KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/622
- Karar No
- 2023/1059
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
Karar Metni
1.059 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/622
KARAR NO : 2023/1059
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/09/2023
KARAR TARİHİ : 21/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 25/02/2021 tarihinde sürücü----- sevk ve idaresindeki -----plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücü----- sevk ve idaresindeki -----plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasına dair, davalarının belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, 500 TL Sürekli iş göremezlik 250 TL Geçici İş göremezlik, 250 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 1000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla izahına çalışılan nedenlerle, öncelikle davanın, dava öncesi davaya konu talepler yönünden ihtiyari arabuluculuk ile anlaşma sağlanarak ödeme yapıldığından, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi taktirde, esasa ilişkin cevaplarımız uyarınca davanın esastan reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık arabuluculuk tutanağının geçerli olup olmadığı ve arabulucuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılan hâllerde üzerinde anlaşılan hususlar hakkında dava açılıp açılamayacağına ilişkindir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18. Maddesinin 5. fıkrasındaki yeni düzenlemeye göre, “Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.” 7036 sayılı Kanunla eklenen bu düzenleme, Kanun’un gerekçesine göre, “dava açma yasağı” olarak nitelendirilmektedir.Kanunda dava açma yasağının hukukî niteliği,
bu yasağa rağmen dava açılması durumunda bunun sonucunun ne olacağı ve dava açma yasağının istisnalarının olup olmadığı düzenlenmemiştir.Anlaşma belgesinin ilâm niteliğinde belge sayılacağı hükmünden (HUAK m. 18) hareketle artık anlaşılan hususlarda tarafların dava açma ihtiyacının ortadan kalktığı söylenebilir.
Bu sebeple dava açma yasağı, dava şartlarından olan hukukî yarar bulunması (HMK m. 114/1, h) şartının özel bir görünümüdür, daha açık bir ifadeyle özel bir dava şartıdır. ...Arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılan konularda dava açma yasağı, kanımızca, hukukî yararın bulunmasına ilişkin genel dava şartının özel bir görünümü niteliğinde, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nda düzenlenen özel bir dava şartı olduğundan , arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşılan konularda dava açılması durumunda, dava şartı yokluğundan davanın usûlden reddi gerekir (HMK m. 115/2).
Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağına ilişkin hüküm, dava açılmasında hukukî yararın bulunması (HMK m. 114/1, h) dava şartının özel bir görünümüdür. Bu anlamda anlaşılan hususlarda dava açma yasağı,özel bir dava şartıdır.
İster dava açılmadan önce ister dava açıldıktan sonra, taraflar arabuluculuk anlaşma belgesini imzalasınlar, her iki durumda da artık anlaşılan hususlar, dava konusu yapılamayacağı için mahkemenin bu sebeple davayı dava şartı yokluğundan usûlden reddetmesi gerekir.
Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun genel gerekçesi ve anlaşma belgesinin tarafları bağlaması da, dava açma yasağının gerekliliğinin ve re’sen dikkate alınmasının diğer gerekçeleridir...Dava açma yasağının istisnaları bulunmaktadır.
Anlaşma belgesinde yer alan anlaşılan hususlarda dava açılmasının mümkün olduğu hâller mevcuttur. Örneğin, irade fesadı hâlleri (Bunlardan ilki anlaşma belgesine karşı ileri sürülebilecek irade fesadı hâlleridir, bu durumda anlaşmaya varılan hususlarla ilgili olarak bu sözleşmenin iptali Türk Borçlar Kanunu (m. 30 vd., m. 39) hükümleri çerçevesinde talep edilerek dava açılabilir.
Elbette anlaşma belgesinin ehliyetsizlik, emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, ahlaka, kişilik haklarına ve şekle aykırılık gibi sebeplerle mutlak butlanla sakatlanması da düşünülebilir. Böyle bir durumda butlanın tespiti mahkemeden istenebilir. Bu anlamda, Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesindeki kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin hükümsüzlüğüne dayanılabilir.
Aşırı yararlanmanın koşulları varsa bu konuda da mahkemede dava açılabilir TBK m. 28), anlaşma belgesinin sahte olması, anlaşmanın geçersizliği, anlaşma hükümlerinin yorumlanmasına ihtiyaç bulunması, icra edilebilir bir anlaşma bulunmaması gibi durumlarda dava açılması ve bu hususların mahkemece incelenip karara bağlanması mümkündür. ( Arabuluculuk Faaliyeti Sonucunda Anlaşılan Hususlarda Dava Açma Yasağı Ve Sonuçları- Doç.
Dr. ---- Hukuk Fakültesi-Medeni Usul ve İcra-İflas Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Uyesi)
Dosya kapsamında düzenlenen ----(İhtiyari Arabuluculuk) dosya numaralı arabuluculuk tutanağı içeriğinde ihtiyari arabuluculuğa sigorta şirketinin başvurduğu, davacı ---- Av.----- tarafından temsil edildiği, tarafların trafik kazası nedeniyle trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat bedellinin ödenmesi konularını müzakere ettikleri, maddi tazminat ödenmesine ilişkin tarafların anlaştıkları, sigorta şirketinin maddi tazminat ödemeyi kabul kabul ve beyan ettiği davacıya tutanağa uygun olarak ödeme yapıldığı, davacının avukat ile arabuluculuk faaliyetini temsilen yürüttüğü bu haliyle almış olduğu hukuki yardım itibariyle de imzalanan sözleşmenin sonuçlarını bilebilecek konumda olduğu anlaşılmaktadır.
Arabuluculuk son tutanağı sahteliği ispatlanıncaya kadar geçerli ilam niteliğindeki belgelerdendir. Sahteliği konusunda bir iddia olmadığı gibi, fiil ehliyetsizliği, kısıtlılık halleri dışında irade fesadına dayalı iddiaların somut ve kesin delillerle ortaya konulması gerekmektedir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde.
6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun “Tarafların Anlaşması” başlıklı 18/5 maddesine göre; “ (Ek 12/10/2017-7036/24 Md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz” hükmü düzenlenmiştir. Kanunun bu emredici hükmü karşısında davacı tarafça yasaya aykırı şekilde dava açılmıştır.
Mahkememizce celp edilen deliller ve davalı tarafça dosyamıza ibraz edilen arabuluculuk sözleşmesi anlaşması hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının 25/02/2021 tarihinde trafik kazası geçirdiği, bu nedenle oluşan zararların tazmini amacıyla ihtiyari arabulucuk faaliyetinden sonuç olduğu, devamında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvurduğu, mezkur heyet tarafından taraflar arasında ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutunağı esas alınarak talebin usulden reddine karar verildiği, söz konusu karara karşı itiraz edildiği,
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti’nin 30/07/2023 tarih ve ----- Sayılı Kararı ile kararın düzelterek kesin mahiyette onandığı, bu defa mahkememizin----- esas sayılı dosyasında aynı talepler bakımından dava ikame edildiği, sonuç olarak taraflarca 05/01/2022 tarihinde ---- İli'nde ihtiyari arabuluculuk tutanağı ve anlaşma metni imzalandığı, bu anlaşmaya rağmen işbu davanın mahkememizde açıldığı anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşılan konularda dava açılamayacağından dava şartı yokluğundan davanın usûlden reddi gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/622, K. 2023/1059, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama