ne kadar işbu davanın dava tarihi itibariyle davalı temerrüte düşmüş ve iflas tarihine kadar işlemiş faiz hesabı yapılması gerekiyor ise de davacı vekili tarafından dava dilekçesinde faiz talep edilmediği gibi davacı tarafından faiz talep ettiğini içerir beyan dilekçesi veya ıslah dilekçesi bulunmadığı anlaşıldığından işlemiş faiz yönünden değerlendirme yapılmayarak davanın
kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/990, K. 2024/801, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama