KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/121
- Karar No
- 2024/879
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
Karar Metni
1.778 kelime·9 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/121
KARAR NO : 2024/879
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 19/02/2024
KARAR TARİHİ : 26/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firma ile müvekkil, dava konusu nakliye işlemi için anlaşma sağlamış; KDV dahil 13.920,00 TL'den karar kılmışlardır. Dava konusu yük; 16/11/2023'te yüklenip 17/11/2023'de ilgili yere teslim edilmiştir. Müvekkil 17112023 tarihli; ----- numaralı KDV dahil 13.920,00 TL değerinde davalı firmaya E-Fatura düzenlemiştir. Yapılan ihtarlar neticesinde sürekli olarak ödemeyi erteleyen davalı firma hakkında -----İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmış fakat davalı firma haksız ve kötü niyetli olarak 12/12/2023 tarihinde dosyaya borca itirazda bulunmuştur. Şeklinde dava konusu yapıldığı görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil, takibe konu fatura alacaklarının ödenmesine ilişkin işbu icra takibine kadar herhangi bir şekilde uyarılmamış veyahut bu konuda bilgilendirilmemiştir. Faturaların Müvekkilime tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir kayıt da mevcut değildir. Temerrüt gerçekleşmemiştir. Tüm dosya borcuna itiraz etmekle birlikte, taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen faturalara konu hizmetin davacı tarafından yerine getirilip getirilmediği müphemdir. İspata muhtaçtır. Davacı tarafça bu konudaki ispat şartı yerine getirilmemiştir. Salt soyut iddialar mevcuttur. Bu iddiaları da tümden reddetmekteyiz. Şeklinde davaya itiraz ettiği görülmüştür.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle; "Sayın Mahkemenizin tarafıma verdiği görevlendirme çerçevesinde davacı ---- ticari defterleri incelendiğinde,Davacının defterlerinin usulüne açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, lehine delil teşkil edecek nitelikte olduğu, Davacı ---- muhasebe kayıtlarından 10.11.2023 tarih ve ----- nolu fatura ile davalı----- 13.920,00 TL mal/hizmet teslim ettiği ve aynı gün kasaya nakit tahsilat yapıldığı, bu tahsilata ilişkin dosya içerisinde herhangi bir makbuz veya banka dekontuna rastlanmadığı, İcra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 17.11.2023 ve ----- sayılı faturadan kaynaklı muhasebe kayıtları açısından bir alacağının bulunmadığı " şeklinde görüş ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
RAPOR
Bilirkişi ek raporunda özetle;
"Davalı ----- 16.10.2024 günü saat 10:30'da Sayın Mahkemenizde yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, Kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ----- Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.
Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu. Davacı defterlerinin incelenerek icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 17.11.2023 tarihli ve ----- sayılı faturadan kaynaklı bir alacağının bulunup bulunmadığı var ise miktarı konularında ve ön incelemede belirlenen uyuşmazlık konusunda hazırlanan 19.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda.
Davacının defterlerinin usulüne açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, lehine delil teşkil edecek nitelikte olduğu, Davacı ---- muhasebe kayıtlarından 10.11.2023 tarih ve ---- nolu fatura ile davalı-----13.920,00 TL mal/hizmet teslim ettiği ve aynı gün kasaya nakit tahsilat yapıldığı, bu tahsilata ilişkin dosya içerisinde herhangi bir makbuz veya banka dekontuna rastlanmadığı, İcra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 17.11.2023 ve ----- sayılı faturadan kaynaklı muhasebe kayıtları açısından bir alacağının bulunmadığı Görüş ve kanaatine varıldığı.
Davacı tarafından davalıya kesilmiş 17.11.2023 tarihli ---- numaralı 13.920,- TL tutarlı "----- nakliye hizmt bedeli (---- açıklamalı e-faturanın merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda davalıya iletildiği, tarafların söz konusu faturayı Ba Bs formlarına konu ettiği. Dava dosyası içeriğinde takip ve davaya konusu edilen alacak tutarına dayanak faturanın davalı tarafından iade edildiğine ve ödendiğine dair herhangi bir belgenin görülmediği.
Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarının yerinde olduğu, uygulamada bazı muhasebe sistemlerinin veya muhasebecilerin faturayı otomatik olarak kasa hesabını kullanarak hatalı işlemle kapattıkları görülmektedir.
04/07/2003 tarihli ve ---- sayılı ----- Gazetede yayımlanan ----- Seri No.lu VUK Genel Tebliği ile vergi mükelleflerinin bazı işlemlerine ilişkin tahsilat ve ödemelerini 01/08/2003 tarihinden itibaren banka veya özel finans kurumlarınca düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğu getirilmişti. Bu konudaki son düzenleme 24.12.2015 tarih ve ---- sayılı ---- Gazetede yayımlanan ----- Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yapılmıştı.
Tebliğe göre tevsik zorunluluğu kapsamında olanların, kendi aralarında ve tevsik zorunluluğu kapsamında olmayanlarla yapacakları, 7.000,- TL'yi aşan tutardaki her türlü tahsilat ve ödemelerini aracı finansal kurumlar kanalıyla yapmaları ve bu tahsilat ve ödemeleri söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik etmeleri zorunlu kılınmıştır.
Dava dosyası içeriğinde davalı tarafından dava konusu faturanın ödenmesine ilişkin dekont, makbuz, iade faturası gibi herhangi bir belgenin sunulmadığı.
Sayın Mahkemenizin davacı lehine temerrüt faizi hakettiğine hüküm vermesi halinde, davacı tarafın TTK md. 1530 uyarınca takip tarihi olan 08.12.2023 tarihinden 01.01.2024 tarihine kadar %11,75, 01.01.2024 tarihinden itibaren ise %48,00 oranında temerrüt faizi talep edebileceği;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;
diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.
TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.
Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde.
"Davacı---- muhasebe kayıtlarından 10.11.2023 tarih ve ----- nolu fatura ile davalı -----13.920,00 TL mal/hizmet teslim ettiği ve aynı gün kasaya nakit tahsilat yapıldığı, bu tahsilata ilişkin dosya içerisinde herhangi bir makbuz veya banka dekontuna rastlanmadığı" tespit edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce 16/10/2024 günü yapılması istenilen defter incelemesine davalı vekilinin hazır olduğu duruşma olan 2 nolu celsede karar verildiği, davalı vekilinin yüzüne inceleme gün ve saatinin ihtar edildiği, davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği,
6100 sayılı Hmk'nın 222/3. maddesinde, 28/07/2020 tarihli ----- gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, davacının incelenen defter kayıtlarına göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 40.083,00 TL alacaklı olduğu böylece bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacının defterlerinin usulüne açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, lehine delil teşkil edecek nitelikte olduğu,
davacı tarafından davalıya kesilmiş 17.11.2023 tarihli ----- numaralı 13.920,00 TL tutarlı ---- nakliye hizmt bedeli -----” açıklamalı e-faturanın merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda davalıya iletildiği, tarafların söz konusu faturayı Ba Bs formlarına konu ettiği, takip ve davaya konusu edilen alacak tutarına dayanak faturanın davalı tarafından iade edildiğine ve ödendiğine dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı,
bu haliyle davacının davasını asıl alacak üzerinden ispat ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,----- Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir.
Yargıtay ---- Hukuk Dairesi’nin ------ Numaralı kararına göre.
“Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir.
Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davada hükmolunün miktarın 2024 yılı kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ---- Bölge Adliye Mahkemesinin---- Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ...
Dosyanın yapılan incelemesinde, yerel mahkeme tarafından kabul edilen miktar 20.678,00 TL olup kabul edilen ve davalı tarafça istinaf edilen miktarın 2024 yılı için belirlenen kesinlik sınırının (28.250,00-TL) altında kaldığı, verilen kararın kesin mahiyette olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/121, K. 2024/879, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama