KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/505
- Karar No
- 2024/759
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
Karar Metni
1.105 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/505
KARAR NO : 2024/759
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/07/2023
KARAR TARİHİ : 21/11/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalıya ait villanın bir takım dış cephe işlerini yapması konusunda 11.10.2022 tarihinde 850.000 TL4-Kdv tutarlı ticari nitelikli eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusu işin tamamlandığını, davalı adına faturalar düzenlendiğini, faturalara istinaden kısmi ödemeler yapıldığını ancak kalan borcun ödenmediği, bu nedenle takip başlatıldığını ancak davalının takibe itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının V020'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile sözleşme imzalanmasından sonra davacı firma yetkilisi tarafından bildirilen hesap numarasına,---- adına müvekkil firma yetkilisi oğlunun hesabından12.10.2022 tarihinde 250.000 TL gönderildiğini ve tadilat işleminin başlatıldığını, davacının ek masraflar talebi üzerine 18.10.2022 tarihinde elden 5.000 Euro ödeme yapıldığını ve buna istinaden şirket kartına yazı ve yetkilisinin imzasının alındığını, 03.01.2023 tarihinde şirket hesabından 365.000 TL, 06.01.2023 tarihinde 135.000 TL, 08.03.2023 tarihinde 50.000 TL, 27.03.2023 tarihinde 58.000 TL, 29.03.2023 tarihinde 190.000 TL ödemeler yapıldığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
-----İcra Dairesinin ----- sayılı icra takip dosya sureti, ticari defter ve belge incelemeleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.23.11.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 29.01.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle.
Davacının 2022-2023 yıllarına ait yasal defterlerinin noter açılış kapanış tasdikinin süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Sayın Mahkemenizin ara kararında taraf ticari defterlerinin mahkeme salonunda incelenmesi yönünde ara karar kurulduğu, buna karşın davalının belirtilen gün ve saatte ticari defterlerini hazır bulundurmadığı, ayrıca yerinde inceleme de talep etmediği, Davalının davacıdan aldığı 2 adet karşılığı toplamda kdv dahil 874.30,51 TL tutarlı faturaları Form BA beyannamelerinde beyan ettiği, aynı tutarlı faturalarınpp davacıya ait Form BS beyannamelerinde yer aldığı,
bu itibarla tarafların Form BA/BS beyannamelerinde mutabık olduğu, davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraza uğradığına dair dosya içeriğinde herhangi bir belge görülemediği, 24.04.2023 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 76.230,51 TL borçlu olarak göründüğü, Sayın Mahkemenin ticari defter deliline göre davacı lehinde hüküm kurması halinde huzurdaki dava ile davalıdan istenebilir tutarın 76.230,51 TL olacağı, Takip ile birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, 11/10/2022 tarihli cephe işleri yapımı eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye fatura alacağına dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.
Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.
Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında eser sözleşmesini bulunduğu, taraflar arasında eserin teslim edilip edilmediği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, sözleşmeye konu bedelin ödenip ödenmediği hususunda uyuşmazlığın toplandığı görülmektedir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla -----.
İcra Dairesinin ----- sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı,
davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, davacı kayıtlarında bakiye 76.230,51 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 76.230,51 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 76.230,51 TL alacaklı olduğu,
form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu, nitekim ticari defter ve belgelerin kesin delil olduğu, aksinin davalı yanca yazılı delille ispatlanması gerektiği, davalı yanca cevap dilekçesinde bildirilen hesap numarasına ----- adına müvekkil firma yetkilisi oğlunun hesabından12.10.2022 tarihinde 250.000 TL gönderildiği ve 18.10.2022 tarihinde elden 5.000 Euro ödeme yapıldığının belirtildiği,
elden ödeme iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiği, 250.000 TL ödemeye ilişkin dekontun açıklamasında kısmında alacak borç yazmakta olup, dava konusu sözleşmeye istinaden olduğu ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ----. İcra Dairesinin ----- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 76.230,51 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari temerrüt faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 15.246,10 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
5-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 5.207,30 TL harçtan, peşin yatırılan 958,40 TL harcın düşümü ile geri kalan 4.248,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 958,40 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 162,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.390,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
9-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/505, K. 2024/759, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama