KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/916
- Karar No
- 2024/848
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
Karar Metni
1.455 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/916
KARAR NO : 2024/848
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 21/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki ve akdedilen sözleşme uyarınca 31.03.2023 tarihli,------ fatura no.lu fatura ile mal/hizmet sağlanmasının davacı tarafından
gerçekleştiğini, müvekkilinin, taraflar arasındaki ticari ilişki ve anlaşma uyarınca tüm edimlerini tam
ve eksiksiz olarak zamanında yerine getirdiğini, davalının, sözleşme konusu edimlerin karşılığı olarak
müvekkili şirkete ödeme yapmayı kabul ettiğini, davalı tarafından yasal süresi içinde faturaya itiraz
edilmediğini, buna rağmen sözleşme konusu ödemenin yapılmadığını, ödemelerin tam ve zamanında
yapılmaması sebebiyle davalı aleyhine ----. İcra Müdürlüğü’nün -----. sayılı
dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirtmiş olup,
davanın kabulüne, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranında
icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin icra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili herhangi bir borcunun bulunmadığını,
davacının sunmuş olduğu fatura ve içeriğinin taraflarınca hiçbir şekilde kabul edilmediğini, faturanın tek başına alacağın varlığını ispatlar nitelikte bir delil olmadığı gibi mal teslimini de kanıtlamadığını,bu nedenle faturayla birlikte fatura konusu işlemin veya hizmetin gerçekleştirildiğinin de ispatlanması
gerektiğini, davacının, faturanın dayanağı olan hizmet/işlemin gereğinin yerine getirilip getirilmediği
hususunda hiçbir ispat faaliyetinde bulunulmadığını, iddiaları kanıtlar nitelikte bir delil ileri
sürülmediğini belirtmiş olup, davanın reddine, davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az
olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı
tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, ------ İcra müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile
davacı şirketin 2023 yılına
ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine
göre usulüne uygun tutulduğu,
davalı şirketin 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı,
TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir
şekilde açıklandığı üzere, takip konusu alacağı oluşturan faturanın her iki tarafın defterlerinde
de kayıtlı olduğu, davacı şirketin kendi defterlerinde 36.580,00 TL alacaklı gözükürken, davalı
şirketin kendi defterlerinde aynı miktarda borçlu gözüktüğü, davacı şirket tarafından davalı
şirket adına düzenlenen e-faturaya, davalı şirket tarafından süresinde itiraz/iade işleminin
uygulanmadığı tespit edilmiş olup, tüm bu hususlar doğrultusunda fatura içeriği hizmetin davalı
şirkete ifa edildiğine ilişkin karinenin oluşacağı, hukuki değerlendirme Mahkemeye ait
olmak üzere, hizmet ifasının kabul edilmesi halinde, davalı şirketin fatura bedelini ödediğini
ispat etmesi gerektiği, bu hususta davalı şirket tarafından ödeme yapıldığına ilişkin somut
herhangi bir belge sunulmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, davacının 08.05.2023
icra takip tarihi itibariyle 36.580,00 TL alacağını talep edebileceği,
davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı
gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen
Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Somut olayda davacı ve davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu, davalı tarafın kendi defterlerine göre davacıya 36.580,00 TL borçlu olduğu, davacı kayıtlarına göre de davacının davalıdan 36.580,00TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından hizmetin verilmediğini iddia ettiği, HMK'nın 190.maddesinde ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Davalı tarafça ticari ilişki reddedilmemiş, borcu bulunmadığı savunulmuştur. Her ne kadar fatura tek başına akdî ilişkiyi ve alacağı tek başına ispata yeterli olmaz ise de somut olayda, davalı tarafın defterlerinde faturanın kayıtlı olduğu gibi davacının düzenlediği takip konusu faturaları BA formlarına göre vergi dairesinde kayıtlı olduğu Bu durumda davalının, faturaya itiraz etmediği defterinde kayıtlı olduğu ba bildirimine itirazının bulunmadığı,
davalının hizmeti almadığını ispat edemediği davayı konu fatura bedeli yönünden usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulü yolunda hüküm tesis etmek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır.
Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Takip talebi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde alacağın likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen alacak miktarının %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir.
Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir.
Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının ---- İcra müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasına, yapmış olduğu itirazının iptaline, takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 2.498,78 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 441,80 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 2.056,98 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 441,80 TL peşin harç olmak üzere toplam 711,65 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 81,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.581,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin (e-duruşma) vasıtası ile yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/916, K. 2024/848, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama