KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/541
- Karar No
- 2025/973
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2025
Karar Metni
1.168 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/541 Esas
KARAR NO : 2025/973
DAVA
İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156))
DAVA TARİHİ : 27/07/2024
KARAR TARİHİ : 12/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı/borçlu Banka ile -------- Şti.’nin ------- Mah. ------- Caddesi No:------- ---------adresindeki, taşınmazda ortak kullanımda bulunulanan ortak alanda gerçekleştirilen onarımla birlikte ön cephe tadilatı ve çatı tadilatı gerçekleştirilmiş ve bu kapsamda yapılan harcamalara ilişkin olarak davalı/borçlu yana daca dışı --------- Şti. tarafından 08/02/2023 tarih ---------- fatura no.lu toplam 689.710,00-TL tutarlı e-arşiv faturası düzenlenerek iletildiğini, ancak gönderilen faturaya ilişkin davalı/borçlu tarafından 17/02/2023 tarih, ---------- dekont no.lu iade dekontu düzenlerek fatura iade edildiğini, daha sonra --------- Şti.
Tarafından davalı/borçlu bankaya bir fatura daha düzenlenerek 10/04/2023 ödeme vadeli --------- no.lu 720.980,00-TL fatura gönderildiğini, daha sonra ---------- Şti.’nin davalı/borçlu'dan olan alacağı -------- olarak tarafımca 10/04/2023 tarihli Temlik Sözleşmesi ile temlik alındığını, yapılan görüşmelerde durumun istişare edildiği ve ödeneceği belirtilmiş ise de herhangi bir ödeme alınamadığını, dolayısıyla anılan işbu ihtarname dışı --------- şirketine olan borcun mutabı olarak,
söz konusu borcun tarafımıza ödenmesi gerektiğine ilişkin olarak;--------- Noterliği'nin--------- yevmiye 23/06/2023 tarihli ihtarnamesi keşide edildiğini, Söz konusu alacağa ilişkin olarak yapılan dava dışı şirket ile akdedilen Temlik Sözleşmesi’nin.
Temlik Eden’in Yükümlülükleri başlıklı 3.3. maddesi kapsamında “Temlik alan temlik edilen işbu alacağı borçlulardan doğrudan dava, talep tahsil ve ahzu kabza ile alacağına mahsup etmeye gereği halinde tahsili amacıyla alacağın nezdinde bulunduğu borçlular hakkında temlik edilen fatura alacağı kapsamında her türlü yasal takip ve hukuki işlemlerine başvurmaya yetkilidir.” maddesi kapsamında “işbu temlik sözleşmesinin imza tarihinden sonra mahataplar tarafından açılacak veya muhataplara karşı temlik alan tarafından açılacak daa ve icra takipleri ile ilgili olarak tüm sorumluluk ve yetki, temlik alana geçmiştir.” şeklinde derç olunduğunu,
dolayısıyla ihtarnameye konu edilen ve dava dışı şirkete olan -------- no.lu 720.980,00-TL fatura borcunun tarafıma ödenmesi gerektiğindan bahisle davalı/borçlu yana 7 günlük süre verildiğini, ancak bu konuda herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi ihtarnameye de herhangi bir cevap verilmediğini,
bunun üzerine öncelikli olarak --------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyası ile İİK madde 155 kapsamında iflas yolu ile takip başlatılmış ve davacı vekili tarafından anılan takibe hukuka aykırı şekilde itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu beyan ederek davalı/borçlu bankanın --------- İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı dosyası üzerinden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 37.476,68 USD asıl alacak yıllık oranında ve değişen oranlarda TTK 1530 faiz ile birlikte konu alacağın tahsili amacıyla dosyaya yapılan haksız itirazın iptaline, takibin devamına,
alacağın ödenmemesi halinde davalı/borçlu bankanın İİK madde 156/2 uyarınca iflasına, dava konusu miktar itibariyle davalı/borçlunun takip miktarını faizi ile birlikte mahkemeye depo edilmesine ve tedbir konulmasına, davalı yan aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücreti ,harç ve masraflar ile birlikte davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemekle beraber, takibe konu-------- İcra Müdürlüğü -------- Esas sayılı icra dosyasıyla müvekkili hakkında 650.000,00-USD üzerinden başlatılan icra takibine, 305.200,00 USD’sinin ödeme sebebiyle geriye kalan 344.800,00-USD’nin ise böyle bir borcumuz olmaması sebebiyle itiraz edilmiştir.
Hal böyle iken davacının 650.000,00-USD’nin tamamı üzerinden itirazın iptali için dava ikame etmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesi incelendiğinde, anlaşılmayan ve mantıklı bir izahtan vareste bir husus mevcut olduğu, davacı tarafın hiçbir iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı seçimlik haklarından birini usulüne uygun şekilde kullanmadığını, davacı şirketin ifa yardımcısı-------- olduğunu, tüm hukuki ve ticari süreç davacı taraf adına --------- tarafından yürütüldüğünü, davacı şirketin bu sorununu ------- ile çözmek zorunda olduğunu,
müvekkili şirket tarafından Sözleşme kapsamındaki edimleri süresinde ve eksiksiz surette yerine getirildiğini, Sözleşme kapsamında anlaşılan ürünlerin niteliğinin taraflar arasındaki mutabakatla değişmesi sebebiyle gönderilen ürünün birim fiyatının da yükseldiğini, ancak davacı taraf bunun da aksini iddia ettiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan --------- tarafından hazırlanmış olan rapora istinaden malların ayıplı olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, Kabul anlamına gelmemekle beraber,
davacının seçimlik hakkını kullandığı varsayımında dahi ürünler Müvekkil Şirkete teslim edilmemiş olduğundan vaktinde yapılmamış olan ihtara karşı bir ödeme yapılmasının kabul edilmesi de söz konusu olamayacağını, alacağını ispatla yükümlü olanın davacı taraf olduğunu beyan ederek itirazın iptaline konu takip alacağının 305.200,00 USD’sinin ödenmiş olması sebebiyle bu kısma ilişkin dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından öncelikle usulden reddine, ayıplı bir ürün söz konusu olmadığı için de mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, saniyen,
kalan 344.000-USD bakımından olan alacak talebinde ilişkin olarak davacının bu tutarda ürün alıp kullanması ve satması nedeniyle ve ürünün de istenen kalitede olması nedenleriyle ayıplı ifaya da itibar edilemeyeceğinden davanın esastan tümden reddine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Uyuşmazlık; davalı bankanın iflasına yönelik talebin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmıştır.Davalı vekilince derdestlik, hukuki yarar yokluğu ve görev itirazında bulunulduğu görülmüş mahkememizin 29/01/2025 tarihli celsesi ile Davalı vekilinin derdestlik itirazının derdestliğe konu ---------- E sayılı dosyanın 08/10/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından ve kesin hüküm bakımından yapılan resen incelemede ise davanın usulden reddine karar verilmiş olması sebebiyle kesin hüküm oluşturmayacağı anlaşıldığından reddine,
Davalı vekilinin görev itirazının 5235 sayılı kanunun 5. maddesi ve İİK 154 vd maddeleri gereğince mahkememiz yetkili olduğundan reddine, Davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşıldığından davalı itirazının reddine karar verilmiştir.--------- Esas, --------- Esas, --------- İcra Dairesi -------- Esas, ------- İcra Dairesi -------- Esas, ------- Esas-------- Karar, --------- Esas, --------- soruşturma sayılı dosyaları ile ticaret sicil kayıtları celp edilmiştir.İflas avansının yatırıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizin 02/07/2025 tarihli duruşma ara kararı ile.
"Dosyanın mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişiye tevdi ile, dava dışı-------- Şti ile davalı bankanın 2023-2024 yıllarına ilişkin tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde 01/08/2025 günü saat 10:00'da bilirkişi incelemesi yapılmasına, incelemeye mali müşavir bilirkişinin katılımı ile gerçekleştirilmesine, taraflara yukarıda belirtilen yıllara ait ticari defter ve dayanaklarını inceleme günü mahkememiz kaleminde hazır etmeleri için kesin süre verilmesine,
aksi halde defter ibrazından kaçınmış sayılacaklarının iş bu duruşma zabtının tebliği ile ihtarına, (hazır olan davalı vekiline ihtar yapıldı, dava dışı -------- Şti ne iş bu duruşma zaptının tebliğ ile ihtarat yapılmasına)-Bilirkişinin harcayacağı emek ve mesai gözönünde bulundurularak 10.000,00 TL bilirkişi ücreti takdirine, bilirkişi ücretinin davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılması için iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içinde ücret yatırılmadığı takdirde bilirkişi incelemesi talebinden vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına, (hazır olan davacı vekiline ihtarat yapıldı) " şeklinde karar verildiği,
davacı tarafça verilen süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre tensiben kurulan ara kararlar gereğince toplanan deliller de dikkate alınarak TMK m.6 HMK m.190 ve 194 hükümleri kapsamında ispat ve somutlaştırma yükümlülüğü altında olan davacıya bilirkişi delil avansını yatırması için verilen süre içerisinde söz konusu ücretin yatırılmadığı, davacının iddiasını ispatla muhtaç olduğu gibi toplanan deliller kapsamında da teknik değerlendirme gerektiren uyuşmazlık noktasının Mahkememizce re'sen belirlenecek hususlardan olmadığı, davacının temlik aldığı alacağın ispatı gerektiği kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/541, K. 2025/973, 12 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama