KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2016/62
- Karar No
- 2025/5
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
Karar Metni
3.227 kelime·16 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2016/62 Esas
KARAR NO: 2025/5
DAVA
Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/05/2015
KARAR TARİHİ: 09/01/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı Tarafça Sunulan Dava Dilekçesinde Özetle: Davacı şirketin hali hazırda yapı kimyasalları ve malzemeleri ve ürünleri üreten yurtiçinde ve yurtdışında pazarlayan faaliyet konusu ile ilgili olarak her türlü teknolojiyi yakından takip eden bir şirket olduğu, şirket tarafından üretilen tüm ürünlerde ------ ve diğer ilgili bakanlıklar nezdinde verilmiş izin ve ruhsatlar çerçevesinde------ diğer belgelere sahip Mamullerin üretilmekte ve satışa sunulmakta olduğu,
Davacı şirket tarafından ------ tescilli markalarıyla üretimi yapılarak piyasaya sürülen ürünün adının davacı şirket adına patentli olduğu ve ---- markasının sahibinin davacı şirket olduğu --- markası için davacı şirket tarafından ---- başvuru olduğu ---- tescil tarihi ve----koruma tarihi itibari ile ------ tarafından davacı şirket adına markanın tescil edilmiş olduğu, marka tescilinden doğan hakların marka sahibine ait olduğu,----- markasının ----başvuru numaralı tescil numarası ile------ sınıfa ait mal ve hizmetlerde tescilli olduğu, markanın ------ tarihine kadar geçerli olduğu,
Davacı tarafça ------ markasının işyerlerinde tabelalarındareklam pano ve ilgili yerlerde kullanılmış olmakla Davacının marka üzerindeki haklarına istinaden üretim ve satış faaliyetlerine devam ettiği, Davacı tarafa ait tescilli marka olan --------- markasının kalitesiyle haklı bir üne kavuşmuş olduğu bilinen ve aranan markaların öncülerden olduğu,
Davalılara gönderilen ----- tarihli ihtarnameye konu edilen ve davacının----- tescilli markası ve ürünü yine bu ürünün özellikle kullanım alanı ile örtüşen imal ve satış faaliyetine bulunmasının Davacı şirketin ürünü faaliyeti ve tanıtma vasıtalarıyla karışıklıklar yarattığı bu durumun Davacı şirketin önceki tarihlerde ve halihazırda usulünce tescilli markalarından faydalanma haklarına tecavüz teşkil ettiği,
Davalıların davacı şirketin markaları ve ürünleri ile çeşitli yol ve çeşitli şekillerde irtibatlar yaratarak kötü niyetli ve kusurlu olarak Davacının markalarını ve ürünlerini taklit etme ve davacı şirket ile bu yolda haksız rekabet yapmaya yöneldikleri, Davalı şirket ve yetkilisinin Davacının her türlü imal ve satış sahasındaki faaliyetini ürün, ürün özelliği ve kullanım alanı olarak kadim tarihten beri kullana geldiği ve adına usulünce tescillerinin bulunduğu,
markalarından ---- markasını davalılar tarafından sadece ilk harflerini değiştirilerek ------ adı altında tescilsiz olarak imal ve satışa arz ettiği ve yine ürünlerin bu ad altında----- piyasasına davalılarca sürülmüş olduğu bilgisinin davacı tarafça edilmiş olduğu, Davalıların Davacı tarafa ait markayı ------adı altında aynen taklit etmiş olduğu böylece Davacı şirketin ürünleri ve faaliyetleri ile açıkça iltibaslar yaratıldığının tespit olunduğu, Davacı tarafından ------- tescilli markası ile üretimi yapılarak piyasaya sürülen ürünün adının Davacı şirket adına patentli olduğu,
Davalılar tarafından sadece ilk harfi değiştirilerek ---- piyasasında sürülmüş olduğunun -------- tarihinde Davacı tarafça öğrenilmiş olduğu ve aynı tarihte davalıya ihtar gönderildiği, 6102 sayılı Türk ticaret kanununun 55/1 maddesinde haksız rekabet hallerinin başlıcaları sıralanmakla bunlardan birinin de “başkasının malları iş ürünleri faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak olduğu” yine aynı kanunun 56 /1-d maddesi ile kusuru varsa zarar ve ziyanın tazmini ve yine 56/1-e maddesi ile Türk Borçlar Kanununun 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesinin istenebileceğinin aynı bend
hükmünce tazminat olarak hâkimin haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığında da karar verebileceğinin hükmolunduğu, 556 sayılı KHK 9. maddesinde Marka tescilinden doğan hakların münhasıran marka sahibine ait olduğunun ifade edildiği, davacı tarafa ait ------ markasının davacı şirket adına tescilli olduğu, bu tescilden doğan hakların kanun gereği münhasıran davacı tarafa ait olduğu, 556 sayılı KHK 61/A maddesinde ceza hükümlerinin düzenlendiği,
bahse geçilen maddelere dayanarak davalı şirket hakkında 18.11.2014 tarihinde ------ suç duyurusunda bulunulduğu akabinde ------ tarafından ---- soruşturma numarası, ---- esas numarası ve ----- numaralı iddianame düzenlenerek iddianamenin mahkemece kabul edildiği ve ardından------- esas numaralı dosya üzerinden ------tarihine duruşma günü verildiği,
iddianamede şüpheli olarak davalı şirket yetkilisinin gösterildiği içerik kısmında da “Yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen rapora göre ------ markasının müşteki adına kayıtlı olduğu soruşturma dosyasında ------ bulunan boya kutusu üzerine yer alan -------- müşteki markası ile benzer olduğu ve kullanımının tüketiciler nezdinde iltibas neden olacağı tespit edilmiştir, şüpheli şirket yetkilisinin şikayetçi şirket adına tescili bulunan markaların taklitlerini üretip satarak şirket faaliyeti çerçevesinde marka hakkına tecavüz ettiği toplanan bütün dillerden anlaşıldığından…” şeklinde ortaya konulduğu,
hem ihtarnamede denilen hem de C.
Başsavcılığı tarafından yaptırılan tespit ve bilirkişi incelemesi ile açıkça ortaya konulduğu üzere davalıların ----- markasının davacı adına tescili ---------- markası ile benzer olduğu, davacının tescili markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilgili alanda faaliyet gösterdiği tescilli marka ile neredeyse aynı ibarenin davacının izni olmaksızın kendi mal ve hizmetlerin de bilerek ve iltibas amacıyla kullandığı, bu durumda davacının maddi zarara uğradığı, davacının davalının marka hakkı ihlali filleri nedeniyle manevi zarara da uğramış olduğu,
davalıların kullandığı --- ibaresinin davacının tescili markası olan ------- markasına aynen benzemesinden dolayı bu durumun haksız rekabet nedeniyle davacının markası da tecavüz oluşturduğu ileri sürülerek davacıya ait tescilli markanın, haksız ve hukuka aykırı olarak taklitlerini üreten ve satışa sunan davalıların gerçekleştirdikleri marka hakkının tecavüzü ile haksız rekabet fiillerinin tespiti, men'i ve ref'i ile, davacıya ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, masrafı davalılardan alınarak hükmün tirajı en yüksek 5 gazeteden biri ile ilanına;
fazlaya ve ıslaha ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik. 10.000,00-TL maddi, 20.000,00-TL manevi ve 2.000,00-TL itibar tazminatı olmak üzere toplam 32.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin de davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, Davalı şirketin------içerisinde faaliyet gösteren bir şirket olduğu, yine aynı şekilde davacının da ---- göre---- olması karşısında -------Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkisine itiraz ettiklerini, her ne kadar davacı adresi------ de davacı şirket adresinin ve şirket merkezinin ----olduğu, davalı şirketin de ---- olduğu,
her iki şirketin de ----- mücavir alanı içerisinde olmasına rağmen, yetki itirazlarının kabulü ile ------- yetkisizliğine karar verilmesini talep ettiklerini, davalılardan ---- yönünden davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, davalılardan --- davalı --------firma yöneticisi, yetkilisi ve çalışanı olmakla, şirket ile ilgili hukuki davalarda şahsi sorumluluğu bulunmadığını, davacının ihtiyati tedbir beyanını kabul etmediklerini, davacının davalı şirkete göndermiş olduğu ve kendi ile öğrendiği beyanı ----tarihli ihtarname üzerine,
müvekkil kendi markası olan ---- markasını kullanmaktan vazgeçmiş olduğu ve bu hususu --------- tarihli ihtarnamesi ile davacıya ihbar etmiş olduğu bu nedenle davacının söz konusu markanın faaliyetine yönelik iddia ve bu yöndeki ihtiyati tedbirin alınmasının dayanağı bulunmadığını, davacının tazminat taleplerinin yersiz olduğu, davacı şirketin-------- ilinde faaliyet gösteren ve kendi alanında özellikle dekoratif boya pazarlaması yapan bir firma olduğu,
davalı şirkete ------ markalarına ilişkin olarak davacı firmanın ------ yevmiye no’ lu ihtarnamesi ile ---- markasının kendisine ait ---- markası ile yine---- markasının da kendisine ait ----- buluştuğunu ve bu şekilde kanıtlanmış olduğunu, --- markasındaki ----- ibaresinin davalı şirket unvanındaki --- ibaresinden doğmuş olduğunu,---- ibaresinin de mantıksal olarak savunucusu olduğu. -------- anlamı olduğu ve markada ticari, kelime anlamı itibarıyla tek bir firmaya tescili mümkün olmayan genel ibarelerden olduğu,
bu nedenle --- ibaresindeki --- davacının iddialarının yansıttığı, ---- ibarelerinin karşılanmasında, anlamı anlık ------ manasında olduğu, Kullanımı anında --------- başladığı ve benzer olmadığı, her iki marka adı arasında gerek kullanımın kapsamlı anlamıbakımında herhangi bir bağlantı bulunmadığı,
davalının söz konusu markayı kullanma hakkından feragat ettiği , davalı şirketin yurt dışı satış ve pazarlama yapan bir şirket olmakla, işbu markayı kullanabildiği halde dahi, markaların kullanılış ve anlam bakımından -----okunmayacağından-------- okunuşu ve anlam olarak markayı ihlal ettiği, davacı tarafça atıf yapılan ceza dava dosyası bakımından------- içtihatları gereği, ceza yargılaması ile hukuk yargılaması arasındaki inceleme ve kavramlar,
unsurların farklılığının ceza yargılamasına ilişkin hususların hukuk yargılaması hakimini bağlamayacağı maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabul edilemeyeceğini beyanlar davanın reddini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun davacı yanın sahibi olduğu markaya karşı davalı tarafça bir haksız tecavüzün olup olmadığı, bu bağlamda tecavüzün önlenmesine dair talebinin ve diğer yan taleplerinin yerinde olup olmadığına yönelik olduğu anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Davacının ------- numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin --- olduğu anlaşılmıştır.Davalı şirketin-------numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin--- olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya ------ getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- escil numaralı markasının--/-- davacı adına tescili olduğu, ---- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı ile sanıklar hakkında beraat kararı verildiğini, davacı tarafça işbu karar temyiz edilmiş olup, -------- Karar sayılı ilamı ile söz konusu hükmün davacı lehine Bozulmasına karar vermiştir.
Bahsi geçen Yargıtay kararı gereğince; dava dosyası tekrar ------ numarası ile gönderilmiş, yapılan yargılama sonrasında ---- tarihli kararla zamanaşımı dolayısıyla sanık hakkında açılan davanın düşürülmesine karar verilmiş, bu karar ------ tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;
1. Davacı taraf adına------tescil numaralı ---- sınıfta tescilli olduğu, ------- markası üzerinde ilgili sınıfta tescil bulunmadığı,
2. Davacı taraf adına tescilli markanın ---- ibaresinden oluştuğu, davalı tarafça ----- emtiası için kullanılan ibarenin ise----- ibaresinden oluştuğu, davalı tarafça kullanılan markanın davacı tarafın--- Markasının tescil sınıfında -------- kaldığı,
3. Markalar arasında yapılan iltibas değerlendirmesinde davacı ve davalı markaları bakımından-------- harf değişimi dışında kelime unsurunun birbirine çok yakın olduğu her iki markada yer alan ortak kelime unsurunun markaları benzer kıldığı, davacı markasının ---- davalı markası ise ------ olarak okunduğu, telaffuz bakımından markaların benzer olduğu, markaların anlamsal olarak farklı olmasına rağmen davacı tarafa ait ---- ve davalı tarafça kullanılan ------- markalarının iltibasa neden olacak kadar benzer oldukları,
4. Davalı şirket tarafından ibraz edilen ------- yıllarına ait ticari defterlerin yazılı olduğu, birbirlerini doğruladıkları, kanunlara uygun şekilde eksiksiz ve usulüne uygun tutuldukları defterlerinin tümünün açılış tasdik onaylarının ve yevmiye defterinin kapanış tasdik onaylarının yasal süresinde yapılmış olduğu, takdiri muhterem mahkemeye ait olmak üzere TTK md. 64/ III göre nazara alınabileceği, HMK md. 222 ‘ye göre sahibi lehine delil olabileceği,
5. Davalı şirketin ----- yıllarına ait gelir tablosu incelendiğinde yıllara göre faaliyet karlılıklarının net satışlara oranlarının ------ yılında %17,75, 2015 yılına %8,80’ olduğu, başka bir anlatımla 100 birimlik mal/hizmet satışından ----- yılında 17,75 birim,---- yılında ise 8,80 birim faaliyet karı elde edildiği,
6. Mahkeme tarafından incelenmesi istenen ----- tarihleri arasında Davalı ticari defter ve belgelerinden yapılan tespitte satış faturaları içeriklerinde dava konusu ------ ibaresinin yer almadığı,
7. Dosya içeriğinde yer alan ürün görselinde ---- markası yanısıra ---- yazdığı,---- markasının Şekil marka şekli ile ---tescil numarasıyla------ ait olduğu, bu şirketin raporda listesi verilen faturalarda ürün alıcısı bulunduğu, davalı şirket ile aynı adreste iştigal ettiği, ---- her iki şirketin yöneticisi olduğu, dosyada mübrez ------ dosya içerisindeki ifade tutanağında ----- firması pazarlama ve satış yapmaktadır. ------ ise boya malzemeleri üretimi yapmaktadır. ------- markası adı altında üretim yapmaktayız.” ifadesinin yer aldığı,
8. Yukarıdaki tespitler ile davalı ----- incelenen satış faturaları ve kayıt içeriklerinde ---- ile başlayan ürünlerin dava konusu ----- markasına ait ürün satışları olduğu kanaati oluştuğu, davalı şirket’ in ---- tarihleri arasında ------- satış yaptığı,
9. Dava konusu---------- markasının üzerinde kullanıldığı mal satışına etkisinin oranının, ilgili sektörün dinamikleri göz önüne alınarak %10 olarak değerlendirilebileceği, 556 Sayılı KHK ‘ nın 66/2-b maddesine yapılan hesaplamada tazminat tutarının 1.255,35 TL olabileceği,
10.----markasının tanınmışlığı ve sektördeki bilinirliği konusunda kesin kanaat oluşturacak bir delil bulunmaması, ------markasının satışlara etkisinin düşük olması nedeniyle tazminata eklenecek makul payın da yine satış etkisi oranında (%10) olmasının takdir muhterem mahkemeye ait olmak üzere uygun olacağı" yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
556 Sayılı KHK'nın 61,62,63,64 ve 65. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri.
GEREKÇE
Dava; marka hakkına tacavüz ve haksız rekabetin tespiti, tecavüzün men'i ve ref'i ile tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.Davacı taraf, davalıların ---- ibaresini kendi adına tescilli ---- numaralı ------ markası ile aynı emtia sınıfında kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete yol açtığını, bu sebeple marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün men'i ve ref'i ile tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
556 SAYILI KHK 61 maddesinde marka hakkına tecavüz halleri sayılmış, Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek fiili marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiş, yine aynı KHK'nın 62. Maddesine göre marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, talep edebileceği, yine aynı kanunun 64. Maddesine göre zararının tazmini talep ve dava edebileceği, 66. Maddesinde zararın hesaplanma şekli belirtilmiştir.
Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir.
Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir.
Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır.
Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır.
Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemin davalının davacı adına tescilli marka olan ---- ibaresini davacı adına tescilli ---- tescil numaralı------ markası ile aynı emtia sınıfı olan ---- Sınıftaki boya emtiasında kullandığının iddia edildiği,
--- kayıtları incelendiğinde ----tescil numaralı ---- Sınıfta tecilli olduğu ve halen koruma altında bulunduğu, davalı kullanımlarının ----- şeklinde olduğu, ürün görsellerinde bu ibarenin markasal olarak kullanıldığı, bilirkilşi incelemesi ile de tespit edildiği üzere ----- tarihleri arasında davalı ticari defter ve belgelerinden yapılan tespitte satış faturaları içeriklerinde dava konusu---- ibaresinin yer aldığı, kullanımların------ ibaresinin yer aldığı , ----markasının marka şekli ile ---- tescil numarasıyla ------- olduğu ve boya emtiasında kullanıldığı,
bu haliyle davalı şirket tarafından yapılan kullanımların davacı tarafın markasının tescilli olduğu emtia sınıfı olan--- Sınıfta kaldığı, markalar arasında yapılan iltibas değerlendirmesinde davacı ve davalı markaları bakımından ------ harf değişimi dışında kelime unsurunun birbirine çok yakın olduğu her iki markada yer alan ortak kelime unsurunun markaları benzer kıldığı, davacı markasının ---davalı markası ise ----- olarak okunduğu, telaffuz bakımından markaların benzer olduğu,
markaların anlamsal olarak farklı olmasına rağmen davacı tarafa ait --- ve davalı tarafça kullanılan --- markalarının iltibasa neden olacak kadar benzer oldukları kabul edilmiş ve davalı tarafın bu kullanımları dolayısıyla marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiştir. TTK’nın somut uyuşmazlıkla ilgili hükmü, TTK m.55/1-a dördüncü alt bendindeki düzenlemede.
"Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" hükmünün düzenlendiği, bu hüküm dikkate alındığında somut uyuşmazlığın yukarıdaki ilkeler kapsamında incelenmesinde, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafın iş ürünü olan dava konusu markayı aynı emtia sınıfında iltibas oluşturacak şekilde kullandığı,
marka sahiplerinin birbiriyle karıştırılmasına ve tarafların idari-ekonomik ilişki içinde olabilecekleri düşüncesine kapılmalarına yol açabileceği dikkate alındığında haksız rekabet koşullarının oluştuğu da kabul edilmiş ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüz ve haksız rekabetin men'i ve ref'ine, davalı tarafından ihlale konu kullanım oluşturan tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplanmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın marka hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminat talepleri de incelenmiş, 556 sayılı KHK'nın 'nın 66/1-b.
Maddesine göre hakları ihlal edilen marka hakkı sahibinin oluşan zararının tazminini talep hakkı bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafından davacının marka üzerindeki haklarının ihlal edildiğinin sabit olduğu, davalı kayıtları incelendiğinde davalı tarafın dava konusu marka içeren ürünlerin satışından elde ettiği net kazancın 1.255,35-TL olduğu alınan raporla sabit olduğu dikkate alınarak 1.255,35- TL maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalı şirketin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüzde bulunduğu ve eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 556 sayılı KHK ve 62. Maddesine ve TTK'nın 56/1-d maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu,
davacının marka tesciline konu ürünlerin ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 20.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın marka hakkına tecavüz dolayısıyla itibar tazminatı talepleri de değerlendirilmiş, davalı şirket tarafından sınai mülkiyet hakkına hakka konu ürünlerin kötü şekilde kullanıldığı, ürünlerin piyasaya uygun olmayan koşullarda sunulduğu,
ya da yönünde bir delil dosyada bulunmadığı dikkate alındığında davacı tarafın itibar tazminatı talep hakkı bulunmadığı kabul edilmiş ve itibar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, yine davacı tarafın kararın yayınlanmasına ilişkin talebi de değerlendirilmiş, 556 sayılı KHK'nın 72. Ve TTK'nın 59. maddesi gereği tecavüzün varlığı halinde kararın yayınlanması talebinde bulunma hakkı bulunduğu da gözetilerek bu yöndeki talebin de kabulüne karar vermek gerekmiştir Davacı tarafın davalı-------- aleyhine ikame edilen dava yönünden de talepler değerlendirilmiş,
az yukarıda ifade edildiği üzere marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin davalı ---tarafından gerçekleştirildiği, davalı -------- davalı şirketin şirket müdürü ve çalışanı olduğu, şahsi sorumluluğunu doğuracak bir ihlallerinin varlığının sabit olmadığı ve davalının yetkili müdür olmasının şahsi sorumluluğunu gerektirmediği kanaati ile bu davalı yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2016/62, K. 2025/5, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama