KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/417
- Karar No
- 2019/529
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2019
Karar Metni
693 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2019/417 Esas
KARAR NO : 2019/529
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 31/01/2019
KARAR TARİHİ : 17/07/2019
Mahkememizde açılmış olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; --------------- bulunan apartman mülkiyeti ---- ait olan daireleri --- tarihinde müvekkiline ait ------ Şirketine iş yeri olarak kiralandığını, kiralanan bu yer şirket tarafından tadilata ve tamirata sokulduğunu, bu sırada iş yeri ruhsatı alınamadığı için müvekkiline devredildiğini ve masrafları müvekkilinin karşıladığını, iş yeri ruhsatı alınamadığı için kira sözleşmesinin son bulduğunu ve masrafların tahsili için tazminat davası açıldığını, yargılamalar devam ederken şirketin tasfiye edildiği anlaşıldığından dava dilekçesi kapsamında şirketin ihyasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;TTK'nın 32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34. maddesi çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, vadesi gelmeyen borçlarda ihtilaflı veya şarta bağlı borçların notere tevdii ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini,bu yapılmadan,şirketin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler, mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kaydı sicilden terkin edilmiş ise;
terkin işleminin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçileceğini, tasfiye memurunun iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkilinin tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu sebeple yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi gereğince ----------- Memurluğu'nca tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin faal olduğunun tespiti ile ihyası istemidir.
------------ Sicil Müdürlüğünün ----- günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin tasfiye işleminin sona erdiği -------- tarihinde sicilden terkin edildiği ve ticaret sicilinden silindiği bildirilmiştir.
İstanbul Anadolu -----. Sulh Hukuk Mahkemesinin --- esas sayılı dosyası üzerinden davacı tarafa şirketin ihyası davası açmak üzere yetki ve süre verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun ''C) Ek tasfiye'' başlıklı 547 maddesine göre ''(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.''
Yapılan yargılamaya göre, ticaret sicilinden tasfiye sebebiyle terkin edilen şirketin dahil olduğu davanın bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu, ancak tasfiye sonucunda sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır. Derdest olan davanın sonucuna göre şirket borcu ve alacağı ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi gereğince davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında devam eden dava sebebiyle davanın kabulüne, davalı ...yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/417, K. 2019/529, 17 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama