İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/28 K.2024/34

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Esas2023/28Karar2024/34Tarih17 Ocak 2024Okuma18 dk · 3.520 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/28
Karar No
2024/34
Karar tarihi
17 Ocak 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.520 kelime·18 dk okuma·25 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO

2023/28 Esas

KARAR NO:2024/34

DAVA

Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 17/02/2023

KARAR TARİHİ: 17/01/2024

BİRLEŞEN MAHKEMEMİZ ------- SAYILI

DAVA

Marka (Markanın Hükümsüzlüğü Davası),

DAVA TARİHİ:13/03/2023

KARAR TARİHİ: 17/01/2024

BİRLEŞEN MAHKEMEMİZ ---SAYILI DOSYASI

DAVA

Marka (Markanın İptali Davası),

DAVA TARİHİ : 14/03/2023

KARAR TARİHİ:17/01/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜşÜNÜLDÜ:

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin uzun yıllardır silah sektöründe faaliyet gösterdiğini, ------ sınıflandırmasına göre --- Sınıfta yer alan ateşli silahlarda tescilli ----- sahibi olduğunu, müvekkiline ait ----- markasının daha önce silah sektöründe faaliyet göstermeyen ----- adına tescilli olup müvekkilinin -------- dosyasında markanın kullanmama nedeniyle iptali talepli davasından sonra ---- tarafından ---- Sınıfın tamamında müvekkiline devredildiğini, Marka hakkına dayanan müvekkilinin ------ dosyasında davalının eylemlerine ilişkin tespit yaptırdığını,

bu tespitte bilirkişilerin davalının ------------emtiasında kullanıldığı ve bu kullanımın markayı devir alarak hak sahibi olan davacı markasına iltibas ve karışıklığa sebep olacağı yönünde görüş bildirdiğini, SMK 29 ve devamı maddeleri gereğince, mahkemenin davalının------- kullanmasının müvekkilinin -------- markası ile iltibas yarattığının, tecavüz olduğunun tespit edilmesi nedeniyle, işbu davada, davalının eylemlerinin -------- müvekkilinin marka hakkına tecavüz tespiti, durdurulması ve önlenmesini, ------- sitesine ve davalıya ait ---- erişimin engellenmesini,

Müvekkilinin --- markadan kaynaklanan haklarına tecavüz eden ürünlerin üretiminin, satışının durdurulması, reklamlarında ve tüm tanıtım vasıtalarında kullanılmasının durdurulması, internet sitesinde, ------- yer alan ---- markaların çıkarılması, ----- emtiaların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması,---- ibaresini taşıyan ürünlerin -------- sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine talep ve beyan etmiştir.

DAVAYA CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacının dayanak ----- markasının tescil tarihinin ------ olduğunu, yani davaya dayanak markanın tescil tarihi üzerinden -----yıl geçtiğini, işbu dayanak marka hakkında SMK md. 29/2 uyarınca kullanmama def‟i ileri sürdüklerini, nitekim davacı vekilinin sundukları --- tarihli dilekçenin 3. konu başlığında ---------- kullanmamış ancak müvekkilim markayı kullanmaktadır.”demek suretiyle bu durumu ikrar ettiğini, Müvekkilinin ve elbette dava konusu markanın davacı şirket tarafından bilindiğinin,

davacının müvekkili şirket ile eskiden ticari ilişkide olduğunun ve -------- marka/model müvekkiline ait ürünlerinin satışının davacı tarafından yapıldığının, taraflar arasındaki ticari ilişki sona erdikten sonra davacının ticari hınç saiki ile işbu kötüniyetli davayı ikame ettiğinin bilinmesi gerektiğini, müvekkili ile bu şirket arasında ---- tarihinde distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme ile --- firmasına tek satıcı olduğu,----- müvekkilinin ürünlerinin satılması yönünde yetkili olduğu,

--- müvekkilinden 4.000 adet tüfek satın alacağı”nın belirlendiğini, bununla birlikte bahsi geçen ------- ----- numaralı başlığı ile ------- müvekkiline ait markalarını sözleşmenin uygulama alanına ve müvekkilinin menfaatine uygun biçimde kullanabileceğinin düzenlenmiş olduğunu, faturalarda müvekkiline ait ---------- ibareli marka/model tüfek ürünlerinin satışının yapıldığının açık bir şekilde görüldüğünü, Müvekkilinin başta dava konusu------ içerir markalar olmak üzere ------ve yurt dışı patent ofisleri nezdinde pek çok markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin------ ibaresini içerir------ yılından itibaren başladığını,

şayet davacının -------------- markası üzerinde gerçek bir hakkı olsaydı dahi her halükarda devraldığı marka sahibinin suskunluğu dahil, ------ numaralı bu markadan kaynaklı her türlü hak sahipliğinin “sessiz kalma yoluyla kayba uğradığını" Birleşen davada davacı ----- zamanda müvekkiline ait tescilli ---------markalarının ----------- nezdinde hükümsüzlüğünü istediğini, Davacının, hiç kullanılmayan bir marka hakkına dayanarak müvekkilinin tescilli markalarının hükümsüzlüğünü istediğini, davacının hükümsüzlük talepleri bakımından SMK md. 25/7 uyarınca “kullanmama defi” ileri sürdüklerini,

Davacının „dayanak‟ olarak gösterdiği ---------- geçerli olduğu marka hukuku ilkeleri bağlamında bizim hukukumuzda geçerli olmaması bir yana, zaten davacının ----- kötüniyetli ---- tarihli tescili de ---- tarihli duruşmada ------- mahkemeleri tarafından iptal edildiğini, SMK md. 25/7 ve md. 29/2 hükümleri uyarınca ileri sürdükleri kullanmama def‟i gözetilerek,

davacıya, dava tarihinden geriye -son 3 aylık kullanımlar hariç olmak üzere------- yıl boyunca ciddi ve kesintisiz kullanımını gösterir delillerini sunmak üzere süre verilmesini, ------------ sayılı birleşen davanın, dilekçelerinde izah etmiş oldukları nedenlerden ötürü (gerçek hak sahipliği, sessiz kalma yoluyla hak kaybı, kullanmama def‟i, kötü niyet başta olmak üzere) reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

BİRLEŞEN MAHKEMEMİZ ---------- DOSYASINDA

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkilinin uzun yıllardır silah sektöründe faaliyet gösterdiğini,----- sınıflandırmasına göre ------ sınıfta yer alan ateşli silahlarda tescilli ------markasının sahibi olduğunu, müvekkiline ait ----- markasının daha önce silah sektöründe faaliyet göstermeyen ----- adına tescilli olup, müvekkilinin ------- dosyasında markanın kullanmama nedeniyle iptali talepli davasından sonra ------ tamamında müvekkiline devredildiğini, müvekkilinin ------ yılından beri -------escilli olduğunu,

marka hakkına dayanan müvekkilinin --------- sayılı dosyası ile davalının eylemlerine ilişkin delil tespiti yaptırdığını, tespitte bilirkişilerin davalının --------- emtiasında kullanıldığı ve bu kullanımın markayı devir alarak hak sahibi olan davacı markasına iltibas ve karışıklığa sebep olacağı yönünde görüş bildirdiklerini, bunun üzerine davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiği iddiasıyla tecavüzün tespiti ve durdurulması ile ilgili ------- sayılı davasını açtığını,

davalı adına tescilli ------ibareli dava konusu markaların -------- sözcüğünün müvekkilinin markası ile birebir aynı olmasının tüketiciyi yanıltacağını ve şirketlerin bağlantılı olduğu kanısıyla şirketler arasında karıştırma ihtimalini yaratacağını belirterek, tüm bu nedenlerle davalının -------- markalarının olası devirlerinin önlenmesi için sicil kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasını, -------- markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkilinin ve elbette dava konusu markanın davacı şirket tarafından bilindiğinin, davacının müvekkili şirket ile eskiden ticari ilişkide olduğunun --------ibareli marka/model müvekkiline ait ürünlerinin satışının davacı tarafından yapıldığının, taraflar arasındaki ticari ilişki sona erdikten sonra davacının ticari hınç saiki ile işbu kötüniyetli davayı ikame ettiğinin bilinmesi gerektiğini, müvekkili ile bu şirket arasında ---- tarihinde distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme ile------ bulunan ---- tek satıcı olduğu,------ müvekkilinin ürünlerinin satılması yönünde yetkili olduğu,

---- yılı için müvekkilinden ------ alacağının belirlendiğini, bununla birlikte bahsi geçen distribütörlük sözleşmesinin ------ müvekkiline ait markalarını sözleşmenin uygulama alanına ve müvekkilinin menfaatine uygun biçimde kullanabileceğinin düzenlenmiş olduğunu, faturalarda müvekkiline ait -------- ibareli marka/model tüfek ürünlerinin satışının yapıldığının açık bir şekilde görüldüğünü, Müvekkilinin başta dava konusu----- ibaresini içerir markalar olmak üzere ------- yurt dışı patent ofisleri nezdinde pek çok markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin -------yılından itibaren başladığını,

iayet davacının --- üzerinde gerçek bir hakkı olsaydı dahi her halükarda devraldığı marka sahibinin suskunluğu dahil, ------- markadan kaynaklı her türlü hak sahipliğinin ----- Birleşen davada davacı ----- aynı zamanda müvekkiline ait tescilli ------------- nezdinde hükümsüzlüğünü istediğini, Davacının, hiç kullanılmayan bir marka hakkına dayanarak müvekkilinin tescilli markalarının hükümsüzlüğünü istediğini, davacının hükümsüzlük talepleri bakımından SMK md. 25/7 uyarınca “kullanmama defi” ileri sürdüklerini,

Davacının „dayanak‟ olarak gösterdiği ----------- geçerli olduğu marka hukuku ilkeleri bağlamında bizim hukukumuzda geçerli olmaması bir yana, zaten davacının ----- tarihli duruşmada -----mahkemeleri tarafından iptal edildiğini, Esas -------- dava bakımından SMK md. 25/7 ve md. 29/2 hükümleri uyarınca ileri sürdükleri kullanmama def‟i gözetilerek,

davacıya, dava tarihinden geriye -son 3 aylık kullanımlar hariç olmak üzere- 5 yıl boyunca ciddi ve kesintisiz kullanımını gösterir delillerini sunmak üzere süre verilmesini, -------- sayılı birleşen davanın, dilekçelerinde izah etmiş oldukları nedenlerden ötürü (gerçek hak sahipliği, sessiz kalma yoluyla hak kaybı, kullanmama def‟i, kötü niyet başta olmak üzere) REDDİNE karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Mahkememizin --------- sayılı davası ile bu dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşılmakla, her iki davanın birleştirilmesine karar verilmiştir.

BİRLEŞEN MAHKEMEMİZ --------- SAYILI DOSYASINDA

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin -------- yılında kurulduğunu, bir imalathane olarak hizmetlerine başladığını,----- yılında kurucu -------- tarafından ----- ilk -------- üretildiğini, yaklaşık ------- çalışanı olan müvekkili şirketin, milyon dolarlık ihracat rakamlarıyla ---- ekonomisine de büyük katkı sağladığını, ----- ihracat yaptığını, --- yılında ------ ödülüne hak kazandığını, müvekkilinin başta dava konusu-----ibaresini içerir markalar olmak üzere ----- yurt dışı patent ofisleri nezdinde pek çok markanın sahibi olduğunu,

davalıya ait dava konusu ---- tescil numaralı markanın ise ------- tarihinde tescil edildiğini ve tescil edildiği emtialar bakımından------- niteliğinde olduğunu, tescil edildiği ---- sınıftaki tüm emtialar bakımından ----------yıl içinde fiilen kullanılmamasından dolayı iptalini istediklerini belirterek, davalı adına tescilli ------ tescil numaralı markanın, davalı ve selefleri tarafından son ----- yıldır ticari olarak, ciddi ve kesintisiz biçimde içerdiği mallar ve hizmetler açısından kullanılmaması sebebiyle iptali davalarının kabulü ile,

davalı adına tescilli---------- markanın 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9, 26, 192 ve Geçici 4. maddeleri uyarınca, tescil kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerde iptaline, dava konusu işbu markanın "üçüncü kişilere devrinin önlenmesi" yönünde HMK'nun 389 ve devamı maddeleri uyarınca teminatsız olarak, aksi takdirde makul teminat mukabilinde dosya üzerinden inceleme yapılmak suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesine, verilecek ihtiyati tedbir kararının verilecek nihai karar kesinleşinceye kadar devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ------- cevap dilekçesinde özetle; her iki tarafın da --------- tescilsiz olarak uzun yıllardır kullandığını, burada esas tartışılması gereken davanın esası markanın devriyle, marka hakkının yanı sıra devrin konusu marka ile ilgili hakların da devralana geçmesi noktası olduğunu, -------- markayı tescil ettiren 3. ahsın markayı son 5 senedir kullanmadığını ancak müvekkilinin markayı --- yılından beridir ciddi bir şekilde kullandığını, Müvekkilinin markayı devralarak hukuken devrin konusu marka ile ilgili tüm haklara da geçmişe yönelik olarak sahip olduğunu,

bununla birlikte markayı kullanımının da kesintisiz devam ettiği dikkate alındığında bu davanın reddi gerektiğini, Müvekkilinin belgelerden de anlaşılacağı üzere markayı devralmadan önce de zaten ---------- markasını ciddi bir şekilde kullanmakta olduğunu, yine müvekkilinin davalı ile arasındaki ticari ilişkiden önce de devraldığı markayı zaten kullanmakta olduğunu, sessiz kalma yolu ile hak kaybının yeni devralınmış bir marka için geçerli olamayacağını, sessiz kalma için irade söz konusu olmadığını, Müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, hukuki haklarını bilen basiretli bir tacir olduğunu,

her iki tarafın uzun seneler markayı kullanmış olmasının tek başına davalıyı gerçek hak sahibi yapmayacağını, tüm bu nedenlerle müvekkilinin üstün hakkı olduğunun kabulü gerektiğini, açıklanan nedenlerle haksız yere açılan karşı davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Mahkememizin ------- sayılı davası ile bu dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşılmakla, her iki davanın birleştirilmesine karar verilmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın asıl dava yönünden, davacı adına tescilli bulunan -------- markasına davalı kullanımlarının tecavüz oluşturup oluşturmadığı, birleşen mahkememizin ------ esas sayılı dosyası yönünden birleşen dava davalısına ait ------ markalarnın iltibas dolayısı ile hükümsüzlük koşullarıın oluşup oluşmadığı, mahkememizin birleşen --- sayılı dosyası yönünden birleşen dava davalısına ait ------- markasının kullanılmama dolayısı ile iptal şartlarının oluşup oluşmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER

Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır------numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin ---- olduğu anlaşılmıştır.-------ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü,

son tescil tarihinin ---- olduğu anlaşılmıştır. ---- cevabi yazısında ----- ibareli marka üzerinde, 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun 148 inci ve bu Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 125 inci maddeleri uyarınca kısmi devir işlemi gerçekleştirilmiş ve Kısmi devir sonucu oluşan yeni marka ------ adına sicile kaydedildiği tespit edilmiştir.Davalı ---------- sayılar ile tescilli markalara ilişkin, kullandıkları ürün ve hizmet listelerini, tescil tarihlerini, koruma sürelerini, renkli

ibarelerini ve tescil belgesindeki bilgilerin aynısını içerir onaylı renkli sicil kayıtları yazımız ekinde

gönderilmekte olup markalar halen geçerliliğini korumaktadır.

Söz konusu markalar üzerinde herhangi bir devir ya da lisans kaydına rastlanılmamıştır.Dosyaya ------- getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescili olduğu, ---- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya --------kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;----- numaralı markasının---- tescili olduğu, ----- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya ------ kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- adına tescili olduğu, ---- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya ------ getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- adına tescili olduğu,

----tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya ----------- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı markasının------- tescili olduğu, --- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya------ getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- adına tescili olduğu, --- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya ------- getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescili olduğu,---- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;

1.----------Sayılı Dosya Bakımından,

Karşılaştırmaya tabi marka ve markasal kullanımların görsel, işitsel ve anlamsal yönlerden benzerlik arz ettiği, ilgili marka ve markasal kullanımları aynı anda ya da farklı yer ve zamanlarda gören tüketicinin ilgili marka ve markasal kullanımların aynı işletmesel kökenden geldiğini düşünebileceği ancak.

Davalı yanın kullanmama defi yönündeki savunmaları nispetinde yapılan incelemeler ile davacı yanın dava tarihinden geriye 5 yıllık süre içerisinde cidi ve kesintisiz kullanımlarının dosya münderecatından tespit olunamadığı,

Davaya mesnet markanın eski sahibi olan davadışı 3. Kişinin haberdar olma koşulunu sağlayıp sağlamadığı dava bakımından değerlendirilebilir olmasa da devre kadar geçen 18 yıl boyunca sessiz kalınmış olunması ve bu yıllarda davalının ciddi markasal kullanımları bulunması nedeniyle sessiz kalma suretiyle hak kaybı kavramının temelinde olan davalının sessiz kalınmasına duyduğu güven ve üstün menfaati göze alındığında markanın eski sahibi davadışı 3. Kişi ve dolayısıyla kural olarak markayı kül halinde devralan davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığının değerlendirilebileceği,

Bu eksende davalı yanın tespit edilen kullanımlarının davacı yana ait markaya tecavüz ettiğinin değerlendirilemeyeceği,

2. Birleşen ------- Dosya istemleri ile ilgili olarak; Davalı yana ait dava konusu markaların hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığının değerlendirilebileceği, 3. Birleşen ----- Sayılı Dosya istemleri ile ilgili olarak; Birleşen dava davalısı olan -----adına tescilli ----- kod numaralı markanın kullanılmaması nedeni ile tümden iptali şartlarının oluştuğunun değerlendirilebileceği " yönünde görüş bildirilmiştir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME

556 sayılı KHK'nın 7, 8, 9, 61, 62, 64, 66. maddeleri.6769 sayılı kanunun 6, 9, 25, 192 ve Geçici 4. maddeleri,

GEREKÇE

Asıl dava; asıl dava davacısı adına tescilli ------- markasının aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzerinin asıl dava davalısı tarafça marka olarak kullanılmasından kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti ile, tecavüzün durdurulması ve tecavüze son verilmesi davasıdır.Birleşen Mahkeme'mizin --- dosyasındaki dava; birleşen dava davalısı adına tescilli --------davacı adına tescilli bulunan -----marka yönünden SMK'nın 25 ve 6. Maddesi gereği markaların hükümsüzlüğü davasıdır.

Birleşen Mahkeme'mizin ------davası; birleşen dava davalısı adına tescilli ------ tescil numaralı markanın Sınai Mülkiyet kanunun 26, 9, 192 ve Geçici 4. Maddesi gereği kullanılmama sebebiyle iptal davasıdır.

Markanın hükümsüzlüğüne ilişkin marka tescil tarihi dikkate alındığındaki düzenlemenin 556 sayılı KHK olduğu bu KHK'da düzenlenen hükümsüzlüğün 42. Maddede düzenlendiği, bu hükme göre, Aşağıdaki hallerdemarkanın hükümsüz sayılmasına yetkilimahkemetarafından karar verilir 7 ci maddede sayılan haller, ------- tescilinde kötü niyet varsa iptal davasısüreye bağlı değildir., b) 8 inci maddede sayılan haller.

Hükümsüzlük halleri olarak düzenlenmiş, 7. Maddede Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar,amaç, değer,coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığızamanı gösteren veyamalların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markaların tescil edilemeyeceği ve marka tescili yönünden mutlak red nedeni sayıldığı,

ancak 7/son maddesinde Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise(a), (c) ve(d) bentlerine göre tescili reddedilemez. Hükmü gereği ayırt edicilik kazanmış olması halinde markanın Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar,amaç, değer,coğrafi kaynak belirtse dahi hükümsüz kılınamayacağı belirtilmiştir.

Yine 556 sayılı KHK'da hükümsüzlük davası yanında KHK'nın 74. Maddesine göre marka hakkına tecavüz bulunmadığının tespitinin istenebileceği, bu talebin hükümsüzlük davası ile birlikte de ikame edilebileceği düzenlenmiştir.

Marka hakkına tecavüz hali de aynı KHK'nın 61. Maddesinde belirtilmiş, bu hükme göre "Aşağıdasayılan fiillermarka hakkınatecavüz sayılır: a) Markasahibinin izni olmaksızın, markayı 9 uncumaddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Markasahibinin izni olmaksızın, markayı veyaayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiylemarkayı taklit etmek. c) Markayı veyaayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği haldetecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya birbaşka şekilde

ticaret alanınaçıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlemveya kullanıma tabi tutmak veyaticariamaçlaelde bulundurmak. d) Markasahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz teşkil edeceği açıklanmıştır.

Bu açıklamalardan sonra marka hakkı tecavüze uğrayan tarafın 62. Madde hükmü gereği "–Marka hakkı tecavüze uğrayanmarkasahibi, mahkemeden,aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Marka hakkınatecavüz fiillerinin durdurulması, b) Tecavüzün giderilmesi vemaddi vemanevizararın tazmini, Marka hakkına tecavüz dolayısı ile üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, cihaz, makine gibi vasıtalara el koyulması talebi., el konulan ürünler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması, (Bu durumda, söz konusu ürünlerin değeri, tazminat miktarından düşülür.

Bu değer, kabul edilen tazminatı aştığı zaman, markasahibinin fazlayı karşı tarafa ödemesi gerekir., Marka hakkınatecavüzün devamını önlemek üzeretedbirlerin alınması, özellikle bu maddenin (c) bendine göreel koyulan ürünlerin ve araçların üzerlerindekimarkaların silinmesi veyamarka hakkınatecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz iseimhası talebi.

Marka hakkına tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya yayın yoluyla duyurulması taleplerinde bulunabileceği açıklanmıştır.

Marka hakkının iptali 556 sayılı KHK'nın 14. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükmün ------- tarafından iptali sonrasında 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı kanunun geçici 4. Maddesinde 26 ncı madde hükmü yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisi, anılan maddedeki usul ve esaslara göre mahkemeler tarafından kullanılır,

hükmü gereği davaların SMK'nın 26/1-a ve 9/1 maddeleri gereği sonuçlandırılacağı ve bu hüküm gereği 5 yıl süre ile tescilli bulunduğu emtialar yönünden 5 yıl süre ile ciddi biçimde kullanılmaması halinde markanın iptaline karar verileceği hükme bağlanmıştır.Bu açıklamalardan sonra öncelikle birleşen Mahkememizin --------- Sayılı davasındaki davacı tarafın davalı taraf adına tescilli ------- ----------ana unsurlu markalar yönünden talep edilen SMK'nın 25. Ve 6/1.

Maddesi gereği hükümsüzlük talebi incelenmiş, alınan bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere hükümsüzlük talep eden ---- davalı -------- markaların kendisi adına tescilli -------- yönünden aynı sınıftaki emtialar yönünden tescilli olduğu ve bu sebeple SMK'nın 6/1 maddesi gereği halk tarafından ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimali dolayısıyla hükümsüz kılınması gerektiği iddiası ile ikame edildiği, davalı ------- Tarafından bu davada SMK'nın 25/7.

Maddesi gereği davcı tarafın adına tescilli bulunan --------- markasını 5 yıl süredir kullanmadığını beyan ederek 19. Maddede belirtilen def'yi ileri sürdüğü, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere ---- adına tescilli olan ------ markasını tescilli olduğu ------ Sınıftaki emtialar yönünden etkin kullandığını ispat yükü altında bulunduğu,-------- markasının ---- başvuru tarihli hinde tescil edildiği açılan kullanmama sebebiyle iptal davasının ardından ------ tarafından devralındığı , davacı---- devreden ------- da devir öncesi kullanımın ispat edilemediği dikkate alınarak SMK'nın 25/7.

Maddesi dikkate alındığında davacı ---- davalı tarafa ait ----- ana unsurlu markalar yönünden hükümsüzlük talebinde bulunamayacağı kabul edilmiştir.Hükümsüzlük talebi yönünden yapılan değerlendirme sonrasında asıl davada ---------aleyhine ikame ettiği arka hakkına tecavüz yönündeki taleplerinin değerlendirilmesi için korunan bir marka hakkının bulunması gerektiği ve tecavüz edildiği iddia edilen markanın ---- tescil numaralı marka olduğu dikkate alındığında ve birleşen dava olan Mahkememizin---- davasında davacı ----- Tarafından davalı -------- markası yönünden iptal talebinde bulunulduğu dikkate alınarak iptal talebi yönünden birleşen dava

değerlendirilmiş, iptali istenilen -----Sınıftaki emtialar yönünden ------ adına tescilli olduğu, ---- tarihinde tescil edildiği, tescilin -------- devredildiği, az yukarıda açıklandığı üzere tescilli olduğu-------- Sınıftaki emtialar yönünden 5 yıldır kesintisiz olarak kullanımın davalı devralan şirket tarafından ispatlanması gerektiği ve bu kullanımın 6769 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten 5 yıl daha bir hak süresi alacağı-alması gerektiği iddiası Sınai Mülkiyet Kanunun 1.maddesinde belirtilen "Bu Kanunun amacı;

marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır." kanunun amaç ve ruhuna aykırı oluşturduğu; markanın sahibi açısından 3.ncü kişilere karşı koruma kapsamının tescille birlikte kullanım hak ve yetkisi başlayacağından davalı taraf vekilinin bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiş, ---------------- ilk derece mahkemesince de, 10.07.2017 tarihinde açılan davada, 6769 sayılı SMK’nın yürürlük tarihinden önceki dönemi de kapsayacak şekilde kullanmama değerlendirmesi yapılarak,

markanın tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde ---------- ciddi biçimde kullanılmadığının tespitine ve markanın kullanılmama nedeniyle iptaline dair kararda -------- uygulanması gereken hukuk kuralları ve yapılan yargılama gözetildiğinde bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına,

" emsal karar da dikkate alındığında davalı şirket üzerinde olduğu kabul edilmiş, davalı ---- kullanıma dair ispatı yerine getiremediği kabul edilerek birleşen davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Bu tespitlerden sonra asıl davadaki davacı ----------- markasına benzer ya da aynı markasal kullanımları dolayısıyla marka hakkına tecavüz yönündeki talepleri değerlendirilmiş, davacı ve davalı tarafa ait markalardaki ana unsur olan -------- ibaresi karşılaştırıldığında marka ve markasal kullanımların görsel, işitsel ve anlamsal yönlerden benzerlik arz ettiği,

ilgili marka ve markasal kullanımları aynı anda ya da farklı yer ve zamanlarda gören tüketicinin ilgili marka ve markasal kullanımların aynı işletmesel kökenden geldiğini düşünebileceği bu haliyle marka hakkına tecavüz oluştuğunun kabul edilebileceği, ancak hem birleşen dava hem asıl davadaki asıl dava davalının kullanmama defi ve birleşen dava olan Mahkememizin -----Sayılı dosyasındaki kullanmama dolayısıyla iptal talepleri birlikte değerlendirildiğinde az yukarıda ifade edildiği üzere asıl dava davacısına ait ------- markanın davacı tarafça etkin kullanımının ispat edilmediği,

kullanmama sebebiyle iptal koşullarının oluştuğu, markanın devrine kadar devreden tarafın devre kadar geçen 18 yıl boyunca sessiz kalınmış olunması ve bu yıllarda davalının ciddi markasal kullanımları bulunması nedeniyle sessiz kalma suretiyle hak kaybı kavramının temelinde olan davalının sessiz kalınmasına duyduğu güven ve üstün menfaati göze alındığında markanın eski sahibi davadışı 3. Kişi ve dolayısıyla kural olarak markayı kül halinde devralan davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığının kabul edilmesi karşısında ve davacı tarafın iptal sonrası korunan bir marka hakkının bulunmayacağı kabul edilerek asıl davanın reddine karar

vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hem asıl dava hem de birleşen davalar yönünden anılan gerekçelerle hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

A-Asıl davanın REDDİNE,

Asıl dava yönünden;

Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

Davalı ----- kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz talepleri yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

Davalı ------- kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden erişimin engellenmesi talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,

B- Birleşen Mahkememizin ------davasının REDDİNE,

Birleşen Mahkememizin ------ dava yönünden;

Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

Davalı ----- kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden markanın hükümsüzlüğü talepleri yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,

C- Birleşen Mahkememizin ----- davasının KABULÜ İLE;

1-Davalı adına tescilli ---- numaralı ----asının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler yönünden kullanılmama sebebiyle İPTALİNE

Birleşen Mahkememizin ------ Sayılı dava yönünden;

Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

Davacı ----- tarafından yatırılan toplam 179,90 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

Davacı --- kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

Davacı tarafından yapılan 205,50 TL ilk dava masrafı, 66,00 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.771,50 TL yargılama giderinden, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,

Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/01/2024

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/28, K. 2024/34, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No:2024/34
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 17/02/2023
  7. Karar Tarihi: 17/01/2024
  8. Birleşen Mahkememiz ------- Sayılı
  9. Dava
  10. Dava Tarihi:13/03/2023
  11. Karar Tarihi: 17/01/2024
  12. Birleşen Mahkememiz ---sayılı Dosyası
  13. Dava
  14. Dava Tarihi : 14/03/2023
  15. Karar Tarihi:17/01/2024
  16. Talep
  17. Davaya Cevap
  18. Birleşen Mahkememiz ---------- Dosyasında
  19. Talep
  20. Cevap
  21. Birleşen Mahkememiz --------- Sayılı Dosyasında
  22. Talep
  23. Cevap
  24. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık
  25. Uyuşmazlık Hakkında Toplanan Deliller
  26. Uyuşmazlık Hakkındaki Yasal Düzenleme
  27. Gerekçe

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/28
Karar No
2024/34
Tarih
17 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/28 K.2024/30
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/29 K.2024/21
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/29 K.2024/29
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/30 K.2024/30
  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/30 K.2024/30
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/31 K.2024/107

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.