KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/136
- Karar No
- 2024/254
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
Karar Metni
2.176 kelime·11 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/136 Esas
KARAR NO: 2024/254
DAVA
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/05/2021
KARAR TARİHİ: 17/10/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ----- markasıyla kitap basım ve yayınevi olarak hizmet verdiğini, -----başvuru numarası ile markasını tescil ettirmek üzere başvurduğunu, davalı tarafın bu başvuruya itiraz ettiğini, davalının ---- yönünden yaptığı itirazın reddedildiğini, ancak ---- yönünden ise kabul edilerek, davacının marka tescil başvurusunun reddine karar verildiğini, bu karara karşı davacının ---- yaptığı itirazın da reddine karar verildiği,
kararın iptali için ------- sayılı davasının açıldığını, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, davacının ----- yılından bu yana bu marka ile yayıncılık faaliyetinde bulunduğunu, davalının ise insan kaynakları danışmanlığı ile iştigal ettiğini, bu faaliyeti kapsayacak şekilde ------ yılında tescil ettirmesine rağmen, bir de davacının faaliyet alanında kalan ----için marka tescil ettirdiğini, davacının bu markadan kendi başvurusuna yapılan itiraz sonucunda haberdar olduğunu, davalının markasını----- sınıfta yer alan ve hükümsüzlük talep edilen mal ve hizmetleri için hiç kullanmadığını,
davalının amacının marka yedekleme olduğunu, bu haksız eyleminin korunamayacağını, davacının----- markası ile davalının tescil ettirdiği ----- ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, davalının markasının davacının faaliyet alanında olan ------ sınıfta tescil edildiğini, davacının ------ yılından bu yana tescilsiz olarak kullandığı markası üzerinde hak elde ettiğini, SMK’nun 6/3. maddesi uyarınca----- markanın gerçek hak sahibi olduğunu, davacıya ait ----- adlı internet sitesi incelendiğinde --------- markasının kullanıldığının tespit edilebileceğini, ayrıca davacının ticari kayıtlarında da kullanımlarının mevcut olduğunu,
marka ile kitap fuarlarına katıldıklarını, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek, davalıya ait -----markasının tescilli olduğu ------ hizmetleri için hükümsüzlüğü ile markanın bu mal ve hizmetler bakımından sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkilinin uzun yıllardan bu yana --------- markasını dava konusu hizmetler dahil olmak üzere kullandığını, yine dava konusu edilen markanın tescili için 03/04/2015 tarihinde başvuru yapıldığını, markanın 29/02/2016 tarihinde tescil edildiğini, dolayısıyla davacının 5 yıllık süre içerisinde dava açmadığından,
dava açma hakkını kaybettiğini, SMK'nun 25/6. maddesinde de marka sahibinin, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremeyeceğinin öngörüldüğünü, diğer yandan davacı müvekkilinin kötü niyetli olduğunu iddia etmişse de, müvekkilinin davacının kullanımında haberdar olduğuna dair herhangi bir delil sunmadığını, davacı tarafın dilekçesinde markayı eskiye dayalı kullandığını iddia etmiş ve bu iddiasını alan adına,
ticaret unvanına dayandırmışsa da, bir markanın alan adında yer alması yada ticaret unvanı olarak tescil edilmesinin sahibine başka markalara itiraz etme hakkı tanımayacağını, müvekkilinin ---- altında yayınlar basmakta olduğunu ve bu yayınları müşterilerine sunduğunu, bahsi geçen yayınların delilleri arasında sunulacak olup, müvekkilinin kayıtlarının incelenmesi neticesinde de ortaya çıkacağını, davacı tarafın -------markasını kendisinin ihdas ettiğini iddia ettiğini ve markayı kullandığına ilişkin salt beyandan ibaret açıklamalarda bulunduğunu, ancak davacının 2018 yılına kadar marka başvurusunun bulunmadığını,
bir ibareyi bu kadar yoğun kullanan bir tacirin marka başvurusunda bulunmamasının hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağını, müvekkilinin ------- markası ile gerçekleştirdiği faaliyet neticesinde markayı meşhur ve maruf hale getirdiğini, bu durumdan yararlanmak isteyen davacının müvekkiline ait markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, ------ yılından bu yana markayı kullandığını iddia eden davacının ----- yılında başvuru yapmış olmasının da bu duruma açıklık getirdiğini belirterek, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Dava, davalıya ait ----sınıfın----------hizmetleri için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ilişkindir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya ----- getirtilmiş olup, incelendiğinde;---- markasının ---- için davacı adına tescilli olduğu, ------ markasının ---- sınıfta davalı adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.Davacı ve davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtlarıincelendiğinde; davacı şirketin ------- tarihinde, davalı şirketin ise -------- tarihinde tescil edildikleri anlaşılmıştır.
Dava konusu teknik bilgi gerektirdiğinden Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, ------oluşan bilirkişi heyeti ----- tarihli raporda; davacı tarafın sunduğu deliller, ------ uygulaması, yazılan müzekkerelere verilen cevaplara istinaden; davacının ----sertifikaları, ----- alındığında, davacı tarafın esas unsuru ---------- hizmetlerinde davalı marka başvurusunda çok daha önceki tarihlerde markasal kullanımlarının tespit edildiğinden, davacının 6769 Sayılı SMK'nun 6/3. maddesi anlamında gerçek hak sahibi olduğu, davacı ve dava konusu marka incelendiğinde, her iki taraf markasının da özel bir çalışma sonucu oluşturulduğu,
davalını sonradan emtia genişletmek sureti ile ---------hizmetlerinde tescil alabileceği, bu durumun hayatın olağan akışı içerisinde mümkün olabileceği, davalı yanın dava konusu marka tescil müracaatını gerçekleştirirken “kötüniyetli” olduğunu gösterir herhangi bir verinin dosya içerisinden anlaşılamaması nedeni ile takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, davacının kötü niyetle hareket ettiğine dair kanaat oluşmadığı, davalı tarafın marka tescil tarihinin ---- tarihinde açıldığı, davacı tarafın dava açmadaki hukuki sürecinin ---- tarihinde sona erdiği, ancak davacı tarafın;
---- numaralı ibareli markasına --- tarihinde---- sınıflarda başvuru yaptığı, davalının ----bu markaya itiraz ettiği, marka sicilinden de anlaşıldığı üzere itirazın ---- tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının bu tarihi, ------- tarafından kullanıldığının öğrenildiği tarih olarak belirttiği göz önüne alınırsa, davacının takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, hak düşürücü süre içerisinde davayı açtığının kabul edilebileceği, yine bu kapsamda ---- ile bazı istisna durumlar hariç her türlü dava açma, zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin önce ----- kadar durdurulduğu,
bu sürenin daha sonra Cumhurbaşkanlığı kararı ile ------Tarihine kadar uzatılmış olduğu, Pandemi nedeniyle zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin -------arasında 96 gün için durdurulduğu göz önüne alınacak olursa, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, davacının hak düşürücü süre içerisinde davayı açtığının kabul edilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalıya ait ---- sınıfın ----- hizmetleri için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ilişkindir.
Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.Davacı tarafça marka hükümsüzlüğü talepleri SMK'nun 6/3. maddesi uyarınca tescilsiz marka kullanımı nedeniyle marka üzerinde hak elde edilmesi ve 6/9. maddesi uyarınca markanın kötü niyetle tescil edildiği iddialarına dayandırılmıştır.SMK'nun 25/1 ve 6/3. maddeleri uyarınca,
başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin marka hükümsüzlüğü talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
SMK'nun 6/9. maddesinde ise kötüniyetle yapılan marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; alınan bilirkişi raporu ile davacının ------sınıfta yer alan -------- mal ve hizmetleri için ------- bu yana tescilsiz olarak yoğun bir şekilde kullandığının tespit edildiği, davacının bu marka üzerinde, SMK'nun 6/3. maddesi uyarınca tescilsiz kullanım nedeniyle hak elde ettiği, davalının----- tescil numaralı ------markası ile davacının tescilsiz olarak kullandığı -------------ibaresi olduğu, diğer kelimelerin tanımlayıcı nitelikte olması nedeniyle markaları farklılaştırmaya yetmediği,
iki marka arasındaki hizmetlerin aynı olduğu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, ancak, SMK’nun 25/6. maddesi uyarınca, marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremeyeceği, davacının davalıdan önce tescil edilen bir markası mevcut olmadığından bu madde uygulanamasa da, 556 sayılı KHK'de hak düşürücü süre mevcut olmadığından,
yerleşik yargı kararları ile hak sahibinin 5 yıl boyunca dava açmaması halinde sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığı, pandemi nedeniyle hak düşürücü sürelerin 96 gün uzatıldığına dair bilirkişi görüşünün ve davacı iddiasının yerinde olmadığı, bu durumun davanın açıldığı tarihi kapsamadığı, ayrıca 5 yıllık sürenin TMK'nun 2. maddesi uyarınca olayın özelliklerine göre belirlenmiş bir süre olduğu, bu nedenle davacının SMK'nun 6/3. maddesi uyarınca davalıya ait markanın hükümsüzlüğünü talep edemeyeceği, davalı tarafın davacı şirketten 8 yıl önce,----------- ibaresini içeren ticaret unvanı ile ticaret sicil kaydını yaptırdığı,
faaliyet alanları içinde insan kaynakları danışmanlığının yanı sıra personel eğitiminin de mevcut olduğu, bu nedenle eğitim amaçlı dergi, kitap basımı hizmetleri için marka tescil ettirmesinin kötüniyetli tescil sayılamayacağı, yalnızca markaların benzer olamasının markanın kötüniyetli olarak tescil edildiğini kanıtlamak için yeterli olmayacağı, bu nedenle kötüniyetli tescil iddiasının ispatlanamadığı" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Mahkememiz hükmü davacı tarafça istinaf edilmiştir. -------- sayılı ilamında.
"İlk derece mahkemesince davacının 5 yıl boyunca dava açmaması nedeniyle halinde sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
7226 sayılı kanunun geçici 1.maddesinin "a"bendinde, Covid-19 salgın hastalığı sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla, dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler durdurulmuş, aynı maddenin "b"bendinde ise kapsam dışı bırakılan haller düzenlenmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, pandemi nedeniyle zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin ------- tarihleri arasında 96 gün için durdurulduğu göz önüne alınacak olursa, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, davacının hak düşürücü süre içerisinde davayı açtığının kabul edilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler durdurulduğuna ve kapsam dışı bırakılan hallerde marka hakkından doğan davalar yer almadığına göre, söz konusu düzenlemenin işbu davaya ilişkin dava açma süresini de kapsadığının kabulü gerekir. Bu nedenle davanın esasına hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekiline göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. " gerekçesi ile dosya mahkememize gönderilerek ---- almıştır.
Tüm bu açıklamalardan sonra, davalıya ait ----- sınıfın----------------------- hizmetleri için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkininin talep ve dava edildiği, davacının ----markasını ------mal ve hizmetleri için --------- bu yana tescilsiz olarak yoğun bir şekilde kullandığının tespit edildiği, davacının bu marka üzerinde, SMK'nun 6/3. maddesi uyarınca tescilsiz kullanım nedeniyle hak elde ettiği, davalının---- tescil tarihli, ----davacının tescilsiz olarak kullandığı-----esas unsurlarının ----olduğu, diğer kelimelerin tanımlayıcı nitelikte olması nedeniyle markaları farklılaştırmaya yetmediği,
davalının markasının kapsamında kalan ----------- hizmetlerinin davacının tescilsiz kullanım nedeniyle hak kazandığı hizmetlerle aynı olduğu, markaların ortalama tüketiciye hitap etmeleri nedeniyle, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, zira tüketicilerin her iki markayı her zaman aynı anda görüp detaylarını karşılaştırabildiğini düşünmenin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, markada yer alan yardımcı unsurlar ile ayrım gücü az olan ifadelerin her zaman hatırında tutabileceğinin de düşünülemeyeceği, tüketicilerin daha önce gördüğü, yararlandığı,
satın aldığı ve denediği bir malın yahut hizmetin markasının, göz ve kulağında kalan izine, hatırlayabildiği kadarıyla hafızasında kalan özelliklerine dayanarak, sonraki aynı veya benzer mal ve hizmetlere ilişkin alışverişlerinde de aynı veya benzer markayı taşıyan ürünü satın almak yahut hizmetten yararlanmak isteyeceği, davalının markasını gören veya duyan tüketicilerin daha önce tanıdığı davacı markalarının bir başka versiyonu, serisi veya uzantısı olduğunun ya da davacının vermiş olduğu bir lisans gereği ürünler üzerinde kullanıldığının algılanmasına yol açabileceği sabittir.
Bu tespit karşısında davalı taraf adına tescilli ------ emtiaları yönünden iltibas oluşturduğu kabul edilmiş ve SMK'nmın 6/3. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafın SMK'nın 6/9. Maddesi gereği hükümsüzlük talebi de incelenmiş, markaların kelime, anlam ve şekil unsurları dikkate alındığında her iki taraf markasının da özel bir
çalışma sonucu oluşturulduğu, davalını sonradan emtia genişletmek sureti ile -------------- BASIMA HAZIR HALE GETİRİLMESİ, OKUYUCUYA ULAŞTIRILMASINA İLİŞKİN HİZMETLER---------- hizmetlerinde tescil alabileceği, bu durumun hayatın olağan akışı içerisinde mümkün olabileceği, davalı yanın dava konusu marka tescil müracaatını gerçekleştirir iken “kötüniyetli” olduğunu gösterir herhangi bir
delilin dosyada mevcut olmadığı dikkate alındığında SMK'nın 6/9. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar davalı tarafça davanın hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı iddia edilmiş ise de davanın açılış tarihinin------ tarihi olduğu, 7226 sayılı kanunun geçici 1.maddesinin "a"bendinde, Covid-19 salgın hastalığı sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla, dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler durdurulmuş, aynı maddenin "b"bendinde ise kapsam dışı bırakılan hallerin düzenlendiği,
pandemi nedeniyle zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin ------- tarihleri arasında 96 gün için durdurulduğu göz önüne alınacak olur ise, hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler durdurulduğuna ve kapsam dışı bırakılan hallerde marka hakkından doğan davalar yer almadığı dikkate alınarak davacı tarafça marka tescil tarihi olan----- tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin ------ tarihinde dolacağı dikkate alındığında davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiş ve SMK'nın 6/3.
Maddesi gereği hükümsülük şartlarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar kısa kararda "Davalı adına tescilli ------ emtiaları yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine" dair karar verilmiş ise de; -----markanın davalıya ait ---- olduğu, ----markasının ise davacının kullanımındaki marka olduğu, kısa kararda davalıya ait ------yazılması gerekirken sehven davacıya ait marka ismi yazıldığı anlaşılmakla, mahkememiz hükmünün "Davalı adına tescilli --------- emtiaları yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine dair hüküm tashih edilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/136, K. 2024/254, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama