İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/432 K.2025/332

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/432Karar2025/332Tarih16 Nisan 2025Okuma16 dk · 3.114 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/432
Karar No
2025/332
Karar tarihi
16 Nisan 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.114 kelime·16 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/432

KARAR NO : 2025/332

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 19/06/2023

KARAR TARİHİ : 16/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin şirketinin uzun süreden beri hazır beton üretimi ve satılması , inşaat işleri ile iştigal ettiğini, ------ ve çevresinde oldukça tanınan bir firma olduğunu, haklı bir saygınlığının bulunmadığını, davalı tarafın ise değişik yerlerde inşaat projeleri ile inşaat yapıp satım işleri ile iştigal etmekte olduğunu, müvekkilinin ile davalı taraf arasında davalı tarafın inşaatını yapmayı üstlendiği ---- bulunan ------ şantiyesindeki inşaat ile ilgili 04.03.2019 tarihli hazır beton sözleşmesi imzalandığını,

hazır beton sözleşmesine göre müvekkilinin şirketçe davalı tarafa ait şantiyeye teslim edilecek değişik tüplerdeki hazır betonun toplam tutarının % 25 i kadarı hazır beton teslim edilen ---- şantiyesinden daire olarak ( ----- ) müvekkiline verilecek taşınmazlar ile ödenmesini , kalan % 75 lik kısmının ise davalı tarafça müvekkiline sözleşmede belirlenen şekilde ödenmesi hususunda anlaşıldığını,

müvekkili tarafından davalı tarafa ait şantiyeye muhtelif tarihlerde davalı tarafın talepleri doğrultusunda hazır beton teslimatı yapıldığını,müvekkili tarafından son teslim tarihi olan 17.07.2020 tarihi itibari ile 4.150.104,42 TL lik hazır beton teslim edildiğini, davalı tarafın bu hazır betonun %25 i kadarını müvekkiline -- daire olarak vermesi gerekirken bu şekilde ödeme yapmadığını, sadece 2.397.906,00 TL nakdi ödemeler yaptığını bakiye kalan 1.752.198,62 TL yi ise ne barter ve ne de nakden ödemediğini, müvekkilinin hazır beton teslim ettiği tarihlerdeki hazır beton fiyatları 17.07.2020 tarihinde 200,00 TL civarında olduğunu,

müvekkili tarafından düzenlenen faturalardan da bu durumun daha iyi görüleceğini,hazır betonun bugünkü güncel fiyatlarının yaklaşık olarak 1.900 TL/m3 + KDV civarında olduğunu, yine davalı tarafça 2020 yılı satış fiyatlarından daire satış fiyatlarının 10.000 TL/m2 olduğunu,ancak bugün itibari ile öğrendiğimiz kadarı ile yaklaşık olarak 70.000 TL/m2 civarında olduğunu ,son satış tarihinden itibaren bugüne kadar geçen sürede ülkemizdeki ekonomik dalgalanmaların, dövir kurlarının , altın fiyatları ve faizlerin vs. dikkate alındığında müvekkilinin ne kadar zarara uğratıldığının açıkça anlaşıldığını,

müvekkilinin sattığı emtianın toplam bedelinin % 25 i yaklaşık olarak 1.037.526,08 TL olduğunu, bunun karşılığının 1.037.526,08 TL /10.000 TL = 103.75 m2 barter daire olduğunu,bunun güncel piyasa değerinin 7-8.000.000 TL civarında olduğunu, yine hazır beton fiyatlarındaki artışa göre kabaca bir hesaplama yapıldığında bedeli ödenmeyen hazır betonun yaklaşık olarak 10.100 m3 olduğunu, bunun güncel değerinin ise 19.000.000 TL civarında bir tutara karşılık gelmekte olduğunu,

açıklanan bu hususların karşısında davalı tarafça müvekkilinin ne kadar ağır bir mağduriyete neden olduğunun açıkça anlaşıldığını,tüm bu sebeplerden dolayı ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini, fazlaya dair tüm talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla;davacı müvekkilinin toplam teslim ettiği emtianın bedelinin % 25 i tutarında davalının ---- olarak vermesinin gerekli olduğunu, vermesi gerekip vermediği bağımsız bölümlerin 17.07.2020 tarihindeki satış fiyatlarından hesaplanarak belirlenmesini, ve güncel değerlerinin davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesini ,

kalan bakiye alacak tutarının ise paranın satın alma gücündeki değişim de dikkate alınarak tespit edilmek suretiyle faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesini ,talepleri kabul edilmez ise müvekkilinin toplam 1.752.198,62 TL alacağının varlığının kabulü ile bu alacağın son satım tarihi olan 17.07.2020 tarihinden sonra , paranın satın alma gücündeki değişim de dikkate alınarak ( hazır beton fiyatlarının güncel durumu , faiz, enflasyon , altın , USD doları ,

EURO gibi değişiklikler dikkate alınarak ) hesap ve tespit edilecek güncel tutarının davalı taraftan ticari faizi ile birlikte alınarak müvekkiline verilmesini,yargılama giderleri ve ücreti vekâletin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, fazlaya dair tüm yasal hakları ile diğer tüm yasal haklarını saklı tuttuklarını talep ve dava etmişlerdir.

CEVAP

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 04.03.2019 tarihli hazır beton sözleşmesinin imzalandığını,,sözleşme ile 08.10.2019 tarihinden itibaren müvekkili şirketin temel ve temel üstü inşaatlarda kullanılmak üzere davacı şirketten toplam 15.200 m3 hazır beton satın aldığını,18.07.2020 tarihinde müvekkili şirket yetkilileri tarafından yapılan inşaat saha gezisinde, o tarihe kadar davacı firma tarafından dökülen 15.200 m3 betonda;

döşemelerde, perdelerde, tavan ve taban alanda beton kopmalarının meydana geldiğini, bu kopmaların otopark alanında zeminde yaptığı helikopter perdaha zarar verdiğini, aynı zamanda yeni kalıp kullanılarak yapılan brüt perde ve tavan yüzeylere de zarar verdiğini, izolasyon yapılan dış perdelerde de betondan parça kopmalarının meydana geldiğinin tespit edildiğini, bu durumun derhal davacı şirkete ---.

Noterliği’Nin 20.07.2020 Tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarname ile gizli ayıp ve kötü ifa ihbarı ile ihtar edildiğini, bu durumun ortaya çıkmasından sonra müvekkili şirketin davacı şirket ile imzalamış olduğu sözleşmeden dönmüş olduğunu,ve beton alımlarını dava dışı ---- firmasından satın almaya başladığını, bu durumun ticari defterlerinin incelenmesi ile sabit olacağını,tarafları tarafından davacı şirkete ----.

Noterliği’nin 23.06.2022 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, bu ihtarname ile davacı şirket tarafından müvekkili şirketin inşaat alanına dökülen ürünleri kabul etmediğini ve zemin, kolon, ve tüm perde yüzeylerindeki oluşan hasarların tamir edilmesi ve boyasının yapılmasını aksi halde tüm doğrudan veya dolaylı zararlarının tahsili için yasal yollara başvurulacağını ihtar ettiğini buna rağmen ilerleyen süreçlerde de davacı firmanın, müvekkili şirketin şantiye sahasında 15.08.2022 – 31.12.2022 tarihleri arasında ayıbı gidermek amacıyla bir takım işlemler yapmış ise de ayıbın halen giderilmediğini,

bu tarihe kadar davacı firmanın halen sattığı ürünlerinin tam anlamıyla tamirini ve boyasını gerçekleştirmediğini, Zira dava dilekçemiz ekinde sunduğumuz fotoğraflarda görüldüğü üzere halen davacı şirket tarafından tamiri gerçekleştirilmemiş alanlar mevcuttur.

İşbu ayıpların tespiti için ve yine bu ayıplardan dolayı müvekkil şirketin uğradığı zararların ve işbu ayıpların hangi yollar ile giderilebileceği, ne kadar masraf ile giderilebileceği gibi hususlarının belirlenmesi için tarafları tarafından ---- Sulh Hukuk Mahkemesi’nin---- numaralı dosyası ile delil tespiti taleplerinin olduğunu, dosyanın halen derdest olduğunu bilirkişinin raporu hazırlanmadığını, mahkemece gerek görülmesi halinde yerinde keşif yapılmak sureti ile davacı tarafından satılan betonlarda meydana gelen ayıpların tespit edilebileceğini,

davacı tarafından mahkemeye ileri sunulan taleplerin hukuka aykırı olduğunu,davacı tarafından sözleşmeden doğan borcun tam anlamıyla ifa edilmeksizin müvekkili şirketten ödeme talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında sinallagmatik bir sözleşmenin kurulmuş olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete beton teslim etme borcu altındayken müvekkili şirketinde davacı şirkete ücret ödeme borcu altına girdiğini, bu tür sözleşmelerde öncelikli olarak ifa borcu hizmet/malın teslimi olduğunu, ücret ödeme borcunun sözleşmenin özelliği gereğince daha sonradan ifa edilecek bir edim olduğunu,

satın alınan betonların teslimi ile muaccel olacağının düzenlendiğini, buna rağmen, davacı şirket tarafından müvekkil şirkete ayıplı mal satılarak bir de ayıplı ürünün ücretinin ödenmesini istediğini bu talebinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı usul ve esas açısından itirazlarının kabulünü, haksız davanın reddine karar verilmesini, mahkeme eğer aksi kanaatte ise yapılacak olan yerinde keşif ile müvekkilinin şirketin zararının belirlenerek sözde alacaktan mahsup edilmesini, masrafların ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline hükmedilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava taraflar arasında imzalanmış olan davalı ile 04.03.2019 tarihli hazır beton sözleşmesi gereği davacının cari hesap alacağı olarak davalıdan ne kadar alacaklı olduğu, 17.07.2020 tarihi itibarı ile davacının ne kadar alacaklı olduğu, davalının sözleşmenin 4.3.

Maddesi gereği davacıya barter daire verme yükümlülüğü olup olmadığı, Bağımsız bölümlerin 17.07.2020 tarihindeki satış bedellerin belirlenerek güncel değerinin davacıya ödenmesine karar verilmesinin mümkün olup olmadığı, bakiye davacı alacağı kalırsa paranın alım gücündeki değişim nedeni ile güncellenerek davalıdan tahsiline karar verilmesinin mümkün olup olmadığı, terdiden ise davacının cari hesap alacağı olduğunu iddia ettiği 17.07.2020 tarihi itibarı ile 1.752.198,62 TL bedelin paranın satın alma gücündeki değişim nazara alınarak güncellenerek davacıya ödenmesine karar verilmesinin mümkün olup olmadığı,

davacının davalıya sattığı betonlarda ayıp olup olmadığı, davalının sözleşmeden dönüp dönmediği, ayıp tespit edilirse davacı alacağından mahsubu gereken miktarın ne olduğu, ayıp varsa ayıbın giderim bedeli nazara alındığında bakiye bir alacağı kalıp kalmadığına ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın 111. Maddesi " - (1) Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir.

Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır.

(2) Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz." hükmüne haizdir. Davacının terditli birincil talebi Bağımsız bölümlerin 17.07.2020 tarihindeki satış bedellerin belirlenerek güncel değerinin davacıya ödenmesine karar verilmesinin mümkün olup olmadığı, bakiye davacı alacağı kalırsa paranın alım gücündeki değişim nedeni ile güncellenerek davalıdan tahsiline karar verilmesine ilişkin olup bu talebin uygun olmaması halinde ancak terditli ikincil talebe bakılabilir.

Yargıtay ----. HD. 02.04.2018 Tarih ---- Esas -----.

Sayılı ilamında "...Arsa maliki ile yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alınmasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davaları ile ilgili olarak kanunlarımızda bir düzenleme mevcut olmadığından bu konulardaki uyuşmazlıkların çözümünde uygulanan 30.09.1988 tarihli ve ----- ----- sayılı Yargıtay İBBGK Kararı ile “tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kural olarak kabul edilemeyeceği,

bununla beraber Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde;

olayın özelliğine göre Medeni Kanunun 2. maddesi gözetilerek açılan tescil davasını kabul edilebileceği” benimsenmiştir.Yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat yapmakta olduğu veya arsa sahibinin aynı zamanda yüklenici sıfatıyla hareket ederek (yapsatçı konumunda) inşa etmekte olduğu binalardan bağımsız bölüm satın alınması halinde Türk Borçlar Kanununun 184. maddesi gereğince üçüncü kişiye yapılacak temlikin yazılı olması yeterlidir..." belirtmiştir.Karşı edimin kaynağının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 29 uncu maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olmasına,

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci maddesi ile 4721 sayılı Türk medeni kanununun 706 ve 1512 sayılı Noterlik kanununun 89. Maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re'sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi Türk Medeni Kanunu'nun 706 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleye el hak sağlayan sözleşme türüdür.

Satışı vaad edenin arsa payı karşılığı inşaat yapmakta olduğu veya arsa sahibinin aynı zamanda yüklenici sıfatıyla hareket ederek (yapsatçı konumunda) inşa etmekte olduğu binalardan bağımsız bölüm satın alınması halinde Türk Borçlar Kanununun 184. Maddesi gereğince üçüncü kişiye yapılacak temlikin yazılı olmasının yeterli olduğu belirtilmiştir.

Davacı ve davalı arasında imzalanmış olan --- sözleşmesi resmi şekilde yapılmamış olmakla beraber, satım vaadine konu ana taşınmazda (-----) davalının arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi yapan yüklenici olması ya da arsa kendisine ait olup, üzerine bina yapıp ve satan bir başka anlatımla, yapsatçı durumunda sözleşmenin geçerliliğinin yukarıda tanıtılan yüksek yargı uygulamasıyla benimsendiği.

Hal böyle olunca, mevcut delil durumuna nazaran, şekil yönünden geçersizlik koşulunun somut olay özelinde benimsenmediği.

Barter sözleşmesinde bağımsız bölüm numarası belli değil ise de, ana taşınmazda henüz kat mülkiyetinin ya da kat irtifakının meydana gelmediği bir evrede, bağımsız bölümün devri için satış vaadi sözleşmesi yapılmasına eşya hukuku ve Borçlar Kanunu yönünden engel bir hüküm bulunmadığının -----Sayıl Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında vurgulandığı; son beton teslim tarihi olan 17.07.2020 tarihi itibarı ile metre kare birim fiyatının 13.500 TL olduğu, taraflar arasındaki cari hesap uyumsuzluğunun 550.670,48 TL olduğu,

mali bilirkişi tarafından söz konusu cari hesap farklılığının sebeplerinin izah edildiği buna göre davacının davalıdan 1.752.198,62 Tl alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı yan gizli ayıplı satış nedeni ile bedelin indirilmesini talep etmiştir.

Ticari satışlar bakımından ayıplı mal ile karşılaşılması durumunda ayıp ihbarının geçerli bir şekilde yapılabilmesi, ayıbın türüne göre farklı sürelere bağlanmıştır. Buna göre TTK'nın 23/f.1-c bendi "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.

Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklindedir.

İlgili maddeden de görüldüğü üzere alıcının "açıkça belli olan ayıplar" halinde 2 (iki) gün içinde, "adi ayıplar" bakımından ise 8 (sekiz) gün içinde ayıplı malı satıcıya ihbar etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Açıkça belli olan ayıplardan kasıt, satılanın teslimi sırasında muayenesine gerek olmadan belli olan ayıplardır. Adi ayıplar ise satılanın teslimi sırasında açıkça belli olmayan adi yani olağan bir muayene ile meydana çıkacak olan ayıplardır.

Buna karşılık ilgili maddede açıklanmamış olan gizli ayıp ise olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak olan, bir diğer deyişle olağan bir muayene ile meydana çıkmayacak olan ayıplardır. TTK'da "gizli ayıp"ın düzenlenmemesi sebebiyle TBK'nın 223. hükmü uygulanacaktır. Bu doğrultuda satılanda gizli ayıp olması durumunda TBK'ın 223/f.2 uyarınca, alıcı bu durumu "hemen" satıcıya bildirecektir.

Sonuç olarak, TBK'ya yapılan atıf sebebiyle TTK'da ticari satışa konu satılanda gizli ayıp çıkması durumunda TBK uygulanacaktır. Keza satış sözleşmesine konu satılanda ayıp çıkması durumunda satıcının ayıptan sorumluluğu ve bu bağlamda alıcının sahip olduğu seçimlik hakları da TBK'da düzenlenmiştir.TBK'nın 219.

Maddesi " Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. " hükmüne haizdir.

TBK'nın 227. Maddesi " Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.

2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.

3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.

4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.

Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. " hükmüne haizdir.

Satılan şeyde satıcının bildirdiği bir niteliğin veya dürüstlük kuralına göre satılanda bulunması gereken bir niteliğin mevcut olmamasına ayıp denir. Kısacası ayıp bir şeydeki nitelik eksikliğidir. Satıcı ayıpları bilmese dahi bundan sorumludur. Ayıptan sorumluluğun doğması için satıcının kusurlu olmasına gerek yoktur. Satıcının ayıptan sorumlu tutulabilmesi için alıcının satılandaki bu ayıbı bilmemesi gerekir.

Ayıp bildirimi hukuki bir işlem yada irade beyanı değil tek taraflı olarak satıcı veya vekiline yöneltilmesi ve varması gerekli bir bilgi yada düşünce açıklamasıdır. Alıcı satıcıya ayıp bildirimini yaptığını her türlü delille ispat edebilir. Satım konusu malın ayıplı olduğu hususunda ispat külfeti davalı alıcı üzerindedir.Davalının savunma içeriği nazara alındığında ayıpların giderilmesi (Onarım ) yönünden seçimlik hakkını kullandığı sonucuna varılmıştır.

Söz konusu ayıpların 17.07.2020 tarihinde 500.000 TL bedel ile tadil/tamir edilebileceği teknik bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı yanca davacı alacağından bu ayıpların güncel verilerle hesaplanarak alacaktan mahsup edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de davalı yan söz konusu ayıpları çok önceden tespit etmiştir.

Nitekim davalı yan davacıya söz konusu betonun ayıplı olduğunu ---- Noterliğinin 20.07.2020 tarih ----- Yevmiye numaralı ihtarı ile bildirmiştir. Kimse gecikerek dava açmasından veya hak ileri sürmesinden faydalanamaz. Yargıtay ----. HD. ----- Sayılı ilamında ".. Sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların da ayıba vakıf olunur olunmaz derhal bildirilmesi gerekir. Aksi halde iş sahibi eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır ve ayıba bağlı hakları düşer (BK.md.362).

Sözleşmede garanti (teminat) süresi kararlaştırılmışsa ayıp ihbarı bu süre içinde de yapılabilir. Süresinde ayıp ihbarı yapılmışsa, açık ayıplı imalatın bedeli eserin teslim edildiği ve ayıp ihbarının yapıldığı, gizli ayıplı imalatın bedeli de gizli ayıbın ortaya çıktığının anlaşıldığı tarihteki rayiçlerle istenebilir..." belirtmiştir.

Davalının talebi usul ve yasaya ve hakkaniyete uygun olmayıp aksi halde eksik iş veya ayıplı iş nedeni ile yüklenici/satıcının bakiye alacağını ödemeyen iş sahibinin çok ileride açılacak alacak davasında söz konusu mahsup itirazını ileri sürerek güncel verilerle söz konusu bedeli hesaplatıp asıl alacağı tamamen ortadan kaldırma imkanı verilmiş olur ki bu durumun hakkaniyete uygun olmadığı açıktır. Nitekim yüksek yargı uygulamasında da buna cevaz verilmemiştir.

Davalının bu itirazlarına bu nedenle itibar edilmemiştir.

Yukarıda ifade edildiği üzere davacının bakiye alacağı mali inceleme sonucunda 1.752.198,62 TL olarak belirlenmiş olup davacı alacağından 500.000 TL ayıbın giderilme maliyeti mahsup edildiğinde davacı alacağı 1.252.198,62 TL dir. ---- tutarından KDV hariç olmasına göre 1.150.303,52 TL nin barter tutarına tekabül ettiği,17.07.2020 tarihi itibarı ile metre kare birim fiyatlarına göre hesaplama yapıldığında karşılık gelen yüz ölçümünün 85,20 m2 olduğu, barter dışında kalan davacı alacağının ise 101.895,10 TL olduğu sonucuna varılmıştır.

Yargıtay ---- HD'nin 12.04.2016 gün -----sayılı ilamında. “Satış vaadi sözleşmelerinde borçlunun edimini yerine getirmemesinden ötürü vaat alacaklısının karşılaması gereken zararı daima müspet zarardır. Çünkü, borç ifa edilmiş olsaydı; alacaklının mal varlığına hem borcun konusunu teşkil eden şey (satış vaadine konu teşkil eden eşyanın mülkiyeti) fülen girmiş, hem de satış vaadi alacaklısı bundan başka kazançlar elde etmiş olacaktı.Somut olaya gelince.

Davacı ile davalıların murisi ... arasında 201 parsel sayılı taşınmazın 480m2 'lik kısmına isabet eden --- payının satışının vaat edilmesine ilişkin olarak düzenlenmiş geçerli bir. satış vaadi sözleşmesi mevcuttur. Ancak davalı tarafından sözleşme ifa edilmediğinden Borçlar Kanununun 112. maddesi hükmü uyarınca zararın tazmini gerekir. Ödenmesi gereken tazminatın nedeni borçlunun taahhüdünü ihlal etmesidir.

Davalılar tarafından sözleşmedeki edim ifa edilmediğinden satışı vaat edilen payın dava tarihindeki rayiç değerinin tahsiline karar verilmesi gereğinin” belirtmiştir. Binnetice davalı yan barter sözleşmesindeki edimini yerine getirmemiştir. Söz konusu gizli ayıpların giderim bedeli mahsup edildiğinde davacı alacağı yukarıda yazılmış olup bunun karşılığı hak edilen yüz ölçümde taşınmazın dava tarihindeki değeri 3.322.800,00 TL dir.

Söz konusu bu zarar davacının müspet zararı olup yukarıda alıntılanan emsal yüksek mahkeme ilamı gereği davalı davacının uğradığı bu zararı tazminle mükelleftir. ----- dışında kalan davacı alacağı da 101.895,10 TL dir.Davacının terditli birincil talebi için harç belirtmediği görülmekle davacı vekiline terditli birincil talebini somutlaştırılması istenmiş davacı yan terditli birincil talebinin 4.000.000 TL olduğunu belirtmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırmıştır.

Tüm dosya kapsamı, denetime uygun bulunan bilirkişi heyeti raporu bir bütün olarak değerlendirilmiş davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın Kısmen kabulüne, 3.322.800,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ayrıca barter dışında kalan 101.895,10 TL alacağın dava tarihi 19.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Fazlaya dair istemin reddine, 2-Alınması gerekli 233.940,92 TL harçtan peşin alınan 29.923,18 TL ile tamamlama yolu ile alınan 38.386,82 TL nin mahsubu ile 165.630,92 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3- Davacı yanca yatırılan 179,90 TL başvuru harcı 29.923,18 TL peşin harç ve 38.386,82 TL tamamlama harcı olmak üzre toplam 68.489,9 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4--Davacı yanca yapılan 27.000,00 TL bilirkişi ücreti, 649,25 TL posta vs. Masraflar, 1.912,35 TL keşif harcı, 1.785,00 TL keşif araç ücreti olmak üzere toplam 31.346,60 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 26.080,78 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,

5- Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Taraflarca yatırılan gider/delil avansınından arta kalan kısmın taraflara veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,

7-Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi hükümleri gereği kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 417.975,61 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

8-Davalı vekille temsil edildiğinden red edilen miktar üzerinden hesaplanan 90.295,74 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

9-Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 524,12 TL sinin davacıdan, 2.595,88 TL sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin yüzüne karşı,oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/432, K. 2025/332, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2023/432
  4. Karar No : 2025/332
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 19/06/2023
  7. Karar Tarihi : 16/04/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/432
Karar No
2025/332
Tarih
16 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/432 K.2025/493
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/433 K.2025/286
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/435 K.2025/290
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/436 K.2025/201
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/437 K.2025/319
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2023/439 K.2025/394

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.