İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/196 K.2024/241

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Esas2021/196Karar2024/241Tarih10 Ekim 2024Okuma27 dk · 5.429 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/196
Karar No
2024/241
Karar tarihi
10 Ekim 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.429 kelime·27 dk okuma·12 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/196

KARAR NO : 2024/241

DAVA

Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 15/11/2021

KARAR TARİHİ : 10/10/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili -----, piyasada ----- adı altında satıldığı öğrenilen, çocuklara yönelik kitap setleri içerisinde bulunan -----) kitap eserlerinin (toplam 4 adet ----Kitabı) eser maliki olduğu, Müvekkili ile davalılar -----sınıf Eğitim Seti hazırlama projesini gerçekleştirmek için 2006 yılında bir araya geldikleri, bu setler içerisindeki 4 adet ---- kitabının hazırlanması görevinin müstakil olarak müvekkiline verildiği,

müvekkilinin, 4 adet ---- Kitabını eşi ----- ile birlikte kaleme alarak hazırladıkları, baskıya hazır olacak biçimde dizgi işlerini de gerçekleştirdiklerini, Müvekkili ile davalıların, ----- Seti oluşturma işinde ----gayesi ile yola çıktıkları, ancak davalı heyetin, söz konusu kitapların basım işini kendilerinin gerçekleştireceğini beyan ettiklerinden, bu iş "----" ile yapıldığından o tarihte, basımın kimin tarafından yapılacağı üzerinde durmayan müvekkilinin basıma hazır tüm kitap içerik ve taslaklarını davalı heyete verdiği,

2014 tarihine kadar davalıların kendilerinin --- Seti’nden herhangi bir gelir elde etmedikleri, elde edilen gelirin tamamını tarafların intisab ettikleri cemaatin vakfı --- - Vakfı'na bağışladıklarını beyan ederek müvekkiline herhangi bir telif bedeli ödemedikleri, 2014 yılında müvekkilinin tesadüfen, ---- Seti’nden ve dolayısı ile bu setler içerisinde yer alan müvekkilin eser maliki olduğu 4 ayrı kitaptan elde edilen gelirin davalılarca ----- Vakfı'na bağışlanmadığını, şahsi gelir elde ettiklerini öğrendiği, Hem davalı hem de bir kısım davalıların eşleri de olan ---- ve ----- ile birlikte hareket ederek,

bu kitapların dava dışı ---- Yayınevi, --- , ----- vs. ile anlaşarak 2008 yılından bu yana basma, çoğaltma, dağıtma, yayma fiilleri ile müvekkiline herhangi bir telif bedeli ödenmeden bu eseri ticarileştirdiklerine ve gelir elde ettiklerini öğrendikleri, bunun üzerine müvekkilinin evvela davacılardan hakkı olan telif bedelini talep ettiği, ancak hakkı olan telif bedeli ödenmeyince, sulh sağlanamayınca müvekkilinin ----.

Noterliği' nin 20.06.2014 tarih ----- yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiği, bu ihtarnamede; davalıların tecavüz eylemlerini durdurmaları, tecavüz sebebi ile oluşan zarar ve ziyanı tazmin etmeleri aksi takdirde yasal yollara müracaat edileceğinin bildirildiği, tarafların sulh için bir araya geldikleri, dava dışı --- ve --- haricen hakem olarak tayin edildikleri, hakem heyeti tarafından davalıların haksız bulunduğu, bu çerçevede davalıların müvekkiline 30.000,00 TL para ödemesine karar verildiği, ancak davalıların buna da riayet etmeyerek,

tecavüz eylemlerine devam ettikleri, Bunun üzerine müvekkilinin eşi ---- tarafından, ----- aleyhine ---- FSHHM' nin ----- sayılı dosyası ile müdahalenin meni ve tazminat davası açtığı, yargılama esnasında davalı tarafın husumet itirazında bulunduğu,

birbiri ile çelişkili bir biçimde evvela dava konusu ----- kitaplarının ------ tarafından hazırlandığını iddia ettikleri, daha sonra bu iddialarını tüm kitapların heyetin tamamı tarafından anonim olarak hazırlandığı şeklinde değiştirdikleri, ancak davalıların da arasında bulunduğu bir kısım tanıkların ---- kitaplarının müvekkili -----tarafından hazırlandığı beyanı ardından, bu sefer davanın müvekkili ----- tarafından açılamayacağını iddia ederek husumet itirazlarını değiştirdikleri, --- --FSHHM' nin --- sayılı dosyasında, dava konusu ettiğimiz kitapların davalılar tarafından 2008 yılından bu yana birebir basıldığı,

müvekkilinin telif talebinin ardından söz konusu eserlerin iş bu sefer müvekkilin izin ve muvafakati alınmadan işlendiği, böylelikle davalıların 4 ayrı ---- Seti içerisindeki, kendi hak sahiplikleri dışında kalan ve müvekkilinin hak sahibi olduğu 4 ayrı ---- Kitabını basarak, yayarak, çoğaltarak, ticari olarak bulundurarak ve satarak haksız biçimde gelir elde ettikleri, müvekkilinin FSEK'ten kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz ettiklerinin sübuta erdiği, ------ FSHHM' nin ------ sayılı kesinleşen ilamında.

"Toplanan deliller, Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan gelen belge örnekleri, tanık anlatımları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile, davaya konu "-----" isimli kitabın FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğu, bu eserin de içinde yer aldığı kitap setinin basılarak satışa sunulduğu, her ne kadar davacı eserin kendisine ait olduğunu iddia etmişse de, eserin hazırlayanın davacının eşi ---- olduğu, davacının yalnızca baskı aşamasında matbaa işlemleriyle ilgili görüşme ve çalışma yaptığı, bizzat davacının eşinin ve davacının gösterdiği tanıkların beyanlarının da bu yönde olduğu,

FSEK'nun 66. maddesi uyarınca dava açma hakkının mali ve manevi hak sahibine ait olduğu" denmekle dava konusu ----- Kitaplarının eser olduğu, müvekkil ------ eser sahibi olduğunun kabul edildiği ve müvekkilinin eşi ------ tarafından açılan davanın eser sahibi olmadığı gerekçesi ile husumetten reddedildiğinin açıkça ifade edildiği,

Bu nedenlerle, ----- FSHHM' nin---- sayılı dosyasının tüm delil ve ekleri ile birlikte celb edilerek bu dosyaya iş bu dava dosyasına delilleri olarak alınmasını talep ettikleri, ----- FSHHM'nin -----sayılı dosyasında toplanan deliller ile müvekkilinin eser sahipliği ve tecavüz olgusu sabitliği dışında, tecavüzün çok yoğun bir biçimde gerçekleştiğine dair bir takım verilerin de ortaya çıktığı.

İçinde müvekkiline ait ---- kitabı da bulunan ---- ve----- basılıp, çoğaltıldığı, yayınlandığı ve satılıp gelir elde edildiğinin anılan dosyaya sundukları internet sitesi çıktıları ve dava başında yapılan delil tespiti neticesinde bunu teyid eden bilirkişi raporu ile sabit olduğu, ----- internet alanında “ ---- Seti” ile ilgili kullanılan “Ürün Temmuz 2017 tarihinde baskıdan çıkacaktır.” ibaresinden, ---- hâlihazırda dava konusu kitap setini Temmuz 2017 tarihine kadar basıp, yayınlandığı ve satıp gelir elde ettiğinin ikrar edildiği, ----- aramasında-----internet sitesinde dahi satılıp pazarlandığı görüldüğü,

---- adresinde, -----çoğaltıldığı, yayılıp, satılıp pazarlandığının anlaşıldığı, ---- tarafından söz konusu dosyaya ibraz edilen 11.08.2015 tarihli sözleşmede davalı ---- eser sahibi sıfatı ile 10.000 adet basım için yayınevi ile anlaştığının görüldüğü, Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nün 07.04.2017 tarihli yazısında davalıların imzasını taşıyan belgelerden, dava konusu ----- eserini de içeren kitap setleri için. 10.06.2015 tarihinde --- - talebi ile 3.000 adet,

 10.06.2015 tarihinde -- - talebi ile 3.000 adet,  10.06.2015 tarihinde -- ----- talebi ile 3.000 adet,  17.06.2015 tarihinde -- ---- talebi ile 10.020 adet,  24.06.2016 tarihinde --- -- talebi ile 3.000 adet,  24.06.2016 tarihinde --- -- talebi ile 3.000 adet,  06.09.2016 tarihinde --- - talebi ile 3.000 adet,  21.09.2016 tarihinde --- -- talebi ile 20.000 adet,  27.10.2016 tarihinde ------ talebi ile 1.200 adet,

bandrolün davalılar tarafından alındığı, 2015-2016 yıllarında olarak piyasaya dağıtılan tecavüzlü eser satısının 49.320 olduğu, ayrıca davalıların eser sahibini kendileri olarak bildirdiklerinin anlaşıldığı, ---- FSHHM' nin ----- sayılı dosyasında toplanan delillerin, beraber hareket eden ve tecavüzde bulunan davalıların, eser sahibi oldukları iddiaları ile gerçeğe aykırı beyanname vererek, ---- eserini basmak, çoğaltmak, yaymak, satmak ve diğer tecavüz fiillerini hep birlikte işlediklerini somut bir biçimde ortaya koyduğu,

Davalıların yılda en az 25.000 adet bandrollü eser bastıkları, 2008 yılından bu yana müvekkiline telif ücreti ödemedikleri, Telif Hakları Genel Müdürlüğü’ne, ----- tezkere yazılarak ---- setlerinden (----- Seti) ve her halükarda dava konusu ------ kitaplarından kaç adet kitap basıldığı sorulduğunda da bu husus teyit edileceği, uzman bilirkişi raporu alındığında 2008 yılından bu yana devam eden tecavüz sebebi ile müvekkilin talep edebileceği telif ve tazminat tutarı ortaya çıkacağı, 4 ayrı ----- kitabının eser maliki ve hak sahibinin müvekkili olduğu, eserler üzerindeki mali ve manevi haklarını davalılara devretmediği,

herhangi bir hakkını da hibe etmediği, ihtilafın, davalıların müvekkilinden habersiz olarak yaptıkları basma, dağıtma, yayma ve ticari hakları kullanma, bundan elde ettikleri gelirden müvekkiline telif vermemelerinden kaynakladığı, davalıların, FSEK 52 uyarınca yazılı izin almadan gerçekleştirdikleri basma, çoğaltma, dağıtma, yayma vs... fiillerinin müvekkilinin FSEK' ten kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz oluşturduğu, FSEK 66. ve devamı hükümlerinde müvekkilin tecavüz sebebi ile açabileceği hukuk davaları sıralandığı,

Tecavüzü kanıtlayan delilleri sunmak için davalı tarafa FSEK 76, HMK 219, 220 maddeleri uyarınca kesin süre verilmesini talep ettikleri.

Tecavüzün meni ve refi – lehe olan ilamın yayınlanması talep ettikleri, Davacı uyuşmazlığın çözümü amacıyla arabuluculuk yoluna başvurulduğu, ancak taraflar anlaşamadığı için anlaşılamadığına dair son tutanak tutulduğu, arabuluculuk anlaşmama tutanağının dilekçe ekinde sunulduğunu FSEK 77 ve HMK hükümleri uyarınca davalıların, müvekkilinin FSEK'ten kaynaklanan haklarına olan tecavüzün durdurulmas, müvekkiline ait -----) kitapları yahut bunun işlenmesi ile ortaya çıkan taklit eserin çoğaltılmış nüshalarının veya hasren onu imale yarayan kalıp ve buna benzer sair çoğaltma vasıtalarının ihtiyati tedbir yolu ile muhafaza altına alınması,

Davalıların her birine FSEK 76, HMK 219 ve 220. maddesi uyarınca dava konusu esere ilişkin basılan adetleri, yapılan telif vb… ödemeleri gösteren sözleşmeleri, faturaları, banka ödeme dekontlarını ve banka hesap bilgilerini sunmak için kesin süre verilmesi, Davanın kabulüne karar verilmesini, Davalıların müvekkiline ait esere olan tecavüzlerinin ref ve menine, davalıların tecavüz eylemlerinin sonlandırılmasına karar verilmesi,

FSEK 68/1. maddesi uyarınca, tecavüzün meslek birliklerinin görüşü sorulup tespit edilecek rayiç bedeli nazara alınarak hesap edilecek tecavüz süresince (2008 yılından dava tarihine kadar olan) talep edilebilecek lisans bedelinin (nesnel) 3 katı oranında tazminata hükmedilmesi,

ayrıca FSEK 70/3 hükmü uyarınca müvekkilinin tazminattan başka temin edilen kârın kendisine verilmesini de isteyebileceğinden, davalıların tecavüz sebebi ile elde ettiği karın müvekkiline verilmesini (FSEK 68 uyarınca talep edilen bedelin bu bedelden indirilmesi),

buna göre hesap edilecek müvekkilinin hakkı olan toplam maddi tazminat tutarının ileride bilirkişi incelemesine göre talebi arttırmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. maddesi uyarınca şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen ticari avans faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları oranında müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkile verilmesine (Her bir davalının tespit edilen tecavüz süresi itibari ile sorumlu tutulmasını-davalıların tamamının sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek biçimde tek bir kez, müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasını talep ettikleri),

FSEK 70/1. maddesi uyarınca müvekkilinin manevi zararlarının giderilebilmesi için, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları oranında müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesi, FSEK 67/2 hükmü uyarınca ilamın masrafı davalıdan alınmak sureti ile en yüksek tirajlı 3 gazetede yayınlanmasına, fazlaya ilişkin her türlü hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH

Davacı vekili ıslah dilekçesinde. HMK 107 maddesi uyarınca talep arttırım dilekçesinin kabulüne, 1.772.701,40 TL dava değeri üzerinden eksik harcın ikmaline, davalıların müvekkiline ait ----) kitap eserlerine (toplam 4 adet ---- Kitabı) tecavüzlerinin ref ve menine, davalıların tecavüz eylemlerinin sonlandırılmasına, maddi tazminat talebimizin kabulüne.

FSEK 68 ve 70. maddeleri uyarınca 1.782.701,40 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen ticari avans faiziyle birlikte ---- dışındaki davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine, ---- yönünden bilirkişi raporuna olan itirazımızın resen değerlendirilmesine,

---- dava dilekçemizdeki talebimiz çerçevesinde sorumlu tutulmasını (FSEK 68 ve 70. maddeleri uyarınca dava dilekçesindeki 10.000 TL dava değeri üzerinden ----- diğer davalılar ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasını) FSEK 68 ve 70. maddeleri uyarınca 10.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen ticari avans faiziyle birlikte ----- diğer davalılar ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkile verilmesine, manevi tazminat talebimizin kabulüne, ----- yönünden bilirkişi raporuna olan itirazımızın resen değerlendirilmesine,

fsek 70/1 uyarınca müvekkilin manevi zararlarının bir nebze olsun giderilebilmesi için, 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları oranında müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine, mahkeme tarafından herhangi bir sebepten dolayı ----- pasif husumet ehliyeti bulunmadığı kanaatine varılması durumunda, dava dilekçemizde davalılara sorumlulukları oranında husumet yöneltildiği, ---- sorumluluğu bulunmaması durumunda -----sorumluluk yöneltilmemiş olacağı, her halükarda T.C.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Telif Hakları Genel Müdürlüğü’ nün 07.04.2017 tarihli yazısı ve ekindeki “süreli olmayan yayınlar için bandrol talep formu ve taahhütname” başlıklı yazıların ---- diğer davalılar ile birlikte hareket ettiğinin görüldüğü ve bu sebeple dava açılmasına bizatihi davalının sebebiyet verdiği, sebebiyet ilkesi gereği davanın reddi durumunda ------ yönünden müvekkil aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin dikkate alınmasına, FSEK 67/2 hükmü uyarınca mahkeme karar özetinin masrafı davalılardan müşterek ve müteselsilen alınmak sureti ile en yüksek tirajlı 3 gazetede yayınlanmasına,

fazlaya ilişkin her türlü hakkımızın saklı tutulmasına, Avukatlık ücretleri ile yargılama giderlerinin davalılara müşterek müteselsilen yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVAYA CEVAP

Davalılar ----- vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle.

Davacı---- dava konusu eserler (---- Seti) üzerinde ne eser sahibi, ne müellif, ne hak sahibi ne de malik olarak hiçbir hakkı ve yetkisi bulunmadığı, mülkiyet iddiası tamamen gerçek dışı olduğu, aynı zamanda aktif dava ehliyeti olmadığı, kesinleşen ---- FSHH Mahkemesi'nin ---sayılı dosyasına sunulan "Eser Üzerindeki Mali Hakların Devri ve Temliki Sözleşmesi" ile---- (kabul anlamına gelmemekle birlikte) iddialarına ilişkin tüm hak ve yetkilerini "gayrikabili rücu olarak" eşi ---- devrettiği, anılan sözleşme ile davacının iddia ettiği tüm hak ve yetkilerin feragat nedeniyle sona erdiği,

---- huzurdaki davada dava konusu eser ile ilgili herhangi bir talep ve dava hakkı bulunmadığı, bu nedenle açtığı huzurdaki davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddinin gerektiği, ----FSHH Mahkemesi'nin anılan --- Esas sayılı dosyasında, davacı ---, huzurdaki davanın davacısı ----- tüm hak ve yetkilerini devrettiği, gerekçeli kararda da yazıldığı gibi "eşinden mali hakları devraldığına dair sunduğu sözleşme ve muvafakatin davacıya aktif dava ehliyetini kazandırmayacağı" sebebiyle davanın usulden reddedildiği ve kesinleştiği, ----- huzurdaki dava için herhangi bir talep ve dava hakkı bulunmadığı,

bu sebeple huzurdaki davanın öncelikle aktif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği, Pasif Husumet Eksikliği olduğu, Müvekkilleri ---- ve ------ eserlerin gerçek sahibi değil, eser sahiplerinin temsilcisi oldukları, yazar heyeti adına sözleşmeler ve heyetin muhasebe işlerini yaptıkları, bu müvekkillerinin bu eserler üzerinde asaleten bir hakkı, mülkiyet iddiası veya kazancı olmadığı için, bu davada pasif dava ehliyeti de bulunmadığı,

pasif husumet eksikliği bulunduğundan bu davanın davalılar----- açısından da husumet eksikliği sebebi ile usulden reddinin gerektiği, diğer müvekkiller açısından da pasif husumet eksikliği itirazında bulundukları, hak iddia edilen eserin tamamen dini duygular ve hayır için bir araya gelen "heyet" tarafından kaleme alındığı, hiçbir müvekkilinin gelir elde etme saikiyle hareket etmediği, Davacının defaatle haricen öğrenme ve duyuma dayalı olarak, müvekkillerinin gelir elde ettiği iddiasında bulunduğu, ancak bu iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil sunmadığı,

herhangi bir gelir elde etmeyen müvekkilleri açısından da pasif husumet itirazında bulundukları, Zamanaşımı İtirazına mukabil Davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığı, 2006 yılında meydana geldiği iddia edilen olaylar silsilesinde davacının eserle ilgili iddialarını 15 yıl sonra dile getirmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının bu setlere ilişkin olduğunu iddia ettiği haklarını 2014 senesinde öğrendiğini açıkça beyan ettiği, ilgili iddiayı kabul etmeseler de ilgili tarihin tecavüzün öğrenilme tarihi olarak baz alındığında dahi davacının tüm iddialarının zamanaşımına uğradığı,

Davacının dava dilekçesinde de belirtilen aynı alacak iddiası ile ikame edilen ---FSHHM ------ Sayılı dosyasının 21.06.2018 tarihli celsesinde: "2008 yılında kitap basılmaya başlamıştır. Benim satıştan para kazanıldığını öğrenme tarihim 5-6 yıl sonradır.

Kitap satışından para kazandıklarını öğrenip kendilerine sorduklarımda benim kitabımı setin içinden çıkardılar." şeklinde beyanda bulunduğu, oysa dava dilekçesinde açıkça davacının tecavüzü öğrenir öğrenmez ihtarname gönderdiğinin belirtildiği, anılan ihtarname incelendiğinde; tarihinin 20.06.2014 olduğunun görüldüğü, huzurdaki dava tarihi ile davacının tecavüz iddiasını öğrendiğini beyan ettiği tarih ( 20.06.2014 ) arasında 7 yılı aşkın bir süre olduğu, birlikte tüm talepleri 2 yıllık süre içinde ileri sürülmediği için zamanaşımına uğradığı,

işbu sebeple zamanaşımı nedeniyle esasa girilmeden davanın usulden reddini talep ettikleri, Dava dilekçesinde, müvekkillere ihtarname gönderilerek, müvekkillerin temerrüde düşürüldüğü iddiası ile hakların zamanaşımına uğramadığı iddia edildiği, davacı ---- müvekkillerine gönderdiği herhangi bir ihtarname olmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan ihtarnamede; dava dışı ---- tarafından müvekkillerden sadece ----- gönderilmek üzere ihtarname keşide ettiği, davacı tarafından gönderilen herhangi bir ihtarname olmadığı gibi temerrüde düşme olgusunun da tamamen asılsız iddiadan olduğu,

ayrıca ihtarnamenin zamanaşımını kesen veya durduran bir etkisi bulunmadığı, zamanaşımını kesen ya da durduran hallerin TBK 153. ve 154. maddelerinde tahdidi olarak açıkça sayıldıkları, ---- FSHHM ---- Esas sayılı dosyasında davacının----huzurdaki davada ise davacı --- olduğu, ---- tarafından açılan eski dava ----- yönünden zamanaşımını durdurmadığı ve kesmediği, bu nedenle davacı tarafın tüm isteklerinin zamanaşımına uğradığı, davanın usulden reddinin gerektiği, Esasa ilişkin ise.

Hak iddia edilen eserin en başından itibaren hayır amacıyla bir heyet tarafından maddi bir beklenti olmaksızın yazıldığı, müvekkilleri de hep bu saikle hareket ettikleri, davacının müvekkillerin kazanç sağladığına dair iddialarının asılsız olduğu, herhangi bir maddi kazanç elde etmedikleri, davacının müvekkillerinin maddi kazanç sağladığına ilişkin herhangi bir delil sunamadığı, Davacının 2008 yılında olduğunu iddia ettiği olaylar karşısında 13 yıl boyunca hareketsiz kalmasının kötü niyetini gösterdiği, Davacının eşinin, kitap satıcılığı yaptığından dava dilekçesinde iddia ettiği hususların hayatın olağan akışına aykırı olduğu,

yazar olduğunu iddia eden bir kimsenin 13 yıl boyunca sessiz kalması ve sonrasında bir anda eser sahibi olduğunu hatırlayıp iddia ettiği haklar için dava açması kötü niyetli olduğunu gösterdiği, davacının hak iddia ettiği dönemlere ilişkin tarihlerde de hata bulunduğu, dilekçesinde 2008 yılından dava tarihine kadar olan tüm satışlardan kendisinin payı olduğundan bahisle birtakım iddialarda bulunduğu.

Davacının dava dilekçesinde aynı alacak iddiası ile ikame edilmiş olan ---- FSHHM ----sayılı dosyasının 21.06.2018 tarihli celsesinde "2008 yılında kitap basılmaya başlamıştır. Benim satıştan para kazanıldığını öğrenme tarihim 5-6 yıl sonradır.

Kitap satışından para kazandıklarını öğrenip kendilerine sorduklarımda benim kitabımı setin içinden çıkardılar." şeklinde beyanından açıkça 2014 yılından sonraki eserlerde kendi hak iddiasında bulunduğu eserinin yer almadığını ikrar ettiğinin görüleceği, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının hakkı olduğu kanaatine varılsa dahi 2014 yılından sonraki eserlerde kendisine ait eserin bulunmadığını ikrar eden davacının, 2014 ile dava tarihi arasındaki kitap satımlarından herhangi bir talep hakkı da bulunmadığı, Mahkemece bu durumun da nazara alınmasını talep ettikleri, Davacının, dava konusu eserler üzerinde;

hukuki, mali, maddi ve manevi hak sahibi de olmadığından FSEK ile koruma altına alınan ne fikri, ne mali, ne maddi ve ne de manevi hiçbir hakkı bulunmadığı, Davacının, dava konusu kitaplar üzerinde 2008'den bu yana herhangi bir hak talebinde bulunmamasına rağmen, bu dava ile hakkına (ki yoktur) el atıldığını / tevacüz edildiğini yeni öğrenmiş gibi beyanlarda bulunarak, delil tespiti ve ihtiyat-i tedbir istediği, Davacının tüm taleplerinin bu kapsamda reddinin gerektiği, Hak sahibi olmadığı için Davacının dava konusu kitapların satımından mütevellit maddi ve manevi herhangi bir zararı da olmadığı, haksız bir kazanç elde etme peşinde olduğu,

Hak sahibi olmadığı için dava konusu kitaplara yönelik tüm davalılar açısından yapılmış bir tecavüz fiili olmamakla birlikte davacının olası bir tecavüz fiilinin engellenmesine ilişkin bir talep hakkı da olmadığı, ileri sürülerek davacının tüm hak ve yetkilerini eşine devretmesi sebebiyle davanın öncelikle husumet yokluğu sebebiyle aksi kanaat halinde zamanaşımı sebebiyle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise tüm itirazlarının dikkate alınarak davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettikleri,davanın husumet yönünden reddine, davanın zamanaşımı yönünden reddine, davanın esastan reddine, Davacının,

ref ve meni müdahale ve tecavüzün sonlandırılması taleplerinin tümünün reddine, Davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, Davacının maddi tazminat talebinin reddine, Davacının manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın " -----)" isimli 4 adet kitabın eser niteliğinde olup olmadığı, davacı tarafından yazılıp yazılmadığı, davalıların bu kitapların yapılan baskılarında davacının adına yer vermeyerek davacıya ait FSEK' ten kaynaklanan maddi ve manevi haklarına tecavüzde bulunup bulunmadığı, bu nedenlerle davacının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının daha önce haklarını eşine devir ettiğine dair sözleşme yapmış olması nedeniyle aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı, yeni sunulan temlik sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, davalılar ---- pasif dava ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER

Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.

---- Şirketinden Verilen Cevabi Yazıda; davalı taraflardan yalnızca --- ve sadece-----SETİ hakkında imzalanmış bir sözleşme bulunduğu sözleşmenin çok eski tarihte olması nedeniyle ellerinde örneğinin bulunmadığı çok eski tarihli setler olduğundan bu kitaba ilişkin basın adetlerini gösterir herhangi bir belge bulunmadığı yalnızca---- ödeme yapılmış olup ödemelere ilişkin yayın evi nezdinde bilgilerinde bulunmadığı bildirilmiştir.

Yazı ekinde ------SETİ için imzalanmış olan

a)11.08.2016 tarihli Eser Telif ve Dağıtım Sözleşmesi”nde eser sahibi tarafında yayıncıya söz konusu eserleri eserin çoğaltma dağıtım reklam gibi mali haklarının 1 aylık süre için kullanım hakkının verildiği ve 3000 adet esre olacak şekilde sınırlandırıldığı görülmüştür.

b) 05.07.2017 tarihli “Eser Telif ve Dağıtım Sözleşmesi”nde eser sahibi tarafında yayıncıya söz konusu eserleri eserin mali haklarının 3 aylık süre için kullanım hakkının verildiği görülmüştür.---- Verilen Cevabi Yazıda; davalı taraflarla herhangi bir alakası olmadığı herhangi bir sözleşme bulunmadığı bu setin çok eski tarihli bir set olduğu nedeniyle bu kitaplara ilişkin basın adetlerini gösterir herhangi bir belge bulunmadığı bunlar karşılığında davalara ayni veya nakdi ödeme yapılmadığı belirtilmiştir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünden gönderilen 20 .10. 2023 tarihli cevabi yazı ekinde gönderilmiş olan belgeler incelendiğinde;

---- Şirketi tarafından --- tarafından kaleme alınmış olan ----- SETİ için imzalanmış olan 11.08.2016 tarihinde 3.000 adet bandrol talep formu ve taahhütnamesinin mevcut olduğu,---- Şirketi tarafından ----- tarafından kaleme alınmış olan ----- SETİ için imzalanmış olan 05.07.2017 tarihinde 4.000 adet bandrol talep formu ve taahhütnamesinin mevcut olduğu,

---- tarafından; ---- SETİ isimli eser 2015 yılında 10.020 adet için “------bandrol talep formu ve taahhütnamesinin mevcut olduğu, görülmüştür.

Bilirkişi rapor içeriğine göre;

1- "-----)" isimli 4 adet kitabın FSEK 2. Maddesi uyarınca “ilim ve edebiyat eseri “ olduğu

2-Sözkonusu kitapların davacı tarafından yazıldığı ve davacının eser sahibi ve FSEK ten kaynaklanan manevi ve mali hakların sahibi olduğu,

3-Davalıların (----- hariç) bu kitapların yapılan baskılarında davacının adına yer vermeyerek davacıya ait FSEK ten kaynaklanan 1aın belirtilmesi FSEK ten kaynaklanan Umuma Arz Salahiyeti ( Md 14), Adın Belirtilmesi Salahiyeti(Md 15), Eserde Değişiklik Yapılmasını Menetmek (Md 16) manevi hakları ile mali haklarından Çoğaltma Haklarını (Md 22) ihlal etmiş olduğu,

4-Ortalama cari Telif Hakkı ücretinin 594.233,80 TL.olarak , FSEK Madde 68 kapsamında Tazminat tutarı ( 594.233,80 TL.X 3) = 1.782.701,40 TL. olarak hesaplandığı,

5-Dosyada yer alan Bandrol formaları üzerinde yer alan kitap isimlerinin farklı olması ( ----- Yaş) nedeni ile hesaplamaya dahil edilmediği,

6-Manevi tazminatın takdiri ve miktarının tespitinin sayın Mahkemeye ait olduğu,

7-Eser üzerindeki hakkın ihlalinin haksız fiil teşkil ettiği durumlarda zarar görenin zararı ve sorumlusunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıllık zamanaşımı süresi uygulanacak olup her halükarda fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle dava açma hakkı zamanaşımına uğrayacağı,

Bununla birlikte tecavüz fiili devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemeye başlamayacağı, hak sahibi bu durumda zamanaşımı süreleriyle bağlı kalmaksızın dava açabileceği, FSEK ten kaynaklanan haklarını, davaya konu eserin 2015, 2014 yıllarında da baskılarının yapıldığı tespit edilmekle, dava tarihi itibariyle davacının dava ve talep hakkının zamanaşımına uğramadığı,8-16.05.2021 tarihli "Eser Üzerindeki Mali Hakların Devri Ve Temliki Sözleşmesi" başlıklı sözleşme,

iş bu dava tarihinden önce davacının sözleşme ile daha önce mali haklarını devretmiş olduğu ---- geçmişe yönelik hakları ile birlikte devir aldığı” devir sözleşmesinin geçerli olduğu, manevi hakların ise zaten eser sahibi davacıya ait olduğu ve bu hakların devredilemeyeceği, 8- Dava tarihi itibariyle davacının eserden doğan mali haklara ve bu hakları kullanma hak ve yetkisine sahip olduğu ,

9- Yapılan incelemelerde, özellikle intihalin mevcut olduğu eserler üzerinde davalılardan ---- eserler üzerinde eser sahibi olarak isminin yer aldığı, bandrol talep ettiği ve --- adına Yayına hazırlayan kişi olarak belirtildiği,

-----ilişkin olarak davacının FSEK’ten kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz teşkil edecek somut bir veri olmadığı," yönünde görüş bildirilmiştir.

Bilirkişi heyetinden alınan ek rapor alınmasına dair karar verilmiş bilirkişi heyeti ek raporunda kök raporunda görüşlerinin aynı olduğunu beyan etmişlerdir.

Davacı tanığı Tanık ----- beyanında özetle; “genellikle anlaşmazlıkların çözümlenmesi için başvurulan bir kişi olduğu, bu olayda da anlaşmazlığın giderilmesi için kendisine başvurulduğu, aradan zaman geçtiği için olayın ayrıntılarını hatırlamadığını, daha önce yine aynı konu ile ilgili başka bir davada şahitlik yaptığı, o ifadesini dahi hatırlamadığını, andığı söz konusu davada verdiği ifadesinin doğru olduğunu” beyan etmiştir.

Davacı tanığı ----- beyanında özetle; “tarafları tanımadığını, olay hakkında hiçbir bilgisi olmadığını, özel bir dernekte ders verdiğini, zaman zaman bazı dini konularda ve anlaşmazlıklarda kendisine danışıldığını, bu olayda da taraflarla bağlantılı kişilerin bu dava ile ilgili kendisine danıştıklarını, dinen neyin caiz olduğuna dair kendilerine cevap verdiğini, daha önce de aynı konuda başka bir davada şahitlik yaptığını, o ifadesini hatırlamasa da aynı şekilde ifade vermiş olacağını beyan etmiş, ----- Esas sayılı dosyasındaki ifadesi okunmuş, bu ifadesinin doğru olduğunu” beyan etmiştir.Davacı tanığı ---- beyanında özetle;

matbaacı olduğunu, Davacının eşi ----- kendisine gelerek dava konusu bu kitap serisini bastırmak istediğini söylediğini, özellikle ----- kitaplarını eşinin hazırladığını, gelirinin bir vakfa ait olacağını anlattığını, indirim istediğini, gelirin vakfa bağışlanacak olmasından kar elde etmeden fiyat verdiğini, ---- daha sonra yine kendisine gelerek kitap serisini eşinin de aralarında bulunduğu bir grup kadının hazırladığını, diğer kadınların başka matbaalardan da fiyat aldıklarını ve başka yere bastıracaklarını, diğerlerinin çoğunluk olması nedeniyle bu şekilde karar alındığını söylediğini,

daha sonra kendi verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyata kitapların bastırıldığını öğrendiğini, olay hakkında başkaca bilgisi olmadığını bu konuda daha önceki davada da benzer ifade verdiğini beyan etmiş, Davalılar vekilinin sorusuna, bu ---- kitaplarının daha sonra kitaplar arasından çıkartılıp çıkartılmadığına dair bilgi sahibi olmadığını” beyan ettiği görülmüştür.

Davacı tanığı --- beyanında özetle.

“Davacı eşi olduğunu, ---- cemaati mensubu ve yayıncılıkla uğraştığını, cemaat mensubu kadınlar tarafından dini konularda kitaplar yazılıp bir vakfa gelirinin bağışlanması yönünde talep geldiğini, eşinin de bu gruba dahil olarak çeşitli kitaplar hazırladıklarını, eşine de ---- kitaplarının düştüğünü ve bu kitapları hazırladığını, kitapların basılması için ----- isimli matbaacı ile 90.000,00 TL'ye anlaştığını, ancak diğer kadınların ----- başka bir matbaa ile anlaştıklarını söyledikleri için basım işini üstlenmekten vazgeçtiklerini, yayıncı olarak ve kitapların gelirinin vakfa gideceğini düşünerek bu kitapları 6 yıl boyunca sattığını,

ancak daha sonra diğer kitap hazırlayan kadınların kitapların gelirlerini kendilerinin kullandığını öğrendiğini, bunun üzerine eşinin de kendi payını istediğini, yine cemaate mensup kişilerden arabuluculuk yapmalarını isteyerek davalılar ile görüşüldüğünü, 30.000,00 TL ödemeleri konusunda sulh sağlandığını, kendilerine bu paranın ödenmediğini ve bu davayı açtıklarını beyan etmiş, Davalı vekilinin sorusu üzerine,

eşinin yazdığı kitaplarda ilk davayı açtıktan sonra bazı şiirlerin ve paragrafların yerleri değiştirilerek satışlarına devam edildiğini, kitaplarının hazırlanması sırasında eşine yardımcı olduğu için bu kitaplar ile ilgili haklarını eşinin kendisine verdiğini, eşinin kendisine, kendisinin de eşine zaman temlik ettiklerini” beyan etmiştir.

Davacı tanığı ---- beyanında özetle.

“Davacıyı tanıdığını, kendisi ve davacının dahil olduğu bir grup kadının 1998 yılından bu yana çocukların eğitimi için dini içerikli yazılar yazdıklarını, ama kitap olarak bastırmadıklarını, sonra kendi aramızda bunları kitap haline getirme fikri oluştuğunu, bastırmak için kaynakları olmadığından kendi aralarında altınlarını da bozmak suretiyle kitapların bastırdıkları, davacının hazırladığı ---- kitaplarının da bu şekilde basıldığını, kitap satışından hiç bir gelir elde edemediklerini, maddi katkı yapan herkesin zarara uğradığını, başlangıçta kitapların gelirinin ne olacağı konusunda da herhangi bir konuşma olmadığını,

davacının basıldıktan 1 - 2 sene sonra tek başına kitap yazacağını söyleyerek kendi kitaplarını almak istediğini, kabul ettiklerini, kalması için ısrar etmelerine rağmen davacının kitaplarını yayından çıkardıklarını, davacının daha sonra ----- adıyla bir kitap yazdığını, davacının çalışma gurubundan ayrılmasının kitapların basımından önce olduğunu, ortak çalışmayı kitaplar basılmadan önce bıraktığını, ancak kitabını geri çekmesinin basımdan sonra olduğunu, davacı ayrıldıktan sonra kitap satışlarından bir miktar gelir elde edildiğini, bunları da bazen kendi çocuklarının eğitimi, bazen de başkalarına yardım için kullandıklarını beyan etmiş,

Davacı vekilinin sorusu üzerine, davacının yazdığı kitabın ne zaman ilk kez basıldığını ve kitabın içeriğinin ne zaman değiştirildiğini aradan çok zaman geçtiği için hatırlayamadığını, davacının yazdıklarını fotokopi kağıtlar halinde teslim ettiğini, ayrı ayrı gruplar halinde çalıştıklarından fotokopiler yapılırken biz davacı ile aynı grupta olduğunu, kitaplardan basıldıktan yaklaşık 10 yıl sonra gelir elde etmeye başladıklarını” beyan etmiştir.

GEREKÇE

Dava; "-----adı altında satılan çocuklara yönelik kitap setleri içinde bulunan "----)" isimli 4 adet kitabın eser niteliğinde olduğu ve bu kitaplarla ilgili davacının FSEK'ten kaynaklanan maddi ve manevi hak sahibi olduğu iddiasıyla açılan, FSEK'ten kaynaklanan maddi ve manevi haklara tecavüzün tespiti ve maddi ve manevi tazminat davasıdır.Davacı taraf dava konusu , ---- adı altında satıldığı öğrenilen, çocuklara yönelik kitap setleri içerisinde bulunan ( -----) kitap eserlerinin (toplam 4 adet ---- Kitabı) eser maliki olduğu,

davalıların bu eserler üzerinde hak sahibi olmamasına karşın bu eserleri çoğaltmak ve kendi adlarına yayınlamak suretiyle davacının mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini beyan ve iddia ederek FSEK'ten kaynaklı haklarına olan tecavüzün ref ve men'ine, davalıların tecavüz eylemlerinin sonlandırılmasına, tecavüz dolayısıyla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Bu açıklama ve toplanan deliller dikkate alındığında.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan gelen belge örnekleri, tanık anlatımları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile, davaya konu -----)" isimli 4 adet kitabın FSEK 2. Maddesi uyarınca “ilim ve edebiyat eseri “ olduğu ve FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğu, bu eserin de içinde yer aldığı kitap setinin basılarak satışa sunulduğu, eserin hazırlayanın davacı ----- olduğu sabit olmuştur.

Bu tespitten sonra davacının eser üzerindeki haklarının ihlal edilip edilmediği hususu değerlendirilmiş, 5846 sayılı FSEK’nda Eser Sahibinin Manevi hakları. Umuma Arz Salahiyeti ( Md 14), Adın

Belirtilmesi Salahiyeti(Md 15), Eserde Değişiklik Yapılmasını Menetmek (Md 16) , Eser Sahibinin Mali hakları ise; İşleme Hakkı (Md 21), Çoğaltma Hakkı (Md 22), Yayma Hakkı (Md 23), Temsil Hakkı (Md 24), İşaret, Ses Ve/Veya Görüntü Nakline Yarayan Araçlarla Umuma İletim Hakkı (Md 25) olarak belirlendiği, dava konusu somut olayda bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere -----

davacı ve davalı kitaplarının içerikleri aynı, yani her iki kitabın konusunun da Peygamber’in hayatı olduğu, davalının olduğu iddia olunan 7. Baskı ile davacının kitabındaki konu anlatımı anlamına gelen şiirlerin aynı, tasarımları farklı, ön ve kapak aynı olduğu, bu benzerliklerden dolayı ve benzerliğin daha çok kitap içeriğindeki metin – şiirden kaynaklanmasından dolayı benzerlik

oranın %80 oranında intihal olduğu,----- isimli kitap ile davacı tarafından hazırlanan kitaplarının içerikleri aynı olduğu, her iki kitabın konusunun da Peygamber’in

hayatı olduğu, anlatım metinleri farklı olduğu, davacı kitabının sayfa tasarımının davalı kitabında da büyük oranda korunmuş, buna rağmen farklı görseller kullanıldığı, ön ve arka kapak tasarımları ve ön sözün birebir aynı olduğu, bu benzerliklerden dolayı %20 oranında intihal olduğu, -----

kitabına ilişkin olarak davacı ve davalı kitaplarının içerikleri aynı, yani her iki kitabın konusunun da Peygamber’in anlatım metinleri farklı olduğu, davacı kitabının sayfa tasarımının davalı kitabında da büyük oranda korunmuş, buna rağmen farklı görseller kullanıldığı, ön ve arka kapak tasarımları ve ön sözün birebir aynı olduğu, bu benzerliklerden dolayı %20 oranında intihal olduğu, ----- isimli kitaba ilişkin,

davacı ve davalı kitaplarının içerikleri aynı olduğu, yani her iki kitabın konusunun da Peygamber’in hayatı olduğu, anlatım metinleri yani içerik birebir aynı, sayfa tasarımı, kitap içinde yer alan görsellerin aynı olduğu, hem formatın hem de içeriğin birebir kopyalandığı bu haliyle %100 oranında intihal olduğu yönündeki tespitlerin eserlerin içerik, tasarım, kullanılan dil, anlatım tekniği ve eserlerin şekli birlikte değerlendirildiğinde davalılarca basımı yapılan eserlerin davacının hazırladığı eserden intihal ve iltibas yapılmak suretiyle gerçekleştirildiği ve bu eylemin hakkın devrini içerir bir sözleşmeye de dayamadığı dikkate alındığında davacının mali ve manevi haklarını ihlal eder mahiyette olduğu kabul edilmiştir.

Bu kabul karşısında davacı tarafın maddi tazminat talepleri değerlendirilmiş, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere “----” içine dahil --- kitabından %80 oranında intihal yapıldığı, Set içinde 9 kitap bulunduğu, Set’in cari fiyatının 545 ₺ olduğu,

---- içine dahil ----kitabından %30 oranında intihal yapıldığı, Set içinde 8 kitap

bulunduğu, Set’in cari fiyatının 575.25 ₺ olduğu,

--- içine dahil ----kitabından %30 oranında intihal yapıldığı, Set içinde 6 kitap

bulunduğu, Set’in cari fiyatının 566.40 ₺ olduğu,

----içinde ----- kitabından %100 oranında intihal yapıldığı, Set içinde 7 kitap

bulunduğu, Set’in cari fiyatının 617.50 ₺ olduğu,

2015 ve 2016 yıllarına ilişkin alınan bandrol miktarları dikkate alındığında davalılar tarafından ödenmesi gereken telif ücreti miktarının 594.233,80-TL olduğu, davacı tarafın FSEK 68. Maddesine göre bu bedelin 3 katı tutarına kadar tazminat talep hakkı bulunduğu,

anılan eserlerdeki intihal oranı ve ihlalin mahiyeti dikkate alındığında ödenmesi gereken telif ücretinin 1,5 katı oranında tazminat talep hakkı bulunduğu kabul edilmiş ve 886.350,70-TL Maddi tazminat alacağının davalı ---- dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafın eser üzerindeki haklarının ihlal edildiği kabul edildiğinde davacı tarafın bu ihlaller dolayısıyla manevi zararının oluşacağı kabul edilerek,

ihlalin mahiyeti, günün koşulları ve talep miktarı nazara alınarak 40.000,00-TL Manevi tazminat alacağının haksız fiil tarihi olan tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiş, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, ancak bu durum kısa kararda eksik bırakıldığından gerekçeli kararın yazılması sırasında tamamlanmıştır.Davacı tarafça diğer davalılarla birlikte davalı ------ yönünden de eserden kaynaklı haklara tecavüzün tespiti,

meni ve ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de davalı ---- eserler üzerinde isminin bulunmadığı, yine tecavüze konu eserleri yayınlayan ya da bandrol alın kişi olmadığı dikkate alındığında bu davalının pasif husumetinin bulunmadığı, ancak Yapılan incelemelerde, özellikle intihalin mevcut olduğu eserler üzerinde davalılardan ----- eserler üzerinde eser sahibi olarak isminin yer aldığı,

bandrol talep ettiği ve ----- adına Yayına hazırlayan kişi olarak belirtildiği dikkate alındığında bu davalının tecavüz eylemini gerçekleştirdiği kabul edilmiş, yine davalı tarafın zamanaşımı itirazları da değerlendirilmiş, eser üzerindeki hakkın ihlalinin haksız fiil teşkil ettiği durumlarda zarar görenin zararı ve

sorumlusunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıllık zamanaşımı süresi uygulanacak olup her halükarda fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle dava açma hakkı zamanaşımına uğrayacağı, bununla birlikte tecavüz fiili devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemeye başlamayacağı,hak sahibi bu durumda zamanaşımı süreleriyle bağlı kalmaksızın dava açabileceği, FSEK ten kaynaklanan haklarını, davaya konu eserin 2015, 2014 yıllarında da baskılarının yapıldığı tespit edilmekle, dava tarihi itibariyle davacının dava ve talep hakkının zamanaşımına uğramadığı kabul edilmiş ve tüm bu gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;

1-Davalı----- aleyhine ikame edilen davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,

2-Diğer davalılar yönünden davanın KABULÜ İLE

a-Davacı tarafın hak sahibi olduğu --- eserlerine, davalı ----- dışındaki davalılar tarafından yayımı yapılan “----- içine dahil -----adlı eserler dolayısıyla oluşan tecavüzün ref ve men'ine, davalıların tecavüz eylemlerinin sonlandırılmasına,

b-886.350,70-TL Maddi tazminat alacağının (hesaplanan tazminat miktarı olan 594.233,80-TL tazminatın FSEK 68. Maddesi gereği takdiren 1,5 katı oranında) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ---- dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

c-40.000,00-TL Manevi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ---- dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

d-Hüküm özetinin masrafı davalı ----- dışındaki davalılardan alınmak suretiyle tirajı yüksek Türkiye'de yayın yapan üç gazeteden birinde bir kez yayınlanmasına

3-Alınması gereken 63.279,02 TL harçtan peşin alınan 1.024,65 TL ve tamamlama harcı olarak alınan 30.275,00 TL olmak üzere toplam 31.299,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 31.979,37 TL harcın davalı ------ dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

4-Davacı tarafça yatırılan toplam 31.299,65 TL harcın davalı ----- dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca " tecavüzün ref ve men'i" davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ----- dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca " maddi tazminat yönünden" 136.089,10 TL vekalet ücretinin davalı ----- dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca "manevi tazminat yönünden" 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ----- dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca "reddedilen manevi tazminat yönünden "10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa(---- dışında kalan davalılara) ödenmesine,

9-Davalı ----- aleyhine ikame edilen davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiğinden bahisle 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile anılan davalı tarafa verilmesine,

10-Davacı tarafça sarfedilen toplam 10.264,90 TL yargılama giderinden kabul red oranına göre 9.540,20 TL'sinin davalı ----- dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,

11-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesineDair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/196, K. 2024/241, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2021/196
  4. Karar No : 2024/241
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 15/11/2021
  7. Karar Tarihi : 10/10/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Talep
  10. Islah
  11. Davaya Cevap
  12. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık
  13. Uyuşmazlık Hakkında Toplanan Deliller
  14. Gerekçe
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/196
Karar No
2024/241
Tarih
10 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/204 K.2024/781
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/208 K.2024/567
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/212 K.2024/709
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/214 K.2024/159
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/220 K.2024/235
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2021/221 K.2024/1423

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.