KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/850
- Karar No
- 2024/850
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
Karar Metni
1.432 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/850 Esas
KARAR NO: 2024/850
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 24/11/2023
KARAR TARİHİ: 19/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin araç kiralama işi yaptığını, müvekkilinin maliki olduğu -----------plakalı aracın 09/04/2023 tarihinde park halindeyken davalıya ait ------------ plakalı araç tarafından çarpıldığını, kaza sonrası trafik polisi tarafından tutanak tutulduğunu ve davalıya ait aracı süren şoförün tam kusurlu olduğuna karar verildiğini, müvekkiline ait aracın 11/04/2023 tarihinde sigortanın gösterdiği tamirhaneye bıraktığını, 03/05/2023 tarihinde teslim aldığını, müvekkilinin aracının tam 22 gün tamirhanede kaldığını, kaza tarihi de baz alındığında müvekkilinin aracı toplamda 25 gün kullanamadığını,
kiralayamadığını, müvekkilinin zarara uğradığını, bu hususla alakalı olarak hem araç sürücüsü hakkında hem de davalı hakkında araç mahrumiyet bedelinin tahsili için -----------İcra Müdürlüğü ------------ esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini iddia ederek;
davanın kabulü ile ----------İcra Müdürlüğünün ----------- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 5.000,00 TL bedel üzerinden (bedel artırım dilekçesi ile daha sonra artırma hakkı saklı kalmak üzere) iptalini, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davanın usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde talep edilmemiş bir alacak kaleminin ıslah yoluyla artırılıp dava konusu edilmesinin mümkün olmadığını, itirazın iptali davasının konusunun bölünmesi mümkün olmadığını, kısmi dava şeklinde itirazın iptali davasının açılmasının da mümkün olmadığını, davanın husumet yönünden de reddi gerektiğini, dava konusu kazaya karışan ---------- plakalı aracın dava dışı ----------- kiralama yapılmasından dolayı müvekkil şirket işleten sıfatını kaybettiğini,
bu nedenle işleten sıfatını dava dışı ---------- geçmiş olduğundan bu davadan doğan herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, ilgili araç kiralandığını ve aracın müvekkilinin hakimiyetinden çıktığının aşikar olduğunu, kusur raporunun alınması gerektiğini, aracın 25 gün serviste kaldığını onarım süresince aracı kullanamadığı beyanlarının kabulünün mümkün olmadığını, davacının aracın kullanmamasından kaynaklı zararlarını açıkça ispat etmesi gerektiğini, davacının sigorta şirketlerinden ikame araç alıp almadığının araştırılması gerektiğini, aracın kasko poliçesinin olup olmadığının araştırılmasını,
kasko poliçesi var ise ilgili sigorta şirketinden davaya konu kaza ile ilgili dosyasının ve davacıya ait kazaya karışan aracın ikame araç alıp almadığının sorulması gerektiğini savunarak; davanın -----------Ş'ye ihbarını, davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME
----------- Müdürlüğüne müzekkereler yazıldığı görüldü. Mahkememiz dosyasına 01/05/2024 tarihli bilirkişi kök raporu ve 14/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun sunulduğu görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, davacının mülkiyetindeki ------------ plakalı araç ile davalının maliki olduğu ----------- plakalı aracın karıştığı 09/04/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının, aracının 11/04/2023 ilâ 03/05/2023 tarihleri arasında 22 gün tamirhanede kalması nedeniyle kaza tarihinden 03/05/2023 tarihine kadar 25 gün aracını kullanamaması/kiralayamaması nedeniyle maddi zarara uğraması nedeniyle başlattığı ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptaline dair kısmi davadır.
Dosya kusur durumunun ve "aracın kullanılamaması nedeniyle zarar hasarın boyut ve niteliğine göre davacının aracından mahrum kalması makul olan süre kadar, o tarihteki şartlara göre, ortalama/makul ikame araç kira bedeli" esasına göre zararın hesaplanması için makine mühendisi bilirkişiye verilmiş, 01/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda aşağdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür;
- Davalının maliki bulunduğu --------- plakalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğu,
- Dava dışı ---------- plakalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğu,
- Davacının mülkiyetindeki ---------- plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu,
- davacının mülkiyetindeki ---------- plakalı aracın makul oranım süresinin 10 iş günü olduğu,
- Kaza tarihindeki muadil araç kiralama bedelinin günlük 700,00 TL olduğu,
- Günlük amortisman bedelinin 405,55 TL olduğu,
- Nihayetinde araç mahrumiyet zararının 2.944,45 TL olduğu
Bilirkişi ek raporunda kök rapordaki görüşün korunduğu anlaşılmıştır. Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesi uyarınca "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesi uyarınca "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. Maddesi uyarınca "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 163. maddesi uyarınca "(1)Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir.
(2)Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının mülkiyetindeki --------- plakalı araç ile davalının maliki olduğu ---------- plakalı aracın karıştığı 09/04/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının, aracının 11/04/2023 ilâ 03/05/2023 tarihleri arasında 22 gün tamirhanede kalması nedeniyle kaza tarihinden 03/05/2023 tarihine kadar 25 gün aracını kullanamaması/kiralayamaması nedeniyle maddi zarara uğraması nedeniyle başlattığı -------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptaline dair kısmi dava olduğu,
davalının maliki olduğu ---------- plakalı aracın dava dışı ---------- kiralandığı, bu sebeple pasif husumetinin bulunmadığı yönündeki itirazı yönünden; anılan kira sözleşmesinin tüketici işlemi niteliğinde adi kira sözleşmesi olduğu, uzun süreli kiralama olmadığı, bu sebeple davalının araç işleteni sıfatının ve pasif husumetinin bulunduğu, davalının araç işleteni olması nedeniyle KTK 85 uyarınca haksız fiil failinin fiilinden dolayı kusursuz sorumluluğunun bulunduğu,
zarara birden çok kişinin birlikte sebebiyet vermesi ve aynı zarardan çeşitli sebeple sorumlu olunması durumunda borçlular hakkında müteslsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı, bu kapsamda müteselsil sorumluların dış ilişkide (alacaklıya karşı) kendi iç ilişkideki paylarından bağımsız olarak borcun tamamından sorumlu oldukları, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalının maliki bulunduğu ------------ plakalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğu,
dava dışı ---------- plakalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğu ve davacının mülkiyetindeki ----------- plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, bu sebeple davalının borcun tamamından davalı alacaklıya karşı sorumlu olduğu, yine araç mahrumiyeti zararının yerleşik yargı içtihatları uyarınca "aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra, davacının aracını kullanamadığı döneme ilişkin olarak bakım giderleri, amortisman vs. tasarruf ettiği miktarlar da düşülmek suretiyle hesaplanması” gerektiği, bilirkişi raporunda bu esasa uygun olarak hesaplama yapıldığı,
bu kapsamında aracın fiilen ne kadar tamirde kaldığının değil, tamirde kalması gereken makul sürenin önem arz ettiği, yine bilirkişi tarafından yapılan hesaplamadan aracın amortisman tasarruf bedelinin düşülmesinin de hukuka uygun olduğu, bilirkişi raporunda yakıt giderinin hesaplanan miktardan düşülmediği ve bunun da hukuka uygun olduğu, zira davacının zararı hesaplanırken kabul edilen makul davranışın araç kiralama işlemi olduğu,
davacının kiraladığı araç için de yakıt masrafı yapması gerektiğinden, davacının kendi aracını kullanmaması nedeniyle yakıt masrafı yapmayacağının düşünülemeyeceği, bu sebeplerle davacının araç mahrumiyeti zararının 2.944,45 TL olduğu, davacının ve davalının tacir olması nedeniyle dava konusu haksız fiilin ticari iş kapsamında kaldığı,
alacağa ticari faiz işlemesi gerektiği, davalının TBK 117 uyarınca 09/04/2023 kaza tarihinde temerrüte düştüğü, bu tarihten takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarının 24,64 TL olduğu (09.04.2023 kaza tarihi ve 05.05.2023 takip tarihi arasındaki 26 gün için yıllık %11,75 faiz uygulanmıştır), alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle likit olmadığı, bu sebeple icra inkar ve kötüniyet tazminatının şartlarının somut olayda oluşmadığı kanaatine varılmış, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/850, K. 2024/850, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama