KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/40
- Karar No
- 2025/182
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2025
Karar Metni
1.277 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/40 Esas
KARAR NO: 2025/182
DAVA
Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ: 10/02/2025
KARAR TARİHİ: 07/07/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin spor giyim ve ayakkabı endüstrisinde kaliteli ürünleriyle tanınan öncü bir marka olduğunu, vekil eden adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünler üretilmekte ve/veya satışa sunulduğunu, davalıya ait işletmeden tarafımızca 1(bir) adet -------ibareli ve logolu spor ayakkabı satın alındığını, müvekkili adına tescilli markaların üretim ve lisans verme yetkisi münhasıran vekil edende olduğu halde,
vekil eden adına tescilli markaları üzerinde izinsiz ve hukuka aykırı şekilde üzerinde barındıran ürünlerin satılması/satışa arz edilmesi 6769 sayılı SMKnın 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz fiilini oluşturduğu, müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, satış otomasyon ve barkod sistemlerinin incelenmesine,
satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesine, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasına, vekil edenin marka haklarına tecavüzün tespitini, tecavüzün durdurulmasını, taklit nitelikteki ürünlere el konulmasını, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen ----- ibareli ve logolu spor ayakkabı satın alımını ve bu hususta sunulan fişin tarafınca kabulü mümkün olmadığını, zira müvekkili tarafından davacı veya başkaca bir üçüncü kişiye bu yönde herhangi bir satım gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin herhangi bir şekilde ------ ibareli ve logolu spor ayakkabı satımı kesinlikle söz konusu olmadığını, zaten bu durum, atılı fişte herhangi bir şekilde marka, logo ve benzeri ibarenin yer almamasıyla görüleceğini, müvekkilinin,
herhangi bir şekilde --- ibaresi ve logosu bulunmayan bir ayakkabı satmış ve fişe bu durum --- olarak yandığını, davacı yan ise kendi lehine karar temini amacıyla sanki bir------ve logolu spor ayakkabı alınmış gibi iddiada bulunmadığını, davacının bu yöndeki iddiası kesinlikle kabul edilemeyeceğini, nitekim ------ ortalama tüketiciyi “makul ölçüde iyi bilgilenmiş, dikkatli ve özenli ortalama tüketici” olarak tanımlandığını, müvekkiline ait işletmede tespit edilen ayakkabıların müvekkiline ait işletme,
ürünlerin fiyatı ve bilirkişi raporunda yer alan ve yukarıda açıklanan özellikleri dikkate alındığında dikkatli ve özenli bir ortalama tüketici açısından markanın veya ayırt edilemeyecek düzeyde benzerinin satılmadığının ortada olduğunu, müvekkiline ait işletmede tespit edilen ayakkabılar, davacının markasından tamamen farklı olduğunu, zira bu ayakkabılar, davacının markasının ayırt edici unsurlarını taklit etmemekte, iltibas yaratmamakta ve davacıya herhangi bir zarar vermediğini, ayrıca müvekkilinin de davacının markasından haberdar olmadığını ve taklit ürün satma kastı olmadığını,
zira işletmede satmış olduğu ayakkabılar davacının markası tescil edilmeden önce de piyasada kullanılan genel kullanıma uygun ayakkabılar olduğunu, davacının müvekkilin ticari itibarını zedelemesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik işbu işbu davanın reddini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafın ----isimli iş yerinde satışa sunduğu ayakkabı ürünleri üzerinde davacı tarafa ait ---- ibareli markaları kullanmak sureti ile davacının marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya ---- getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- şekil markasının --------- tescil numaralı ----- tarihinde davacı adına tescil edildiği bildirilmiştir.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre.
Davalıya ait olduğu belirtilen ---- karşısı ----- tarihinde yerinde inceleme işlemleri yapılmış olup, --- tabelalı ayakkabıcı olduğu, işletmenin vergi levhası kayıtlarına göre ----- adına kayıtlı olduğu, Yapılan incelemelerde tespite konu ---- ibareli markaların kullanıldığı ---kullanım tespit edildiği, Firma sahibi --------tespit işleminde söz alarak : --------değildir ancak çok eskiden kalmadır, hepsi seri sonudur, tektir, ürünlerin devamı yoktur, satıştan da kaldıracağım” şeklinde beyanda bulunduğu,
Davalı adresinde yapılan yerinde inceleme işlemlerinde tespit edilen ayakkabıların orijinal ürünlerden farklı olarak markasal detaylara ilişkin dikişlerin kalitesiz ve vasat olduğu, orijinal ürünlerde yer alan alt tabanlıktaki kabartma şeklindeki marka işlemesinin bulunmadığı, keza bazı ayakkabılarda iç tabanlıkta da markasal detay yer almadığı, keza ayakkabı beden ve bakım bilgisinin yer aldığı etiketlerin orijinal ürünlerden farklı olarak kalitesiz ve yapıştırma şeklinde olduğu, tespiti yapılan ayakkabıların deforme durumda olduğu, bazı yerlerinde dikiş sökükleri ile taban ve uç kısımlarda boya izlerinin olduğu,
keza davalının da yerinde inceleme işlemi esnasında ürünlerin orijinal ürün olmadığını beyan ettiği hususları dikkate alındığında, SMK’nun 29/1-b maddesi uyarınca taklit ürün nedeniyle marka hakkına tecavüz oluşturabileceğine dair görüş bildirmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
5769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı adına tescilli ------ markalarını ve logolarını taşıyan taklit ürünlerin davalıya ait iş yerinde satışa sunulduğu iddiasıyla açılan marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıdır.Davacıya ait marka tescil kayıtları dosya içine getirtilmiş, incelendiğinde; -------- tescil numaralı --- markasının ---- tarihinde davacı adına tescil numaralı ----" markasının tüm sınıflarda davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacının talebi gibi delil tespiti amacıyla dosya üzerinde ve davacı tarafça davalıdan satın alındığı iddia edilen ve satış fişiyle dosyaya sunulan ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, marka uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; ---- ibareli markaların kullanıldığı 8 çift ayakkanın taklit olarak Kullanıldığı, işyeri sahibinin ----adına kayıtlı olduğu, bu durumun da SMK'nun 29/1. maddesi gereğince marka hakkına tecavüz oluşturduğu, dava konusu taklit kullanımın tüketici gözünde davacı ile aleyhine tespit istenen arasında
ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği, tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın TTK 55/1-a-4 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturacağı, İş yerinin yetkilisinin/sahibinin ------kayıtlı olduğuna dair görüş bildirmiştir.
Sınai Mülkiyet Kanununun 29/1-c maddesinde markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.
Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında, davacı tarafın ------ tescil numaralı ---- markasının ----- tarihinde davacı adına tescil numaralı ----" markasının tescilli ve koruma altında bulunduğu,
Mahkemizce alınan ---- tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davalıya ait iş yerinde --- ibareli markaların kullanıldığı 8 çift ayakkanın taklit olarak kullanıldığı, davacı adına tescilli----- markalı ürünlerin ayakkabı ürünleri üzerinde kullanıldığının tespit edildiği, bu kullanımların davacı tarafın markasının tescil edildiği sınıfta ve birebir kullanım olduğu, bu haliyle davalı tarafça davacının marka hakkına tecavüzde bulunduğunun sabit olduğu kabul edilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/40, K. 2025/182, 7 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama