KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/25
- Karar No
- 2024/223
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
Karar Metni
1.293 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/25
KARAR NO : 2024/223
DAVA
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/02/2024
KARAR TARİHİ : 26/09/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil Şirket 2005 yılından bu yana şilte, strafor ve süpürgelik imalatı, ticareti ve ihracatı alanında faaliyet göstermekte olup, orman ürünleri sektöründe saygın bir yer edinmeyi başardığını, müvekkil Şirket’in aşağıda görseline yer verilen “----” isimli markasını Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 06.09.2017 tarihinde ---- tescil numarası ile tescil edildiğini, müvekkil Şirket’in işbu markası, yine aşağıda görseline yer verilen ve Müvekkil Şirket tarafından özgün olarak tasarlanmış olup,
Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 21.07.2014 tarihinde ---- tescil numarası ile tasarım olarak tescil olunan tasarımı ile özdeşleşmiş bulunduğunu, müvekkil Şirket "-----" tasarımı ve markasıyla strafor ürünün basit halinden sıyrılmasını, ---- tasarımı sayesinde gerek ses akustiği gerekse ısıya katkı sağlamasıyla sektörde büyük yenilik getirmiş ve bu doğrultuda ürüne farklı bir ivme ve müşteri memnuniyeti kazandırdığını, ----- markası ile ayniyet derecesinde benzer olması, aynı mal ve hizmet kapsamında kullanılması, markada Müvekkil Şirket’e ait tasarımın kullanılması,
özellikle Müvekkil Şirket’in markasıyla özdeşleşen tasarım için kullanılıyor olması ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek olup, SMK m.6/1 hükmü kapsamında marka başvurusunun reddedilmesi gerektiğini, her iki markanın ilk bakışta birbirlerine çok benzedikleri açıkça görülmektedir.
Her ne kadar Davalı Şirket adına tescil edilen marka ismi “-----” şeklinde olsa da, yukarıda yer verilen marka görselinde "----" ibaresi" okunmayacak kadar küçük puntolarla yazılmış olup görsele ilk bakıldığı anda "-----" ifadesi öne çıkmakta olduğunu, bu husus dahi tek başına hükümsüzlük talebimize konu markanın Müvekkil Şirket’in bir alt markası olduğu izlenimine yol açabileceğini, markalar karşılaştırıldığında görselliğin yanı sıra fonetik açıdan aynı oldukları,
“ ----” ibaresinde yer alan “----”in yerine “----” ibaresinin konularak ve araya “------” ibaresi eklenerek Müvekkil Şirket’e ait markadan farklı bir markaymış izleniminin yaratılmaya çalıştığı fakat yapılan değişikliklerin herhangi bir şekilde farklılaşmaya yol açmadığı ve halk nezdinde karıştırılmaya müsait olduğu sabit olduğunu, "-----" ibaresinin ürünsel bazda vasıf gösteren bir ibare olmayıp, Yargıtay kararları uyarınca ayırt edici özellik taşımaktadır.
Çünkü, "------" ibaresi ürünün doğal haline ilişkin olmayıp, ürünün bir özelliği niteliği taşıdığını belirtmiş ve müvekkil Şirket’in “-----” markasının Türk Patent Kurumu nezdinde daha önce müracaat edilmiş olması sebebiyle “------" marka müracaatının tescil belgesine bağlanması marka hukuku ilkelerine aykırılık teşkil edecek, Müvekkil Şirket’in haksız nedenlerle mağduriyetine sebebiyet verilecektir.
Bu doğrultuda davamızın kabulü ile---- numaralı “-----” marka tescilinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkil Şirket, boya ve ısı yalıtımı sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren, ticari teamüllere uygun hareket eden ve çok sayıda saygın marka ve ürün grubuyla toplumda haklı bir itibar ve tanınmışlığa ulaşmış olan köklü bir sanayi kuruluş olduğunu, davacı adına kayıtlı “-----" şeklindeki marka ile müvekkilimizin “-----” ibareli tescil edilen markası arasında herhangi bir karıştırılma ihtimali bulunmadığını, bir ürünün son tüketicisi, bir markayı almak isterken yanılgıya düşüp, başka bir markayı tercih ediyorsa karıştırılmadan bahsedilebileceğini,
Markalar arasında iltibas değerlendirilirken öncelikle esaslı unsurların belirlenmesi ile oluşan bütüne bakılması gerektiğini, Markalar arasındaki iltibas değerlendirmesinde markaların ayırt edici nitelikleri önem taşıdığını, Her iki marka da ayırt edici nitelikte ise aralarında karıştırılma ihtimali de o derece azalacağını, markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesi, markaların bütünü göz önünde bulundurularak, genel görünüş itibari ile yapılır.
Markaların parçalara ayrılarak inceleme yapılmasına ve özellikle tek başlarına ayırt edici gücü bulunmayan tasviri işaretlerden oluşan kısımlarının aynı veya benzer olup olmadıkları üzerinde durulmasına gerek olmadığını, burada önemli olan markanın esaslı ve ayırt edici unsurlarının belirlenmesi ve müşteri çevresi üzerindeki etkisidir.
Markalar arasında karıştırılma ihtimali ve benzerlik değerlendirmesi yapılırken, markaların ayırt edici nitelik sağlamayan ya da herkesin kullanımına açık yardımcı ve tali unsurları değerlendirme dışında bırakılması gerektiğini, İltibasın tespiti için öncelikle markaların esaslı unsurlarının belirlenmesi gerekmektedir. Zira iltibas değerlendirmesi ilk olarak esaslı unsurlar arasında gerçekleştirilir.
Bütünsel benzerlik değerlendirmesinde de markaların esas unsurları ön plana çıkarılarak, bu unsurların benzer olup olmadıkları, markanın bütününde fark yaratıp yaratmadıkları incelenmesi gerektiğini, müvekkilin tescil edilen markası ile karşı yan Davacının markası arasında iltibas olmadığı, her iki markada da "-----" kelimesinin aynı olduğunu fakat bu kelimenin ayırt edicilikten uzak, zayıf bir marka olduğu izahtan vareste olduğunu belirtmiş ve haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ------- tescil nolu markanın hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Ticaret sicil kaydı dosya içerisine getirtilmiş olup, -----ŞİRKETİ ' nin 28/11/2000 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin ise 24/12/2001 tarihinde tescil edildiği bildirilmiştir.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- ŞEKİL markasının 17.sınıfta 06/09/2017 tarihinde davacı şirket adına, ----- tescil numaralı ŞEKİL markasının 02, 17, ve 19,sınıflarda 25/01/2024 tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Hükümsüzlük talepleri yönünden rapor düzenlenmesi hususunda marka hukuku uzmanı, ahşap sektöründe uzman ve parke ve ahşap ürünler tasarımı konusunda uzmandan oluşan heyet raporunda, davacının ---- nolu markasının 17. Sınıfta Türk Patent nezdinde tescilli marka olduğu, davalının ---- nolu markasının 02/17/19.
Sınıfta Türk Patent nezdinde tescilli marka olduğu davalının ----- nolu markasının 17. Sınıftaki emtialar açısından SMK 6/1 ve 25. Maddesi uyarınca kısmen hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğuna dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın SMK 6/1 ve 6/9. Maddeleri
GEREKÇE
Dava; markanın SMK'nın 6/1 ve 6/9 Maddesi gereği hükümsüzlük davasıdır. Davacı taraf, davalı adına tescilli ----- tescil nolu marka tescillerinin SMK m. 6/1 ve 6/9 kapsamında hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkini talep ve dava etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.
SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 6/9.
Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu ---- ŞEKİL markasının 17.sınıfta 06/09/2017 tarihinde davacı şirket adına, ------tescil numaralı ŞEKİL markasının 02, 17, ve 19,sınıflarda 25/01/2024 tarihinde davalı adına tescil edildiği,
markaların ana unsuru olan "------" ve "-----” aynı sınıf ve aynı ürünlere ilişkin emtialar yönünden markaların bu denli birbiri ile benzer ifadelerde olmalarının hayatın olağan akışına uygun olmayacağı, görsel, işitsel ve anlamsal olarak davalı markalarının davacı markalarını çağrıştırdığı ve tüketicilerin markaları ile bağlantı kurmak ihtimallerinin söz konusu dikkate alındığında SMK ' nın 6/1 maddesi gereği hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kabul edilmiş ve bu yönden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın SMK' nın 6/9 maddesi gereği hükümsüzlük talebi de incelenmiş,
davalının markasının kötü niyetle tescil ettirdiğine dair somut verinin bulunmadığı ve davacı tarafça da davalının markalarının kötü niyetle tescil ettirdiğine dair bir delil dosyaya sunmadığı anlaşıldığından, SMK 6/9 maddesi gereği hükümsüzlük yönünden ispatın yerine getirilmediği ancak SMK 6/1 maddesi gereği hükümsüzlük koşullarının yerine getirildiği kabul edilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/25, K. 2024/223, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama