KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/88
- Karar No
- 2026/146
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2026
Karar Metni
1.272 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/88 Esas
KARAR NO : 2026/146
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/01/2025
KARAR TARİHİ : 10/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil ile davalı firma arasında uzun süredir devam eden çamaşır yıkama ve kurulama hizmetinden kaynaklı ticari ilişki bulunmadığını, müvekkil firma tarafından, davalı firmaya verilen hizmetlerin karşılığı olarak 95.032,21 TL bedelli --------- numaralı fatura, 91.471,05 TL (kalan bakiye) --------numaralı fatura, 96.052,73 TL bedelli -------- numaralı fatura, 25.048,29 TL bedelli--------- numaralı fatura olmak üzere toplam 4 adet fatura tanzim edildiğini, söz konusu faturalardan kaynaklı olarak davalı yanın müvekkile 369.947,70 TL fatura borcu bulunmadığını,
işbu faturaların yasal süresi içerisinde ödenmemesi üzerine üzerine davalı hakkında ------- İcra Müdürlüğü ------- E. sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 307.604,28 TL asıl alacak ve 62.343,42 TL işlemiş faiz toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapılmış davalı borca itiraz ederek takibi durdurmayı istemiş ve 29.11.2024 tarihinde verilen karar neticesinde haklı takiplerinin durduğunu, zaten alacağını tahsil edemeyen müvekkil alacaklı, davalı borçlunun haksız itirazı üzerine icra takibinin durmasından dolayı daha fazla mağdur olduğunu, tüm bu sebeplerle, işbu itirazın iptali davasını açma zorunlulukları hasıl olduğunu,
müvekkili davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğramış olup, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmolunmasını talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı ile davalı müvekkil şirket arasında davacı tarafın dava dilekçesinde de değindiği üzere uzun süredir devam eden çamaşır yıkama ve kurulama hizmetinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğunu, bu sözleşme çerçevesinde davacının hizmetlerine karşılık müvekkil ödeme yaptığını, ancak davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkil şirketin likit haline gelmiş, davacı tarafın hak kazandığı herhangi bir meblağı ödememesi söz konusu olmadığını, bu hizmetlere ilişkin kesilmiş olan faturalar dayanak olarak gösterilerek her ne kadar taraflarına icra takibi başlatılmış olsa da,
alacakların likit olmamasından kaynaklı icra takibine itirazında bulunduklarını, davaya konu faturaların doğruluğunu kesinlikle kabul etmemekle birlikte bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu, fatura itirazı için özel bir şekil ve usul şartı öngörmediğini, yine faturaya itirazın süresinde olup olmadığını ispat yükümlülüğü davacı üzerinde olduğunu, bu kapsamda alacağın varlığını ispatla birlikte ortada kesinleşmiş bir fatura bulunduğunun ispat yükü de, faturaları keşide eden davacı üzerinde olduğunu,
hal böyleyken davacı tarafın faturaların usulünce taraflarına tebliğ edildiğinin ispatını yapması gerekirken bu duruma dair bir belge ve beyan sunmadıklarını, davacı taraf dava ve delil dilekçesinde tebliğe dair herhangi bir delil beyan etmediğinden ötürü de davanın reddi gerektiğini, davacı taraf borcun varlığına ve alacağın likit olduğuna dair herhangi bir delil sunamadığını, müvekkil şirketin haliyle her gelen faturayı değerlendirmeden veya doğruluğunu incelemeden ödeme yapması ticaret anlayışına ve hayatın genel olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, taraflarına herhangi bir dönüt sağlanmadan, borç ispatlanmadan,
alacak likit hale gelmeden, faiz ve temerrüte dair açıklama yapılmadan taraflarına tebliğ edilen icra emrine itiraz etmiş olmaları işten bile olmadığını, bu nedenle açılan işbu davanın reddi gerektiğini, müvekkil şirketin davacı yana herhangi bir muaccel borcu bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce alınan 16/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi.
Dava dosyası kapsamındaki KDV beyannamelerinden, davacı muhasebecisinin SMMM -------- olduğu anlaşılmış olup, belirtilen 2024 yılı ticari defterlerin tarafınca inceleneceği bildirilmiş, kendisi de hazırlık yapıp döneceğini bildirmiş, ancak davacının mali müşaviri tarafından davacıya ait ticari defterler aradan yaklaşık bir ay geçmesine ve 2 defa daha telefon ile aranmasına rağmen tarafına ibraz edilmediğini, bu nedenle davacıya ait ticari defterler tarafımdan incelenememiş olduğu, -------- Malmüdürlüğü tarafından 26.06.2025 tarih ve --------- sayılı yazısında, davacı ---------- Çamaşırhane Hizmetleri faaliyetinde bulunduğu,
bilanço usulüne göre defter tuttuğu bildirilmiş olup, işbu yazı ekinde davacıya ait 2024 yılı KDV Beyannamelerinin de gönderilmiş olduğu, davacı tarafından davalı şirket adına kesilmiş olan faturaların tevkifatlı faturalar olması nedeniyle KDV Beyannamesinde gösterilme zorunluluğu bulunduğu, buna göre davacını KDV Beyannamelerinde davalı adına kesilen faturaların tabloda gösterilmiş olduğu ve buna göre icra ve dava konusu faturaların davacı tarafından vergi dairesine beyan edilmiş olduğu, davacıya ait 2024 yılı karşılaştırmalı alış-satış analiz tablosunun dava dosyasına gönderilmemiş olduğu,
davalının bağlı bulunduğu vergi dairesi tarafından dava dosyasına gönderilmiş olan, 2024 yılı karşılaştırmalı alış-satış analiz tablosu incelenmiş olup, buna göre icra ve dava konusu faturaların davalı şirketin Ba Formunda e belge olarak görünmekte olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Eldeki dava, faturaya dayalı davacı tarafından açılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir.
--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.
İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir.
Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.
Davaya konu takip, faturaya dayalı alacağın tahsiline ilişkindir. Davanın ve takibin konusunu 31.05.2024 tarihli 25.048,29 TL bedelli, 30.04.2024 tarihli 96.052,73 TL bedelli, 30.03.2024 tarihli 122.267,23 TL bedelli ve 29.02.2024 tarihli 95.032,21 bedelli faturalar oluşturmaktadır. . Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Takibe konu fatura, faturaya konu mal veya hizmetin teslim edildiğini, faturadan dolayı davacının alacaklı olduğunu göstermez.
Basiretli tacir olarak davacının, ticari defterlerinin şirket merkezi olan --------- bulunması gerektiğinden mahkememizce ticari defterlerin incelenmesi için --------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, ---------- talimat sayılı dosyası incelendiğinden davacı tarafından ticari defterlerin hazır edilmediği anlaşılmıştır.
Akabinde mahkememizce davalının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla ara karar kurulup inceleme günü verilmiş ve davalı ticari defterleri hazır etmemiş ise de davacı tarafından bilirkişiye ticari defterler teslim edilmiş, bilirkişi tarafından da sehven teslim alınmıştır. İşbu durumun fark edilmesi üzerine mahkememizce 30.01.2026 tarihli tutanak tutulmuş ve dosya bilirkişiden işlemsiz teslim alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde taraflarca ticari defterlerin inceleme için hazır edilmediği, her ne kadar davalı tarafından davaya konu fatura BA olarak bildirilmiş gözüküyor ise de yapılan incelemede bildirimin E-Beyanname şeklinde değil E-Belge şeklinde olduğu, GİB sistemi ile davacı tarafından e fatura düzenlendiği ancak otomatik olarak davalının BA formununa işlendiği, davalı tarafından E-Beyanname şeklinde beyan edilmediği, bu sebeple E-Belge olarak sisteme kaydedildiği, yani davalı tarafından faturanın BA olarak bildirilmediği,
bu durumun davalı tarafından davacından hizmet alındığını ispatlayamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde ispat yükü üzerinde olan davacının alacaklı olduğunu ispata elverişli dosya arasında bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine, davacının takibi başlatmakta kötü niyetli olduğuna dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından kötü niyet tazminatına yönelik talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/88, K. 2026/146, 10 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama