KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/800
- Karar No
- 2024/704
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
Karar Metni
2.014 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/800
KARAR NO : 2024/704
DAVA
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/10/2022
KARAR TARİHİ : 07/11/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 19/10/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle.
"Müvekkil Şirket ---- Şirketi (bundan böyle "---" olarak anılacaktır) arasında "----- Projesi" kapsamında yapılan anlaşma neticesinde deniz aracı niteliğine haiz ----- IMO Numaralı "--- Dubası'nın (bundan böyle "----- Dubası" olarak anılacaktır) inşasına ilişkin olarak boru donatım işleri ile sac ve çelik işlemleri Müvekkil Şirket tarafından yapılmıştır. ----- Projesi kapsamında Müvekkil Şirket görev ve sorumluluk alanında yer alan tüm iş ve işlemlerde kullanılan malzemeler Müvekkil Şirket tarafından satın alınmış olup, bu proje kapsamında Müvekkil Şirketin görev ve sorumluluk alanına giren işler tam,
eksiksiz ve ayıpsız olarak zamanında gereği gibi ifa edilmiştir. Ancak yapılan birtakım işlere ilişkin olarak mutabık kalınamayan hususlar olduğundan; işbu iş kalemlerine ilişkin karşı taraf kötü niyetli olarak bir araya gelmekten ve hakediş evrağı düzenlemekten imtina etmektedir.
Müvekkil Şirket tarafından gerçekleştirilen ve ekte sunmuş olduğumuz "yapılan ekstra işlerin fiyatlandırılması" başlıklı listede yer alan ekstra boru donatım ile sac ve çelik işlemlerine ilişkin olarak fiyat belirlememesi sebebiyle hakkediş evrağı düzenlenememekte ve en nihayetinde de bu işlere ilişkin herhangi bir fatura düzenlenmesi söz konusu olmamaktadır.
Bu durumda ise taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca görev tanımına giren tüm iş ve işlemleri ayıpsız ve tam olarak ifa eden Müvekkilimiz alacağına kavuşamamaktadır. Yukarıda arz ve izah olunan sebepler uyarınca ---- Dubası'nın satılması, yurt dışına çıkarılması gibi ihtimaller göz önüne alınarak öncelikli olarak Müvekkilimiz tarafından yapılan işlemlerin tam ve ayıpsız şekilde yapıldığının ve teslim edildiğinin tespitini talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur.
Bu kapsamda tarafımızca ----Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ----dosyası ile tespit talep edilmiştir.
İşbu delil tespiti dosyası kapsamında ----- Limanı'nda fiziken gerçekleştirilen ve gemi inşaat mühendisi uzman bilirkişi tarafından alınan raporda; ----Şirketi'nden (---- kuruluşundan) delil tespiti dosyasına gönderilen belge ve dokümanların da incelenmesiyle; ---- Dubası' nda teçhiz/donatım ve boru - (deniz suyu, hava firar, yakıt, tatlı su vb.) tam ve ayıpsız olarak yapılmış olduğu uzman bilirkişi tarafından hazırlanan raporda tespit edilmiştir.
Müvekkil Şirket tarafından tam ve ayıpsız şekilde ifa edilen geminin teslimi de tarafımızca ayıpsız ve zamanında gerçekleştirilmiştir. Zira --- Dubası --- kayıtlarında da görüleceği üzere --- Dubası, davalı ---- İnşaat mülkiyetinde ve kullanımındadır.
Müvekkil Şirket tarafından yapılan işler ----- Tersanesi'nde gerçekleştirilmiş olup, ---- Liman Başkanlığı'na hitaben yazılan yazıda da ----- IMO Numaralı ----- isimli yüzer aracın boru donatım işlerinin Müvekkil Şirket tarafından yapıldığı belirtilmiştir. Netice itibarıyla. Taraflar arasında akdedilen anlaşma uyarınca kararlaştırılan tüm işlemler Müvekkil Şirket tarafından tam ve ayıpsız olarak ifa ve teslim edilmiştir.
Ancak karşı tarafın kötü niyetli davranışları sebebiyle dava dilekçemiz ekinde yer vermiş olduğumuz yapılan ekstra işlere ilişkin hakediş evrağı ve fatura düzenlenememiştir. ---- Dubası, davalının mülkiyetinde ve kullanımında olup Müvekkilimiz davalının kötü niyetli davranışları neticesinde alacağına kavuşamamaktadır.
Yapılan iş boyunca davalı tarafından gerçekleştirilen tüm ödemeler USD cinsinden yapılmış olup Müvekkil Şirket tarafından gerçekleştirilen ekstra işlere ilişkin işlerin birim fiyatlarının da USD cinsinden belirlenmesi gerekmektedir. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerle Sayın Mahkemenizin re'sen gözeteceği sair tespitler dahilinde.
İhtiyati haciz talebimizin kabulü ile, İİK.nın 257. maddesine göre borçlu şirketin menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının öncelikle teminatsız, Sayın Mahkemenizin aksi kanaatte olması durumunda Mahkemenizin uygun göreceği bir teminat mukabilinde İİK.nın 257. maddesine göre ihtiyati haciz kararı verilmesine,
Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, HMK madde 107 uyarınca Müvekkil Şirket tarafından tam ve ayıpsız olarak ifa edilmiş olan ek işlerin bedelinin uzman bilirkişilerce tespiti zaruri olduğundan, tahkikat sonucunda Müvekkilimize ödenmesi gereken miktarın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00-USD alacağımızın ve bu alacağa ifa tarihinden itibaren işlemek koşuluyla kamu bankalarınca döviz mevduatına fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsiline,
Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı şirkete tahmil edilmesine karar verilmesini saygıyla ve bilvekale arz ve talep ederiz." denmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ""Usule yönelik cevapları olarak, dava konusu talebin belirsiz alacak davası olarak ileri sürülmesi mümkün olmamakla birlikte, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekmektedir. Davacının yapmış olduğunu iddia ettiği imalatların bedelini bilmediği yönündeki iddiası hukuk mantığına uygun değildir.
Açıklanan nedenle dava konusu talebin belirsiz alacak davasına konu edilmesi mümkün olmayıp, söz konusu talep HMK 107. maddede yapılan düzenlemenin 2. fıkrasında açıklanan unsuru da taşımamaktadır. Bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ederiz. Mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerekmektedir. Kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu talep zaman aşımına uğramıştır.
Esasa yönelik olarak; dava konusu talep hakkında müvekkil şirket ile davacı arasında imzalanmış bir eser sözleşmesi olmadığı gibi, davasını ispatla yükümlü olan davacının yapılan ekstra işler nedeniyle hak iddiasında bulunması tamamen hukuka aykırıdır.
Taraflar arasında imzalanmış hukuken geçerli bir eser sözleşmesi bulunmadığından, var olmayan bir eser sözleşmesinin kapsamını saptamak, dolayısıyla dava dilekçesinde bahsi geçen işlerin davacının iddia ettiği sözleşmenin kapsamına girip girmediğini tespit etmek de hukuken mümkün olmayacaktır. Dava dilekçesinde yer alan ifadeleri destekleyen hiçbir delil ileri sürülmemiştir.
Dilekçe ekinde yer alan tersane imzalı yazı ve söz konusu - müvekkil mülkiyetinde olduğunu gösteren sicil kayıtları, dava konusu işlerin müvekkil tarafından talep edildiğini ya da taraflar arasında hukuken geçerli bir eser sözleşmesi olduğunu gösteren belgeler değildir. Ayrıca dava dilekçesinde bahsi geçen ---Asliye Ticaret Mahkemesi ---- Esas sayılı Değişik İş dosyasında alınan rapor ile davacı tarafın kanıtlayabildiği hiçbir husus bulunmamaktadır.
Raporda huzurdaki davaya konu edilen işlerin kimin tarafından yaptırıldığı dahi tespit edilememiştir. Müvekkili şirket cari hesap kayıtlarından anlaşılacağı üzere, müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Davacı tarafından yapımı gerçekleştirilen işlere ilişkin olarak kesilen faturalar, müvekkil şirketçe ödenerek kapatılmış olup, "yapılan extra işler" olarak adlandırılan ve faturalandırılmamış bu talep tamamen hukuka aykırıdır.
Davacı yan, dava konusu işlerin bedelinin taraflarca bir araya gelinmek suretiyle belirleneceğini, ancak müvekkilin kötü niyetli bir şekilde bu tespiti yapmaktan kaçındığını iddia etmektedir. Müvekkil şirket, davacıdan herhangi bir yapım talebinde bulunmadığından, davacı ile bir araya gelip yapılan işleri tespit etme zorunluluğu olduğundan da bahsedilemez.
Davacı tarafından herhangi bir hizmet verilmediği gibi, herhangi bir fatura da kesilmediğinden, dava konusu alacağın varlığını kanıtlama yükü davacı tarafa aittir. Davacının iddia ettiği alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca döviz tevdiata fiilen uygulanan azami faiz oranının işletilmesi talebi hukuka aykırı olup, davacının bu talebinin reddi gerekmektedir. Davanın reddine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, TBK 470 ve devamı maddelerde düzenlenen ve konusu ---- isimli deniz aracının boru donatım ve çelik saç işleri yapımına ilişkin eser sözleşmesine dayalı olarak yapılan ilave işlerin bedelinin ödenmesi talebine ilişkindir.
Eser sözleşmesinin tanımı TBK 470. Maddede yapılmış olup bu tanıma göre eser sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Eser sözleşmelerinde tarafların edimleri birbirlerinin karşılığını oluşturmakta olduğundan eser sözleşmeleri tam iki tarafa borç yükleyen ani edimli bir sözleşmedir. Eser sözleşmeleri sıfırdan yeni bir eser meydana getirilmesine ilişkin olabileceği gibi mevcut bir eserin yapılacak değişiklik ve ilaveler ile farklı bir hale getirilmesine ilişkin de olabilir.
Eser sözleşmesinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmıştır. Teslim yapılması bir hukuki işlem olmayıp maddi vakıadır. Teslimin yapıldığı ve bedele hak kazanıldığını kural olarak yüklenici ispat etmek zorundadır.Sözleşmede fazla işin yapılması öngörülmüş ve bedelin nasıl hesaplanacağı da kararlaştırılmış ise sözleşmede belirtilen bu yönteme göre ilave işlerin bedeli hesaplanacaktır.
Sözleşmede fazla işin yapılması öngörülmüş olmamakla birlikte iş sahibinin talimatı ile yada iş sahibinin talimatı olmaksızın işin gereği olarak fazla imalat yapılması mümkündür.
Bu şekilde yapılan fazla imalatların bedeli iş sahibinin yararına olması kaydı ile TBK'nın 526 vd. Maddelerinde düzenlenen vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanıp ödenir. ----Tarihli ilamı ) Somut olayda taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmamakla birlikte davalı tarafın davacı tarafından bir takım işlerin yapıldığına yönelik kabulü dikkate alındığında taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Davacı taraf 10.03.2022 tarihli extra işlerin fiyatlandırılması başlıklı liste ile dava konusu ---- Dubası isimli deniz aracı üzerinde boru donatım ve çelik saç işleri kapsamında ilave işler yapıldığını ileri sürmekte ve bedelin ödenmesini talep etmektedir.Sözleşme dışı imalat eser sözleşmesinde kararlaştırılmamış olmakla birlikte sözleşmenin ifası sırasında iş sahibinin talimatı veya iş sahibinin talimatı olmaksızın şişin gereği olarak yüklenici tarafından yapılan ve iş sahibi yararına olan iş ve imalatlar olarak tanımlanmaktadır.Yargıtay ---- HD. ---- Sayılı ilamında da "....Sözleşme ilişkisi bulunduğu ispatlanmış ise yapılan veya
yapılmayan işlerin ne olduğu, fazla yapılan iş olup olmadığı; konusu hukuki işlem niteliğinde olmadığından, bu nedenle senetle ispat kuralına tâbi bulunmadığından tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Kural olarak sözleşmenin ifa sürecinde gerçekleşen imalâtın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilir.
Dairemizin uygulamaları ve Yargıtay İçtihatlarında sözleşme dışı iş yapılmış ve bunun iş sahibinin yararına olması durumunda sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı BK’nın 410 ve devamı maddelerine göre vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenecek bedelinin istenebileceği kabul edilmektedir.Somut olayda taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğunda uyuşmazlık bulunmadığından,
sözleşme kapsamı dışında kalan ilave işlerle ilgili olarak vekâletsiz iş görme hükümlerine göre iş sahibinin yararına olan imalatların yapıldığı tarihteki piyasa fiyatlarıyla hesaplanarak belirlenecek alacağa hükmedilmesi gerektiği halde, akdi ilişkinin ispatlanmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır." belirtmiştir. ( Aynı yöndeki içtihatlar için bkz. Yargıtay ---- HD. ---- ,Yargıtay ----. HD. ----.
Sayılı ilamları )Tüm bu açıklamalar dikkate alınarak mahkememizce 22/12/2022 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişi, bir gemi inşaat mühendisi ve bir borçlar hukuku konusunda uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 02/05/2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda taraflar arasında işlerin yapımına yönelik sözlü bir mutabakat bulunduğu ve davacının extra işler olarak belirtip talep ettiği bir kısım ek işlerin de davacı tarafından yapılıp davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği davacının davalıdan 55.000 USD kadar alacağı bulunduğu
şeklinde tespite varıldığı görülmüştür.
Davacı tanıkları ---- ve ---- dinlenmiş ve bahse konu yapılan extra işlerin fiyatlandırılması başlıklı belgede liste halinde sunulan iş ve işlemlerin davacı tarafça ilave işler kapsamında yapıldığına yönelik beyanda bulunmuşlardır.02/05/2024 tarihli ara karar ile dosyanın heyet raporunda listede yer alan kalemlerin tek tek fiyatlandırılmasının yapılamaması ve bu işlerin kapsamı hakkında fazla bilgi bulunmadığı yönünde ki tespitlere konu eksiklikleri gidermeye ve keşif sonrası düzenlenen 22.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda ki eksiklikleri gidermeye yönelik olarak bir gemi inşaat mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek yerinde inceleme sonrası bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 01/07/2024 tarihli son bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda ilk raporda gösterilmeyen/bakılamayan ‘yapılan extra işlerin fiyatlandırılması’ listesinde belirtilen kalemlerin tek tek gezilerek tespitleri ve kontrollerinin yapılmaya çalışıldığı ve neticeten birinci ve ikinci keşifte yapılan ekstra işler tablosunda belirtilen tüm kalemlerin toplam maliyetinin (onarımda kullanılan malzemeler hariç) yaklaşık olarak 45.000,00 (kırkbeş bin) USD olabileceği şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
Tüm bu hususlar bilirkişi raporları ve dinlenen tanık beyanları ve tersane ve limanlara yazılan müzekkere cevapları dikkate alındığında söz konusu işlerin ilave iş olduğu, davalının onayı ve bilgisi dahilinde yapıldığı,
davalının cevap dilekçesinde bu işlerin daha önceden faturalandırılan işler kapsamında yapıldığına yönelik bir savunması olmadığı(her ne kadar 18.07.2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bahse konu extra işlerin faturalandırılan asıl işler kapsamında yapıldığı öne sürülmüş ise de HMK 141 maddesi uyarınca dikkate alınmamıştır.) gibi bu işleri başkaca 3.kişiye yaptırdığına yönelik bir iddiası da bulunmadığı bu haliyle yapılan ilave işlerin davacı tarafça yapıldığının kabulünün gerektiği ve davacının bu ilave işlerin karşılığı olarak daha önceden yapılan ödemelerin döviz cinsinden yapıldığı da göz önünde bulundurularak vekaletsiz
iş görme hükümleri gereği davalıdan bu bedelleri de talep edebileceği sonucuna varılmakla davanın davacının değer artırım talebine konu 45.000, USD üzerinden kabulüne dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile; 45.000,00 USD alacağın dava tarihi olan 19.10.2022 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Amerikan doları para birimi için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 57.260,00 TL harçtan, peşin yatırılan 318,12 TL harcın düşümü ile geri kalan 56.941,88 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 318,12 TL Peşin harç , 80,70 TL başvurma harcı, 1.912,35 TL keşif harcı, 7.800,00 TL keşif araç gideri, 25.500,00 bilirkişi ücreti ve 599,25 TL posta gideri olmak üzere toplam 36.210,42 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 129.353,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6- 1.560,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/800, K. 2024/704, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama