KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/913
- Karar No
- 2024/724
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
Karar Metni
1.611 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/913
KARAR NO : 2024/724
DAVA
İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/12/2023
KARAR TARİHİ : 07/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili ile davalı şirketin -------(Kese Kağıdı Makinası) getirilmesi hususunda anlaştıklarını, makinanın yüklü olduğu konteyner ile ilgili depozito bedeli olarak 26.06.2023 tarihinde 40.083,00 TL'nin davalı şirkete ödendiğini, konteynerın davalı şirkete dönüşü üzerinden yaklaşık 6 ay gibi bir süre geçmesine rağmen depozito bedelinin müvekkiline iade edilmediğini, davalı şirket ile bir çok kez görüşüldüğünü sonuç alınamayınca --- --.
Noterliği'nin 01.08.2023 tarihli ----- yevmiye numaralı ihtarname ile bedelin ödenmesi hususunda ihtarname gönderildiğini, ancak davalı şirket tarafından ihtara karşı herhangi bir cevap verilmediğini herhangi bir ödeme de gerçekleştirmediğini, ----- İcra Dairesinin---- Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşamama şeklinde neticelendiğini, belirterek borçlu şirketin icra takibine yaptığı haksız itirazın iptaline, --- İcra Dairesi'nin ------Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, takip konusu 40.083,- TL borcun,
ticari faizinin ve tüm ferilerinin borçlu şirketten alınarak müvekkile verilmesine, borçlu şirketin takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan dekont açıklamasında yapılan ödemenin depozito olarak yapıldığına dair herhangi bir açıklamanın bulunmadığını, ödemenin depozito olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığını davacının 26 Haziran tarihi itibariyle müvekkiline demuraj'dan doğan alacak borcunun bulunduğunu, müvekkilinin yapılacak taşıma işlemine yönelik olarak davacıdan depozito alsa da alınan depozito bedelini kendi demuraj alacağına mahsup ettiğini, müvekkili tarafından davacının istediği ürünü CİF taşıma şekli ile taşındığını,
CİF taşıma şeklinde belirlenen limanda mallar gemiye doğru bir şekilde yüklendiğinde teslim edilmiş sayıldığını ve hasarın alıcıya geçtiğini, müvekkili tarafından teslim yükümlülüğünün malların gemiye yüklenmesi ile sona erdiğini ancak davacı tarafından malların zamanında çekilemediği için malların konteyner ile gümrükte ve/veya antrepoda beklemesi nedeniyle demuraj bedelinin oluştuğunu, acenteler tarafından demuraj bedellerine ilişkin yükümlülüğün davacıya ait olmasına rağmen müvekkiline rücu edildiğini ve müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalındığını,
davacıya fatura kesilerek bu demuraj bedelinin ödenmesinin talep edildiğini davacı tarafından haksız bir şekilde iade faturası kesildiğini, kesilen iade faturasının üzerine davacıya ilgili demuraj bedelinin tekrar fatura edildiğini ve davacı tarafından bu faturaya itiraz edilmeyerek fatura içeriğinin kabul edildiğini, depozitonun müvekkilinin alacağına mahsup edileceğinin davacıya defaten bildirilmesine rağmen davacı tarafından haksız takip başlatıldığını, davacının haksız takibini açarken müvekkilinin muaccel alacağını ödemediği hususunun göz önüne alınmasını, davacının davasının takas nedeniyle reddedilmesini,
Sayın Mahkeme aksi kanaatteyse alacakları birbirinden mahsup ederek bakiye alacak üzerinden karar verilmesi gerektiğini belirterek davacının davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle;"Davalı ------ 03.04.2024 günü saat 10:30'da Sayın Mahkemenizde yapılacak bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli----- yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.
Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu. Davacı ----- incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu.
Davacı ----- incelenen kayıtlarına göre, davacı-----davalı ----- depozito ödemesinden (Davalı vekilinin Sayın Mahkemenize cevap dilekçesi eklerini sunduğu 30.03.2024 tarihli dilekçesi ekinde yer alan 40.083,- TL tutarlı ----- Dekontu üzerinde elle yazılmış "depozito" ibaresi görülmüştür.) kaynaklı 26.06.2023 tarihinden itibaren ve 24.08.2023 takip tarihinde de 40.083,- TL alacaklı olduğu.
Davalı ------Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, davalı ----- kanuni defterleri ve kayıtları incelenemediğinden taraf kayıtları arasındaki farklar konusunda bir görüşün bildirilemediği;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR
Bilirkişi ek raporunda özetle.
Davalı -----03.04.2024 günü saat 10:30'da Sayın Mahkemenizde yapılacak bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ----- yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.
Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu. Davacı ----- incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu.
Davacı ----- incelenen kayıtlarına göre, davacı------depozito ödemesinden (Davalı vekilinin Sayın Mahkemenize cevap dilekçesi eklerini sunduğu 30.03.2024 tarihli dilekçesi ekinde yer alan 40.083,- TL tutarlı ------ Dekontu üzerinde elle yazılmış "depozito" ibaresi görülmüştür.) kaynaklı 26.06.2023 tarihinden itibaren ve 24.08.2023 takip tarihinde de 40.083,- TL alacaklı olduğu;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;
diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı ticari defter ve kayıtlarından davalının 40.083,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce 03/04/2023 günü yapılması istenilen defter incelemesine davalı vekilinin hazır olduğu duruşma olan ---- nolu celsede karar verildiği, davalı vekilinin yüzüne inceleme gün ve saatinin ihtar edildiği, davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği,
6100 sayılı Hmk'nın 222/3. maddesinde, 28/07/2020 tarihli ----- gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, davacının incelenen defter kayıtlarına göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 40.083,00 TL alacaklı olduğu böylece bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 40.083,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,
bu haliyle davacının davasını asıl alacak üzerinden ispat ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,---. ve----- Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.
Somut olayımızda davacı talep ettiği bedeli davalıya depozito bedeli olarak banka marifetiyle gönderdiği, ----Noterliğinin 01/08/2023 tarihli ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile alacağının ne kadar olduğunu davalı yana bildirdiği, davacının safahatta talep ettiği bedelin 40.083 TL depozito bedeli olduğunun anlaşıldığı, banka marifetiyle davalıya gönderilen bedelin borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesinin mümkün bulunması yani borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması hususu nazara alınarak likit olarak kabul edilen alacak hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/913, K. 2024/724, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama