KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/79
- Karar No
- 2025/100
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
Karar Metni
1.775 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/79 Esas
KARAR NO: 2025/100
DAVA
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/04/2024
KARAR TARİHİ:10/04/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının tanınmış tescilli ------- yaratıcısı ve sahibi olduğu; davacının 19.01.2023 tarihli şikâyeti üzerine savcılık nezdinde davalı hakkında davacının tescilli markalarını taşıyan taklit ürünlerin satışı nedeniyle soruşturma başlatıldığı; suç delillerinin toplanması amacıyla davalı işyerinde ----- gerçekleştirilen aramada davacının tescilli markalarını taşıyan ------ ibareli siyah renkli plastik yedek parça --------- ürüne taklit olduğu şüphesiyle el konulduğu;
savcılık soruşturmasında atanan bilirkişinin dosyada orijinal ürünlerin bulunmadığı gerekçesiyle kıyaslama yapamadığı yönünde rapor vermesi üzerine savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiği; aramada el konulan ürünlerin davalıya iadesi gündeme geldiği için davacı tarafından ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu ve -------- D.
İş sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının marka haklarının ihlal edildiği sonuç ve kanaatine varılması üzerine adı geçen mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararı verildiği; ihtiyati tedbirin uygulandığı ve ürünlerin yediemine teslim edildiği; davaya konu işbu ürünlerin yarı mamul niteliğinde ürünler olduğu ve üzerlerinde davacının markalarının yer aldığı; davacı yarı mamul niteliğinde ürün piyasaya sürmediğinden el konulan ürünlerin taklit olduğunun buradan dahi anlaşılabildiği; davacının orijinal ürünlerinin satışa hazır edilmiş versiyonlarının ihtiyati tedbir dosyasına sunulduğu;
davalı işyerinde el konulan merdiven altı üretilen taklit yarı mamul ürünlerin davacının marka haklarını ihlal ettiği ve ayrıca haksız rekabet teşkil ettiği, davalının kötü niyetli olduğu ileri sürülerek, marka tecavüzü ve haksız rekabet fiillerinin tespitine, men’ine, ref’ine, marka tecavüzü ve haksız rekabet sebebiyle doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, tecavüz oluşturan ürünlerin ve bunların tanıtımı için hazırlanmış basılı materyallerin imhasına, hükmün ilanına karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalılardan ---------- davada adı geçen firmanın yetkilisi veya sahibi olmayıp sadece işçisi konumunda bulunduğu; arama-el koyma işlemi sırasında söz konusu işyerinin sahibinin ... olduğu; bu kişinin söz konusu firmayı arama-el koyma tarihinden kısa bir süre önce içindeki ürünlerle birlikte satın aldığı ve ürünlerin tamamı ve nasıl temin edildiği hakkında bilgi sahibi olmadığı;
aramada el konulan ürünlerin çöpe atılmak üzere çöp torbalarında bulunduğu, yarı mamul ürün dahi olmadıkları, satış söz konusu olmadığı, davalılar tarafından üretilmediği, tamamının yetkili servisten alındığı; kaldı ki el konulan 5566 adet üründen sadece 8 adet ürünün ve sadece mazot filtresine ilişkin ürünlerin benzer olduğunun tespit edildiği; ------işletmesinin otomobil yedek parça alanında perakende satış yapan bir firma olduğu, herhangi bir alanda üretiminin bulunmadığı savunularak, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın davacı adına tescilli volkswagen ve vw markalı ürünlerin orijinal dışındaki ürünlerde kullanılmak suretiyle davacı tarafın marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı aynı zamanda eylemin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya ------ getirtilmiş olup, incelendiğinde; ------- tescil numaralı markasının davacı adına tescili olduğu, sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Mahkememiz ---- D.iş sayılı dosyasında alınan raporda;----------- tarihinde ----------- Deposunda yapılan incelemelerde 294 nolu çuvallar içerisinde yer alan yedek parça ve mazot filtresi isimli ürünler üzerinde tespit isteyen davacı adına tescilli markalarının ayırt edilemeyecek derecede aynısının birebir kullanıldığı,
- Ürünlerin piyasada bulunduğu dönemde ürünleri satın alan tüketicilerin davacı firmaya ait orijinal ürünler olduklarını düşünme ihtimallerinin yüksek olduğu,
- Bu nedenle aleyhine tespit istenen davacı tarafın marka haklarının ihlal edildiği, " yönünde görüş bildirilmiştir.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;
Aramada el konulan ürünlerin “taklit” ürünler olduğu;
Aramada el konulan “taklit” ürünlerin SMK md.29 ve md.7/2 uyarınca davacının ------ markalarından doğan haklarına tecavüz oluşturduğu; yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın SMK 7/2, 29, 56/1, 77, 149, 150 ve 151.Maddeleri,
GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, marka hakkına tecavüzün tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davasıdır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre.
(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi,
şeklinde belirtilmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir.
Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir.
Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır.
Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır.
Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Dava konusu somut olayda ------- tescil numaralı markaların davacı adına tescilli olduğu ve halen koruma altında bulunduğu, Mahkememizin --------D.
İş sayılı dosyasında yapılan tespit işlemi sırasında alınan 28.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davalı uhdesinde tespit edilen ürünlerin motorlu kara taşıtlarında kullanılan “yakıt filtresi alt ve üst parçası” " mahiyetinde “yarı mamul” ürünleri olduğu bu ürünlerin bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere ticari mahiyette ürünler olduğu, bu ürünlerin üzerinde davacı adına tescilli ---------- markasının yazılış/okunuş itibarıyla aynısının bulunduğu, -----sayılı Şekil markasının çizgisel olarak aynısının kullanıldığı,
bu kullanımların davacının ---- sınıftaki ---------- bölümünde belirlendiği üzere “taklit” oldukları dikkate alındığında, bu haliyle davalıların eyleminin SMK md.29 ve md.7/2 uyarınca davacının ----- markalarından doğan haklarına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiş ve davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri yönünden yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı, davalının tescilli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz etmesinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini de talep etmiştir. ---------- Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi.
6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak,
sınai mülkiyet hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de az önce zikrolunan hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta idi.
6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş.
KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır.
Bu açıklamadan sonra, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacının davacı adına tescilli markaları taşıyan taklit ürünleri satması eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/79, K. 2025/100, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama