KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/438
- Karar No
- 2024/865
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
Karar Metni
903 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/438 Esas
KARAR NO: 2024/865
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/06/2024
KARAR TARİHİ: 26/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Alacaklı müvekkile olan borcu nedeniyle ---------- İcra Dairesi ---------- E. sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra dosyasına yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğundan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirket, ticari faaliyet kapsamında küçük ve orta büyüklükteki kobi ölçekli firmalara finansal yatırımlarında danışmanlık hizmeti verdiğini, davalı taraf, tıbbi ilaç ve ilaç ham maddeleri sektöründe faaliyet gösteren kobi ölçekli bir firma olduğunu, davalı, müvekkil ile anlaşarak ---------, ---------, -----------, -----------,
vb. kamu kurum ve kuruluşları nezdinde davalı tarafa danışmanlık hizmeti verilmesi ve davalı taraf adına yapılması gerekli iş ve işlemlerin takip edilmesi ve neticelendirilmesi suretiyle, davalı tarafın mal ve hizmet tedarik maliyetlerinin düşürülmesi, finansman sorununun iyileştirilmesi,
rekabet etme gücünün artırılmasına yönelik, ücreti mukabilinde danışmanlık hizmeti verilmesi konusunda anlaşmış ve mutabık kaldıklarını, bu kapsamda davalı taraf ile müvekkil arasında ticari nitelikli Danışmanlık Hizmet Alım Sözleşmesi yapıldığını, davalı taraf ihtiyacı olan hizmeti müvekkil şirketten almış ve kendi için gerekli menfaati müvekkil şirket sayesinde temin ettiğini, elbette her verilen hizmetin bir bedeli olup, sözleşmede belirlenen ve davalıya verilen hizmetin tutarını içeren fatura ekte mevcut olup davalının bu faturadan kaynaklanan borcu bulunduğunu,
müvekkil tarafından davalı tarafa yukarıda belirtilen ve sözleşmede kararlaştırılan hizmetler verilmiş ve davalıya faturalandırılmış olup, davalı taraf aldığı bu hizmete rağmen müvekkile ödemesi gereken bedeli ödemediği gibi, verilen hizmete ve kesilen faturaya itiraz etmediğini, davalı taraf ile müvekkil arasında anlaşma gereği davalının hizmet bedelini ödememesi nedeniyle ---------- Noterliğinin 29/03/2024 tarihli ve ----------- Yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek davalıya ihtar çekilmiş ve dava açmadan önce borcunu ödemesi istendiğini, ancak davalı taraf borcunu ödemediği gibi, gönderilen ihtarnameye de itiraz ettiklerini,
bunun üzerine mahkeme ve icra dairesi dışında başka bir çözüm yolu kalmadığından---------- İcra Dairesi ----------- E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı taraf müvekkile borcu olmadığından bahisle itiraz etmiş ve takip durduğunu, başlatılan icra takibine, sırf müvekkile olan borcu ötelemek amacıyla hiçbir gerekçe göstermeden yaptığı itirazı, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, müvekkilin alacağını sürüncemede bırakmak için itiraz edildiği aşikar olduğunu, bu nedenle davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini,
faturadan ve sözleşmeden kaynaklanan hizmet bedeline ilişkin borcun tahsili için işbu davayı açtıklarını beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Somut uyuşmazlıkta, tarafların sözleşmeye yetki şartı koyarak çıkacak uyuşmazlık için yetkili mahkemeyi ve icra dairelerini belirledikleri, ayrıca taraflarca genel yetkili mahkeme ve icra dairelerinin yetkisinin de devam edeceğine dair sözleşmeye hüküm koymadıkları hususları birlikte değerlendirildiğinde, davanın genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılamayacağı son derece açık olduğunu, yetkili mahkeme ----------- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, somut davadaki yetkisine itiraz ettiklerini, her ne kadar davacı ile müvekkil şirket arasında sözleşme ilişkisi mevcut olsa da,
söz konusu faturaların müvekkil şirket tarafından teslim alınıp alınmadığı, teslim alındıysa şirket yetkilisi veya teslime yetkili kişinin teslim alıp almadığı hususlarında davacının dilekçesinde hiçbir açıklama olmadığı, bu hususlarda somut herhangi bir delil de sunmamış olduğu,
davacı şirket ayrıca, davalı müvekkil şirkete hizmet bedelinin ödenmemesi nedeniyle ihtarname gönderdiğini, ihtarnameye itiraz edilmediğini, icra takibine borcu ötelemek amacıyla itiraz edildiğini, itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu iddia ettiğini, ancak, davacının hizmet bedeli ödenmediği iddiasıyla açmış olduğu davada iddiasını ispat etmesi gerektiğini, keza, davacı şirketin müvekkil şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını,
davacı şirketin tek taraflı düzenlediği ve müvekkil şirket yetkilisine tebliğ veya teslim edildiği meçhul faturalara dayanarak alacak iddiasında bulunan davacının bu iddiasının kabulü mümkün olmayıp davanın reddi gerektiğini, davacı şirketin iddiaları bu yönüyle muğlak ve delilsiz olduğunu, son olarak, borcun varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, yani borç likit olmadığından, davacının icra inkar tazminatı talep etmesi hukuken mümkün olmadığını, nitekim ortada borç da olmadığını, davacının tek taraflı olarak faturalar düzenlenerek alacak iddiasında bulunduğu, usulüne uygun fatura tebliği olmadığı,
müvekkil şirketin sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirmiş olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde ne alacaktan ne de likit alacaktan bahsetmenin söz konusu olamayacağı son derece açık olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Eldeki dava, faturaya dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali talepli davadır.HMK'nın 17. maddesinde yetki sözleşmesi düzenlenmiş olup "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler.
Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır," hükmü getirilmiştir.Davalı tarafından yasal süresi içerisinde sunulmuş cevap dilekçesi ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11. Maddesindeki yetki sözleşmesi gereğince davaya bakmaya ---------- Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu belirtilerek mahkemenin yetkisine itiraz edilmiştir.
HMK'nın 17.maddesi gereğince yetki sözleşmesi taraflar için bağlayıcı olduğundan, taraflarca aynı zamanda başka mahkemelerin yetkili olacağı kararlaştırılmamış ise, dava ancak yetki sözleşmesi ile belirlenen yer mahkemelerinde açılabilecektir. Şu halde, sözleşmenin 11. maddesindeki yetki sözleşmesi gereğince yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/438, K. 2024/865, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama