KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/75
- Karar No
- 2025/94
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
Karar Metni
2.209 kelime·11 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/75 Esas
KARAR NO:2025/94
DAVA
Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)
DAVA TARİHİ:25/05/2021
KARAR TARİHİ:10/04/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkiline ait ----- sınıflarında tescilli bir marka olup, müvekkili davacı şirket adına ------ tarihinde tescil edildiğini ve koruma altına alındığını, bilhassa müvekkilinin en tanınmış ürünlerinden olan---------------- kaleminin davalılarca müvekkilin markası kullanılmak suretiyle üretildiğini ve satışa sunulduğunu ve halen de tüm ulusal kanallarda reklamının yapılmakta olduğunu, davalıların amacının müvekkili firmanın 19 yıldır dünya çapında masraf ederek ve yatırım yaparak tanıttığı, reklamlarını yaptığı, satış ve pazarlamasını yaptığı,
pek çok ülkede tescilli ve tanınmış olan ve aynı zamanda firma ile özdeşleşmiş-------- tüketicilerin yanıltılması suretiyle haksız şekilde kar elde etmek olduğunu, davalı tarafın bu tecavüzünün bilinçli ve kötü niyetli olduğunu, pek çok tüketicinin söz konusu göz kalemini satın aldığında ve ancak dikkatlice incelediğinde ------ibaresinin üzerinde çok küçük harflerle yazılmış ----------- ibaresini fark edebilmiş olduğunu, müvekkili şirketin gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında gerçekleştirdiği çalışmalarla markasına ayırt edicilik unsurunu kazandırdığını, davalı tarafın taklit-------- kullandığı ibarenin ----- olup,------ yazıldığını,
müvekkili firmanın uygulamasında ise ----- bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketin ------ markalarına sahip olmasıyla birlikte, ------- adını satın aldığını ve hala kullanmakta olduğunu, davalıların ise yukarıda açıklandığı üzere marka ile meşru bir bağlantısı olmamasına rağmen, ----- tarihinde ----- adresini ticari etki yaratacak biçimde kullanmaya başladığını ve hala kullanmakta olduğunu, taraflar arasında halen devam eden --------- markasına tecavüz nedeniyle tazminat talep ettiklerini, ancak davanın açıldığı tarihten sonraki dönemde gerçekleşen tecavüzler için ayrı bir dava açılması gerektiğini belriterek,
hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle-------sayılı davasıyla birleştirilmek üzere, davalıların davacının ticaret unvanına ve marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet işlediğinin tespitine ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin durdurulmasına, tecavüzün giderilmesi (ref'i) ve 10/01/2017 tarihine kadar 556 sayılı KHK'nin 66 ve 67. Maddeleri ile -------tarihinden itibaren 6769 sayılı SMK'nun 151/2-b maddesi ve TTK'nun 58/2.
Maddesi gereğince belirlenecek en fazla miktar üzerinden ödenmesi gereken maddi tazminatın belirlenmesine, marka hakkına tecavüz dolayısıyla üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, cihaz, makine gibi vasıtalara el koyulmasını, el konulan ürünler üzerinde davacıya mülkiyet hakkının tanınmasına, bu talepleri haklı görülmezse marka hakkına tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasını;
özellikle el konulan ürünlerin ve araçların üzerlerindeki markaların silinmesi veya marka hakkına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhasını, marka hakkına tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak,
ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya yayın yoluyla duyurulmasını, davacıya ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesini, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasını,-------- reklamlarının önlenmesini,------ ------- devam eden davalılara ait internet sitesinin yayının durdurulmasını ve anılan siteye erişimin durdurulmasını, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan davalıya ait tüm ürünlerin üretiminin, ithalat ve ihracatının, satışının ve pazarlamasının reklamının tanıtımının ve internet ortamında teşhir edilmelerinin durdurulmasını, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline;
fazlaya ilişkin haklarının ve bu davadan sonra devam eden tecavüze ilişkin taleplerinin saklı tutularak 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, sonuç talepleriyle ilgili tedbirlerin derhal uygulanması yönünde tensiben, yahut ilk davaya ait dosyanın incelenmesinden sonra ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı Yan tarafından dava dilekçesinde yer alan konu ve istemin-----nezdinde halen görülmekte olan ---- sayılı dosyası ile aynı olduğunu, Davacının----Sayı ile görülüp daha sonra ---- dosya ile birleştirilmiş ve halihazırda görülmekte olan davaya ilişkin dilekçesinde de Müvekkili Şirketin ----- markasından ötürü marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve tazminat istemleriyle dava açıldığını, huzurdaki davada da------ sayılı dosya kapsamında olduğu gibi marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin durdurulmasını, tecavüz teşkil ettiği iddia edilen ürünlere el konulmasının talep edildiğini,
bu taleplere ilişkin Davacı Yan iddiaları hali hazırda------- Sayılı dosyada incelendiğini ve bu durumun derdestlik yarattığını, -------sayılı dosyada henüz bir hüküm verilmemiş olup, ortada kesinleşen bir Mahkeme Kararı bulunmadığını, davacının aynı iddialar ile yeni bir dava açamayacağını, Davalılardan ---- sektöründe dünyada önde gelen tanınmış markaları ile her türlü kozmetik ürünlerin imalat ve ticareti ile iştigal ettiğini, başta------ unsur markaları olmak üzere --------diğer alt markaları altında ------ yoğun reklâm ve tanıtım ile bugün dünyanın pek çok ülkesinde ve ------ ---- ------- alanında tanınmış markaları arasında,
tartışmasız yer aldığını, Müvekkili ------ise sadece diğer davalı ------tarafından üretilen ürünlerin --- satış ve pazarlaması faaliyetleri ile iştigal etmekte olup---------- tescilli marka portföyünün yönetimi ve/veya bu markalar altında üretilen ürünlerin üretim ve kreasyon sürecine ilişkin herhangi bir yetkisi bulunmadığını, Davalı şirket ------ işbu dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak -----nezdinde;
----- kullanılmak üzere tescilli,------- markasının sahibi olduğunu, Davalı Şirket ------adına, ----- ürünlerinde kullanılmak üzere, ---------------alt markası altında yeni bir seri göz makyaj ürünlerinin üretimine başladığını, ------ makyaj ürünleri yer aldığını, bu ürün gamında yer alan ürünlerinden bir tanesinin de,---------ticari ismi altında piyasaya sürülen ve bu isim altında pazarlaması ve reklamı yapılan ---------- olduğunu, ilk defa -------piyasaya sürülmüş olup ardından dünyanın dört bir yanında satışa sunulduğunu, ------- markalı --------- malzemeleri ülkemizde de satışa sunulduğunu, ---- kelimesi,
bir ----------- malzemesine verilen------- ve/veya sürmeden kendine ------- ayrıldığını, bu nedenle ------------ özellikle ---- sahip----- olarak adlandırıldığını, bu husus sayın mahkemenizce görülmekte olan ---- dosyada yer alan ---- tarihli bilirkişi raporlarıyla da tespit edildiğini, ------ pazarlarında yapılan araştırma raporu çerçevesinde, ------ibaresinin dünya çapında tanınmış ------ fazla------- tarafından, ---- üzerinde kullanıldığının tespit edildiğini, Bu çerçevede, ------ kelimesinin, ------ sektöründe yaygın olarak ------ malzemelerini tanımlayıcı nitelikte bir ---- olduğunu,
davalı Şirketin tescilli ------------tanımlayıcı ticari---- ismi birlikte kullanılmış olup --------- bu kullanımı sadece ürünü tanımlamak/nitelemek amaçlı olduğunu, -------- ayırt edici kriterden yoksun, tanımlayıcı nitelikte bir cins ismi/tanımlayıcı işarettir dolayısıyla tek başına/esas unsur olarak nitelediği ürünler için tescil edilemeyeceğini, 556 sayılı KHK’nın 7/1(c) ve SMK 5/1/(c) maddeleri uyarınca ------ üretildiği,
hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markalar marka olarak tescil edilemeyeceğini,---- tarafından öncelikle güzellik amacıyla kullanıldığını, yanı sıra--------------reaksiyonlardan ve enfeksiyonlardan koruduğuna; bu itibarla, ----- geldiğine inanıldığını,----- sektörü için ayırt edici kriterden yoksun olduğunu, ---------- ibaresinin cins ismi olduğu,
davacı tarafından kendi ürünlerinin tanıtım, reklam ve satış kampanyalarında dahi -----------------ifadesine yer vermek suretiyle açıkça kabul edilmiş ve Davacı Yan iddia ve savunmalarımızın haklılığını bizzat kendisinin teyit ettiğini, tanımlayıcı işaret olan -------- ibaresinin tek başına usul ve yasaya aykırı olarak davacı yan adına tescil edilmiş olması davacı yana ----------ibaresi üzerinde markasal koruma hakkı ve bu ibare üzerinde tekel hakkı sağlayamayacağını, Davalılardan ------- markalarının yanında tali unsur olarak kullanmakta ve tüm tescil başvurularında-------- ibaresi üzerinde münhasır bir hak iddiaları olmadığını,
yani 3. Kişilerin kullanımlarını engellemeyeceklerini açıkça belirttiğini, Bu çerçevede, ----------- tarafından ----------sınıfta yer alan -------- için tescil edilmiş ise de, söz konusu tescile ilişkin sicil kayıtlarında,----- sahibi şirketin, -------- kelimesinin münhasıran kullanımına dair hiçbir hak iddia edilmemektedir” şerhi düşüldüğünü, Davacı Şirket dava dilekçesinde, Müvekkili Şirketin Karşı yanın tescilli ------- markasının yazım şeklinin aynen taklit edilerek ----------harfinin aşağıya ve sola uzatılarak kullanıldığını iddia etmiş ise de, Davacı Şirketin bu iddiası gerçeği yansıtmadığını, kozmetik sektöründe bir dünya devi olan,
markaları dünyada en tanınmış markalar listesinde hep ilk sıralarda yer alan----------- çıkacak tüm yeni ürünleri için ciddi bir tanıtım-reklam bütçesi ayırmakta, bu çerçevede ürün imajı ve sunumları kreatif ekipler tarafından uzun soluklu çalışmalar sonucunda oluşturulduğunu, ------ Karşı Yanın markasından fayda sağlamak gibi bir amacının olduğunun düşünülmesi dahi hayatın doğal akışına aykırı olduğunu, Her iki tarafça------- ibaresinde kullanılan --------- birbirinden tamamen farklı olduğu,
-------- cins isim olarak kullanan birçok firma ----- harfini, göze çekilen sürmeyi andırması amacıyla, uzatarak kullandığını, bugün herkesin kullanımına açık olan -------tarafından önerilen, matbu yazı stilleri incelendiğinde, bu ------ harfinin diğer harflerden daha uzun ve sola doğru -------- şekilde kullanıldığı,
dolayısıyla---------- bu şekilde kullanımının davacı yan’la özdeşleştirilmesinin mümkün olmadığını, bu çerçevede davacı yanın ------- ibaresinde kullandığı ---------- hiçbir orijinalliği ve ayırt ediciliği bulunmayan matbu ---- meydana getirildiği,------- diğer ------- olduğu gibi ------- yazılmasının davacı yanın --------- hiçbir ayırt edicilik katmadığını, Davacı Yan dava dilekçesinde----------ürünler bakımından -----ibaresinin ----------gelecek şekilde yazıldığını ifade ederek bu hususun tüketicileri yanıltmak suretiyle haksız yararlanmaya sebep olduğunu iddia etse de,
söz konusu ürün renkleri bakımından yapılacak değerlendirmede kapsamlı bir şekilde -------- ürünlere dair gerçekleştirilen ---------faaliyetleri ile müşteriler tarafından tercih edilebilirlik hususunun öne çıktığını, ------- bakımından;------- yoğun bir şekilde kullanıldığı ------------tarafından bilinip ve uygulandığını, Söz konusu ibarelerin iltibasa yol açmadığı Mahkemenizin ----- Sayılı dosyası kapsamında alınan ------- tarihli bilirkişi raporlarıyla da tespit olunduğunu, Ülkesellik prensibine getirilen istisnaların başında tanınmış markalar geldiğini,
----- markasal korumadan faydalanan tanınmış ---------------- markasının kullanımının engellenmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Ülkesellik prensibine getirilen istisnalardan bir diğeri ise, Paris Sözleşmesi’nin 4. Mük.
6/A-1 maddesinde belirtilmiş olup buna göre Paris Sözleşmesi’ne üye ülkelerden birinde tescilli bulunan markanın “olduğu gibi” diğer üye ülkelerde de korunması gerektiğini, Bu çerçevede ------- markasının ------- başta olmak üzere Paris Sözleşmesi’ne taraf birçok ülkede tescilli olduğu, bunun yanında yine ------- markasının ------- tescilli olduğu, -------- nezdinde tescilli bulunduğu,
------- marka tescil başvurusu hususları dikkate alındığında bu markanın “olduğu gibi” --- ve diğer üye ülkelerde korunması gerektiğini, Davacı Yan dava dilekçesinde ayrıca haksız rekabet sebebiyle satışlarının durma noktasına geldiğinden ve Davalı Şirketin markasının Davacı Yanın satışlarına ciddi ölçüde zarar verdiğinden bahsetse de, satışlarında artış veya azalma olduğuna ilişkin en ufak bir somut veri ortaya koymadığını,-------- ibaresi müvekkilinin ilk kez kullandığı bir ibare olmayıp, bu ibareyi gören tüketicilerin doğrudan Davalılar ile bağlantı kuracağını,--------ibaresinin cins isim olduğu,
kullanım sonucu ayırt edici karakter kazandığı düşünülse bile oldukça zayıf ve iltibasa sebebiyet veremeyecek bir marka olduğu bilirkişi raporlarıyla da tespit edildiğini, müvekkil şirketin ------ ibaresini kullanım şekliyle davalının ------- ibaresini kullanım şekli tamamen farklı olduğunu, mahkemece görevlendirilen bir Marka Vekili ve bir Bilgisayar Mühendisinden oluşan Bilirkişi Heyetinin hazırladığı ------- tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;----------- kapalı olduğu tespit edilmiş,
------ alan ürün üzerindeki kullanımda Davalı taraf marka kullanımının Davacı tarafa ait tescilli markalara benzerlik ve iltibas yaratacağı ve tüketici nezdinde karışıklığa sebep olacağı görüş ve kanaatine varılmışsa da raporun tek taraflı beyan ve iddialar doğrultusunda hazırlandığını, eksik olduğunu, yukarıda açıklandığı üzere, ----- etmekte olup ------ bir marka olarak kabul edilemeyeceğini, sektörde sıkça kullanılan ----- tarafından tek başına değil --------- markalarıyla birlikte kullanıldığını,
itiraza konu bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişilerden ---- da içinde yer aldığı bir bilirkişi heyeti tarafından ------Sayılı dosya kapsamında -------- tarihli raporda:----------ibaresinin bir ---------- verilen cins ismi olduğu ve bu sebeple 556 sayılı KHK'nin 7/1-c maddesi kapsamında ---------- için cins ismi olduğu, ve fakat dava tarihi itibariyle davalı ----- lehine kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı, Dava tarihi itibariyle Davalının ------ esas unsurlu markalarının kullanımla tescil kapsamında yer alan -------------- ayırt edicilik kazanmış olduğu,
bu nedenle 556 sayılı KHK'nin 7/son maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, Dava tarihi itibariyle davalı firmanın ---- ile tescil edilmiş markalarının olduğu, söz konusu markaların tescil kapsamlarındaki emtialar açısından TANINMIŞ MARKA olmadığı,Gerek taraflarınca yapılan karşılaştırma gerekse ------- tarihli kararında da vurgulandığı üzere, davacının ---- markası ile davalının tescilli --- esas unsurlu markalarının benzer olmadığı,
-------- Sınıfta yer alan emtialar için kullanılmaları halinde orta düzeydeki tüketici nezdinde iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı," Sonuç ve kanaatine varıldığını, ----- Sayılı dosya kapsamında yer alan--tarihli bilirkişi raporunda ise: "Yukarıda da açıklandığı üzere --------- tarafların faaliyet gösterdiği sektör dikkate alındığında zayıf bir marka olarak kabul edilmelidir.
Az önce de açıklandığı üzere zayıf markanın varlığı halinde sonradan markada yapılacak bir takım küçük değişiklikler benzerliği ortadan kaldırabilecektir. Bu durum ise zayıf markayı tercih edip tescil ettiren kimselerin katlanacağı bir husustur.
Ayrıca bu ilave davalıya ait ürünlerin davacının ürünlerinin serisi gibi algılanabilme ve işletmeler arasında yönetsel ve işletmesel bağlantı bulunduğu izlenimini yaratma tehlikesini de bertaraf edecektir.--------davaya konu davalı markalarının cins belirtiyor olmaları sebebiyle zayıf marka oldukları, bu sebeple huzurdaki davaya konu davacı kullanımlarının davalının marka haklarına tecavüz teşkil etmediği ve haksız rekabet oluşturmadığı";
ifadelerinin yer aldığını, ----------- dosyası kapsamında birçok bilirkişi raporunda, söz konusu ibare kullanım yoluyla ayırt edicilik kazansa da zayıf marka olduğu ve iltibasa yol açmayacağının tespit edildiğini, İşbu dosyada sunulan bilirkişi raporunun hukuki görüş kısmını hazırlayan bilirkişinin daha evvel aksi yönde görüş belirttiği de açıkken hiçbir gerekçe göstermeksizin yalnızca markalarda yer alan------------ harfinin yazılış şeklinin benzediği iddia edilerek markalar arasında karıştırılma ihtimaline neden olacak düzeyde benzerlik olduğunun kabul edilemeyeceğini,
taraflar arasında ---------- dosyasında görülmekte olan bir dava bulunduğunu, davaların aynı nitelikte olduğunu, dolayısıyla derdestlik itirazında bulunduklarını, müvekkillerinin --------- sektöründe tanınan markaları bulunduğunu, ---------- ibaresinin dünya çapında 50'den fazla kozmetik şirketi tarafından göz makyaj ürünleri üzerinde kullanıldığını, -----------ibaresinin tek başına marka olarak tescil edilemeyeceğini, müvekkili şirketlerin ----------ibaresi üzerinde münhasır bir hak iddiasının bulunmadığını,
müvekkillerinin satışa sundukları ürünler üzerindeki ----------ibaresinin kullanım ve yazım şeklinin davacının kullanımı ve yazım şeklinden tamamen farklı olduğunu, davacının yazı stilinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, markalar arasında karıştırma ihtimalinin olmadığı gibi haksız rekabetin de gerçekleşmediğini, alınan bilirkişi raporlarının hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu bildirerek davanın derdestlik dava şartı ve esasa ilişkin sebeplerden dolayı reddine, ayrıca mahkemenin aksi kanaatte ise ----Sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını karar vermesini istemiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ---- markasının davacı adına tescilli ---------- markası ile iltibas yaratacak şekilde davalı tarafça kullanılıp kullanılmadığı, bu nedenle davacının maddi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminat tutarının ne kadar olduğu, daha önce açılan ve halen yargılaması devam eden --- sayılı dava nedeniyle derdestliğin söz konusu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Mahkememizin---- sayılı dosyası ile yine Mahkememizin ----ve dava konusunun aynı olduğu, tespit edilmiştir.HMK'nun 166/1. maddesinde, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden birleştirilebileceği,
166/4. maddesinde ise davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantının var sayılacağı belirtilmiştir.Bu hükümler doğrultusunda yapılan incelemede her iki davanın taraflarının ve konusunun bağlantılı olduğu,
delillerin birlikte toplanmasının usul ekonomisine uygun olacağı, açılan ilk davada verilecek kararın bu davanın sonucunu etkileyeceği, bu nedenle her iki dava arasında hukuki bağlantı bulunduğu anlaşılmakla, her iki davanın birleştirilmesine ve yargılamaya Mahkememizin --------sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/75, K. 2025/94, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama