İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2018/337 K.2019/366

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Esas2018/337Karar2019/366Tarih26 Aralık 2019Okuma7 dk · 1.462 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2018/337
Karar No
2019/366
Karar tarihi
26 Aralık 2019
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.462 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

KARAR

ESAS NO

2018/337 Esas

KARAR NO : 2019/366

DAVA

Marka Hükümsüzlüğü

DAVA TARİHİ : 07/08/2012

KARAR TARİHİ : 26/12/2019

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılama sonucunda;

İSTEM / Davacı vekili İstanbul ----- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkili şirketin -----iştiraklerinden olduğunu, ürünlerini ----- ülkelerinde tüketicilere sunduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde --- numaralı "---- markasının tescilli olduğunu, ayrıca yine ----" markasının tanınmış marka olarak tescil edildiğini, davalı şirkete ait "----" markasının müvekkilinin "---, "-------" ve "---- markaları ile benzer olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, aralarında iltibas meydana geldiğini,

------ ibaresinin müvekkilinin çok tanınmış markalarının esas unsuru olan "------" ve "---- " unsurlarının kombinasyonundan ibaret olduğunu, davalı markasının müvekkili markalarındaki kelime ve rakam unsurlarının bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir imitasyonu olduğunu, teleffuzlarının aynı sesleri içerdiğini, anlamsal açıdan da müvekkiline ait tescilli markalar ile karıştırılacağını, davalı emtia listesindeki ---- sınıfta kapsanan ürünlerin müvekkili tescilli markalarının emtia listesindeki kapsanan ürünler ile örtüştüğünü, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu,

bu sebeplerle davalı adına tescilli --- numaralı "------" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı tarafından davalı aleyhine---- numaralı ------ ibareli markanın hükümsüzlüğü yönünde İstanbul ----.

Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ----Esas sayılı dosyası ile açılan davada Mahkeme tarafından --- tarihli ve ---- Karar sayılı karar ile "556 Sayılı KHK.nın 63/3 maddesi gereğince 3.kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkeme olmakla Mahkememiz yetkisiz olduğundan dava dilekçesinin yetki yönünden reddine,

kararın kesinleşmesine mütakip talep halinde dosyanın yetkili Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine" denilerek yetkisizlik kararı verildiği ve kararın kesinleşmesi üzerine dava dosyasının Mahkememize gönderildiği anlaşılmakla, yargılamaya mahkememizde devam edilmiştir.

DAVAYA CEVAP / Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkilinin---- grubunun ana-çatı firması olduğunu, davacı iddialarının aksine müvekkiline ait "-----markası ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığını, ayrıca müvekkili markasının --- sınıflardan tescilli olduğunu, davacının dayanak markalarının ise ----. ve diğer sınıflarda tescil edildiğini, bu sebeplerle taraf markalarının ürün ve hizmetlerinde aynı/ benzer olmadığını, hükümsüzlüğü talep edilen müvekkili adına tescilli "----- markasının --------kelimelerinden üretildiğini, anlam itibarı ile "----- --------)" anlamını taşıdığını,

ayrıca bu ürünü------ olduğuna vurgu yapılmak maksadı ile son iki kelimenin ------larak yazıldığını, davacının dayanak markalarında yer alan farklı kelime ve sayıları bir araya getirip oluşturduğu kelime ve harf topluluğundan oluşan "----- ibaresinin müvekkili markası ile benzer olduğunu iddia ettiğini, ancak davacının "------" şeklinde tescilli bir markasının bulunmadığını, farklı markalarında yer alan kelime ve harfleri bir araya getirerek oluşturduğu sözde kendisine ait bir marka ile müvekkilinin markası arasında benzerlik kurmasının marka hukukunda ve Yargıtay içtihatlarında herhangi bir yerinin bulunmadığını,

TPE nezdinde "-----" kelime ve rakamları barındınan dava dışı üçüncü kişilere ait tescilli markalarının bulunduğunu, müvekkiline ait marka tescilinin davacıya ait markalar ile iltibas yaratacak derecede benzer olmadığını, davaya konu markaların halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının kötü niyet iddiasının hiç bir hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkili şirketin kötü niyetli olmadığını, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını ve davanın hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığının dikkate alınması gerektiğini belirterek, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERVEGEREKÇE / Dava; davalı adına tescilli ---- numaralı "------- markasının, davacının "-----------" ibareli markaları ile iltibas oluşturacak şekilde benzer olduğu iddiası ile açılan hükümsüzlük davasıdır.

Taraflara ait marka tescil kayıtları dosya içine getirtilmiş, incelendiğinde; -----markasının ---- tarihinde,---numaralı --- markasının--- markasının ---- numaralı "------- markasının ---- tarihinde, --- numaralı "---- tarihinde, ---- markasının ----tarihinde,---- markasının ---- tarihinde----- markasını----numaralı --- markasının ------ markasının ---- tarihinde davacı adına tescil edildikleri, davacının ---" markasının --- tarihinde tanınmış marka statüsüne alındığı, davalının markası ----- başvuru tarihli, --- numaralı "------" markasının ---- Sınıflarda davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizin ---- Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda Mahkememizce ---- tarihinde davanın kabulüne, davacı tarafın "----- 556 sayılı KHK 8/4 anlamında tanınmış marka olması nedeni ile davalı adına -----" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar Yargıtay ---Hukuk Dairesinin----- Karar sayılı ilam ile "Dava, markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, HMK'nın 266. maddesinde, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda, dava konusu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği gözetilerek bu doğrultuda sonucu itibariyle birbiriyle çelişen iki adet bilirkişi raporu alınmış, mahkemece hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporu uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir.

HMK'nın 282. maddesi uyarınca hâkimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiş ise de, mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve davalının ikinci rapora itirazları karşılanmadan, son düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir." denilerek bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme talebi yine Yargıtay ---Hukuk Dairesinin ---- Karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir.

Mahkememizce bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş olup, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan 04.07.2019 tarihli raporda; ----- tarafından dosyaya gönderilen yazılardan, davalının ------ markasını ----- tarihinde tescil ettirdiğinin görüldüğü, huzurdaki hükümsüzlük davasının ise ----- tarihinde ikame edildiği, bu iki tarih arasındaki sürenin 3 yıl 1 gün olduğu göz önünde bulundurulduğunda, somut olayda Yargıtay kararlarıyla kabul gören 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığının net bir şekilde anlaşıldığı,

dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre, davalının ----- markasını kötüniyetli bir şekilde tescil ettirdiğine dair bir kanaate ulaşılamadığı, karıştırılma ihtimalinin, “-------olmak üzere ikili bir ayrıma tabi tutulması sebebiyle, somut olayda bu iki karıştırılma ihtimali türünün de değerlendirildiği, davacının ---- markaları ile davalı tarafın ----" markası arasında benzerlik bulunmadığı, doğrudan karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabilmesi için markaların aynı/benzer olması,

mallar/hizmetlerin aynı/benzer olması ve bu iki unsurun birlikte benzerliğinin halk nezdinde karıştırılma ihtimali doğurması gerektiği, somut olayda “--------” şartı gerçekleşmediğinden, taraf markaları arasında doğrudan karıştırılma ihtimali bulunduğundan söz edilemeyeceği, somut olayda her iki tarafın markasında -------------ortak olarak yer aldığı, her iki markada da --- baskın olduğu,

her ne kadar markaların okunuşları farklı olsa da, sözcük markası halindeki versiyonunda “----- ibarelerinin baskın olmasının, tüketici algısının özellikle bu iki ibare üzerinde yoğunlaşmasına sebebiyet vereceği, bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, tüketicilerin davacının “--- markalarından sonra ----” markasıyla yeni bir ürünü satışa sunduğu konusunda algıya kapılabilecekleri kanaatine varıldığı,

fakat tüketicilerde oluşacak bu algının yalnızca, davalı markasının tescilli olduğu ------” emtiaları yönünden söz konusu olabileceği, bu nedenle davalıya ait----“----- markasının tescilli olduğu az önce sıralanan emtialar yönünden dolaylı karıştırılma ihtimali (dolaylı iltibas) nedeniyle hükümsüz kılınabileceği, davacıya ait “---- esas unsurlu markalar ile davalıya ait ---- no’lu ’“---” markası arasında doğrudan veya dolaylı karıştırılma ihtimali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.

Markaların karıştırılma ihtimali bulunması dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 556 sayılı KHK'nin 42. maddesinde hükümsüzlük sebebi olarak sayılmıştır.

Karıştırılma (iltibas) tehlikesi 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesinde düzenlenmiş olup, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali,------ olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir

Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.

Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında, alınan bilirkişi raporları, marka tescil kayıtları ve tüm dosya kapsamı ile, davacının tescilli markalarında yer alan ------ ibarelerini çağrıştıracak şekilde davalının markasının --- ibarelerinden oluşturulduğu, her iki tarafın markalarının da ortalama tüketici kitlesine hitap ettikleri, davacının markaları----------" emtiaları için tescilliyse de, davalının davaya konu markasının tescilli olduğu --------emtiaların davacının markasının tescilli olduğu emtialar ile benzer ve bağlantılı oldukları, zira davacının markalarının------markasının tanınmışlığı kanıtlanamamışsa da;

toplumda bilinirliği bulunan davacının markalarında yer alan ------" ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan davalı markası ile davacının markaları arasında ortalama tüketicinin dolaylı bir bağlantı kurabileceği, bu nedenle markaların ortak tescilli oldukları emtialar için karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, nitekim alınan üç bilirkişi raporundan ikisinde de bu yönde tespit yapıldığı,

davalının ----- nolu "-----" markası------- tescil edildiğinden 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı anlaşılmakla, hükümsüzlük koşulları mevcut olduğundan davalının markasının 556 sayılı KHK'nin 42 ve 8/1-b maddeleri uyarınca kısmen hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,

Davalı adına tescilli ------ numaralı "------" markasının "------- emtiaları için KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,

Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,

Alınması gereken ----harçtan peşin alınan ----- harcın mahsubu ile bakiye 23,25 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

Davacı vekiline davanın kabul edilen kısmı üzerinden ---- Tarifesi gereğince takdir olunan ---- ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

Davalı vekiline davanın reddedilen kısmı üzerinden--- Tarifesi gereğince takdir olunan----- ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

Davacı tarafından yatırılan ---- başvurma harcı olmak üzere toplam 42,30 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

Davacı tarafından yapılan-----yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranına göre,------- davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye (%80) ----'nin davacı üzerinde bırakılmasına,

Davalı tarafından yapılan ----yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre, ----- davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye --- TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına,

Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,

Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 15 GÜNLÜK süre içersinde YARGITAY yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı

İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2018/337, K. 2019/366, 26 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Esas No
  5. Karar No : 2019/366
  6. Dava
  7. Dava Tarihi : 07/08/2012
  8. Karar Tarihi : 26/12/2019

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2018/337
Karar No
2019/366
Tarih
26 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/338 K.2019/1334
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/339 K.2019/1249
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/340 K.2019/831
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/340 K.2019/1251
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/340 K.2019/957
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2018/341 K.2019/4178

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.