KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/11
- Karar No
- 2024/133
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
Karar Metni
1.431 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/11 Esas
KARAR NO: 2024/133
DAVA
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/01/2023
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ----- markasıyla iş ve işlemlerde ---- en önde gelen ülkemizin bilinen en tanınır şirketlerinden olduğunu, ------- dünyanın bir çok ülkesinden gelen hastalara uluslararası standartlarda en doğru teşhis ve tedavi imkanlarıyla hizmet vermeye başladığını, kendini sık sık güncelleyen araştırmacı ekibiyle ve yeniliğe üretim kadar önem veren yönetimiyle, sağlıklı ve kaliteli hizmet verdiğini, davalı şirketin, müvekkilinin -------- isimli markaları nedeniyle marka hukukundan kaynaklı haklarına tecavüz teşkil eden fiillerinin tespit edildiğini,
davacının sözkonusu markanın ilk ve gerçek hak sahibi olduğunu, ayrıca somut uyuşmazlıkta ise davalı yan,---------- ticari faaliyete başladığını, kullanımın dürüstlüğe aykırı kullanım olduğunu, geniş bir ifade olmakla birlikte sonraki tarihte ticaret sicile tescil gerçekleştiren kişinin, başkasına ait markayı kullanması başlı başına dürüstlüğe aykırı bir eylem olduğunu, dava konusu olan ve davalı tarafın herhangi bir tescili dahi olmadan müvekkil markaları ile benzer ve ayırt edilmeyecek kadar benzer ve ayniyet içeren --------- ibaresini, ticaret unvanının kullanım sınırını aşarak,
markasal olarak da kullanması müvekkilin yıllardır emek vererek sağladığı ticari itibarını zedelediğini ve davacının tanınmışlığından haksız yarar sağladığını, özellikle, yabancı hastaların benzerlikten kaynaklı olarak davalı şirketi arayıp gittiğini,
davalının aynı sektörde hizmet verdiği gibi müvekkili şirketin ayırt edici hale getirdiği ------- ibaresini haksız bir şekilde ticaret unvanında kullandığını ve uzun yıllardır kullanmakta olduğu kendi adına----- sınıfta tescilli markasının ayırt edici hale getirdiği esas unsuru olan ------- ibaresini müvekkil şirketin izni ve bilgisi olmaksızın kendi internet sitesinde ve davalı iş yerlerinde yer alan tabela ile basılı evraklarında kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin ve davalının ----------bulunduğunu, davalı tarafın,
basiretli bir tacir gibi davranmayarak aynı sektörde hizmet veren başka bir şirketle karıştırılma ihtimali olan ticaret unvanı seçtiğini, bir başka husus ise -----müvekkil şirketinin kullanımlarıyla ayırt edici hale geldiğini, --------müvekkilin uzun süreli ve yoğun kullanımları neticesinde tanınmış bir hale geldiğini, bu şekilde tamamen bağımsız ve ayırt edici bir karakter kazanan ------ unvanı duyan herkesin zihninde müvekkili şirketin geldiğini, bu nedenle davacının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini,
müvekkiline ait marka ibaresi olan ------- üzerinden reklam ve pazarlama yapılmakta ve hizmetlerin yapılmasının yanı sıra tanıtım çalışmalarında da müvekkile ait markanın ------ yer alan hizmetlerde doğrudan kullanıldığını, davalının bu kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini bu sebeplerle; müvekkiline ait marka ve sınai mülkiyet haklarına tecavüzün tespitine, müvekkiline ait marka ve sınai mülkiyet hakkına tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve kaldırılmasına, davalının haksız rekabetinin tespitine, men’ ine ve düzeltilmesine,
müvekkilin ticaret unvanı ile karıştırılmaya yol açan Davalı taraf ticaret unvanının ticaret sicilinden terkinine; bu talebimizin reddi halinde ---- ibaresinin unvandan çıkarılmasına, karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından müvekkili davalı aleyhine açılan işbu dava 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından öncelikle davanın hak düşürücü sürede açılmadığından reddine karar verilmesini, müvekkili davalı şirketin ekli yer alan ticaret sicil kayıtları ile de sabit olduğu üzere 10/03/2017 tarihinde kurulduğunu, ticaret unvanının tescil edildiği tarihten sonra 5 yıllık hak düşürücü süre veya makul sürede açılmaması sebebiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini, ticaret ünvanı ile markanın işlevinin farklı olduğunu,
tescilli bir ticaret unvanının terkin edilinceye kadar kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceğini, davacı tarafın dava dilekçesinde; ----- markasıyla tanındığını, kullandığını ve ------- tanınan bir şirket olduğunu iddia etmiş ise de öncelikle bu yöndeki iddiaları kabul etmediklerini, bu yönde bir delil ve belge dosyada bulunmadığını, davalının da yaklaşık 7 yıldan fazla süredir ünvanını kullandığını, müvekkili şirketin kötü niyetli olduğu yönündeki iddiaların ise davacı tarafından öncelikli olarak kanıtlanmasının gerektiğini, davacının---------davacı kullanımları ile ayırt edici hale geldiğini ispatlaması gerektiğini,
davacı taraf dava dilekçesinde;------ yapılmakta olduğunu iddia etmiş ise de dosyada bu yönde bir delil olmadığı gibi asılsız ve mesnetsiz işbu iddiaları da kabul etmediklerini, öncelikle ------kelimesi bilindiği üzere diş ile bağlantılı olup------ birleşmesinden oluştuğunu, her iki kelime de bilindik ve kullanılan evrensel kelimeler olduğunu, ------ davacı tarafından yaratılan bir kelime olmadığını, bu nedenlerle; öncelikli olarak hak düşürücü süre içerisinde açılmayan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama sonrasında haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesi talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın -----şeklindeki marka kullanımı dolayısı ile davacı adına tescilli ---- tescil nolu markalar yönünden tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Ticaret sicil kaydı cevabı ile; davacı şirketin ---- tarihinde, davalı şirketin ise ------ tarihinde tescil edildiği bildirilmiştir.
Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; davacı şirketin ---- tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Tarafların delilleri ve dijital materyaller ve belirtilen internet adresleri incelenmek suretiyle rapor düzenlenmesinin istenilmesine, davalı tarafın ticaret unvanının davacı adına tescilli markalarına tecavüz oluşturup oluşturmadığına dair marka uzmanı ve diş hekiminden rapor aldırılmış olup raporda özetle; ----- ile tescilli markaların davacı şirket adına ------ hizmetlerde tescil edilmiş olduğu,
Davalının kullanımlarının davacının tescilli markaları kapsamında olup, marka hakkından kaynaklanan haklara tecavüz eder mahiyette olduğu, Davalının ticaret ünvanından----- ibaresinin terkini koşullarının mevcut olduğuna dair görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın 7/2, 7/3-e, 29 ve 149. Maddeleri,
GEREKÇE
Dava, davacı adına tescilli marka hakkına tecavüzden kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile ticaret unvanının terkini davasıdır. Davacı taraf --------adına tescili olduğunu, kendisinin bu marka adı altında diş sağlığı kliniği işlettiğini, davalı tarafın bu markaları kendi ticaret unvanında birebir kullandığını ve yine aynı sektörde bu işletme adı ile faaliyette bulunduğunu beyan ederek marka hakkına tecavüzün tespiti ile, marka hakkına önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile ticaret unvanınındaki tecavüz oluşturan --- ibaresinin terkinini talep ve dava etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni
olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre.
(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi,
şeklinde belirtilmiştir.SMK'nın 7/3-e maddesine göre "İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması" halinin de marka hakkına tecavüz teşkil edeceği ve yasaklanabileceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra ------ tescil numaralı ----markalarının davacı adına tescilli olduğu ve halen koruma altında bulunduğu, davalının-------- numaralı ------ birebir aynı şekilde ticaret unvanı olarak tescil ettirdiği, tarafların ticaret sicil müdürlüğü kayıtları incelendiğinde, davacının şirketin tescil tarihinin ----tarihi, davalının tescil tarihinin de --- tarihi olduğu, yine davacının ------- markasının davalının tescil tarihinden öncesine dayandığı, tarafların aynı faaliyet konusunda iştikal ettikleri davalının kullanımlarının ---- olduğu,
işyeri tabelasının-------- kullanımlarının da yine aynı şekilde olduğu bu haliyle davalı kullanımlarının davacı kullanımları yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğu ve SMK 149 mad. Gereği davacının marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve kaldırılması ile SMK 7/3 e maddesi gereği ticaret unvanının terkini talebinin bulunduğu kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/11, K. 2024/133, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama