KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/850
- Karar No
- 2024/779
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
Karar Metni
1.234 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/850 Esas
KARAR NO: 2024/779
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/11/2023
KARAR TARİHİ: 26/11/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı şirket arasında hurda kağıt alım satımına yönelik ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davalı adına fatura ve irsaliyeler düzenlendiğini, e-faturaların davalıya tebliğ edildiğini, davalının iade faturası düzenlemediğini, borca istinaden davalının bir kısım ödemeler yaptığını ancak kalan 108.400,00 TL tutarlı bakiyenin ödenmediğini, davalının temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle faize yönelik itirazların haklı olduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından düzenlenen faturalara konu ürün ve hizmetlerin müvekkile eksiksiz olarak teslim edilmediğini, kısmi ödeme yapılmasının faturanın ödenmeyen kısmının kabul edildiği anlamına gelmediğini ileri sürerek davanın reddini, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
DELİLLER
-------- formları, ticari defter ve belgeler, ----sayılı dosya sureti, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.10/09/2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 07.11.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle.
Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davalıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı ve ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davacının 2023 Mart ayında 3 adet karşılığı toplamda 481.712,00 TL tutarlı e-fatura düzenlediği,
faturaların-------portalı üzerinden davalıya teslim edildiğini gösterir e-fatura zarf dökümleri ile üzerinde çeşitli plaka ve isim bilgileri bulunan irsaliyelerin ayrıca ibraz edildiği, Davacının ------ beyannamelerine göre davacının davalı adına 2023 yılında 3 adet karşılığı 481.712,00 TL fatura düzenleyerek ------ beyannamesinde yer verdiği, davalının ---- beyannamelerine göre davalının davacıdan 2023 yılında 3 adet karşılığı 481.712,00 TL tutarlı fatura alarak -----beyannamesinde yer verdiği,
bu itibarla tarafların ------- beyannamelerinde yer alan tutarlar üzerinde mutabık kaldıkları, TTK’nın m.21/f.2 maddesinde bahsi geçen hükmü doğrultusunda davalının adına düzenlenen faturalara 8 günlük süre içerisinde itiraz etmediği veya faturalara istinaden iade faturası düzenlemediği, Takibe konu 481.712,00 TL tutarlı faturaların davalı ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu, davalının ise banka kanalıyla toplamda 310.000,00 TL ödeme gerçekleştirildiği, üç adet karşılığı 63.000,00 TL toplam tutarlı çekleri davacıya ciro edildiği,
çeklerin davalı nezdinde usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu ancak davacının ilgili çekleri kayıtlarına almadığı, yapılan inceleme sırasında davacı vekilin davalıdan 63.000,00 TL olarak alınan 3 adet çekin müvekkil şirketin kabulünde olduğu hususunun beyan edildiği, Yukarıda yer verilen işlemlere göre 04.10.2023 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 171.712,00 TL borçlu olarak göründüğü,
davacı ticari defterlerinde yer almayan 63.000,00 TL toplam tutarlı 3 adet çekin bu tutardan tenzil edilmesi neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan olan alacak tutarının 108.712,00 TL olacağı, aynı tarih itibariyle davalı nezdinde davacının 108.712,00 TL alacaklı olarak göründüğü, İşbu raporda yer verilen tespitlere göre davacının takiple ödenmesini istediği 108.712,00 TL tutarlı alacak iddiasına iştirak edilmekle birlikte hususla ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, takip ile birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir.
İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.
Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.
Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla -------- icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı,
davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri ------- birbiri ile örtüştüğü, davalı taraf hizmetlerin tam ve eksiksiz olarak sunulmadığı savunmasında bulunmuş olup, davalı kayıtlarında davacının 108.712,00 TL alacaklı göründüğü, davacı kayıtlarındaki farkın yer almayan 63.000,00 TL tutarlı çekten kaynaklandığı, davalı savunmasının irdelenmesinde faturaların defterlerinde kayıtlı olduğu, süresinde itiraz edildiğine ilişkin belge bulunmadığı, davacı yanca faturanın teslimine ilişkin zarf dökümlerinin ve mal teslimine ilişkin sevk irsaliyelerinin sunulduğu,
taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının davalıda 108.400,00 TL alacaklı olduğu, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 108.400,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği ve ayrıca işlemiş faizin dava konusu yapılmadığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 108.400,00 TL alacaklı olduğu, form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirdiği,
davacı yanca faturanın teslimine ilişkin zarf dökümlerinin ve mal teslimine ilişkin sevk irsaliyelerinin sunulduğu, süresinde itiraz edildiğine ilişkin belge bulunmadığı, davalı kayıtlarında davacının 108.712,00 TL alacaklı görünmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ---------- icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 108.400,00 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 21.680,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
5-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 7.404,80 TL harçtan, peşin yatırılan 1.276,23 TL harcın düşümü ile geri kalan 6.128,57 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 1.276,23 TL harç, 269,85 TL başvuru harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 212,25 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.258,33 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
9-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/11/2024
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/850, K. 2024/779, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama