KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1008
- Karar No
- 2025/357
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
Karar Metni
674 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1008
KARAR NO : 2025/357
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2024
KARAR TARİHİ : 24/04/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 28/12/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Borçlu tarafa daha öncesinden ---- İcra Müdürlüğü' nün----- Sayılı dosyasından başlatılan ilamsız takibe; borçluca borca, ödeme emrine, yetkiye itiraz etmiş olup iş bu dosya talebimiz üzere yetkili ola---- İcra Dairesi'ne göderilmiş olup, borçlunun tekrardan borca itirazı nedeni ile duran ----. İcra Dairesi' nin ------Sayılı dosya üzerinden; borçlunun tekrar yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı/borçlu aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi talebimiz hakkındadır." denmiştir.Davalı tarafın usulüne uygun tebligatta rağmen dosyamıza herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın dayanağını teşkil eden akdi ilişkinin, hukuki nitelik itibariyle ödünç sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır.İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.TBK m. 386 Tüketim ödüncü sözleşmesi ödünç verenin bir miktar parayı veya tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir. Şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı taraf davalıya 06.01.2023 tarihli havale ile emaneten dava konusu bedeli gönderdiğini ancak talep edilmesine rağmen davalının geri ödemediğini iddia etmektedir. Kural olarak havale, bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak yapıldığının kabulü gerekir.
Ancak dava konusu olayda havale açıklaması olarak emanet ibaresi kullanılmış olup bu haliyle davacının dava konusu bedeli, taraflar arasında başkaca bir ticari ilişkinin veya alacağın var olduğuna dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı gibi davalı yanca da bu yönde bir iddia ileri sürülmediği gözetildiğinde davalı tarafa geri ödenmesi amacıyla ödünç olarak verildiğinin kabul edilmesi gerektiği karşılığında ise ödünç alan davalının geri verme borcunu yerine getirdiğini gösterir HMK 201 Madde kapsamında delil ileri sürmediği anlaşılmakla itirazın 100.000,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair aşağıda ki şekilde
karar verilmiştir.Alacağın likit ve belirli olduğu görülmekle asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 20.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İşlemiş faiz talebi açısından ise her ne kadar ödünç alanın temerrüde düşmesinde ilke olarak ihtara gerek yok ise de 6098 sayılı TBK'nın 117.
Ve TTK 18/3 maddeleri dikkate alındığında takip öncesinde uygun temerrüt ihtarı bulunmadığından temerrüdün takip ile gerçekleştiği görülmekle işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulüne;
-Davalı tarafından ----. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 100.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 20.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 6.831,00 TL harçtan peşin alınan 1.871,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.959,02 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 1.871,98 TL peşin harç ve 427,60TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan 202,50 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 184,73 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8- Kabul red oranına göre belirlenen 3.284,17 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 315,82 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1008, K. 2025/357, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama