İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/299 K.2024/333

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Esas2022/299Karar2024/333Tarih24 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.259 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/299
Karar No
2024/333
Karar tarihi
24 Aralık 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.259 kelime·11 dk okuma·11 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/299

KARAR NO : 2024/333

DAVA

Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)

DAVA TARİHİ : 29/12/2022

KARAR TARİHİ : 24/12/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili davacı ----- adı ile sanat dünyasında tanınan ----, ülkemizde ve dünyada tanınan, saygın, başarılı ve ödüllü bir sanatçı olduğunu, ----- adlı şarkılarının, davalı tarafından izinsiz olarak ve telif hakları ödenmeksizin kullanıldığını, dava konusu "----" filminde kullanılan müvekkilinin eserlerinin, binlerce dijital platformda da ayrıca izleyiciye sunulduğunu, anılan kullanımların bir kereye mahsus olmadığını, defalarca ve tekrarlayan ihlal ve tecavüz niteliğini aldığını, davalı ile ihtaren iletişim yollarının denendiğini, fakat bir yanıt alınamadığını, eser sahibi yok sayılarak,

kendisine telif hakkı ve kullanım bedelleri ödenmeden, usul ve yasaya aykırı şekilde eserlerinin kullanıldığını, yayıldığını ve yayınlandığını, iş bu suretle haksız fiil ve tecavüzün gerçekleştiğini, müvekkili davacının hem maddi, hem manevi zarara uğradığını beyan ederek,

anılan eserlerin izinsiz kullanımı nedeni ile müvekkilinin eserleri üzerindeki tüm maddi ve manevi haklarına davalı tarafından gerçekleştirilmekte olan tecavüzün meni, müvekkiline anılan ihlal ve tecavüzden doğan zararları nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kullanılan eserler için toplam 15.000,00 TL maddi tazminat, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kullanılan eserler için 30.000,00 TL manevi tazminatın ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kullanılan eserler için 15.000,00 TL telif ücretinin,

toplam 60.000,00 TL'nin ihlal tarihi itibari ile işleyecek olan yasal faizi ile davalı şirketten alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVAYA CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davaya konu iki adet müzik eserlerinin gerçek sahibinin tespiti gerektiğini, davacı -----, dava konusu 2 adet müzik eserinin sahibi olduğunu iddia ettiğini oysaki, davacı yan, dava konusu eserlerde eser sahibi olduğunu ispat edemediğini, dava dosyasına sunmuş olduğu sinema eserlerinin ---- linkleri ve --- adli filme ait ekran görüntüleri eser sahipliğini ispatlamadığını, önemle belirtmek isteriz ki;

davacı yanın mali haklarının ihlal edildiği iddiası ile tazminat talep edebilmesi için eser sahibi olduğuna ilişkin resmi evraklar sunması ve eser sahipliğini ispatlaması gerektiğini, müvekkili ---- Şirketi yapımcı bir şirket olup, Türk Halkı tarafından çok iyi bilinen sayısız eseri izleyicilerle buluşturmuş bir kuruluş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; bir an için dava konusu eserin gerçekten davacı yana ait olduğu kabul edilse dahi.

4630 sayılı FSEK ek md. 2 hükmü ile 1995 öncesi döneme ait tüm yapımlarda yapımcının eser sahibi statüsü korunduğunu, sonuç olarak, bahse konu eserle ilgili tüm mali haklar ve bu hakları kullanma salahiyeti ---- ait olduğunu, bu sebeple, öncelikle, dava konusu filmin yapım yılı itibarıyla.

FSEK’te 1995 yılında yapılan değişiklik uyarınca, 12 Haziran 1995’ten önce yapılan veya yapımına başlanan sinema eseri üzerinde hak sahibinin/eser sahibinin yapımcı olduğu, senaristin bu yapım üzerinde eser sahipliğinden kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı yasal tespiti karşısında; mülkiyet hakkını da resmi belgelerle ispatlayamayan davacının, anayasa mahkemesinin yukarıda sunulan kararı uyarınca öncelikle huzurdaki davanın usul yününden reddine, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, Yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacıya ait --- ve ---- adlı şarkıların davalı tarafça yapılan ---- filminde izinsiz olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu hali ile davacının maddi ve manevi zararının oluşup oluşmadığı, yine davacının bu sebeple telif ücreti talep hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER

Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Ticaret sicil kaydı ile davalı şirketin 14/02/1973 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. ---- yazı cevabında, "----" isimli müzik eserlerinin besteici ----- olup söz yazarının bilinmediği, " ----" isimli eserin ise bestecisi ve söz yazarı -----olup eserin Türkçe sözlerinin ----' a ait olduğu anlaşılmıştır.

Bilirkişiler --- ve --- hazırlamış olduğu 09/01/2023 tarihli, mahkememize 25/01/2023 tarihinde sunulan raporunda özetle; davaya konu "----" isimli sinema filminin çekim tarihinin 1968 ve vizyon tarihinin 14/04/1968 olduğu, davaya konu "---" isimli sinema filminin yapımcısının davalı -----. firması olduğu, davaya konu "----" isimli sinema filminin görsel, işitsel video kaydının davalı ---. firmasına ait ---- hesabı tarafından----- bağlantı adresi üzerinden 10/04/2019 tarihinden itibaren umuma açık bir şekilde tam uzunlukta yayınlanmış olduğu ve işbu rapor tarihi itibariyle 804.701 defa görüntülenmiş olduğu,

davacının söz yazarı sıfatı ile eser sahiplerinden olduğu iddia edilen "----" isimli sözlü müzik eserinin söz ve bestesinin, davalı firmanın yapımcısı olduğu 1968 yılı yapımı "----" isimli sinema filminde 07:02 ile 07:42 süreleri arasında 1 defa söz ve bestesi ile kısmen kullanılmış olduğu, davacının söz yazarı sıfatı ile eser sahiplerinden olduğu iddia edilen "----" isimli sözlü müzik eserinin davalı firmanın yapımcısı olduğu 1968 yılı yapımı "----" isimli sinema filminde 12:40 ile 13:34 süreleri ile 01:16:50 ile 01:17:20 süreleri arasında 2 defa söz ve bestesi ile kısmen kullanılmış olduğun adair tespit ve görüşlerini bildirmişlerdir.

Taraf iddia ve savunmaları ile sunulan deliller ve Mahkememiz tarafından tespit için alınan rapor dikkate alınarak davalı tarafın müzik eserine karşı tecavüz oluşturup oluşturmadığı ve varsa maddi zararının (telif ücreti hesaplaması yapılarak) belirlenmesi hususunda FSEK uzmanı, sinema yapımcısı ve müzik yapımcısı ve muhasip üyeden oluşan heyet raporunda özetle; dava konusu ----- isimli sinema eseri üzerinde davalının eser sahibi olduğu, Dava konusu ----- isimli musiki eseri üzerinde davacının besteci olarak hak sahibi olduğu,----- isimli musiki eseri üzerinde ise söz yazarı

sıfatıyla hak sahibi olduğu,

her iki musiki eserinin --- isimli sinema filminde kullanıldığı, bu sinema

filminin davalı tarafından ----- platformunda umuma iletildiği,

Ancak dosyada mevcut eser işletme belgelerinin incelenmesinden dava konusu

---- isimli eserlerin 2001 yılından önce alenileşen eserler kapsamında yer

aldığının anlaşıldığı, 2001 yılından önce alenileşen eserler yönünden internet

yoluyla umuma iletim hakkının söz konusu olmaması sebebiyle FSEK m.51/1

uyarınca bu hakkın kullanımı kapsamında davacıya uygun bir tazminat ödenmesi

gerektiği,dava konusu eserin popülaritesi, sanatçının tanınırlığı ve üretim kapasitesi gibi

sübjektif unsurlar nazara alındığında dava konusu eserlerin internette yayınlanması

hususunda eser sahibinden izin alınmış olsaydı talep edilecek telif ücretinin her iki

eser için 120.000-TL olabileceği, davacının müzik eserlerinden birinde söz yazarı

diğerinde besteci olması sebebiyle bu bedelin yarısı olan 60.000-TL ‘yi talep hakkının

olabileceği,davalı tarafından ---- üzerinde yapılan yayında musiki eseri sahiplerinden

davacının ismi belirtilmediğinden eser sahibinin manevi haklarından olan “eser

sahibi olarak tanıtılma hakkı”(FSEK m.15) ihlal edilmiş olacağından ---- isimli müzik eserlerinin dava konusu sinema eserinde kullanılmasına rağmen davacının müzik eseri sahipleri arasında gösterilmemesi

sebebiyle davacının manevi tazminat talebin haklı olduğu manevi tazminatın türü

ve miktarını takdir hakkının Mahkemeye ait olacağı görüş bildirmişlerdir.Taraf vekillerinin rapora karşı itirazları doğrultusunda ek rapor aldırılmış olup alınan ek raporda özetle; Dava konusu ---- isimli sinema eseri üzerinde davalının eser sahibi olduğu,

Dava konusu ----- isimli musiki eserleri üzerinde davacının Türkçe söz yazarı sıfatıyla eserin sahiplerinden biri olduğu,

Bu eserlerin ---- isimli sinema filminde söz ve beste ile kullanıldığı, bu sinema

filminin davalı tarafından ---- platformunda umuma iletildiği,Davaya konu ----- isimli sinema eserlerin 2001 yılından önce alenileşen eserler

kapsamında yer aldığının anlaşıldığı, 2001 yılından önce alenileşen eserler yönünden internet yoluyla umuma iletim hakkının söz konusu olmaması sebebiyle FSEK m.51/1 uyarınca bu hakkın kullanımı kapsamında ---- ve ---- isimli müzik eserinin

sahiplerinden biri olan davacıya uygun bir tazminat ödenmesi gerektiği,

Dava konusu eserin popülaritesi, sanatçının tanınırlığı ve üretim kapasitesi gibi sübjektif

unsurlar nazara alındığında dava konusu eserin internette yayınlanması hususunda eser sahibinden izin alınmış olsaydı talep edilecek telif ücretinin her iki eser için takriben 120.000-TL olabileceği, davacının müzik eserinin Türkçe sözü yazarı olması sebebiyle bu bedelin yarısı olan 60.000-TL‘yi talep hakkının olduğu, Davalı tarafından ---- üzerinde yapılan yayında musiki eseri sahiplerinden davacının

ismi belirtilmediğinden eser sahibinin manevi haklarından olan “eser sahibi olarak tanıtılma

hakkı”(FSEK m.15) ihlal edilmiş olacağından ---- ve ---- isimli müzik eserlerinin dava konusu sinema eserinde kullanılmasına rağmen davacının müzik eseri

sahipleri arasında gösterilmemesi sebebiyle davacının manevi tazminat talebin haklı olduğu manevi tazminatın türü ve miktarını takdir hakkının Yüce Mahkemeye ait olacağı,

Davalı vekilinin itirazında davacının kötü niyetli olduğunu, filmin yapımından bugüne kadar

55 yıl geçtikten sonra bu tür taleplerde bulunmanın iyi niyetli bir davranış olmadığını beyan edilmiş ise de bu husus Sayın Mahkemenin takdirlerinde olup davacı iddialarının TMK 2’de ifadesini bulan dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı hususu bilirkişi görevlendirme kapsamında olmadığına dair görüş bildirmişlerdir.Davacı vekilinin 05.12.2024 tarihli ıslah dilekçesinde;

davalı tarafça dosyaya sunulan cevap dilekçesi ıslah edilerek daha önce eksik bırakılan savunmanın tamamlayabileceği ve savunmanın dayandırıldığı vakıaların tümüyle de değiştirebileceğinden, yargılama süresince tüm beyan ve itirazlarımızı tekrarla ıslah talebimizin kabulünü, yargılamanın ıslah ile ileri sürdüğümüz zamanaşımı def'i ve sessiz kalma yoluyla hak kaybı itirazı da dikkate alınarak sürdürülmesini, davacının tüm iddia ve talepleri zamanaşımına uğramış olduğundan ve TMK madde 2 kapsamında sessiz kalma yoluyla hak kaybı söz konusunu olduğundan davanın reddini talep etmiştir.

Davacı vekilinin ıslah dilekçesinde özetle; dava konusu taleplerinden biri olan telif hakkı ihlali ve şarkıların izinsiz kullanılmasına dayanan maddi tazminat talebimize ilişkin bilirkişi nihai raporunda 2 eser için rayiç bedel 60.000.TL olarak ifade etmiş olup, ilgili yasa gereği bu tutarın 3 katı olarak talepleri yönünden, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere arttırarak, dava dilekçemizde toplam 30.000.TL olan maddi tazminat talebimizi 180.000.TL'ye arttırdıklarını dava değeri arttırma ve eksik harç tamamlama dilekçelerinin kabulünü talep etmiştir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME

FSEK 1/B, 3, 5, 8, 11, 12,15, 25, 51, 52 vd. maddeleriGEREKÇE:

Dava, eser üzerindeki mali hakların ihlalinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.

Davacı taraf, dava konusu "-----" isimli müzik eserlerinin kendisine ait olduğunu, davalı tarafın bu müzik eserlerini "----" isimli sinema eserinde müzik olarak kullandığını, yine film adı olarak kullandığını, bu kullanımlarının rızası dışında olduğunu, bu sebeple eser üzerindeki haklarının ihlal edildiğini beyan ederek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.Dava konusu somut uyuşmazlıkta "---- " isimli müzik eserinin ---- kayıtlarına göre söz yazarının bilinmediği, bestecisinin davacı --- olduğu, " ----" isimli müzik eserinin söz yazarının---- olduğu bestecisinin davacı ---- olduğu sabittir. Yine Sinema eserine ilişkin işletme belgesine göre ---- isimli filmin yapımcısının davalı şirket olduğu ve film üzerinde eser sahipliğinin davalı tarafa ait olduğu sabittir.

Bu tespitlerden sonra öncelikle sinema eseri üzerinde hak sahipliğinin kime ait olduğu değerlendirilmiş, Yargıtay'ın yerleşmiş kararlarında belirlendiği üzere 4110 sayılı kanun ile yapılan FSEK 8. Maddedeki düzenleme dikkate alındığında 12.06.1995 tarihinden önceki tarihli sinema eserlerinin hak sahipliğinin filmin yapımcısına ait olduğu, dava konusu ---- isimli filmin 1968 yapımı olduğu ve vizyona 14.04.1968 tarihinde girdiği dikkate alındığında filmin eser sahibinin davalı şirket olduğu kabul edilmiş ve davacı tarafın aynı zamanda eser adı olarak hak sahibi olduğu ---- isimli müzik eserinin film adı olarak kullanılmasından kaynaklı talepleri yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafın müzik eserlerinden kaynaklı hak sahipliği dolayısıyla ve bu eserlerin dava konusu film içinde müzik olarak kullanılmak suretiyle yayınlanmasından kaynaklı talepleri değerlendirilmiş, MAhkememizce alınan 09.01.2023 tarihli bilirkişi raporu, 22.11.2023 tarihli bilirkişi raporu 07.03.2024 tarihli ek raporda belirlendiği üzere dava konusu "---- " VE "----" isimli müzik eserlerinin davalı tarafın yapımcısı olduğu "----" filminde film müziği olarak kullanıldığı,

davalı tarafından ---- isimli video paylaşım sitesinde ----- bağlantı adresi üzerinden 10/04/2019 tarihinden itibaren umuma açık bir şekilde tam uzunlukta yayınlanmış olduğu, bu haliyle umuma iletim hakkı yönünden davalı tarafın kullanımının sabit olduğu, 2001 yılında FSEK 25. Maddesindeki değişiklik kapsamında internet üzerinden umuma iletim hakkının düzenlendiği,

bu hak gereği eser üzerinde hakkı bulunan taraftan izin almaksızın internet üzerinden eserin umuma iletilmesinin eserden kaynaklı hakları ihlal mahiyetinde olacağı, dava konusu somut olayda davalı tarafın 10.04.2019 tarihinden sonraki internet üzerinden umuma ilettiği videoda davacının müzik eserlerini ilettiği halde izin almadığı sabit olduğunundan davacının mali haklarını ihlal ettiği kabul edilmiştir.Bu kabul karşısında davacı tarafın maddi tazminat talebi değerlendirilmiş, eser üzerinde mali hakları ihlal edilen tarafın FSEK 60. Maddesine göre tazminat talep hakkının bulunduğu,

davacı tarafın her iki eserin sadece söz yazarı olduğu dikkate alındığında talep edebileceği tazminat miktarının piyasa koşullarına göre 60.000,00 TL olacağı, davacının FSEK 60. Maddesi gereği bu bedelin 3 katı tutarında tazminat talep hakkı bulunduğu kabul edilerek 180.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafın eser üzerindeki haklarının ihlal edildiği kabul edildiğinde davacı tarafın bu ihlaller dolayısıyla manevi zararının oluşacağı kabul edilerek, ihlalin mahiyeti, günün koşulları ve talep miktarı nazara alınarak 30.000,00-TL Manevi tazminat alacağının taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;

1-Davacı tarafın eser sahibi olduğu "----" isimli müzik eserlerinin dijital platformlardaki yayınlardan men'ine,

2-60.000,00-TL telif tazminatının FSEK 68. Maddesi gereği üç katı tutarı olan 180.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,

3-Davacı tarafın filmde müzik eseri sahibi olarak gösterilmemesi sebebiyle 30.000,00-TL manevi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,

4-Davacı tarafın müzik eseri adının film adı olarak kullanılmasından kaynaklı tazminat taleplerinin REDDİNE,

5-Alınması gereken 14.345,10 TL harçtan peşin alınan 1.024,65 TL, ıslah harcı olarak yatırılan 3.400,00 TL olmak üzere toplam 4.424,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.920,45 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

6-Davacı tarafça yatırılan toplam 14.345,10 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden men'i davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,

8-Davacı taraf telif tazminatı davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,

9-Davacı taraf manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,

10- Davalı tarafın vekili olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

11-Davacı tarafından yapılan 349,40 TL ilk dava masrafı, tebligat ve müzekkere masrafları ile bilirkişi ücreti15.206,00 TL yargılama giderinden toplam 15.555,40 TL ücretin kabul ve red oranına göre (%96 kabul) 14.933,20 kısmının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,

12-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

13-Taraflarca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/299, K. 2024/333, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2022/299
  4. Karar No : 2024/333
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 29/12/2022
  7. Karar Tarihi : 24/12/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Talep
  10. Davaya Cevap
  11. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık
  12. Uyuşmazlık Hakkında Toplanan Deliller
  13. Uyuşmazlık Hakkındaki Yasal Düzenleme
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/299
Karar No
2024/333
Tarih
24 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/302 K.2024/835
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/303 K.2024/981
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/305 K.2024/1034
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/306 K.2024/972
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/306 K.2024/1863
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/308 K.2024/984

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.