KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/113 Esas
- Karar no
- 2025/476
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/02/2025
Karar Metni
1.212 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aşçılık mesleği ile uğraşmakta olduğu, mesleğinin önde gelen şeflerinden birisi olduğu, öyle ki müvekkilinin hem mesleki yeterlilik ve liyakat konusunda kamuoyunda ünlü restorantlarda hizmetler üretmiş, meslek hayatı boyunca mesleki dayanışma hususunda da elinden gelen çaba ve gayreti göstererek birden çok organizasyon üretmiş hali hazırda da ...
Başkanlığı görevini yürüttüğünü ayrıca müvekkili ... adında aşçılık konusunda eğitimler veren butik bir iş yeri de işleterek aşçılık mesleğini düşünen genç aşçı meslektaşlarına teorik ve pratik olarak aşçılık eğitimleri verdiğini, davaya konu alacağa gelinecek olursa müvekkilinin ... İnşaat Gıda İth. İhr. Paz. San ve Tic Ltd. Şti ünvanlı şirkette bağlı ... isimli ''..., ... Cd No:100, ...
Beşiktaş/İstanbul'' adresindeki restoranda 21/11/2023, 27/11/2023 , 28/11/2023, 01/12/2023, 02./12/2023, 11/12/2023, 12/12/2023, 13/12/2023, 15/12/2023 ve 26/12/2023 tarihlerinde, mutfak çalışanı oryantasyonu , araç- gereç ve ekipman eğitimleri, menü düzenlemesi ve tüm mutfak işlemleriyle alakalı pratik ve teorik olarak olarak danışmanlık sunmuş ve hizmetler ürettiğini, yine aynı şirketin talebi üzerine şirketin Irak ülkesinin ... şehrinde bulunan yeni açılacak olan restorana 18.12.2023 ve 22.12.2023 tarihleri arasında giderek orada da menü oluşumunu sağlamış ve orada da yine eğitimler vererek şirketin talepleri üzere hizmetler ürettiğini,
müvekkili şirket bünyesinde bu hizmetleri verirken düzenli bir şekilde raporlamalar yapmış ve şirketi yetkilileriyle paylaşarak sunumlar yapmış, retoranda verilecek hizmetlerin daha iyi bir hale gelebilmesi adına çalışmalar üretmiş ve üretmiş olduğu hizmetlerin de davalı şirketin kullanımı için gerekli düzenlemeleri yerine getirdiğini,
müvekkili ve davalı şirket müvekkilinin bu hizmetler karşısında alacağı ödeme konusunda şifaaen bir günlük hizmet karşılığı olarak 200 USD karşılığı olan Türk Lirasını karşılaştırmışlarsa da taraflarca herhangi bir sözleşme imzalanmamış ve müvekkilinin hizmeti bitmiş olmasına rağmen davalı şirket tarafından müvekkiline herhangi bir ödemenin gönderilmediğini, konu ile alakalı olarak davalı şirkete müvekkili tarafından ihtarname gönderilmişse de geçen zamana rağmen herhangi bir dönüş veya ödeme gerçekleşmemiş ve müvekkilinin alacağının baki kaldığını,
davanın belirsiz nitelikte olmasının sebebi tarafların ödeme miktarı konusunda şifaen görüşmüş olup herhangi bir sözleşme imzalamadığını, müvekkilinin ilgili şirkette şahsi hizmetlerde bulunmuş ve ticari faaliyet kapsamında şahsi olarak hizmet verdiğini, konu ile alakalı dosyadaki tüm delillerle birlikte müvekkili şirkette şahsi hizmetlerde bulunduğunu, konu ile alakalı dosyadaki tüm delillerle birlikte müvekkilinin alacağının bilirkişilerce tespitinin gerektiğini, Müvekkilin alacağının dosyadaki mevcut deliller neticesinde faiziyle birlikte tespit edilmesini ve ödenmesi yönünde karar verilmesini,
yargılama giderleri ve avukatlık ve sair ücretlerin davalı şirket üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türkiye çapında çeşitli restoran ve işletmeleri bulunan bir tüzel olduğunu, 18/11/2023 tarihinde Müvekkil şirket yetkilileri, bünyelerinde bulunan restoranların daha zengin bir menüye sahip olması amacıyla Davacı tarafla görüşüldüğünü, taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya göre davacının, müvekkili işletmelerini inceleyerek hem menünün güncellenmesi hem de kendisinin ne kadarlık bir ücretle çalışma yapacağını Müvekkile bildireceği kararlaştırıldığını, ancak taraflar arasındaki yazılı ya da sözlü herhangi bir sözleşme yapılmadığını,
bu nedenle dava dilekçesinde iddia edilen ilişkiye itiraz ettiklerini, hatta öyle ki müvekkili taraf davacının günlük 200-USD ücret talep ettiğini kendilerine tebliğ edilen ihtarnameyle öğrendiklerini, somut olayın bu şartları altında müvekkilinin herhangi bir borç taahhüdünde bulunmadığı ve Davacının da ücret hak edecek herhangi bir işlem yapmadığını, taraflar arasında ön görüşme yapılmış şifa ya da yazılı sözleşme kurulmamış, ne yapılacak hizmetler konusunda da ne de ödeme konusunda mutabakata varıldığını, işbu nedenle huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, her ne kadar müvekkili tacir olsa da davacı tacir olmadığı,
taraflar arasında yazılı veya sözlü herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacı taraf yalnızca restoranları incelediğini, müvekkili işletmelerine yenilik katıcı herhangi bir faaliyet göstermediklerini, taraflar arasında herhangi bir ticari iş bulunmaması ve Davacının da tacir olmaması nedeniyle huzurdaki yargılamayı görme konusunda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemelerinin olduğu nitekim İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (05.03.2025) ve ...
Vergi Dairesi (25.02.2025) yazılarından da görülebilecek olduğu üzere, Davacının ticari işletmesinin bulunduğunu, işbu nedenlerle ilk olarak görevsizlik kararı verilmesini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte huzurdaki dava belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zira Davacı taraf kaç gün çalıştığını ve günlük ücretinin ne kadar olduğunu dava dilekçesinde belirtildiğini, bu nedenle basit bir çarpım işlemi sonucunda dava değeri hesaplanabildiğini, davacının talep ettiği alacak miktarının belirli olduğu,
işbu nedenlerle huzurdaki yargılamaya konu harçların tamamlatılması için davacı tarafa kesin süre verilmesini, Hukukun en temel ilkelerinden birisi, senetle ispat zorunluluğu, bu perspektifte, Hukuk Muhakemeleri Kanunun 200.
Maddesi uyarınca, 33.000-TL'nin üstündeki alacakların senetle ve yazılı belgeyle ispatlanılmasının gerektiğini, tüm bu açıklanan nedenler ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu belirlendi. İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı' na, İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı' na, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü' na, ... Vergi Daire' ne müzekkere yazılarak, Davacının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş, yazı cevaplarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır.
Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı)
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/113, K. 2025/476, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama