KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/300
- Karar No
- 2025/636
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
Karar Metni
898 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/300 Esas
KARAR NO: 2025/636
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/04/2024
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız fiilden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin maliki olduğu ---- plakalı aracın sürücüsü 20/11/2023 günü müvekkili şirkete ait olan ---- plakalı araç ile çarpışarak maddi hasarlı trafik kazasına sebep olduğunu, yapılan değerlendirmede müvekkili araç sürücüsünün kusursuz olduğu tespit edildiğini, müvekkili şirket aracının kasko şirketi olan ------ no'lu hasar dosyası açıldığını, aracın zarar gören parçaları temin edilerek onarıldığını, ancak müvekkilinin aracının 20/1 1/2023 tarihinde servise alınarak hasar dosyası açılmasına rağmen 22/02/2024 tarihine kadar 95 gün boyunca parça tedariği ve tamir işlemleri devam ettiğini,
aracın onarımının yapıldığı ---- tarafından verilen kapanış iş emri belgesinde de bu tarihler açıkça görüldüğünü, bu süre boyunca müvekkilinin aracından mahrum kaldığını, müvekkili şirket toptan tekstil ürünlerinin dikim ve kesim işleri ile iştigal ettiğinden geçen sürede araç tekstil malzemesi ve ürün taşımasında kullanılamamış ve müvekkilinin ticari faaliyetleri sekteye uğradığını beyan ile, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydı ile araç mahrumiyet bedeli taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kusur oranına itiraz ettiklerini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, talep edilen araç mahrumiyet bedeline itiraz ettiklerini, uyuşmazlığa konu hasar sebebiyle aracın belirtilen sürelerde serviste kalmasının mümkün olmadığını, davacı, dava dışı sigorta şirketi ve------ yaşamış olduğu problemleri müvekkili davacıya yüklemeye çalıştığını,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla hak mahrumiyeti bedeli ancak aracın onarımının yapılması için serviste kalması gereken süre üzerinden tespit edilmesi gerektiğini, davanın müvekkiline ait aracın sürücüsüne ihbarı talep ettiklerini, davacı taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, talep edilen araç mahrumiyet bedeli için müvekkil ve müvekkiline ait aracı kullanan şoförün müşterek müteselsil sorumluluğu mevcut olduğundan davanın ----- ihbarını talep ettiklerini beyan ile,
görev itirazı uyarınca görevsizlik kararı verilmesini, aksi kanaat halinde davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle reddini, dosyanın esasına geçilmesi halinde davanın ---- ihbarını, delillerin toplanmasına karar verilmesini, davacının taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının tüm taleplerinin müvekkili davalı yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası sebebiyle davacının aracında oluşan hasara dayalı aracın kullanılamamasından kaynaklı mahrumiyet bedeli zararının tazmini istemiyle HMK m.109 hükmü kapsamında kısmi alacak davası şeklinde açılan tazminat davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan hasar dosyası ve poliçe kayıtları,
araç malik kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Sigorta poliçesinin incelenmesinde; davacıya ait ----başlangıç ve bitiş tarihli olarak ---- sayılı poliçe ile sigortalandığı görülmüştür.
Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dava dosyası hasar uzmanı bilirkişi ---- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan 25/02/2025 tarihli rapor içeriği HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı vekilince verilen 22/05/2025 tarihli ıslah dilekçesinde.
100,00 TL olarak talep edilen tazminatı 13.900,00 TL arttırarak 14.000,00 TL olarak ıslah ettiğini ve ıslah harcını yatırdığı görülmüş olup söz konusu dilekçe HMK m.27 hükmü kapsamında davalıya tebliğ edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasında 20/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait --- plaka sayılı aracın onarımda kaldığı sürenin makul süre olup olmadığı davacının söz konusu sürede mahrum kalmasına ilişkin zararı davalıdan talep edip edemeyeceği edebilir ise miktarı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, davalının işleteni olduğu ve dava dışı şahıs sevk ve idaresindeki ---- tarihinde davacıya ait ---- plakalı araca arkadan çarparak hasara uğrattığı, davalının işleteni olduğu aracın sürücüsünün gündüz vakti seyir halindeyken gereken dikkati yola vermediği,
önünde seyreden trafiğin seyir durumunu dikkate almaksızın davacıya ait araca çarparak KTK m.47/d ve 84/d hükümlerine aykırı davrandığı ve kazanın meydana gelmesinde tam ve asli oranda kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığı, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaza sebebiyle davacı aracında oluşan hasara dayalı olarak 20 günlük onarım süresince amaortisman, yakı, bakım vs giderler düşüldükten sonra günlük 700,00 TL kiralama bedelinin mahrumiyet zararına esas alınabileceğinin belirtildiği,
raporda emsal ücretlerin sunulduğu ve mütalaanın dosya kapsamında uygun olduğu, davacı vekili tarafından kısmi alacak davası şeklinde açılan tazminat davasında usulüne uygun olarak sunulan ıslah dilekçesi ile dava değerini 14.000,00 TL'ye yükselttiği ve davalının KTK m.83 hükmünce işleten sıfatıyla ıslaha konu edilen bu zarar bedelinden kaza tarihinden itibaren işleyecek talep gibi yasal faizi ile sorumlu olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/300, K. 2025/636, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama