KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/236
- Karar No
- 2024/285
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
Karar Metni
2.672 kelime·13 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
ESAS NO
2023/236 Esas
KARAR NO:2024/285
DAVA
Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ:25/11/2023
KARAR TARİHİ:26/11/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkil ------ tarihinde kurulmuş ve ------ markasının tescili için ---- başvuruda bulunmuş, ilgili markanın ----- Sınıflarda tescil edildiğini, davalı ---- tarihinde kurulmuş ve ----- markasının tescili için ------- başvuruda bulunmuş olduğunu, ilgili markanın ----- tescil edildiğini, Davalının, vekili bulunduğu ------ait markayı alan adı olarak kullanmakta olduğunu, --------------tıklandığında müvekkiline ------ davalı -----------açıldığını, oysa davalının markasının ----------olduğunu,
vekili bulunduğu ------- markasını --------- tescil ettirerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri mucibince ----koruma sağladığını, Müvekkiline ait ------------ incelenmesinde, markanın ayırt edici ------ olduğu, davalı işletmenin de -------- kullandığı ve işbu işletmenin ayırt edici asli karakterinin---- olduğu;--------bilgi veren ve yapılan hizmetleri işaret eden tali unsurlar olması nedeni ile markalarda asli unsur olarak değerlendirilemeyeceği, müvekkiline ait ----- davalı tarafından --------- kullanılmakta olduğu ve her iki asli unsurun da yazılış, ----------çağrıştırdığı, hatta aynı olduğunun anlaşıldığını belirterek;
davanın kabulü ile davalının müvekkil ticari unvanına ve marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet işlediğinin tespitine, marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına, tecavüzün giderilmesi (ref’i) ve 6769 Sayılı SMK'nın 150, 151-2/b maddeleri ile TTK.nun 58/2. fıkrası gereğince belirlenecek en fazla miktar üzerinden ödenmesi gereken maddi ve manevi tazminatın belirlenmesine, marka hakkına tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya yayın yoluyla duyurulmasına,
davalıya ait ------- markasının hükümsüzlüğünün tespitine ve markayla birlikte ticaret unvanının da sicilden terkinine, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, 10.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL maddi olmak üzere toplam 20.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirket --------- Bulunduğunu, müvekkili şirket, --- tarihinde kurulmuş olup, kurulduğu tarihten beri aynı unvan adı altında lojistik/taşımacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin söz konusu sektörde faaliyet göstermekte olduğu, müvekkili şirketin--------- tasdiknamesi,
-------- düzenlenen ------tarafından düzenlenen -----sabit olduğunu, müvekkili şirketin kuruluş yılı ------- müvekkil şirketin kurucusu uzun yıllardan -------- alanında çalıştığını, müvekkili şirketin ulaşmış olduğu tanınmışlık seviyesi ise dilekçemizin ekinde bulunan kayıtlar ve müvekkil şirketin ----- incelendiğinde açıkça görüleceğini, müvekkili -------- faaliyetler gerçekleştirdiği,
büyük reklam ve tanıtım yatırımlarında bulunduğu sabit olup tüm bu hususlar müvekkil ---------- ibaresi ile adeta özdeşleştiğini ve söz konusu ibarenin asıl ve gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu açıkça gösterildiğini, müvekkili şirketin --------- Kullanılmadığını, müvekkili şirket yukarıda izah edildiği üzere ilgili sektörde ciddi yatırımlarda bulunmuş ve bu yatırım ve tanıtımları çerçevesinde ------- nezdinde marka tescil başvurusunda da bulunmuş olduğunu, bu çerçevede müvekkili şirketin ----- tescilinin mevcut olduğunu,
markada yer alan------ ibaresi müvekkil şirketin temsilcisi ve kurucusunun -------- harflerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş olup müvekkili şirketin ticari unvanında olduğu gibi marka oluşturulurken de yine aynı şekilde --------- ibaresine yer verildiğini, öte yandan müvekkili şirkete ilişkin tarafımızca sunulan kayıtlar detaylı şekilde incelendiğinde müvekkili şirketin tescilli markasını; şeklinde aktif olarak kullanmakta olduğu da tespit edileceğini, müvekkili şirketin kendi ticari unvanını ve kendi tescilli markasını;
tescilli olduğu şekilde ve aktif olarak kullandığı göz önüne alındığında davacının iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı beyan ederek davanın reddine yargılama gideri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı adına tescilli ------ tescil numaralı markası yönünden davalının ticaret unvanındaki kullanımları ve internet adreslerindeki kullanımları dolayısıyla marka hakkına tecavüzün oluşturulup oluşturulmadığı yine bu sebeple haksız rekabetin oluşup oluşmadığı, tecavüz ve haksız rekabetin oluşması halinde maddi ve manevi tazminatın gerekip gerekmediği, ayrıca davalı adına tescilli ------ numaralı markanın SMK 6/1 mad. Gereği hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.------ kaydı yazı cevabında davacı şirketin -----tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya -------kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı ---- markasının -------sınıflarda davacı adına tescil edildiği, ----- numarasının gerçersiz olduğu, ----- tarihinde, ---- davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce ihtiyati tedbirin değerlendirilmesi ve delil tespiti yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, heyet raporunda; -------------ibaresinin aratılmasıyla elde edilen sonuçlar ------- ibaresinin aratılması sonucunda davalıya ait olduğu belirtilen-------------- olduğu ve sağda yer alan bilgi panelinde davalı ---------- yer aldığı, bilgilerde, firma adının ----------- olduğu tespit edilmiştir.
Davalıya ait olduğu belirtilen --------- yapılan incelemede; ---- olmadığı,------ ibaresinin yer aldığı, ----- incelendiğinde; ------- firması adına kayıt edildiği, ----- edildiği ve kayıt süresinin ---- bulacağı, ------- bilgilerinde; firma adresinin ---- olduğu, ----- kaydı olduğu,
--------incelemede----------olduğu tespit edilmiş ancak ilgili alan adı üzerinde herhangi bir markasal kullanımın tespit edilememiş olmakla, her ne kadar alan adı içerisinde herhangi bir markasal kullanım tespit edilememiş ise de ilgili alan adının doğrudan davacı yana ait tescilli markanın ilk iki kelimesini ihtiva eder mahiyette tanzim edilmiş olması ve alan adına yönelik bilgi panelinde davalı ---------- yer aldığı, --------olduğunun görüldüğü,
bu eksende ilgili kullanım ile davacı yana ait markanın asli unsurlarının alan adı olarak kaydı ve iletişim bilgisi ve adres verilerinin paylaşılması ile tarafların aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri de göz önünde bulundurulur ise davalının kullanımlarının davacı yana ait tescilli markadan kaynaklanan hakları ihlal eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, ancak tarafların ayrı ayrı tescilli markalarının / ticaret unvanlarının varlığı hususları göz önünde bulundurulduğunda ihtilafın taraf beyanlarının tamamlanması ile esas yargılama ile hallinin mümkün olabileceği yönünde görüş bildirmişlerdir.
Tarafların beyan ve itirazları ve dosyada mevcut deliller dikkate alınarak marka hakkına tecavüz talepleri ile maddi tazminat talepleri ve markanın hükümsüzlüğü talebi ile ticaret ünvanının terkini talepleri yönünden rapor aldırılmış olup alınan 11.06.2024 tarihli raporda özetle; davacının öncelik hakkına sahip olduğu, Taraf markaları arasında emtia ve sınıf benzerliği olduğu, somut uyuşmazlık bakımından önem arz eden hizmetler bakımından halktan anlaşılması gerekenin taşımacılık alanında hizmet alan tüketiciler olduğu,
------ değerlendirme dışı bırakılarak Taraf markalarının asli unsuru olan ------- mukayese yapılması gerektiği, Davacının markasının daha önceki tarihli tescili olması, her iki tarafında aynı sektörde faaliyet göstermesi göz önüne alındığında, Davalıya ait ------- markanın halk tarafından Davacıya ait bir seri marka olarak anlaşılma şeklinde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, bütünsel olarak değerlendirilme yapıldığında Davalı markası ile Davacı markası arasında iltibasa yol açabilecek benzerlik bulunduğu,
bu kapsamda Davalıya ait ------- markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalının kullanımının Davacıya ait ------ sayılı markaya tecavüz oluşturduğu, davalıya ait markanın sonraki tarihli bir marka olduğu dikkate alındığında SMK md. 155 karşısında bir savunma argümanı olarak dikkate alınamayacağı, ------- ilamı ile uzun yıllardır istikrar kazanmış içtihadından dönmesi karşısında, Davalı eyleminin SMK kapsamında Markaya tecavüz eylemi olduğu kanaatinde olduğumuzdan ayrıca haksız rekabet hükümleriyle korunamayacağı,
SMK 29 uncu maddesinin atfıyla 7/3-e ve TTK md 52 birarada değerlendirildiğinde Davalının Ticaret Unvanının sicilden terki şartlarının oluştuğu, Davalının SMK 151-2/b maddesine göre kazancının. 2022 yılı için 247.645,16 TL, 2023 yılı için 1.012.288,91 TL, Toplam 1.259.934,07 TL olarak hesaplandığına dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın SMK , 6/1, 6/4, 6/5, 6/9.7/2,25/1, 29.,149., 150 ve 151.Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri.
GEREKÇE
Dava; markanın SMK'nın 25 ve 6. Maddesi gereği hükümsüzlük davası ve SMK'nın 29. Maddesinden kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davacı taraf, ----- Sınıflarda adına tescilli olduğunu, davalı tarafın adına tescilli ------- markasının kendi markası ile iltibas oluşturduğundan bahisle davalı markasının hükümsüzlüğüne, yine davalı tarafın hem markasal hem de ticaret unvanından kaynaklı kullanımları ve------- dolayısıyla marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, bu sebeple tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/1.
Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 6/9.
Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni
olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre.
(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi,
şeklinde belirtilmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir.
Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir.
Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır.
Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır.
Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Davacı tarafın SMK'nın 6/1.
Maddeleri gereği hükümsüzlük talebi incelenmiş, ----- markasının ----davacı adına tescil edildiği, ------- tarihinde davalı adına tescil edildiği, her iki markanın ana unsurunun------ olduğu, markaların aynı ortak sınıf olan --------- oldukları, davacı markasının önceki tarihli tescilli olduğu,
her iki tarafında aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, yine markaların şekil unsurları dikkate alındığında aynı yöne bakan ok ucu şeklinin birbirini çağrıştıran formda oldukları, bu haliyle davalıya ait markanın halk tarafından davacıya ait bir seri marka olarak anlaşılma şeklinde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, bütünsel olarak
değerlendirilme yapıldığında davalı markası ile davacı markası arasında iltibasa yol açabilecek benzerlik bulunduğu kabul edilmiş ve davalıya ait ------ vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönünden talepleri değerlendirilmiş, az yukarıda hükümsüzlük yönünden yapılan değerlendirmede belirtildiği üzere davalı kullanımlarının kendi tescilli olan markasının tescil edildiği şekil olan----- olduğu, -------- pazarlama ve satış mecralarında ve tanıtımlarında kullanıldığı, az yukarıda ifade edildiği üzere her iki tarafın faaliyetlerinin------ ortak emtia sınıfında olduğu,
davacı ve davalı tarafın ticaret sicil kayıtlarındaki faaliyet alanları da aynı/benzer sektörde olduğu dikkate alındığında ve markalar arasındaki iltibasın oluştuğu kabulü karşısında davalı kullanımlarının hem marka hakkına tecavüz hem de haksız rekabet oluşturacağı kabul edilmiş, davalının kullanımının davacıya ait ------ tecavüz oluşturduğu, davalıya ait markanın sonraki tarihli bir marka olduğu dikkate alındığında SMK md. 155 karşısında bir savunma olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı kabul edilerek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davalı tarafça davalı şirket ortağı olan ---- kısaltması olan ----- ibaresinin hem marka hem de ticaret unvanının çekirdek unsuru olarak seçildiği ifade edilmiş ise de ----- sessiz harflerinin kullanılacağı kısaltmanın---- olacağı, ------ olmayacağı, ayrıca tarafların faaliyet alanları dikkate alındığında aynı tüketici kitlesine hitap ettikleri, az yukarıda ifade edildiği üzere hem şekil, hem ses hem de markadaki şekil formlarında benzerlik dikkate alındığında bu yöndeki savunmaların yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
Davacı tarafın ticaret unvanının terkin talebi de değerlendirilmiş, davalı tarafın ticaret unvanının ana unsurunun ----- ibaresi olduğu, bu kullanımın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun sabit olduğu bu haliyle SMK 29 uncu maddesinin atfıyla 7/3-e ve TTK md 52 birarada değerlendirildiğinde davalının ticaret unvanındaki ----- ibaresinin sicilden terki şartlarının oluştuğu kabul edilmiş ve bu yöndeki talebin de kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın --------erişimin engellenmesine dair talepleri değerlendirilmiş, bu sitedeki kullanımların marka hakkına tecavüz oluşturan ----------- olduğu, yine internet alan adının kendisinin de marka hakkına tecavüz eder mahiyette olduğu dikkate alınarak tümden erişim engellenmesi yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi tazminat talepleri de incelenmiş, SMK'nın 149.
Maddesine göre hakları ihlal edilen marka hakkı sahibinin oluşan zararının tazminini talep hakkı bulunduğu, SMK'nın 151/2-b maddesine göre talepte bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafından davacının marka üzerindeki haklarının ihlal edildiğinin sabit olduğu, davacı tarafça SMK'nın 151/2-b maddesi gereği net kazanç talebinde bulunduğu,
davalı kayıtları incelendiğinde davalı tarafın markasal kullanım dönemi olan 2022 ve 2023 dönemi için elde ettiği net kazancın ticari defter ve kayıtlarına göre 1.259.934,07-TL olacağı kabul edilmiş ve davacı tarafın bu miktar yönünden davalı taraftan talep hakkı bulunduğu kabul edilmiş ve maddi tazminat talebinin bu miktar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalının kajal şeklindeki markaal kullanımlarının davacının tescilli kajal ibareli marka hakkına tecavüz eder şekilde olduğunun sabit olduğu, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 149.
Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının markasının ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 10.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve davanın tümden kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/236, K. 2024/285, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama