KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/39
- Karar No
- 2024/237
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
Karar Metni
1.410 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/39
KARAR NO : 2024/237
DAVA
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/03/2023
KARAR TARİHİ : 08/10/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 1973 yılından bu yana dünyada kendini ispatlamış birçok ünlü markayı çatısı altında top layıp misafirlerine ---- marka ve ---- sayılı “----” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı adına tescilli ---- işlem numaralı “----” ibareli markanın, Davacının anılan markalarına benzer olması, davacının "-----" markası üzerinde öncelikli hak sahibi olması, davalının markasının kötü niyetle tescil edilmesi nedeniyle, Davalıya ait --- tescil sayılı “-----” markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1, 6/3, 6/9 ve 29. maddeleri uyarınca tescilli olduğu 14. sınıf emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden terkin edilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalının ---- yetkilisi ve tek ortağı olduğunu, şirketin 26.03.2019 tarihinde kurulduğunu, kuruluş aşamasında dahi isim benzerliği gibi durumlar söz konusu olduğunda şirket unvanına izin verilmediğini, hal böyle iken "----" olarak şirket unvanının alınarak 24.02.2021 tarihinde marka başvurusunu yapıldığı ve "-----" markasını 22.07.2022 tarihinde tescil edildiğini, dava açılmadan önce davacının ----.
Noterliği kanalıyla 28.01.2022 tarihinde "----" ibaresinin ----- internet sitesinde kullanımın durdurulmasını aksi halde yasal yollara müracaat edileceğini ihtaren bildirdiğini, davalının hak kaybına ve zarara sebebiyet vermemek amacıyla derhal ---- hesapları ile web sitelerinin kullanımını durdurduğunu, Davaya konu markalar bütünsel olarak incelendiklerinde aralarında ortalama tüketicinin görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından ilişkilendirilme ihtimali de dahil iltibasa neden olacak herhangi bir benzerlik bulunmadığını, Markalar için logo ve ambalajlama gibi görsel unsurlar "ticari takdim şekli” olduğunu,
Davalı markasının---- ibaresinden meydana gelirken, Davacı markalarının ----- ibaresinden meydana geldiğini, Taraf markalarının şekil unsurlarının birbirinden çok farklı olduğunu, Somut olayda taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, Davalının "----" markasının yanısıra "---" ve "---" Markalarının da sahibi olduğunu, Davalının sadece "-----" Markası ile kuyumculuk sektöründe iç pazarda çalışmadığını, yurt dışı pazarında çalıştığını, ürünlere marka logo basımı yapılmadığın, her ne kadar davacının markasıyla benzer faaliyet kolunda bulunulsa da müşteri nezdinde iltibas yaratılmadığını,
markalar arasında karıştırılma ihtimali değerlendirilirken, malların kullanılış biçimi, malın ve hizmetin verildiği sektörler, malların kullanım amaçları, dağıtım kanallarının aynı olup olmadığı, şayet ilgili markalar aynı markette vb. yerlerde satılıyorsa aynı rafta ya da yakın raflarda satılıp satılmadığı hususlarının incelenmesi gerektiğini, Taraf markalarının hitap ettiği tüketici kitlesinin farklılığı vb. yukarıdaki tüm kriterlerin farklı olması nedeniyle markaların tüketici nezdinde karıştırılmasının mümkün olmadığını, Davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte davalının markanın kullanımını durdurduğunu,
sosyal medya hesaplarını ve internet sitesini kapattığını, gelinen aşamada ---- tasfiye aşamasında bulunup ticari faaliyetini sona erdirdiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, beyan etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ---- tescil nolu markanın 14. Sınıftaki emtilar yönünden hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Davacının ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabında ----- 13/10/2016 tarihinde tescil edildiği, davacı şirketin ise 18/11/2008 tarihinde tescil edildiği bildirilmiştir.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı ŞEKİL markasının 09, 14, 21, ve 34.markalarının 11/12/2006 tarihinde, ---- tescil numaralı ---- markasının 24/01/2017 tarihinde davacı adına, ---- tescil numaralı ŞEKİL markasının 14. Ve 21.sınıflarda 22/07/2022 tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Tarafların beyan ve itirazları ve dosyada mevcut deliller dikkate alınarak markanın hükümsüzlüğü talebi yönünden marka uzmanı, mücevherat uzmanı ve kuyumcu üyeden oluşan heyet raporunda özetle;
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişi heyet rapor içeriğine göre; davalıya ait ----- tescil sayılı marka için başvurunun 24.02.2021 tarihinde yapıldığı, 22.07.2022 tarihinde tescil edildiği, huzurdaki davanın ise tevzi formu incelemesinden 03.03.2023 tarihinde açıldığı görülmekle 5 yıllık sürenin dolmadığı, dolaysıyla davacının sessiz kalmak yoluyla hak kaybına uğramadığı, davacı adına ---- Tescil Sayılı “ -----” markası için 29.11.2005 tarihinde, --- Tescil sayılı “----” markası için 21.12.2015 tarihinde, Davalı adına ise ---- tescil sayılı “----” markası için 24.01.2021 tarihinde TPMK nezdinde başvuru yapıldığı,
bu sebeple ----- ibaresi üzerinde öncelik hakkının Davacıda olduğu, davacı markalarının 25, 08, 14 ve 21. Sınıfta, Davalı markası 14 ve 21. Sınıfta tescilli olduğu 14. Sınıftaki tescilli olunan emtiaların örtüştüğü, 25 ve 08. Sınıftaki emtialar ile 14. Sınıftaki emtiaların birbirlerini tamamladığı, dolayısıyla taraf markaları arasında sınıfsal benzerlik olduğu, somut olay bakımından hem Seri marka algılanması sebebi ile karıştırma ihtimali hem de teşebbüsler arasında bağlantı olduğu ihtimalinin mevcut olduğu,
bu sebeple markalar arasında bağlantı kurulması tehlikesinin diğer deyişle halk tarafından ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, taraf markalarında yer alan tali ve jenerik unsurlar değerlendirme dışı bırakıldığında taraf markalarının asli unsurunun ---- ibaresi olduğunu, hem görsel, hem işitsel, hem de kavramsal bakımdan ----- ibareli Taraf markaları arasında benzerlik olduğu, Bu kapsamda bütünsel olarak değerlendirilme yapıldığında Davalı markası ile Davacı markaları arasında iltibasa yol açabilecek benzerlik bulunduğu, somut uyuşmazlık bakımından kötü niyetli tescilin mevcut olduğu,
bu kapsamda Davalıya ait ---- tescil sayılı “-----” Markası bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğuna dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın SMK 6/1, 6/3, 6/9. ve 29. Maddeleri
GEREKÇE
Dava; markanın SMK'nın 25 ve 6. Maddesi gereği hükümsüzlük davası ve SMK'nın 29. Maddesinden kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, giderilmesi davasıdır.
Davacı taraf, ---- sayılı “----” ibareli marka ve ---- sayılı “----” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı adına tescilli ----- tescil nolu markanın 14. Sınıftaki emtilar yönünden davalı adına tescilli olduğunu, davalı markasının iltibas oluşturduğunu, bu sebeple davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini, yine davalı tarafın marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımları bulunduğunu iddia ederek marka hakkına tecavüzn tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup,
SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/1.
Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.SMK'nın 6/9.
Maddesinde "6769 Sayılı SMK md. 6/9 “Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.” Hükmünü havidir.
Böylece 6769 Sayılı SMK ile mülga 556 Sayılı KHK’den farklı olarak kötüniyetli marka başvurusunun açıkça nispi red nedeni sayılmış ve bir hükümsüzlük nedeni olarak kanunda yerini almıştır" hükmü belirtilmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak
nitelendirilmiştir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda öncelikledavacı adına ---- Tescil Sayılı “ ----” markası için 29.11.2005 tarihinde, ---- Tescil sayılı “----” markası için 21.12.2015 tarihinde, Davalı adına ise ---- tescil sayılı “ -----” markası için 24.01.2021 tarihinde TPMK nezdinde başvuru yapıldığı, bu sebeple ----- ibaresi üzerinde öncelik hakkının Davacıda olduğu, davacı markalarının 25, 08, 14 ve 21. Sınıfta, Davalı markası 14 ve 21. Sınıfta tescilli olduğu 14. Sınıftaki tescilli olunan emtiaların örtüştüğü, 25 ve 08. Sınıftaki emtialar ile 14. Sınıftaki emtiaların birbirlerini tamamladığı,
dolayısıyla taraf markaları arasında sınıfsal benzerlik olduğu, somut olay bakımından hem Seri marka algılanması sebebi ile karıştırma ihtimali hem de teşebbüsler arasında bağlantı olduğu ihtimalinin mevcut olduğu, bu sebeple markalar arasında bağlantı kurulması tehlikesinin diğer deyişle halk tarafından ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, taraf markalarında yer alan tali ve jenerik unsurlar değerlendirme dışı bırakıldığında taraf markalarının asli unsurunun ---- ibaresi olduğunu, hem görsel, hem işitsel, hem de kavramsal bakımdan ---- ibareli Taraf markaları arasında benzerlik olduğu,
Bu kapsamda bütünsel olarak değerlendirilme yapıldığında Davalı markası ile Davacı markaları arasında iltibasa yol açabilecek benzerlik bulunduğu, somut uyuşmazlık bakımından kötü niyetli tescilin mevcut olduğu, bu kapsamda Davalıya ait---- tescil sayılı “----” Markası bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu da dikkate alındığında SMK'nın 6/1.
Maddesinde belirtilen şartların oluştuğu kabul edilerek hükümsüzlük talebi yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/39, K. 2024/237, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama