KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/112
- Karar No
- 2025/668
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
Karar Metni
899 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/112 Esas
KARAR NO : 2025/668
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/02/2025
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalı borçlu arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkili tarafından davalı borçlu adına 356.763,21 TL tutarında, 13.07.2023 tarihli ve ----------- fatura numaralı.
304.612,09 TL tutarında 02.09.2023 tarihli ve -------- fatura numaralı irsaliyeli faturalar keşide edildiğini, müvekkilin bahse konu irsaliyeli faturalardan da anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan sorumluluğunu yerine getirerek,
faturaya konu malları davalı borçlu yana teslim etmiş olduğunu, ancak gelinen aşamaya kadar, davalı borçlu yan tarafından, bahse konu faturaların bedeline ilişkin müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı borçlu yanın bahse konu faturalara itiraz da etmediğini, taraflarınca başlatılan icra takibine karşı davalı borçlu tarafından itiraz edildiğini,
bu nedenlerle davanın kabulü ile--------İcra Dairesi'nin ---------- sayılı dosyasına yapılmış olan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin devamına ve takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini ile taraflarınca sunulan faturalar ve mutabakat mektubu kapsamında davacının davalıdan alacaklı olduğunun sabit hale geldiğinden davalı aleyhine öncelikle teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini; mahkeme aksi kanaatte ise uygun bulunan teminat miktarında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca temsilcilikler ticari faaliyette bulunamadığını ve hukuki olarak bağımsız bir taraf teşkil ettiğini, davacı şirketin davasını yanlış kişiye yönelttiğini, yabancı şirketlerin ülkemizde kurulu temsilcilikleri bir takım vergisel konularda pratiklik sağlamak adına kurulmalarına izin verilen ticari mümessil niteliğindeki yapılar olduğunu, TTK 371. madde uyarınca “temsile yetkili olanlar şirketin amacına ve işletme konusuna giren her tür işleri ve hukuki işlemleri, şirket adına yapabilir ve bunun için şirket unvanını kullanabilirler.” Ancak, temsil yetkisi,
şirketi dış ilişkilerde bağlayıcı şekilde hareket etme yetkisini kapsasa bile ticari mümessil ve vekiller, şirket adına işlem yapabilirken, tüzel kişilik kazandırmadığını, yabancı şirketin ---------- Temsilciliği bu nedenle en fazla bir mümessil olarak adlandırılabilir ve davada taraf olamayacağını, şubelerin ticari işletmenin bir parçası olarak merkeze bağlı olduğunu, şube aracılığıyla elden edilen hakların üstlenilen borçların sahibi de şube olmayıp işletmenin kendisi olduğunu,
esasa ilişkin olarak davacı taraf ---------- şirketinin ------------Ş. şirketiyle devam etmekte olan bir proje kapsamında otomatik depolama sistemine çelik halat tedariki işini üstlenmiş olduğunu, ancak, söz konusu tedarik hizmeti yarım kalmış ve mallar eksik teslim edilmiş olduğunu, bu nedenle iş gecikmiş ve tamamlanamamış olduğunu, söz konusu durum neticesinde davacı tarafa yapılan ödemeler teslim edilen miktar ile sınırlı kalmış ve bahsi geçen ödemelerin yapılmadığını, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,
bu nedenlerle davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi ve haksız ve hukuka aykırı ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibarettir.
Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan icra dosyası kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
İtirazın iptali istemine konu -----------İcra Müdürlüğü'nün----------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu temsilcilik ve şube aleyhine 356.763,21 TL ile 304.612,09 TL fatura alacağı ve 72.900,00 TL ile 62.250,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 796.525,30 TL alacağın tahsili için 22/04/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında göre, davacı ile davalının temsilciliğini üstlendiği ----------- Arasında çelik halat tedarikine ilişkin ticari ilişki kurulduğu, davalının ise anılan yabancı şirketin ----------- temsilciliği olduğu, söz konusu şirketin aynı zamanda şubesinin de bulunduğu, davacı tarafından iki adet fatura dayanak gösterilmek suretiyle hem temsilcilik hem de şube aleyhine icra takibi başlatıldığı, icra dosyasından ve mahkememiz dosyasından davalıya yapılan tebligatların muhatabın sanal ofis şeklinde bulunması sebebiyle yapılamadığı ve Tebligat kanunu 35. madde hükümleri kapsamında tebliğlerin yapıldığı,
TTK m.40, TTK m.103 ve 105 hükümleri kapsamında yapılan değerlendirmede temsilciliğin taraf sıfatı bulunmadığı, huzurdaki davada davalı yabancı şirketin ve veya söz konusu işlemlerin şube aracılığıyla yapıldığı iddiası varsa şubenin taraf sıfatının bulunduğu ve yapılacak takip ve açılacak davada şubenim taraf olarak gösterilmesi gerektiği, davacı alacaklının da dava konusu icra takibinde hem tescilciliği hem de şubeyi borçlu olarak göstermesine rağmen huzurdaki davayı yalnızca temsilcilik aleyhine açtığı, temsilciliğin tüzel veya gerçek kişi olarak değerlendirilemeyeceği dolayısıyla taraf sıfatının da bulunmadığı,
takibe itiraz etmiş veya davaya yanıt vermiş olmasının bu sonucu değiştirmeyeceği kanaatine varılarak davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/112, K. 2025/668, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama