KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/7
- Karar No
- 2024/256
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
Karar Metni
2.209 kelime·11 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO:2023/7 Esas
KARAR NO:2024/256
DAVA
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/01/2023
KARAR TARİHİ: 17/10/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Dava dilekçesinde özetle; davacının yazarı olduğu----- tarafından basım ve yayımı ile ilgili olarak 8.8.2019 tarihinde sözleşme yapıldığı, bu sözleşmeye göre kitabın basımının 8.8.2019 tarihi olarak kararlaştırılmasına rağmen basımın 2020 Mayıs ayında gerçekleştiği, ancak ------- yapılmadan basılması sebebiyle bir çok hataların olduğu,
bu durumu yayıncıya bildirdiğinde ise “ilk baskıda böyle şeyler olur diğer baskılarda düzeltiriz” denildiğini, ayrıca yayınevi sahibi----- tarafından kendisine ------ bildirildiğini, ancak kendilerinden defa etle -------- sözleşmeyi istenmesine rağmen bu sözleşmenin bir türlü kendisine gönderilmediğini, uzun uğraşlar sonucu----yayıncıya kendi çabalarında ulaştığını, ancak sözleşmenin--------------- basımından doğan telif haklarının kendisine bugüne kadar ödenmediğini,
sonuç olarak kendisinden izinsiz olarak eserin ---- yayıncıyla anlaşılarak basımının gerçekleştirilmesi ve kitabın telif ücretinin kendisine ödenmemesi sebebiyle sözleşmenin haklı nedenle feshini, 1.000-TL maddi tazminat ile 30.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 15/07/2024 tarihli ıslah dilekçesinde 3.425 TL ıslahın kabul edilerek davanın 4.425,00 TL ye yükseltilmesini, alacaklar bakımından da faiz uygulanmasını talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği gibi eserin -------yayıncıya satışının söz konusu olmadığı, sadece eserin yurtdışında bir platformda sergilenmesine ilişkin olarak ön görüşme yapıldığı ancak bu durumun da anlaşma ile sonuçlanmadığı, kaldı ki bu firmanın iletişim bilgilerinin davacıya kendileri tarafından verildiği, davacının kendi çabalarıyla iletişime geçmesinin doğru olmadığı, ayrıca kitabın redakte işlemi yapıldıktan sonra son onay için davacıya gönderildiği, davacının son onayı alınarak basım yapıldığı, dolayısıyla bu iddianın da doğru olmadığı,
bunun yanı sıra telif ücretlerinin kendisine ödenmediği iddiasının da yanlış olduğu, ödemelerin yapıldığına dair belgeleri ileriki aşamalarda dosyaya sunacaklarını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen telif sözleşmesi başlıklı sözleşme ile davacı eser sahibinin meydana getirdiği eserin yayın haklarını kullanan davalı tarafın telif sözleşmesinde belirlenen yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin fesih şartlarının davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediği, yine sözleşmenin feshi dolayısı ile davacı tarafın maddi ve manevi tazminat talebinin bulunup bulunmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davalının------ numarasıyla kayıtlı görüldüğü, tescil tarihinin --- olduğu anlaşılmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre.
Davacının ikinci iddiası eserin redaktesinin yapılmadan piyasaya sürüldüğü iddiasıdır. Ancak dosyaya davalı tarafından sunulan basım onay formu incelendiğinde dava konusu eserin son redaktesinin ve mizanpajının yapılarak 20.02.2020’de davacıdan onay alındığı görülmektedir. Bu nedenle söz konusu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Davacının üçüncü iddiası; davalının kendisinden izinsiz olarak --------- bulunan bir yayıncıyla anlaşma yaptığı iddiasıdır.
Ancak bu anlaşmaya ilişkin olarak dosyaya sunulan herhangi bir delil bulunmamaktadır. Bununla birlikte taraflar arasındaki sözleşmenin 1. Maddesinde “….yurtdışı satışları gibi tüm işleme hak ve yetkilerini yayınevine devir ve temlik etmiştir.” İfadesine yer verilerek dava konusu eserin yurtdışı satış haklarının da davalıya devredildiği anlaşıldığından davalının davacından bu konuda ayrıca bir izin alması gerekli değildir.
Heyetimiz mali müşavir bilirkişisi tarafından yapılan maddi tazminat hesaplamasında davacının talep edebileceği rakamın 4.425-TL olacağı tespit edilmiştir. Davacı ayrıca manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de bilindiği üzere manevi tazminat için FSEK’de eser sahibinin manevi haklarından birinin ihlal edilmesi gerekir. Bu haklar ise “adın belirtilmesi yetkisi” eserde değişiklik yapılmasını önleme yetkisi, “umuma arz yetkisi” olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda davacının ismi eserde zikredilerek eser yayınlanmış olup adın belirtilmesi yetkisinin ihlali söz konusu değildir. Bunun gibi eserin umuma arz edilme zamanı davacının da bilgisi dahilinde gerçekleştiği için umuma arz yetkisi de ihlal edilmemiştir. Davacının eserinde davalı tarafça değişiklik yapılmadığı için bu hakkın da ihlaline rastlanmamıştır.
Bu bağlamda manevi tazminat konusundaki takdir Sayın Mahkemeye aittir. " yönünde görüş bildirilmiştir.Taraf tanık beyanları dinlenmiştir .Tanık -----davacı ------- benim dayımın oğlu olur, kendisi ----- isimli bir kitap yazmıştı, bu kitabı da davalı tarafın sahibi olduğu yayın evine bastırmıştı, iki yıl önce eylül ayında benim---- gideceğimi öğrenen ---- birlikte gelmek istedi, sebebini sorduğumda bana kitabının-------- bastırıldığını, ancak yayın evinin kendisine bundan dolayı bir bedel ödemediğinden bahsetti, biz ikimiz---- buluşup ---- davalıya ait yayın evine gittik, ben yayın evine ----avukatı sıfatıyla gittim,
davalı ile görüşmemizde davalı da bize kitabın ---- yayın eviyle anlaşılıp basıldığından bahsetti, biz sözleşmeyi talep ettiğimizde bize şu an ---------yayın eviyle yapılan sözleşmenin elinde olmadığını ama getirtebileceğini, boşuna beklememiz gerektiğini bize mail atacağını söyledi, ancak sonradan öğrendiğim kadarıyla böyle bir mail atılmamış, sonrasında zaten ben bu konuyla hiç ilgilenmedim, ------ olması vesilesi ile çok heyecanlıydı, ancak yaşanılan bu sorunlarla ilgili hayal kırıklığına uğradı, hatta o dönem ikinci kitabına başlamıştı, bildiğim kadarıyla bu nedenlerden dolayı bu kitabı halen bitirememiştir, " şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık ----Davacı oğlum olur, ---- oğlumun sözleşme imzaladığı yayın evidir. Ben ------ sınıf öğretmeniyim. Oğlum daha önce de kitap yazmıştır ve ufak tefek denemeler yapmıştır ancak bu ---- kitabına çok ciddi emek vermiştir. Bu kitabı seri olacak şekilde hazırlamıştır. Bu kitabı yazmaya başladığında üniversitede okuyordu ve 3 yıl bu kitaba emek verdi.
Arkadaşları kafelerde gezerken oğlum bu kitaba emek veriyordu ki, yazdığı kitaptaki bölümleri bana gönderdi ben de dil bilgisi olarak düzenlemelerini yaptım, kitap hakkındaki yorumlarımı da yazdım. Davalı yayınevi ile anlaşarak kitap basıldı ve ---- ödülünü almıştır. Hatta bu ------- rakip diyerek gazetelerde manşet olmuştur. İlk etapta ------------ tanesini oğluma gönderdiler, geri kalan kısmını satışa sundular. Satıştan oğluma çok az miktarda iki kez para yatırılmıştır.
Oğlumun haberi olmadan ---- yayın evi ile -------- satışa çıkarılması için sözleşme imzalanmış. Oğlum haberdar olunca sözleşmeyi göndermediler, oğlum kendi araştırmaları ile ----yayın evine ulaştı ve olayın gerçek olduğunu öğrendi. ---------yayın evi ile oğlum kendisi sözleşmesi yapmadığı için psikolojisi bozulmuştur. Başka yayın evlerinden teklif aldığı halde sözleşme devam ettiği için anlaşmalar yapamamaktadır. Serinin ikinci kitabını da yarım bırakmıştır.
Oğlumun yeniden toparlayabilmesi için oğluma psikologluk yapıyorum. Oğlum sözleşmeyi imzalarken hukuki destek almıştır, yurt dışı ile sözleşme yapılacağından haberi yoktu. Oğlumun hedefi ------- dünya mirasına kazandırmaktır, halen de hedefi budur. Sıradan bir kurgu kitabı değildir, çok ciddi araştırmalar neticesinde hazırlanmış bir kitaptır. İlk basımın haricinde başka da bir basım yapılmamıştır. Okuyucuları sürekli oğluma mesaj göndermektedir.
İkinci basımı beklediklerini belirtiyorlar. Okumak isteyenler de ilk basımı bulamamaktadırlar. Basılan ---- hepsi satıldığı halde 2. Basım halen yapılmamıştır. Çocuğum kendini toparlayamadığından 2. Seri olan kitap yarım beklemektedir, oğlum kitaba devam edememektedir. Fikir ve sanat eseri adına tüm başvurularını yapmıştır. Oğlumun kitabı 16.000 kitap içerisinden 1. Olmuştur. "şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür
Taraflar arasında imzalanan 8.8.2019 tarihli 12 maddeden müteşekkil Telif Sözleşmesi dosyada mevcuttur.
Bu sözleşmenin 1. Maddesi şu şekildedir: “Eser sahibi, eserden doğan işleme hak ve yetkisi kapsamında eseri her dil ve lehçeye tercüme, külliyata dönüştürme derleme, seçme ve toplama eserler oluşturma, yayma, yurtdışı satışları gibi tüm işleme hak ve yetkilerini yayınevine devir ve temlik etmiştir.” Sözleşmenin 6. Maddesi ise şu hükmü içermektedir: “Yayınevi basmış olduğu eser ile alakalı matbaa, editörlük, kapak tasarımı, mizanpaj, redakte vb. gibi ücretlerini eser sahibinden almıştır.
Eser sahibine yapılacak telif ödemesi eserin etiket fiyatı üzerinden değil, dağıtımcıya satışı yapılan iskontolu fiyat üzerinden yapılan satış rakamı baz alınarak satışı yapıldıktan sonra eseri sahibi ve yayınevi satış adetler üzerinden %50-%50 olarak bir biri arasında paylaşım yapacaktır.” Sözleşmenin 7. Maddesinde ise; yayınevi eseri baskısından yatıktan sonra 50 adet eser sahibine verip 950 adet satışa sunacaktır. Eseri dağıtımcılar üzerinden satışa sunacaktır.
Satıştan yazara herhangi bir telif ödemesi yapılmayacaktır. Kitap Baskı onayı isimli belge incelendiğinde 20.02.2020 tarihinde dava konusu eserin yayıncı tarafından------- tamamlanarak yazara sunulduğu ve bu işlemlere onay verilmesi için baskı onayının yazar tarafından verildiği görülmektedir. Dosyaya celp edilen bandrol talep formları incelendiğinde dava konusu eser için davalı tarafından ------------ tarihinde ise 1000 adet bandrol alındığı tespit edilmiştir.
Davacı tarafından dosyaya sunulan CD incelendiğinde. CD içerisinde 22 adet fotoğraf yer aldığı bu fotoğrafların birçoğunun davalının muhasebecisi ile ödemeler konusunda yapılan yazışmaları içerdiği, ayrıca dava dışı ----- bulunduğu iddia edilen ----isimli bir kişiyle yapılan ---- yazışmalarının yer aldığı anlaşılmıştır.
Bu cd içerisinde yer alan yazışmalar incelendiğinde ---- tarihinde -----ismi ile kayıtlı kişiyle davacı arasında telif ödemesi ile aşağıdaki yazışmanın yer aldığı anlaşılmıştır. ----- tarihli yazışmada ödemenin ----günü yapılacağı bildirilmiştir.
GEREKÇE
Dava, Telif sözleşmesinin davalı tarafın sözleşmeye aykırı olarak devir yetkisi bulunmamasına karşın davacının izni olmaksızın eserin yayın haklarını devrettiği iddiasından kaynaklı sözleşmenin haklı nedenle feshinin tespiti ile sözleşmeden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacı taraf dava konusu yazarı olduğu -------- tarafından basım ve yayımı ile ilgili olarak ----- tarihinde sözleşme yapıldığı, bu sözleşmeye göre kitabın basımının 8.8.2019 tarihi olarak kararlaştırılmasına rağmen basımın 2020 Mayıs ayında gerçekleştiği, ancak kitabın redaktesinin yapılmadan basılması sebebiyle bir çok hataların olduğu, kendisinden izinsiz yurt dışında bulunan bir yayıncıya yayın haklarını devretmesi dolayısıyla sözleşmenin haklı nedenle feshini, sözleşmenin haklı nedenle feshi dolayısıyla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Dava konusu somut olayda taraflar arasında davacı tarafın ----- basımı konusunda---------- müteşekkil Telif Sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin özleşmenin 1. Maddesi şu şekildedir: “Eser sahibi, eserden doğan işleme hak ve yetkisi kapsamında eseri her dil ve lehçeye tercüme, külliyata dönüştürme derleme, seçme ve toplama eserler oluşturma, yayma, yurtdışı satışları gibi tüm işleme hak ve yetkilerini yayınevine devir ve temlik etmiştir.” Sözleşmenin 6. Maddesinde “Yayınevi basmış olduğu eser ile alakalı matbaa, editörlük, kapak tasarımı, mizanpaj, redakte vb. gibi ücretlerini eser sahibinden almıştır.
Eser sahibine yapılacak telif ödemesi eserin etiket fiyatı üzerinden değil, dağıtımcıya satışı yapılan iskontolu fiyat üzerinden yapılan satış rakamı baz alınarak satışı yapıldıktan sonra eseri sahibi ve yayınevi satış adetler üzerinden %50-%50 olarak bir biri arasında paylaşım yapacaktır.” Sözleşmenin 7. Maddesinde ise; yayınevi eseri baskısından yatıktan sonra 50 adet eser sahibine verip 950 adet satışa sunacaktır. Eseri dağıtımcılar üzerinden satışa sunacaktır.
Satıştan yazara herhangi bir telif ödemesi yapılmayacaktır" hükümlerinin düzenlendiği sabittir.
Bu tespitten sonra davacı tarafın haklı nedenle fesih talepleri değerlendirilmiş, davalı tarafça davacının telif ücretinin kendisine ödenmediğine yönelik iddialar değerlendirildiğinde davalı tarafça ödemenin yapıldığının ispatlanmadığı, taraflar arasındaki -----yazışmaları incelendiğinde --------tarihi itibariyle davacının davalıdan talepte bulunduğu, ayrıca bu konuda kargo aracılığıyla ihtarname gönderdiği, her ne kadar bu kargonun davalıya ulaşma tarihi belirli
değilse de taraflar arasında yer alan ve aksi davalı tarafça iddia edilmeyen -------- yazışmaları HMK 199 kapsamında belge niteliğinde olduğu ve -------- yazışmalarından---- tarihinde davalının en geç --- tarihini takip eden ----- temerrüde düşmüş
olduğu sabittir. Bu tespitten sonra bu hususun sözleşmenin feshini haklı hale getirip getirmediği değerlendirilmiş, bu hususun sözleşmenin 8. Maddesine göre haklı sebep sayılmayacağı, davacı tarafa talep ve dava hakkı vereceği dikkate alındığında sözleşmenin haklı olarak feshi sebebi olamayacağı kabul edilmiştir.
Yine davacı tarafın eserin redaktesinin yapılmadan piyasaya sürüldüğü iddiası da değerlendirilmiş, davalı tarafından sunulan basım onay formu incelendiğinde dava konusu eserin son redaktesinin ve mizanpajının yapılarak ---- davacıdan onay alındığı, bu haliyle davacının bu iddiasının yersiz olduğu, yine davacının, davalının kendisinden izinsiz olarak ----bir yayıncıyla anlaşma yaptığı iddiası da değerlendirilmiş, davacı tarafça bu iddiasını ispatlar bir delil sunulmadığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin 1. Maddesinde “….yurtdışı satışları gibi tüm işleme hak ve yetkilerini
yayın evine devir ve temlik etmiştir.” İfadesine yer verilerek dava konusu eserin yurtdışı satış haklarının da davalıya devredildiği anlaşıldığından davalının davacından bu konuda ayrıca bir izin alması gerekli olmadığı kabul edilerek bu durumların da feshin haklı sebebini oluşturmayacağı kabul edilmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, manevi tazminat için FSEK’de eser sahibinin manevi haklarından birinin ihlal edilmesi gerekir.
Bu haklar ise “adın belirtilmesi yetkisi” eserde değişiklik yapılmasını önleme yetkisi, “umuma arz yetkisi” olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda davacının ismi eserde zikredilerek eser yayınlanmış olup adın belirtilmesi yetkisinin ihlali söz konusu olmadığı, eserin umuma arz edilme zamanı davacının da bilgisi dahilinde gerçekleştiği için umuma arz yetkisi de ihlal edilmediği, eserde değişiklik yapıldığına dair bir delilin bulunmadığı, dikkate alındığında davacı tarafın manevi tazminat talebinde bulunamayacağı kabul edilmiştir.
Az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafın maddi tazminat talebinde bulunduğu, sözleşmenin 8. Maddesine göre davacının edimini yerine getirmeyen davalı taraftan ödenmeyen telif ücretini talep ve dava edebileceği, --- yazışmalarından ---- tarihinde davalının en geç ------ temerrüde düşmüş olduğu, telif bedeli olarak kararlaştırılan %50 oranındaki paylaşıma göre dava konusu ‘’ ----isimli kitaptan 1.045 adet basıldığı, ----dava tarihine kadar 295 adedinin satıldığı,
Söz konusu kitapların dağıtıcılar satış rakamının 30,00TL olduğu dikkate alındığında toplam satış bedelinin 8.850,00-TL olacağı ve davacının payının da 4.425,00 TL olduğu kabul edilmiş ve davacının bu miktar yönünden maddi tazminat talep hakkının bulunduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/7, K. 2024/256, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama