KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/119
- Karar No
- 2024/868
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
Karar Metni
1.992 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/119
KARAR NO : 2024/868
DAVA
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 31/12/2018
KARAR TARİHİ : 18/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirketin 29.06.2018 günlü Genel Kurul Toplantısında şirketin azlık oyu sahibi müvekkilinin temsilcisinin talebi üzerine gündemin fınansal tablolarının müzakeresiyle ilişkili olan 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. maddelerinin müzakere edilmeksizin TTK 'mn 240.maddesi uyarınca ertelendiğini, ertelenen toplantının 06.11.2018 günü yapıldığını ve müvekkilinin karşı oylarıyla yıllık faaliyet raporunun tasdik edilmesine, bilanço ve kar - zarar tasdik edilmesine ve özel denetçi isteklerinin reddine, ayrıca karın dağıtılmamasına ve dağıtılmayan karın ayrılmasına,
yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine ve yönetim kurulu üyelerine 6102 Sayılı TTK ' nın 395 ve 396.maddelerinde belirtilen işleri ifa edebilmeleri hususunda gerekli yetkinin verilmesine karar verildiğini belirtmiş olup, açıklanan sebeplerle davalı şirketin 06.11.2018 tarihli 2017 faaliyet yılı ertelenen olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 6, 7 ve 8 nolu kararların TTK'mn 449. maddesi gereğince uygulanmasının geri bırakılmasına, dava konusu toplantıda alınan 3, 4, 6, 7 ve 8 nolu kararların, TTK 445.
Maddesi gereğince kanuna ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılığı sebebiyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu genel kurul toplantısının 2017 yılına ilişkin ertelenen olağan genel kurul toplantısı olduğunu, davacının yıllık faaliyet raporunun onanması, fınansal tabloların onanması, kar dağıtımı, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine ve yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma ve şirketle rekabet etme izninin verilmesine dair kararların uygulanmasını geri bırakmayı gerektiren herhangi bir sebebin bulunmadığını, müvekkili şirketin 06.11.2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 6, 7 ve 8 nolu kararların iptaline ilişkin haksız davanın usule ve esasa ilişkin sebeplerle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 445 vd maddeleri gereğince davalı şirketin 06/11/2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 6, 7 ve 8 nolu kararların iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce 16.10.2019 tarihli ----- karar sayılı dosyada yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen karar istinaf incelemesinde ---- BAM ----. HD. ----- Sayılı ilam ile kaldırılmıştır. Bozma sonrası dosya yeni esas alarak iş bu esasa kaydedilmiştir. Mahkememizce bozma ilamında işaret edilen hususlarda yeni bilirkişi heyeti teşekkül ettirilerek rapor alınmıştır.
Mahkememizce deliller toplanmış dosya alanında uzman bilirkişiye tevdii edilmiştir. Bilirkişi heyeti 03.06.2024 tarihli kök raporunda "...1. 06.11.2018 tarihinde yapılan genel kurulda gündemin 3.sırasında görüşülerek oylanıp kabul edilen, 2017 yıllık faaliyet raporunun esas itibariyle TTK.m.516 ve ilgili Yönetmelikte belirtilen hususları içerdiği, bununla birlikte şirketin Finansal Durumu yönünden Yönetmeliğin 12.a ve 12.b hükümleri yönünden eksik/yetersiz olduğu, bu bakımdan genel kurulun 3. Sırasında oylanarak kabul edilen 2017 yılı yıllık faaliyet raporunun bu kısımlarının kanuna aykırılık sebebiyle kısmen iptali koşullarının oluştuğu,
2. Gündemin 4. Maddesinde görüşülüp kabul edilen 2017 yılı finansal tablolarının (bilanço ve gelir tablosu) kabulüne dair karara ilişkin ayrıntılı inceleme ve tespitler yapılmış olup, şirketin 2017 yılı bilanço ve gelir tablosunda kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılık tespit edilmediği,
3. Gündemin 6.maddesinde görüşülen kar dağıtılmamasına dair karar yönünden, davalı şirketin gerek dava konusu 2017 yılı bilançosuna göre net dönem karı gerekse geçmiş yıllardan intikal eden serbest yedek akçeleri (dağıtılmamış kar vs) bulunduğundan, esasen kar dağıtımı için TTK.m.5O7/1/b anlamında “net dönem karı ve serbest yedek akçeleri” bulunduğu ve kar dağıtılmamasına gerekçe olarak gösterilen geçmiş yıl zararları ve ödenmemiş sermaye borçları sebeplerinin şirketin mali verilerine göre yerinde olmadığı,
bununla birlikte şirketin net işletme sermayesi yeterliliğini ölçen ve döner varlıklarla borçların oranını gösteren ve genel kabul gören muhasebe ilkelerine göre 1'in üstünde olması beklenen cari oranın 0,39 olarak tespit edilmesi karşısında, gerekçeleri yanlış ifade edilmiş olsa dahi şirketin kar dağıtılmaması yönündeki 6 nolu kararın şirketin mali yapısına uygun düştüğü, 2017 yılı dönem karına ve serbest yedek akçelere şirketin döner malvarlığının/işletme sermayesinin güçlendirilmesi bakımından ihtiyaç olduğu,
genel kurul kararının TTK.m.523/2'de ifade edilen aktiflerin yeniden sağlanması ve şirketin cari oranı düzeltilerek şirketin sürekli gelişimi ve ileride istikrarlı kar dağıtımı bakımından şirketin ve tüm ortakların yararına olabileceğinin ortaya çıktığı bu tespitlere göre kararın kanuna, ana sözleşmeye veya dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı, Bununla birlikte, gerek genel kurul tutanağında gerekse davadaki savunmalarda kar dağıtmamama gerekçesi olarak ifade edilen geçmiş yıl zararları ve ödenmemiş sermaye borçları şeklindeki gerekçelerin, şeklen doğru olmaması gözetilerek iptal kararı verilip verilmeyeceğinin Mahkemenin takdirinde olduğu,
4. Gündemin 7. Maddesinde görüşülen YK üyelerinin mali haklarını belirlemenin genel kurulun devredilmez yetkileri arasında sayıldığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre YK üyelerinin mali haklarının ölçüsü bakımından emsal ücretler ve YK üyelerinin harcadığı emek ve masai ile aldıkları risklere dair dosyada bir veri olmasa da diğer kriterler esas alınarak, davalı şirketin aile tipi az ortaklı bir şirket olması, uzun yıllardan beri kar dağıtmamış olması, sermaye yeterliliğini ölçen Cari Oran rasyosunun düşük olması sebebiyle kar dağıtmamasının makul karşılanması,
2017-2018 yıllarında kararlaştırılan ücretlerin net asgari ücretin 7-8 katı kadar olması, YK üyelerine şirketin son iki yıllık net karından daha fazla ödeme yapılmış olması, YK üyelerine ödenen mali hakların miktarının pay sahiplerinin kar payı hakkı ile doğrudan ilişkili olması hususları birlikte gözetilerek,7 nolu karar ile kararlaştırılan YK ücretlerinin yüksek olabileceği bu haliyle kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olmasa da dürüstlük kurallarına aykırı olabileceği,
5. Gündemin 8. Maddesinde görüşülen YK üyelerine TTK.m.395-396 izinlerinin verilmesine dair kararda, ---- ve ----- gerekli izinlerin verilmesi bakımından yapılan oylamalarda ---- ve babası ----- TTK.m.436/1 gereğince oydan yoksun oldukları, karar nisaplarında bunların dışında kalan oyların dikkate alınacağı, bu durumda davacının oyları muhalif olduğuna göre esasında TTK.m.395-396 izinlerinin verilmesi teklifi red edildiği halde kabul edildiğine dair alınan kararın kanuna aykırı olduğu,
6.Hukuki tavsif ve nihai takdir münhasıran yargı makamına ait olduğundan, Mahkemenin esas ve son yargısına yönelik taslak ve ön çalışma mahiyetindeki bilirkişi tespitlerine itibar edilip edilmeyeceği ve dava konusu genel kurul kararlarının iptaline karar verilip verilmeyeceğinin tamamen mahkemenin takdirinde olduğu..." belirtilmiştir.Davacı vekili bu kök rapora itirazında cari oran rasyonunun yanlış hesaplanması neticesinde kar dağıtımı yapılmamasının yerinde olduğuna kanaat getirildiğini, kar dağıtmama kararının da iptali gerektiğini belirtmiş, davalı yan ise genel kurulda alınan 3 nolu kararın usul ve yasaya uygun olduğunu,
yk üyelerine ödenen ücretlerin makul olduğunu keza şirketle işlem yapma yetkilerine dair alınan kararın da usule uygun olduğunu ileri sürerek rapora itiraz etmişlerdir. Mahkememizce itirazların karşılanması hususunda bilirkişi heyetinden 10.10.2024 tarihli ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyetinin kök ve ek raporu detaylı incelemeye dayanmakta olup denetime uygundur.
Buna göre yapılan inceleme sonucu genel kurulda oy çokluğu ile kabul edilen Yönetim kurulu faaliyet raporunun 28.08.2012 tarihli ----- sayılı---- yayımlanan “Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik” hükümleri kapsamında yönetmeliği 12/a-b-d maddelerine aykırı hazırlandığı, maddede sayılan hususların zorunlu unsurlardan olduğu bu nedenle Bu tespitlere göre, 2017 yılı yıllık faaliyet raporunun, şirketin Finansal Durumu yönünden Yönetmeliğin 12.a ve b hükümleri yönünden eksik/yetersiz olduğu,
bu bakımdan genel kurulun 3. Sırasında oylanarak kabul edilen yıllık faaliyet raporunun bu kısımlarının kanuna aykırılık sebebiyle iptali koşullarının oluştuğu sonucuna varılmıştır. Davacı yanca her ne kadar genel kurulda alınan 4 numaralı kararın iptali istenmiş ise de uzman bilirkişi heyeti şirketin 2017 yılı bilanço ve gelir tablosunda kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılık tespit edilmemiştir.
Bu nedenle davacının bu madde bakımından iptal istemi yerinde değildir.
Genel kurulun 6 numaralı gündem maddesi kar dağıtımına ilişkindir. Şirketçe genel kurulda karın dağıtılmamasına karar verilmiştir.
Gerekçe olarak geçmiş yıl zararları ve ödenmemiş sermaye gösterilmiş ve bu gerekçelerin yerinde olmadığı bilirkişi heyetinin hem kök hem de ek raporunda detaylı izah edilmiş ise de gerekçe yanlış olmakla birlikte davalı şirketin mali durumu nazara alındığında o yıl kar dağıtımı yapamayacağı hususu bilirkişi tarafından detaylı analiz sonucu tespit edilmiştir.
Her ne kadar bu madde oylanırken gerekçeleri yanlış ifade edilmiş ise de neticeten alınan kar dağıtılmaması kararı yerinde olup davacının bu maddenin iptali gerektiğine dair iddialarına itibar edilmemiş bu madde bakımından talebi yerinde görülmemiştir.Genel kurulun 7 nolu kararı yönetim kurulu üyelerine sağlanan haklara ilişkin olup Mali inceleme ve değerlendirme kısmında davalı şirketin 2016 yılında 132.803,76 TL, 2017 yılında 196.664,85 TL kâr beyan ettiği, 2017 yılında yönetim kurulu üyelerine ödenen brüt 393.669,03 TL (Net 276.000,00 TL) huzur hakkı tutarının 2017 yılı dönem kârının 2 katı (393.669,03 TL/196.664,85 TL) olduğu,
hatta, şirketin 2016 ve 2017 yıllarına ait toplam kardan fazla olduğu, şirketin mali sonuçlarına göre hakkaniyete uygun olmadığı, fahiş olduğu, bu hususun sermayenin korunması ilkesi ve eşit işlem ilkesine aykırı olmasına nazaran örtülü kâr dağıtımı niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.Gündemin 8 numaralı maddesi bakımından davacının 134.931 ret oyuna karşılık 435.069 kabul oyuyla YK üyelerine TTK 395-396 izinlerinin verilmesine karar verilmiştir.
Davalı şirketin yönetim kurulu -----oluşmaktadır. YK üyesi -----, aynı zamanda şirkette pay sahibidir. Şirketin toplam payı 570.000 adet olup, bunlardan 134.982 adedi (%23,70) yönetim kurulu üyesi ---- 'a 300.087 adedi (% 52,65) babası ----- aittir.
Bu oylar toplam oyların % 76,35'ine tekabül etmektedir.TTK'nın 436/1. maddesinde, pay sahibinin kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacakları düzenlenmiştir.TTK.m.395'de düzenlenen YK üyelerinin kendisi veya başkası adına şirketle işlem yapması için ve TTK.m.396'da düzenlenen rekabet yasağının kaldırılması için gerekli izinlerin TTK.m.436/1'de sayılan ilgililerle şirket arasındaki kişisel nitelikte bir
iş veya işlem sayılacağı gözetildiğinde, ilgili kişiler karar nisaplarının hesabında dikkate alınmayacak ve genel kurulda bu gündem maddeleri yönünden geçerli oyların salt çoğunluğuyla alınması gerekecektir.Somut olayda, YK üyelerine TTK 395 ve 396. Maddeleri gereğince gerekli iznin verilmesi kararında yönetim kurulu üyeleri hakkında tek tek karar alınmamış olup tek bir oylama ile karar alınmıştır.
Yapılan oylamada toplam 570.000 paydan davacı ... ---- 134,931 olumsuz oyuna karşılık, kalanların oy çokluğuyla yönetim kurulu üyelerine izin verilmiştir. Şirketin toplam payı 570.000 adet olup, bunlardan 134.982 adedi yönetim kurulu üyesi ----- 'a, 300.870 adedi ise bu YK üyesinin babası olması sebebiyle TTK.m.436/1 gereğince bu maddedeki oylama yönünden oydan yoksun olan ---- aittir. Bu durumda 8. Maddede YK üyesi ----- yönünden karar nisabı
karar şöyledir:
----- 300.087 oy TTK.m.436/1'e göre oyda yoksun
----- 134.982 oy TTK.m.436/1'e göre oyda yoksun
----- 134.9310 Geçerli RED
Buna göre YK üyeliğine seçilen ----yönünden;
----- — 300.087 0y — TTK.m.436/1'e göre oyda yoksun
---- 134.982 0y — TTK.m.436/1'e göre oyda yoksun
----- 134.9310 Geçerli -RED
Netice olarak, TTK 395-396 maddeleri uyarınca alınacak kararlarda yönetim kurulu üyesi ve pay sahibi olan ----- ve babası olan ----, gerek YK üyeleri ---- ve ----- yönünden oydan yoksun olduğundan, yapılan oylamada bunların oyları karar nisabında hesaba katılmayacaktır. Durum böyle olunca 8. Maddenin oylamasında yalnızca davacının oyları dikkate alınacaktır. Toplantı tutanağına göre karar davacının muhalefetiyle alınmış olduğundan, esasında YK üyelerine TTK 395-396 izinlerinin verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Tüm dosya kapsamı bozma sonrası alınan ve denetime uygun bulunan kök ve ek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/119, K. 2024/868, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama