KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/10
- Karar No
- 2025/264
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
Karar Metni
1.957 kelime·10 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/10
KARAR NO : 2025/264
DAVA
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/01/2025
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ------ yılından beri para sayma makinelerin ithalat ve satışı ile sektörde öncü ve lider firma olarak yerini almış olup 2016 tarihinden beri ticari kullanımı babasından devralan babasından devralan müvekkili ... tarafından “-----” ibareli marka ile resmi internet sitesinde, ------ gibi Türkiye’nin en çok bilinen ve tercih edilen e-ticaret sitelerinde ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, Müvekkil gerçekleştirmiş olduğu ticari faaliyetler neticesinde TürkPatent nezdinde marka başvuruları gerçekleştirmeye başlamış olup --- no’lu “- ---- no’lu “-------” ibareli marka başvuru süreçleri devam ettiğini,
Müvekkil tarafından internet sitelerinde oluşturulan tanınmışlık, davalı tarafından kötü niyetli olarak ihlal edildiğini, davacı önceki kullanıma dayalı gerçek hak sahibi olduğunu belirterek davalı adına tescilli “------ markanın tescil başvurusunun reddine, tescil edildi ise HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkinine, Müvekkile ait “-------” ibaresi üzerinde müvekkilin gerçek hak sahibi olduğunun tespitine, Dava kesinleşinceye kadar ihtiyaten ve hükümle birlikte kesin olarak, davalı tarafından müvekkile ait "------" markasının kullanımının durdurulmasına,
engellenmesine ve men'ine ilişkin tedbir talebimizin kabulüne, Tescilli marka sahibinin marka kullanımının davalı müvekkil aleyhine tecavüz teşkil ettiğinin ve kötüniyetli kullanımın tespitine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili 2015 yılından beri para sayma makinesi satışını sürdürdüğünü, Müvekkilinin bu tarihlerden itibaren faturalı satış yaptığı ve senelerdir ---- markası ile ürün satışı yaptığını, Ardından 25.09.2023 tarihinde Türk Patent Enstitüsü'ne marka başvurusunu yapmış ----- markasını TPE nezdinde tescil ettirmiş olduğunu, neredeyse 30 yıllık bir süreç olmasına rağmen bu süreç içerisinde davacının ne-----marka adı altında hiçbir marka başvurusu bulunmadığını, Davacı,
iddialarının aksine ----- markası üzerinde hiçbir hak sahibi olmadığı gibi müvekkilin tescilli markasına tecavüz teşkil edecek eylemlerde bulunduğunu, müvekkil marka tescilini usulüne uygun yaptırıp ciddi satış rakamlarına ulaşıp ticaretini geliştirdiğinde;
davacı taraf bu kazanımlardan faydalanmak amacı ile kötü niyetli olarak işbu davayı ikame ettiğini, Hatta davacı, müvekkile ait ----- markasını kullanabilmek için gölge olarak kullandığı ---- ibarelerini bile 7.sınıf olan evrak imha makineleri ürün sınıfında almaya çalışmış olduğunu, Davacının -----adı altında satış yapan bir işletmesi bulunmadığını, davacıya ait para ---alanında, ------ ait ilk gönderi, davalının ----- markasının tescilini aldığı tarihten 13 ay sonrasına ait olduğunu, ---- platformundaki kayıt adının ---- olduğu,
bu alanın değişmeyen bir alan olduğu ve davacının ----- olarak açtığı bu alanı, davalının marka tescilinden sonra ----- makineleri yaptığının görüldüğünü, davacının sunmuş olduğu faturalar da davalıya ait ---- markasına ait olmayıp, --- ibaresi kesinlikle geçmediğini, davacı tarafça ---- ibareli geçmiş tarihli hiçbir belge sunulmadığını, Davacının ‘’-----’’ adıyla yapmış olduğu marka başvurusu da , davalının ---- markasına ait tescilden 5 ay sonra yapılmış olup, 22.01.2024 tarihinde yapıldığını, davacının söylediklerinin aksine, kötü yorumlar alan ve yanlış ürün gönderen davacının kendisi olduğunu,
müvekkil firmanın ticari faaliyetlerinin çok uzun zamandır devam ediyor olması, gerek satış rakamları gerek başkaca hususlar ile de markanın gerçek hak sahibi olduğunu gösterdiğini belirterek İş bu haksız ve hukuka aykırı davanın reddini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ---- tescil numaralı --- ŞEKİL,-----tescil numaralı ----- markalarının hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, davacı tarafın gerçek hak sahibi olduğunu beyan ettiği ---- ibaresi yönünden öncelikli hak sahibi olup olmadığı davalının --- ibareli kullanımları dolayısıyla davacının hak sahipliğiinin ihlal edilip edilmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;
---- tescil numaralı ------ markasının 09.sınıfta 17/05/2024 tarihinde, ---- tescil numaralı ----- markasının 35.sınıfta 20/10/2015 tarihinde davalı ... olduğu anlaşılmıştır. ---- Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabında, 23/01/2015 tarihinden itibaren -----adresinde "-------- merkez işyeri adresinde faaliyetine başladığı ve ayrıca 10/06/2021 tarihinde -----adresinde----- şube iş yeri adresinde faaliyetine başladığı anlaşılmış olup merkez ve şube iş yerinin faaliyetine devam ettiği anlaşılmıştır.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre. Marka Hukuku Kapsamında Yapılan İncelemeler Işığında, Davacının, davalının markalarının ----- tescilli olduğu 09 Sınıf mallar (…Sahte para dedektörleri, bozuk para (metal para) sayma makineleri, bozuk para değişme (bozma) makineleri, para akseptörleri, kağıt para(banknot) sayma makineleri, kağıt para yatırma-çekme makineleri…nakit para çekme makineleri.
Kağıt banknot çember makineleri, Sahte para dedektörleri, bozuk para (metal para) sayma makineleri, Kağıt para(banknot)sayma makineleri, kağıt para yatırma-çekme makineleri, ödeme terminalleri, para çekmece kasaları kağıt banknot desteleme makineleri, kağıt banknot ayırma makineleri.) bakımından dosyaya sunulan delillerin Türkiye’de ------ ibaresine konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandıracak çapta ve nitelikte kullandığını ispata yeterli olmadığı,
davacının markaya konu işareti Türkiye’de aktif ve yoğun ve diğer taraftan markaya ilişkin ticari etki oluşturacak, aktif ve süreklilik arz edecek şekilde markasal olarak kullandığını ispatlayacak delillerin dosyada bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Böylelikle, “eskiye dayalı kullanım” iddiasının değerlendirilebileceği yeterli bir belge/delilin dosyada bulunmadığı, sonuç olarak 6769 sayılı SMK m. 6/3 anlamında davacının Türkiye’de önceki tarihli, markasal, ciddi kullanımının ve “geniş bir coğrafyada kullanım” koşullarını karşılayamadığı, bu bakımdan davacının gerçek hak sahipliğinden doğan haklarının ispatlanamadığı,
Davacının -----tescil numaralı markası ile davalı ...’nin----- tescil numaralı markaları karşılaştırıldığında, her ne kadar taraf markalarının tescilli olduğu Nice sınıfları birbirinden farklı olsa da, SMK m. 11/4 kapsamında farklı sınıflarda olsa da mal/hizmetlerin benzer nitelikte olup olmadığı değerlendirildiğinde davacı markasının tescil olduğu 07 Nice sınıfındaki mallar ile davalı ...’nin markasının tescil olduğu dava konusu edilen (…Sahte para dedektörleri, bozuk para (metal para) sayma makineleri, bozuk para değişme (bozma) makineleri, para akseptörleri, kağıt para(banknot) sayma makineleri, kağıt para yatırma-çekme makineleri, ……..,
nakit para çekme makineleri.) mallarını içeren 09 Nice sınıfındaki işbu malların benzer nitelikte olmadığı ve davacının SMK 6/1 koşulu olan “tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka” koşulunu sağlamadığına dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 7/2, 25,29 ve 141. maddeleri
GEREKÇE
Dava; SMK'nın 6/1, 6/3 ve 25. Maddesinden kaynaklı markanın hükümsüzlüğü e marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır.
Davacı taraf, --- tescil numaralı -------ŞEKİL markasının adına tescilli olduğunu, davalı adına tescilli ---tescil numaralı ----- markasının markası ile karıştırılma ihtimali bulunduğu ve marka üzerinde tescilsiz olarak da hak sahibi olduğu karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesi ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini ve davalı tarafın markasal kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ----- tescil numaralı markadan kaynaklı haklarına tecavüz oluşturduğunu ve tecavüzün tespiti ile,
önlenmesini, tecavüzün men'ini talep ve dava etmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.
SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.
SMK'nın 6/3.
Maddesinde "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.Dava tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı SMK'nın 29. Maddesinde "a-Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak,
başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.
Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.
Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır.
Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır.
Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda; ---- tescil numaralı ---- -----+ŞEKİL markasının 27.10.2023 tarihinden itibaren 07. Sınıfta , ----- tescil numaralı ---- markasının 07. Sınıfta 22.01.2024 tarihinden, ----- tescil numaralı ------09 ve 35. Sınıfta 01.08.2024 tarihinden itibaren davacı adına tescilli olduğu, --- tescil numaralı -------markasının 09.sınıfta 15.09.2023 tarihinden itibaren davalı ... adına tescilli olduğu TPMK kayıtları ile sabittir.
SMK'nın 6/3.
Maddesi gereği hükümsüzlük şartları değerlendirilmiş, davacı tarafça sunulan url kayıtları, fatura örnekleri, ve sosyal medya kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonrası hazırlanan 04.09.2025 tarihli raporda; davacının 2011 yılından itibaren ------ ibaresini marka olarak kullandığı, faturalarda bu ibarenin markasal olarak kullanıldığı, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin kullanıma mesnet sunulan faturalar incelendiğinde, bu faturalarda -----+şekil unsurunun kullanıldığı, ancak açıklama kısmında ürünün------şeklinde açıklandığı, ------+şekil unsurunun işletme adı olarak kullanıldığı markasal kullanımın ----- ibaresi olduğu,
yine 08.02.2023 tarihli faturada da-----şekil unsurunun işletme adı olarak kullanıldığı markasal kullanımın ------ makinesi şeklinde olduğu, bu haliyle davacı tarafça 1 adet faturaya dayalı olarak ------ ibaresini kullanmasının, önceye dayalı hak sahipliğine dayanılabilmesi için, marka başvurusundan önce tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından, işaretin yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette markasal kullanılması,
bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandırılması gerektiği, yine davacının önceye dayalı hak iddiasını bu sebeple yalnızca ------ başvuru - “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Para Sayma Makineleri” yönünden ileri sürebileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı tarafın markası olan tescilli olduğu ----- tescil numaralı -----markasının 09.sınıftaki mal ve hizmetler yönünden önceye dayalı yoğun ve etkin kullanımının bulunduğu hususunu ispat edemediği kabul edilmiş,
yine davacının 09. Sınıfta hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri sürdüğü markalarından ----- tescil numaralı ----- markasının 09 ve 35. Sınıfta 01.08.2024 tarihinden itibaren tescilli olduğu dikkate alındığında davalı markasının daha önceki tarih olan 15.09.2023 tarihinden itibaren tescilli olduğu dikkate alındığında bu markanın öncelikli tescil ve kullanım yönünden hükümsüzlük gerekçesi olamayacağı kabul edilerek SMK'nın 6/3.
Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı kabul edilmiştir.
Davacı tarafın SMK'nın 6/1. Maddesi gereği hükümsüzlük talebi de incelenmiş; davacının ----- tescil numaralı ------ŞEKİL markasının 27.10.2023 tarihinden itibaren 07. Sınıfta , ----- tescil numaralı ------ markasının 07. Sınıfta 22.01.2024 tarihinden, ----- tescil numaralı ------ markasının 09 ve 35. Sınıfta 01.08.2024 tarihinden itibaren davacı adına tescilli olduğu davalı markasının ise 15.09.2023 tarihinden itibaren koruma altında bulunduğu dikkate alındığında davacı markalarının SMK'nın 6/1. Maddesi gereği hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri sürülmesi mümkün olmayacağından SMK'nın 6/1. Maddesi gereği de hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talebi de değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafın uzun yıllardır -----şeklinde markasal kullanımlarının bulunduğu, ---- ibareli tescilli markasının davalı tarafın tescilli markasından sonra olduğu------+ŞEKİL unsurunu işletme adı olarak kullandığı 09. Sınıftaki emtia yönüyle markasal kullanımı bulunmadığı bu haliyle korunacak bir makasal hakkının da söz konusu olmayacağı ve ----- ibaresinin davalı tarafın daha öncelikli tescili dolayısıyla davalı tarafça kullanıldığı gözetilerek marka hakkına tecavüzün de oluşmayacağı kabul edilerek davanın tümden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/10, K. 2025/264, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama