KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/334
- Karar No
- 2024/616
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
Karar Metni
1.444 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/334
KARAR NO : 2024/616
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 29/12/2018
KARAR TARİHİ : 10/10/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle.
Müvekkili sigorta şirketi /MMS Poliçesi ile sigortalı olan ----plaka sayılı araç sürücüsünün park halindeki ---- plaka sayılı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiği, yapılan ekspertiz incelemesinde---- plak., sayılı araçta 8.835,86 TL'lik hasar meydana geldiği, aracın tamirini gerçekleştiren firmaya 25.09.2017 tarihinde 5.785,88 TL ve araç malikine 04.10.2017 tarihinde 3.050.00 TL olmak üzere toplam 8.835.86 TL'lik hasar tazminatı ödediği, dava konusu olayda sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği, bu sebeple sigorta ettiren davalının ödenen tazminatta sorumlu olduğu,
davalının ---- esas savılı dosyasıa yapmış olduğu itiraz neticesinde takibin durduğu belirtilmiş olup. davalının takibe, borca, faize ve ferilerine vaki itirazlarının iptaline, icranın devamı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından ----- İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı dosyasında davalı müvekkil şirket aleyhine başlatılan icra takibine 28/02/2018 tarihinde vekil olarak taraflarında itiraz edildiği huzurdaki davadan 06.12.2019 tarihinde haberdar oldukları, huzurdaki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, davanın süre yönünden reddi gerektiği, mülkiyeti müvekkil şirkete ait olan ---- plaka sayılı aracın ----- uzun süreli olarak kiraya verildiği,
aracın kaza tarihinde : fiili hâkimiyetinin davalı müvekkil şirket değil, aracı kiralayan şirkete ait olduğundan huzurdaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekliği, sürücünün olay verini terk etmesinin sigortacıya rücıı hakkı vermediği belirtilmiş olup. dava dilekçesinin davalı vekili sıfatıyla taraflara tebliğ edilmemesi nedeniyle dava dilekçesinin tebliğ tarihinin 06/12/2020 olarak kabul edilmesine.
1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan huzurdaki davanın süre yönünden reddine, davalı müvekkil şirket açısından husumet yönünden davanın usulden reddine, kötü niyetli olduğu açıkça görülen davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir,
DELİLLER
Hasar dosyası, poliçe bilgileri, 30/01/2020 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı
Makine Mühendisi bilirkişi ile Sigortacı bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan hallerden Madde 844 "Araç sürücüleri trafik kazalarında.
Park iyin ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma hallerinde aslı kusurlu savılırlar." kuralını ihlal etmesi sebebivle olav yerinden ayrılan ----- plaka sayılı araç sürücüsünün meydana gelen kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, aracını kurallara uygun park eden ----plaka sayılı araç sürücüsü ----- meydana gelen kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, meydana gelen trafik kazası sonucu ---- plaka sayılı araçta meydana gelen KDV dâhil 8.835,86 TL hasar onarım bedelinin yapılan piyasada uygun bedel olduğu, araçta meydana gelen hasarın kazanın oluş şekli ile uyumlu olduğu,
davacı -----. tarafından mağdur araç onarımı içiıı ödenen 8.835,86-TL zarar tutaranın sigortalısı ----- "olay yeri terk" nedeniyle KZMMS Genel Şartlar B1 ve B4 Maddeleri gereği rücu imkânı olmadığı, 09.07.2017 tarihinde meydana gelen hasarda kusurlu olan davacı şirketten ZMS sigortalı ---- plakalı aracın işleten sıfatının, uzun dönemli kiralama sözleşmesi kapsamında----- olmadığı görüş ve kanaatine varıldığını bildirildiği,
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, zorunlu trafik sigortacısı tarafından, zarar gören üçüncü kişilere ödenen araç hasarı bedelinin, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle sigortalısından rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketinin, davalı şirkete ait aracın ZMSS poliçesini tanzim ettiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
Uyuşmazlık konularından ilki; davalı şirket tarafından dava dışı------uzun süreli kiralama sözleşmesi ile teslim edilen sigortalı aracın anılan şirket elinde iken zorunlu trafik sigortası genel şartlarına aykırı olarak kullanılmasından dolayı meydana gelen zarardan sigorta şirketinin, sigortalısına rücu imkanının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigotacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmektedir.
Görüldüğü gibi davalı şirketin işleten sıfatını taşımaması, onun kiracısıyla arasındaki iç ilişkiye ait bir sorundur ve sigortacının trafik sigortasına dayalı olarak tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimse, aracın gerçek işleteni kim olursa olsun, sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren olduğundan, davalı şirket sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. (- HD..)
Poliçenin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan KMAZMSSGŞ'nin, "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı" başlıklı B.4'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasının "f" bendi uyarınca; ödemede bulunan sigortacı bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Düzenlemeye konu rücu nedeni sırf bedensel yaralanmayla sonuçlanan trafik kazalarıyla sınırlı olmayıp maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarını da kapsamaktadır.
Poliçenin tanzim tarihinde ve olayın meydana geldiği günde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 1409'uncu maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2'nci fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanmalıdır.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin KMAZMSSGŞ'nin, A.6'ncı maddesinde sayılan teminat dışında kalan haller ile B.4'üncü maddesinde sayılan zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı kapsamında olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, KMAZMSSGŞ'nin, A.6'ncı ve B.4'üncü maddeleri ve TTK'nin 1446'ncı maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yükü yer değiştirir.
Bu durumda oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Olay nedeniyle kolluk tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile zarar gören içeriğinden ---- plakalı otomobilin zilyedi ----- beyanından, davalıya ait ----- plakalı otomobil sürücüsünün kazaya neden olmasına karşın, olay yerinden kaçtığı belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; dosyaya toplanan kanıtlardan, kimliği saptanamayan davacıya sigortalı ------ plakalı araç sürücüsünün açıklanan biçimde tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği gibi neden olmaksızın olay yerini terk etmiş, ispat yükü de doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeyen sigortalı davalıya geçmiştir.
Bu itibarla davacıya ZMSS poliçesiyle sigortalı ----- plakalı aracın maliki davalının, maddi hasarla sonuçlanan trafik kazasında olay yerini terk eden aracın sürücüsünün, olay yerini KMAZMSSGŞ'nin B.4'üncü maddesinde öngörülen tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme ya da can güvenliği biçimindeki nedenlerle terk ettiğini kanıtlanmadığı,
böylece KMAZMSSGŞ'nin B.4'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasının "f" bendinde öngörülen rücu koşulunun oluştuğunun anlaşılması karşısında, davaya konu trafik kazasında---- plakalı otomobilin gördüğü maddi hasarın bedeli hesaplanmasına yönelik dosyada alınan bilirkişi raporunda hasar bedelinin 8.835,88 TL olarak tespit edildiği.
Davalı yanın uzun süreli kiralama nedeniyle işleten sıfatını kaldırıldığı savunmuş ise de davanın sigorta ettiren sıfatına dayalı olarak açıldığından davalı yanın itirazının yerinde görülmediği, bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olduğu, icra takibinde işlemiş faiz olarak 365,84 TL olarak talep edilmiş ise davacı yanca 5.785,88 TL'nin 25/09/2017 tarihinde ödendiği, 3.050,00 TL'nin ise 04/10/2017 tarihinde ödendiği,
ödeme tarihlerinden takip tarihine kadar işlemiş faizin ayrı ayrı belirlendiğinde 5.785,88 TL yönünden 230,335 TL ve 3.050,00 TL yönünden ise 113,99 TL işlemiş faizin mahkememizce hesaplandığı toplam işlemiş faizin 344,34 TL olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ----- İcra Dairesinin ----- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 8.835,88 TL asıl alacak ve 344,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.180,22 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 9.180,22 TL lik kısım yönünden alınması gereken 627,10 TL harçtan peşin alınan 157,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 469,95 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 9.180,22 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 21,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 213,40 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.213,40 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 2.208,22 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/334, K. 2024/616, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama