KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/524
- Karar No
- 2024/718
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
Karar Metni
1.426 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/524
KARAR NO : 2024/718
DAVA
Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 21/07/2022
KARAR TARİHİ : 07/11/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle. Davacı -----unvanlı müessesenin Vekili, 21.07.2022 tarihli Dava Dilekçesinde.
“Müvekkili ----- yetkilisi olduğunu, şirket adına -----. ile bir Abonelik Sözleşmesi yaptığını ve akabinde yaşanan fahiş fiyat artışları nedeniyle Abonelik Sözleşmesini sonlandırma kararı aldığını, müvekkili şirket ile şikayet edilen arasında akdedilen Abonelik Sözleşmesinin iptalinden doğan ----- numaralı telefona ait 3.359,63-TL, ---- numaralı telefona ait 210,79-TL, ---- numaralı telefona ait 757, 88-TL, -----numaralı telefona ait 140,50-TL,-----numaralı telefona ait 643,98-TL, ------numaralı telefona ait 754,42-TL, ----numaralı telefona ait 755,89-TL,
----numaralı telefona ait ---- numaralı telefona ait 197,29-TL bedelli 13 adet cayma ve iptal bedelini içeren faturaya ilişkin; yalnızca iletişim ücretleri ile dijital servis ücreti olarak belirtilen 346, 24-TL fatura tutarının kabulü ile fazlaya ilişkin fahiş cayma ve iptal fatura bedellerinin iptali ile söz konusu cayma bedellerine yönelik faturalardan kaynaklı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ve yapılacak inceleme boyunca şikayet edilen tarafından müvekkili aleyhine icra takibi / alacak davası ikame edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi taleplerinin Sayın Mahkemeden hasıl olduğunu,
müvekkili şirketin -----. ile akdettiği, kendisine bir kopyasının suretinin verilmediği ve bu nedenle sunamadığı Abonelik Sözleşmesi ile yukarıda belirttikleri 13 adet kurumsal hattın sahibi olduğunu, yaklaşık 300 - 350 TL olarak akdedilen bu Sözleşme karşısında müvekkiline her ay bu meblağın üzerinde fahiş faturaların geldiğini, kaldı ki son ödenen faturanın 25.07.2020 tarihinde düzenlenen 857,50-TL kurumsal abone faturası olduğunu, işbu faturanın ödendiğine dair dekontun da ekte sunulacağını,
dolayısıyla söz konusu faturalara ilişkin incelemelerde fatura tutarlarının yüksek olduğu ve müvekkili şirket yetkilisinin sözleşmenin iptalini istemesindeki haklılığın ayrıca görüleceğini, bu nedenle müvekkili şirket yetkilisinin artık daha fazla fatura ödememek istediğini ve söz konusu Sözleşmenin iptalini istediğini,
devamında müvekkili şirkete gelen fatura tutarları ile taahhüt edilen fatura tutarlarının aynı olmamasına bağlı olarak müvekkili şirket yetkilisinin ---- numaralı GSM hattı üzerinden çağrı merkezi ile yapılan görüşme sonucunda faturaların fahiş olması ve bir başka GSM operatörünün daha uygun bedelli hizmet sağlayacak olması sebebiyle söz konusu Abonelik Sözleşmelerinin telefon üzerinden iptal edildiğini, müvekkili şirket yetkilisine bu iptal sonrasında ödenecek tutarın 10.112,14-TL olacağının hiç bir şekilde ifade edilmediğini,
… çağrı merkezi ile Sözleşmenin iptaline yönelik yapılan konuşmanın akabinde 13 adet GSM hattına ilişkin 25.09.2020 tarihli; toplamda 10.112,14-TL e-faturanın 25.09.202 tarihinde müvekkili şirkete ait ------e- posta hesabına iletildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin cayma bedelleri ve iptal bedelleri içerikli faturaları incelediğini ve yapılan inceleme neticesinde müvekkili şirket yetkilisine çağrı merkezi tarafından ifade edilmeyen şikayet edilen kurum tarafından fahiş cayma ve iptal bedelli faturanın gönderildiğinin anlaşıldığını, yapılan iptal işlemi neticesinde 25.09.2020 tarihinde düzenlenmiş faturanın ayrıntılı dökümü incelendiğinde,
İletişim Ücretleri 334,41-TL ve Dijital Servis Ücretleri 11,83-TL olarak yansıtılmışsa da Diğer Ücretler başlığı altında cayma bedelinin ve iptal bedeli kalemlerinin son derece yüksek olarak yansıtıldığını ve bu yüksek bedelin müvekkili şirkete bilgi verilmeden yapıldığını, … bu hususta ilk olarak 06.10.2020 tarihinde öncelikle çağrı merkezi üzerinden, çağrı merkezi çalışanının düzenlediği ön başvuru ile müvekkili şirket yönünden vekil sıfatı ile taleplerinin oluşturulduğunu, ancak sonuçlanmadığını, bunun üzerine 12.10.2020 tarihinde yine çağrı merkezi ile görüşülmüş olduğunu, taleplerinin vekil sıfatı ile yenilendiğini,
taraflarından talebin ayrıntılı bir şekilde düzenlenerek mail yoluyla iletilmesinin istendiğini, sonrasında ---- adresine ilettikleri başvuruya vekaletname ve başvuru dilekçeleri eklenerek gönderildiğini, başvuru için çağrı merkezinden öğrendikleri ----- numaralı akış numarasının oluşturulduğunu, sürecin bu şekilde takip edildiğini, … bu süreç içerisinde her ne kadar 19.10.2020, 26.10.2020, 09.11.2020 ve 19.11.2020 tarihlerinde çağrı merkezi kurumsal birimlerini arayarak süreç hakkında bilgi sahibi olmaya çalışmışlarsa da süreç henüz çözüm aşamasında bilgisinin iletildiğini, sürecin ilerleyemediğini, mağduriyetin giderilemediğini,
… neticeten düzenlenen bu faturayı İletişim Ücretleri ve Dijital Servis Ücretleri olarak belirtilen 346,24-TL bakımından kabul ettiklerini, kalan 9.777,32-TL'nin fazlaya ilişkin fahiş cayma ve iptal fatura bedellerinin iptali ile söz konusu cayma ve iptal bedellerine yönelik faturalardan kaynaklı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ve yapılacak inceleme boyunca şikayet edilen tarafından müvekkili aleyhine icra takibi / alacak davası ikame edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerektiğini, bu nedenle fahiş cayma ve iptal bedelinin tümüne, paket ve tarife dışındaki ücretlere itiraz etme zaruretinin hasıl olduğunu,
… yukarıda arz ve izah olunan nedenler ve Sayın Mahkemece re’sen ele alınacak hususlar çerçevesinde, davanın kabulü ile, … karar verilmesini arz ve talep ettiklerini” iddia etmektedir.
DELİLLER
---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin---- esas sayılı dosya sureti, ---. İcra Dairesinin ----esas sayılı icra dosya sureti, abonelik sözleşmeleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
10.01.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 17.03.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; a)Davacı abone ----- unvanlı müessese ile davalı satıcı veya sağlayıcı -----unvanlı müessese arasında 09.12.2019, 13.01.2020, 16.01.2020, 04.02.2020, 05.02.2020 tarihlerinde Abonelik Sözleşmesine ilişkin anlaşmaya varıldığı veya Abonelik Sözleşmesinin imzalandığı, ayrıca taraflar arasında ---- Kampanya Taahhütnamesinin de imzalandığı,
davacı abone ----- unvanlı müessesenin tasarrufunda olan hatların Abonelik Sözleşmelerinin başka bir GSM operatörünün daha uygun bedelli hizmet sağlayacak olması sebebiyle iptal edildiği, Faturalarda yer alan Taahhütlü Kampanya Bilgilerinde görüleceği gibi, davacı abone ---- unvanlı müessesenin tasarrufunda olan hatların Abonelik Sözleşmelerinin taahhütlü bulunduğu ve davacı abonenin taahhütte bulunması karşılığında indirim / fayda sağlayarak Kampanyalardan yararlandığı veya fayda sağladığı,
b)Uyuşmazlık konusu olan 25.09.2020 tarihli, ------ no.lu ve 07.10.2020 son ödeme tarihli Faturanın (toplam fatura tutarı 10.112,14-TL olmak üzere) usulüne uygun, başka bir anlatımla Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği Madde 16 / (1)’e uygun olduğu, taraflar arasında taahhütlü abonelik söz konusu olduğundan fatura ayrıntılarında görülen cayma bedelinin yansıtılmasının yerinde bulunduğu,c)Uyuşmazlık konusu olan 25.09.2020 tarihli, ----- no.lu ve 07.10.2020 son ödeme tarihli Faturanın (toplam fatura tutarı 10.112,14-TL olmak üzere), davacı ----- unvanlı müessese tarafından ödendiğine dair herhangi bir dokümana veya veriye rastlanılmadığı,
başka bir anlatımla uyuşmazlık konusu olan bu Faturanın ödenmediği, d)Davacı abone -----. unvanlı müessesenin uyuşmazlık konusu olan 25.09.2020 tarihli, ----- no.lu ve 07.10.2020 son ödeme tarihli Faturayı (toplam fatura tutarı 10.112,14-TL olmak üzere) ödemeyerek Abonelik Sözleşmesindeki ve Taahhütnamedeki hak ve yükümünün gereğini yerine getirmemiş olduğu ve yine Abonelik Sözleşmesinin ve Taahhütnamenin hükümlerine aykırı hareket ettiği, e)Davalı satıcı veya sağlayıcı -----. unvanlı müessesenin, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu Madde 50 / (3)’e aykırı bir tasarrufunun söz konusu olmadığı,
f)Davacı / borçlu ----- unvanlı müessesenin, davalı / alacaklı ------ unvanlı müesseseye ödemesi gereken asıl alacak bedelinin veya tutarının 10.112,14-TL bulunduğu şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
Nitelikli Hesap Uzmanı ---- ve Elektronik Haberleşme Mühendisi Bilirkişi ---- bilirkişi raporunda özetle;Davacı abone ------ ile Davalı-----. arasında 09.12.2019, 13.01.2020, 16.01.2020, 04.02.2020, 05.02.2020 tarihlerinde Abonelik Sözleşmeleri imzalandığı, taraflar arasında ‘----- Kampanya’’ taahhütnamesi ve diğer taahhütnamelerin imzalandığı, davacı adına kayıtlı -----13 adet GSM Hattının olduğu, imzalanmış Taahhütlü Abonelik Sözleşmelerinin başka bir GSM operatöründen daha uygun bedelli hizmet sağlanacak olması sebebiyle davacı tarafından iptal edildiği, davacı abonenin taahhütlerine karşılık sağlanan indirim / faydaların kalan kısmının ----- nolu ve 07.10.2020 son ödeme tarihli faturaya yansıtılmasının uygun olduğunun kanaati oluştuğu şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, abonelik sözleşmesine ilişkin cayma bedellerine ilişkin faturalardan kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemine yöneliktir.Davalı şirketten davacı adına düzenlenen sözleşme örnekleri, aboneliğin başlama ve bitiş tarihleri, faturalar ve ödeme bilgileri dosyaya temin edilerek, dosyanın bilirkişi ----- tevdi edildiği, bilirkişi raporunda davacının Abonelik Sözleşmesindeki ve Taahhütnamedeki hak ve yükümünün gereğini yerine getirmemiş olduğu ve Abonelik Sözleşmesinin ve Taahhütnamenin hükümlerine aykırı hareket ettiği sözleşmeye aykırı davrandığı,
davalı şirketin ise 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu Madde 50 / (3)’e aykırı bir tasarrufunun söz konusu olmadığının bildirildiği, davacı vekilinin itirazı üzerine dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyet raporunda taahhütlü abonelik sözleşmelerinin başka bir GSM operatöründen daha uygun bedelli hizmet sağlanacak olması sebebiyle davacı tarafından iptal edildiği,
davacı abonenin taahhütlerine karşılık sağlanan indirim / faydaların kalan kısmının faturaya yansıtılmasının uygun olduğunun kanaati oluştuğu bildirilmekle, menfi tespit davasında ispat yükünün artık davacı tarafta olduğu , aksinin de davacının iddialarını ispatlamadığı anlaşılmıştır.
TMK'nın 6. maddesine göre; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” TMK'nın bu hükmü 6100 sayılı HMK'ın 190/1. maddesinde bir başka biçimde yinelenmiş olup; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir. Somut olayda davacı, iddiasını ispat edememiştir. Davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin yatırılan 166,98 TL harcın düşümü ile geri kalan 260,62 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 9.777,32 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-1.320,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/524, K. 2024/718, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama