KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/916
- Karar No
- 2024/696
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
Karar Metni
2.329 kelime·12 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/916
KARAR NO : 2024/696
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 22/12/2023
KARAR TARİHİ : 05/11/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜN
ÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; ----- kayıtlı bir limited şirket olan müvekkil ----, ll. sınıf tıbbi cihaz sayılan hidrofilik ----'” üreticisidir. Davalı ----- tarafından ürün hakkında gerekli teknik kontrollerin sağlanmasıyla verilen --- işareti sertifikaları ve - --:--- sertifikaları, 2018 Temmuz'da alınmış ve geçerlilikleri sırasıyla Mayıs 2024 ile Temmuz 2024'e kadar uzatılmıştır.
Ancak davalı ----, müvekkile temin ettiği --- ve |SO sertifikalarını 23.03.2023'te askıya almış ve süresinden önce 02.05.2023'te geri çektiğini, Tıbbi Cihaz Yönetmeliği'nin ilgili maddesi (56/4) gereği, bir onaylanmış kuruluşun uygunluk gerekliliklerinin imalatçı tarafından karşılanmadığını tespit etmesi ve uygun düzeltici faaliyetin verilen sürede sağlanmaması durumunda, sertifikayı askıya alma veya geri çekme hakkı bulunmaktadır.
Fakat somut olayda, uygunluk gerekliliklerinin tespit edilmediği, düzeltici faaliyetlerin belirtimediği ve bunlar için süre verilmeden yapılan sertifikaların askıya alınması ve sonrasında geri çekilmesi işlemlerinde aşağıda açıklanan birçok süreç, Tıbbi Cihaz Yönetmeliği ve ilgili diğer mevzuatın aksine, bütünüyle hukuka aykırı bir şekilde yürütülmüştür.
Davalı ----- 23.03.2023 tarihli bildiriminde ürünlerle ilgili test sonuçlarına dayanarak sertifikaların askıya alındığını belirtmesine karşın, herhangi bir test sonucu veya gerekli teknik açıklama içeren bir bilgi sunulmamıştır. Davalı, her ne kadar sertifikaları askıya alma kararını test protokollerine dayandırdığını belirtse de bu aşamada test hakkında bir bilgi vermemektedir, bir test sonucu sunmamaktadır, askıya alma gerekçesini açıklamamaktadır.
Askıya alma kararı verdikten sonra düzeltici faaliyette bulunmak için müvekkil defalarca kendisine test protokolünün sunulmasını istemişse de, davalı uzunca bir süre müvekkili bundan mahrum bırakmıştır. Davalı ----- tarafından müvekkile temin edilen --- ve --- sertifikalarının askıya alınması ve geri çekilmesi işlemlerinin hukuka aykırılığının tespiti nedeniyle dava açma gereksinimi doğmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı tarafından --- ve ---- sertifikalarının askıya alınması ve geri çekilmesi işlemlerinin hukuka aykırı olduğunun TESPİTİNE karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf yabancı tüzel kişi olup teminat yatırması gerekmektedir. Huzurdaki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
müvekkil -----, tıbbi cihaz yönetmeliği uyarınca t.c sağlık bakanlığı tarafından atanmış ve böylelikle avrupa komisyonu tarafından tanınmış, türk menşeili dünyada toplamda 50 tane olan onaylanmış kuruluşlardan bir tanesidir. bu kapsamda başta türk üreticiler olmak üzere bütün dünyaya aktif olarak hizmet vermektedir.
93/42/at tıbbi cihaz yönetmeliğinde ve (ab)2017/745 tıbbi cihaz tüzüğü kapsamında özellikle yüksek risk sınıfındaki ürünler için, üreticiler bir onaylanmış kuruluşla sözleşme imzalamalı ve olumlu olması durumunda sertifikasyon ile sonuçlanacak bir dizi denetim ve dosya inceleme faaliyetinden geçmelidir. sertifikasyon temin edildikten sonra periyodik gözetim denetimleri, uluslararası standartlar, bilimsel makaleler,
yetkili otoritelerin oluşturduğu girdiler vb. ile ürünün uygunluğunu monitor edilmelidir. bu faaliyetlerin yapılmasındaki amaç kamunun her zaman sadece güvenli ürünlere ulaşımını sağlamaya çalışmaktır. müvekkil şirketin sertifikaları davacıya herhangi bir gerekçe sunmadan yaptığı ve davalıya sertifikalar askıya alınmadan önce süre tanımaması iddiasına yönelik cevaplarımızher ne kadar davacı tarafça tıbbi cihaz yönetmeliği'nin 56. maddesine atıfla,
müvekkil şirketin askıya almadan evvel düzeltme için uygun bir süre vermesi gerektiği belirtilmişse de aksine yukarıda alıntılanan ve müvekkilin yalnızca tıbbi cihazlar ile ilgili olarak değil tüm uygunluk değerlendirme alanlarında uymakla yükümlü olduğu yönetmelik maddesi uyarınca müvekkil şirketin uygunsuzluğu imalatçıya bildirmekle birlikte gerektiğinde -düzeltici faaliyetler beklenmeksizin- sertifikayı askıya alma "zorunluluğu" bulunmaktadır. burada söz konusu olan kamu sağlığı olup askıya alma kararının "gerekli" olduğu izahtan varestedir. kaldı ki bu esnada davacının piyasada bulunan ürünlerine yapılan test sonuçları olumsuz gelmiştir.
arz ve izah edilen, sayın mahkemenizce de re'sen gözetilecek nedenlerle, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, Aksi halde esastan reddine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi ve ekleri cevap dilekçesi ile tüm dosya kapsamı.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, ----- ve ------ sertifikalarının askıya alınması ve geri çekilmesi işlemlerinin hukuka aykırı olduğunun tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin -dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan- (Mülga:2/7/2018-KHK-703/25 md.) 2. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinde "Sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler,
kozmetikler ve tıbbî cihazların güvenli ve kaliteli bir şekilde piyasada bulunması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi" Bakanlığın görevleri arasında sayılmış; anılan Kararname'nin (Mülga:2/7/2018-KHK-703/25 md.) 27. maddesinin 1. fıkrası ile Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Sağlık Bakanlığının bağlı kuruluşu olarak teşekkül ettirilmiş; aynı maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde, "Görev alanına giren ürünlerin ruhsatlandırılması, üretimi, depolanması, satışı, ithalatı, ihracatı, piyasaya arzı, dağıtımı, hizmete sunulması,
toplatılması ve kullanımları ile ilgili kural ve standartları belirlemek, bu faaliyetleri yürütecek kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere izin vermek, ruhsatlandırmak, denetlemek ve gerektiğinde yaptırım uygulamak, laboratuvar analizlerini yapmak veya yaptırmak.", (e) bendinde, "Tıbbi cihazlar için onaylanmış kuruluşları belirlemek, lisans, ruhsat veya izin vermek, denetim yapmak ve gerektiğinde yaptırım uygulamak" anılan Kurumun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.Ürünlerin piyasaya arzı, uygunluk değerlendirmesi,
piyasa gözetimi ve denetimi ile bunlarla ilgili olarak yapılacak bildirimlere ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlanan ve 11/07/2001 tarihli ve ---- sayılı --- --’de yayımlanan 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında, "j) Teknik düzenleme: Bir ürünün, ilgili idarî hükümler de dahil olmak üzere, özellikleri, işleme ve üretim yöntemleri, bunlarla ilgili terminoloji, sembol, ambalajlama, işaretleme,
etiketleme ve uygunluk değerlendirmesi işlemleri hususlarından biri veya birkaçını belirten ve uyulması zorunlu olan her türlü düzenleme”, "o) Onaylanmış kuruluş: Test, muayene ve/veya belgelendirme kuruluşları arasından, bir veya birden fazla teknik düzenleme çerçevesinde uygunluk değerlendirme faaliyetinde bulunmak üzere, yetkili kuruluş tarafından belirlenerek, bu Kanunda ve ilgili teknik düzenlemede belirtilen esaslar çerçevesinde yetkilendirilen özel veya kamu kuruluşu" şeklinde tanımlamalara yer verilmiştir.
Anılan Kanun’un ikinci bölümünde ürünlere ilişkin teknik düzenlemeler, ürünlerin piyasaya arzında üreticilerin ve dağıtıcıların yükümlülükleri teferruatlı olarak düzenlenmiş olup, 5. maddesinin 1. fıkrasında, “Piyasaya arz edilecek yeni ürünlerin ilgili teknik düzenlemeye uygun olması zorunludur.
Bu hüküm, kullanılmış olmakla birlikte değişiklik yapılarak piyasaya tekrar arz edilmesi hedeflenen ürünler ile Avrupa Birliği üyesi ülkeler dışındaki ülkelerden ithal edilen eski ve kullanılmış ürünlere de uygulanır.” emredici kuralı yer almıştır.Yine, aynı Kanun’un 11. maddesinde, ürünün piyasaya arzının yasaklanması,
toplatılması ve bertarafı şartları düzenlenmiş, 12. maddesinde de, bu Kanuna aykırı davrananlar hakkında uygulanacak ceza hükümlerine yer verilmiştir.4703 sayılı Kanuna istinaden, tıbbi cihaz ve aksesuarlarının taşıması gereken temel gerekleri belirlemek ve bu cihazlar ile aksesuarlarının kullanımı sırasında hastaların, uygulayıcıların, kullanıcıların ve üçüncü şahısların sağlık ve güvenliği açısından ortaya çıkabilecek tehlikelere karşı korunmalarını sağlamak amacıyla tasarımına, sınıflandırılmasına,
üretimine, piyasaya arzına, hizmete sunulmasına ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek maksadıyla hazırlanan Tıbbi Cihaz Yönetmeliği 07/06/2011 tarihli ve ---- sayılı ---- Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Yönetmeliğin 3. maddesinin (o) bendinde, “Tıbbi cihaz: İnsanda kullanıldıklarında aslî fonksiyonunu farmakolojik, immünolojik veya metabolik etkiler ile sağlamayan fakat fonksiyonunu yerine getirirken bu etkiler tarafından desteklenebilen ve insan üzerinde;
1) Hastalığın tanısı, önlenmesi, izlenmesi, tedavisi veya hafifletilmesi ya da
2) Yaralanma veya sakatlığın tanısı, izlenmesi, tedavisi, hafifletilmesi veya mağduriyetin giderilmesi ya da
3) Anatomik veya fizyolojik bir işlevin araştırılması, değiştirilmesi veya yerine başka bir şey konulması veyahut
4) Doğum kontrolü amacıyla kullanılmak üzere imal edilmiş, tek başına veya birlikte kullanılabilen, imalatçısı tarafından özellikle tanı ve/veya tedavi amaçlı kullanılmak üzere imal edilmiş ve tıbbi cihazın amaçlanan işlevini yerine getirebilmesi için gerekli olan yazılımlar da dahil, her türlü araç, alet, teçhizat, yazılım, aksesuar veya diğer malzemeler” olarak tanımlanmıştır. Ürünlerin uygunluk değerlendirme işlemlerinde hangi hususların dikkate alınacağı Yönetmeliğin 11. maddesinde, onaylanmış kuruluş ise 16. maddesinde teferruatlı olarak düzenlenmiştir.
Aynı Yönetmeliğin "Ret veya sınırlama kararları" başlıklı 19. maddesinde, "(1) Bakanlıkça bu Yönetmeliğin uygulanması sırasında, a) Tıbbi cihazın piyasaya arzına, hizmete sunulmasına veya klinik araştırmalara yönelik ret veya sınırlayıcı nitelikte alınan kararlar, b) Tıbbi cihazların piyasadan çekilmesine ilişkin olarak alınan kararlar, gerekçeleri ile birlikte açıkça belirtilir....
(3) Tıbbi cihaz(lar)a ilişkin ret veya sınırlama ya da piyasadan çekme iş ve işlemleri ile ilgili olarak ayrıca, Kanun ile 25/6/2007 tarihli ve ---- sayılı ------ Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığınca Yapılacak Piyasa Gözetimi ve Denetiminin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri de uygulanır." kuralına yer verilmiştir.Mezkur Yönetmeliğin Ek 5 kısmında yer alan "Gözetim ve denetim" başlıklı bölümünde:
"4.1. Gözetim ve denetimin amacı, imalatçının, onaylanan kalite sisteminin gereklerini tam olarak yerine getirmesini sağlamaktır.
4.2. İmalatçı, onaylanmış kuruluşun gerekli tüm denetimleri gerçekleştirmesine izin verir ve kuruluşa aşağıdaki bilgiler de dâhil olmak üzere gerekli bütün bilgileri temin eder;
- Kalite sistemine ilişkin belgeler,
- Teknik belgeler,
- Kalite sisteminin imalata ilişkin bölümünde öngörülen muayene raporları, test verileri, kalibrasyon verileri, ilgili personelin nitelikleri hakkındaki raporlar gibi veriler.
4.3. Onaylanmış kuruluş, imalatçının onaylanan kalite sistemine uymasını sağlamak amacıyla periyodik olarak denetim ve değerlendirme yapar, imalatçıya değerlendirme raporu verir." düzenlemesine yer verilmiştir.Diğer taraftan, 4703 sayılı Kanun hükümlerine istinaden, uygunluk değerlendirmesi yoluyla bir ürünün ilgili teknik düzenlemeye uygunluğunu inceleyen ve belgelendiren kuruluşların ve bunlar arasından görevlendirilen onaylanmış kuruluşların asgarî nitelikleri,
çalışma usûl ve esasları ile Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri uyarınca ilgili yerlere bildirimini düzenlemek maksadıyla hazırlanan ve 23/02/2012 tarihli ve ---- sayılı ----- Gazete'de yayımlanan Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ve Onaylanmış Kuruluşlar Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasında, ilgili teknik düzenlemenin gerektirdiği hâllerde, yetkili kuruluşlar kendilerine başvuran Türkiye’de yerleşik uygunluk değerlendirme kuruluşları arasından uygun görecekleri sayıda kuruluşu, bu Yönetmelikte,
ilgili teknik düzenlemede ve varsa görevlendirmeye ilişkin düzenleyici işlemde belirtilen usûl ve esaslar çerçevesinde onaylanmış kuruluş olarak görevlendireceği hükmüne yer verilmiştir.Yine, tıbbi cihaz yönetmelikleri kapsamında piyasaya arz edilecek cihazların, ilgili teknik düzenlemeye uygunluğunun değerlendirilmesi ve belgelendirilmesi amacıyla görevlendirilecek onaylanmış kuruluşların taşıması gereken asgari şartları, çalışma usul ve esasları,
atanması ve gözetimine ilişkin hususlar ile Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri uyarınca Komisyon ve Avrupa Birliğine üye devletlerle işbirliğini düzenlemek amacıyla hazırlanan Tıbbi Cihazlar Alanında Faaliyet Gösterecek Onaylanmış Kuruluşlara Dair Tebliğ 12/03/2015 tarihli ve ---- sayılı ---- Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.Yukarıda anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde, tıbbi cihaz alanında yetkili kuruluş olan davalı idare, tıbbi cihazların test,
muayene ve belgelendirme işlemlerini gerçekleştirmek ve uygunluk değerlendirmesi yapmak üzere bazı kuruluşları onaylanmış kuruluş olarak yetkilendirmekle görevli ve yetkili kılınmıştır. (Danıştay ---- Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ----- Karar sayılı ilamına bkz.)
Davacısı Sistem ... ----. ve davalısının ---Kurumu olan Danıştay ----. Hukuk Dairesi'nin -/---- Esas ----- Karar sayılı ilamında "...Dava; davacı tarafından, ----- tarafından düzenlenmiş olan ----- Sertifikasının askıdan indirilmemesine ilişkin 27/05/2015 tarih ve---- sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. ....
Dava dosyasının incelenmesinden; ------- davalı idare tarafından yetkilendirilen onaylanmış kuruluş statüsünü haiz bir kuruluş olduğu, adı geçen Onaylanmış Kuruluş tarafından davacı firmanın ithal ettiği bazı ürünlere ---- Sertifikası düzenlenerek ürünlerin mevzuata uygun olduğunun beyan edildiği; ancak, anılan kuruluş tarafından davacıya ait sertifikaya ilişkin 19/01/2015 tarihinde yapılan denetimde uygunsuzluklar tespit edildiği, anılan mevzuat hükümleri uyarınca, uygunsuzluklar giderilinceye kadar dava konusu ---sertifikasının askıya alındığı; 01/07/2015 tarihinde yapılan yerinde inceleme sonucunda, uygunsuzlukların giderildiği hususunun tespit edildiği, bunun üzerine askı durumunun ortadan kaldırılarak belgenin yeniden geçerli konuma alındığı anlaşılmaktadır.
Anılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; piyasaya arz edilen tıbbi cihazlarda yapılan piyasa gözetimi ve denetimlerde uygunsuzluklar tespit edildiği takdirde, uygunsuzluklar giderilinceye kadar ürünlere ait sertifikaların askıya alınacağı; uygunsuzlukların giderildiğinin tesbiti halinde de, sertifikaların aktif duruma getirileceği anlaşılmış olup;
yukarıda aktarılan prosedürün sonucu olan belgenin aktif duruma getirilmesi halinin işlemin idare tarafından geri alınması olarak nitelendirilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Hal böyle olunca, dava konusu uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen mahkeme kararı ile bu kararı usule ve hukuka uygun bulan istinaf kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, ---- Bölge İdare Mahkemesi -----. İdare Dava Dairesi'nin 30/11/2017 tarih ve ---- sayılı kararının BOZULMASINA," şeklinde açıklandığı,
Hukuk Muhakemeleri Kanun'un ilgili düzenlemelerine bakıldığında. Eda davası başlıklı 105.maddenin "Eda davası yoluyla mahkemeden, davalının, bir şeyi vermeye veya yapmaya yahut yapmamaya mahkûm edilmesi talep edilir.",Tespit davası başlıklı 106.maddenin " (1) Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir.
(2) Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. (3) Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.",İnşai dava başlıklı şeklinde 108.maddesinin "(1) İnşaî dava yoluyla, mahkemeden, yeni bir hukuki durum yaratılması veya mevcut bir hukuki durumun içeriğinin değiştirilmesi yahut onun ortadan kaldırılması talep edilir.
(2) Bir inşaî hakkın, dava yoluyla kullanılmasının zorunlu olduğu hâllerde, inşaî dava açılır. (3) Kanunlarda aksi belirtilmedikçe, inşaî hükümler, geçmişe etkili değildir." şeklinde düzenlendiği,
Davacı yanca dava dilekçesinden davacının ll. sınıf tıbbi cihaz sayılan ----'” üreticisi olduğu, davalı ----- tarafından ürün hakkında gerekli teknik kontrollerin sağlanmasıyla verilen --- işareti sertifikaları ve ----- sertifikaları, 2018 Temmuz'da alınmış ve geçerlilikleri sırasıyla Mayıs 2024 ile Temmuz 2024'e kadar uzatıldığı,
ancak davalının ---- ve ------ sertifikalarını 23.03.2023'te askıya almış ve süresinden önce 02.05.2023'te geri çektiğini, Tıbbi Cihaz Yönetmeliği'nin ilgili maddesi (56/4) gereği, bir onaylanmış kuruluşun uygunluk gerekliliklerinin imalatçı tarafından karşılanmadığını tespit etmesi ve uygun düzeltici faaliyetin verilen sürede sağlanmaması durumunda, sertifikayı askıya alma veya geri çekme hakkı bulunduğu, uygunluk gerekliliklerinin tespit edilmediği,
düzeltici faaliyetlerin belirtimediği ve bunlar için süre verilmeden yapılan sertifikaların askıya alınması ve sonrasında geri çekilmesi işlemlerinde Tıbbi Cihaz Yönetmeliği ve ilgili diğer mevzuatın aksine, bütünüyle hukuka aykırı bir şekilde yürütüldüğü, davalının 23.03.2023 tarihli bildiriminde ürünlerle ilgili test sonuçlarına dayanarak sertifikaların askıya alındığını belirtmesine karşın, herhangi bir test sonucu veya gerekli teknik açıklama içeren bir bilgi sunulmadığı, test sonucu verilmediği ve askıya alma gerekçesi açıklanmadığı,
bu nedenlerle --- ve ----- sertifikalarının askıya alınması ve geri çekilmesi işlemlerinin hukuka aykırı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Dava dosyasının incelenmesinden; davalı -----Şirketi'nin idare -----Kurumu tarafından yetkilendirilen onaylanmış kuruluş statüsünü haiz bir kuruluş olduğu, adı geçen Onaylanmış Kuruluş tarafından davacı ürettiği ürünlere --- işaretli ve ---- sertifikaları düzenlenerek ürünlerin mevzuata uygun olduğunun beyan edildiği, ancak davalı tarafından sertifikaların 23/03/2023 tarihinde askıya alındığı ve 02.05.2023 tarihinde geri çekildiği anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında; somut olayda davanın ------ tarafından yetkilendirilen onaylanmış kuruluş olan davalı taraf hakkında açıldığı, davacı yanca tespit talep edilmiş ise de tespit davasının açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, eda veya inşai dava açılabilecek durumda tespit davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla, dava şartı yokluğu nedeniyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin yatırılan 269,85 TL harcın düşümü ile geri kalan 157,75 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ön inceleme tutanağından önce dosyanın karara çıkması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 15.00,000 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/916, K. 2024/696, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama