KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/368
- Karar No
- 2025/958
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
Karar Metni
1.651 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/368
KARAR NO : 2025/958
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 23/05/2024
KARAR TARİHİ : 13/11/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 23/05/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle. "18.12.2023 tarihinde sürücü --- (----) yönetimindeki ----- plakalı aracıyla ----- mahallesi, ------ kavşağında seyir halinde iken Yolcu minibüsünün yolcularını, indirdikten sonra yoluna devam etmiştir. Sürücü ----- vermiş olduğu ifade de belirttiği üzere olaya konu şahısları gördüğünü hızını gördükten çok geç sonra yavaşlattığını belirtmiştir.
Bu durum karşısında kimliği belirsiz diğer yaya karşıdan karşıya geçmeyi son anda başarmış fakat sürücü ...'e çarparak ölümüne sebep olmuştur. Sürücü ------ olay esnasında basiretli bir sürücü gibi davranmayarak 19 yaşındaki müteveffanın ölümüne sebebiyet vererek aileyi hem maddi hem manevi zarara uğratmıştır.
Olay yeri tespit tutanağından anlaşılacağı üzere; ilk frenin yapıldığı yer ile çarpma noktası arasındaki mesafenin 23.05m olduğu,fren izlerinin toplamda 78.50m olduğu,çarpma noktasından belli bir mesafeden sonra fren izlerinin kavisli bir yol izlediği, asfalt üzerindeki fren izlerinden anlaşılmıştır. ...'in metrelerce fırlayarak orta refüje feci şekilde çakılarak olay yerinde can vermiştir.
Sayın mahkemenizinde evraklar da göreceği üzere çarpma noktası ile ...'in bulunduğu yer arasında metrelerce fark vardır. Kaza sonrasında ----- Cumhuriyet Başsavcılığınca ----- sayılı soruşturma başlatılmış olup konu soruşturmada alınan kaza tespit tutanağında her ne kadar, --- plakalı araçta sürücü ------ %25 kusurlu olduğu tespit edilmişse de bu kusur tespiti gerçeği yansıtmamaktadır.
(EK-1) Çünkü gerekli ve yetkin bilgiye sahip olmadan genel geçer bilgilerle, araştırma yapılmadan, kamera kayıtlarına bakılmadan bu kusur atfı yapılmıştır. Yargılama esnasında alınacak raporla atfedilen kusur oranı değişiklik gösterecektir. Bu kusur derecesini kabul etmemekle beraber sayın mahkemeniz tarafından alınacak keşif raporu ile bu rapor doğrultusunda dosyanın kül halinde Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ederiz.
Söz konusu kaza nedeniyle desteklerini kaybeden davacı müvekkiller, yaşadıkları büyük üzüntü sebebiyle manevi zarara uğradığı gibi müteveffanın ileride kendilerine sağlayacağı destekten de mahrum kalmak suretiyle de maddi zarara uğramışlardır. ... geçirdiği kaza sonucunda vefat etmesi sebebi ile anne ve babası ile aynı evde ikamet eden kardeşleri-----.,... ve ... müteveffanın destekteğinden yoksun kalmıştır. Ayrıca ----- ve ...
18 yaşından küçüktür ve aile ile birlikte ikamet etmektedirler. Müteveffanın ölümü ile kardeşlerin de desteğinden yoksun kaldığı şüphesizdir. Müteveffa memleketten çıkıp farklı şehirlerde çalışarak ailesine maddi destekte bulunan tek kişi olması sebebiyle aile bu destek yoksunluğu ile zor günler geçirmiş ve geçirmektedirler.
Davacı müvekkillerin uğradığı zararın boyutu şu aşamada tarafımızca kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığından bu durum yargılama sırasında toplanacak deliller ile ve olay yerinde yapılacak yeniden keşif ile alınacak bilirkişi raporları ile kesinlik kazanacaktır. Kusur oranlarının tespit edilmesi için sayın mahkemeniz tarafından alınacak keşif raporu ile bu rapor doğrultusunda dosyanın kül halinde Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ederiz.
Davacı müvekkillerin desteği olan ... vefat etmiş olduğu söz konusu trafik kazasında ----- plaka sayılı araç kazanın meydana geldiği 18.12.2023 tarihinde---- Acente Numarası ve ------ Poliçe Numarası ile davalı ...Ş. bünyesinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunmaktadır.
2918 Sayılı KTK’ nın 91 vd. maddeleri gereği hukuki sorumluluğu üstlenen olarak davalı ...Ş. meydana gelen kaza nedeniyle davacı müvekkillerin desteği olan ...'ın hayatını kaybetmesinden dolayı poliçe limitleri dahilindeki zararından kusurları oranında faizi ve karşı taraf vekâlet ücreti ile birlikte sorumludur.
Müvekkilin zararının tazmini adına poliçe limiti dahilindeki destek yoksun kalma tazminatı ödenmesi için davalı ... şirketine 31.01.2024 tarihinde başvuru yapılmış ve başvuru ile birlikte raporlar ve tüm evraklar gönderilmiştir. Ancak davalı ... ile anlaşmaya varılamamıştır.
Ayrıca 7155 sayılı kanun kapsamında getirilen Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Olan Zorunlu Arabuluculuk gereğince dava açmadan önce 05.02.2024 tarihinde arabulucuya başvurulmuş ve----- ile 21.02.2024 tarihinde toplantı yapılmasına rağmen anlaşmaya varılamamıştır. Tüm bu sebepler doğrultusunda dava açma durumumuz hasıl olmuştur.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde davacı müvekkillere destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesini sağlamak amacı ile mahkemenizden delillerin toplanması, tazminat hususunun uzman bir bilirkişiye hesaplattırılarak harcın tamamlanmasından sonra tüm tazminatın faizi ile birlikte hüküm altına alınması talep edilmektedir. " denmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacılar tarafından müvekkil şirket davalı gösterilmek suretiyle huzurdaki dava ikame edilmiştir. Davacı yanlarca müvekkil şirket aleyhine işbu davanın ikame edilmesi hukuki menfaatten yoksun ve kötü niyetlidir.Müvekkil şirkete karşı açılan haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddi gerekmektedir.
Şöyle ki: 18.12.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde destekten yoksun kalma tazminatı talepli işbu dava açılmış olup müvekkil şirket davalı konumundadır. Dava konusu trafik kazasına karışan ---- plaka sayılı araç müvekkil şirketçe ----- sayılı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigortalıdır (Ek: Poliçe). Davacıların taleplerine ilişkin müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Kusura ilişkin inceleme yapılması gerekmektedir. sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı durumda müvekkil şirketten talepte bulunulamayacaktır. Dava konusu trafik kazasına ilişkin müvekkilin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası'ndan doğan sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranındadır.
Kazanın meydana geliş şeklinde ilişkin savcılık belgeleri, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını gösterir niteliktedir ancak aksi kanaat halinde dahi kusur oranlarının tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Kurulu Trafik İhtisas Dairesi'nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz etmektedir.
Müvekkil şirketin Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası uyarınca sigortalısının kusuru ile 3. kişilere verdiği zararı, yine poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğu da göz önüne alındığında Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle kusur durumu tespitinin yapılmasının hukuki bir zorunluluk olduğu aşikardır.
Aynı zamanda, kazanın meydana gelmesinde Karayolları Genel Müdürlükleri ve/veya diğer sorumluların kusurlu olup olmadıklarının tespit edilmesi gerekmektedir. Müteveffanın, davacılara destek olduğu hususunun ve destekten yararlanma sürelerinin incelenmesi ve ispatlanması gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesinde.
“İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” denilmek suretiyle, Komisyonunuz nezdindeki başvuru hakkında ispat külfetinin başvuru sahiplerinde olduğu hususu açık bir şekilde ortaya konmuştur. Buna göre, destekten yoksun kalma tazminatı talep edenlerin, müteveffanın kendilerine destek olduğunu ispat etmekle mükellef olduğu aşikardır.
Zira destek kavramı ile mirasçılık kavramları birbirinden farklı olup salt mirasçısı sıfatını haiz olmak, müteveffanın destek sıfatını haiz olduğu anlamına gelmemektedir. Yargıtay'ın içtihatlaşmış kararlarına bakıldığında ise destekten yoksun kalan kız ve erkek çocuklarının destekten yararlanma süreleri farklılık arz etmektedir.
Destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacıların, müteveffanın kendilerine “destek” olduğu hususunu kanıtlamaları gerektiği açıkça ortaya konulmuştur .Bu nedenle davacıların müteveffanın kendilerine ne surette destek olduğunu ispatlamasını talep etmekteyiz.
Müvekkil şirketin temerrütü söz konusu değildir. davacı yanın talep edebileceği faiz başlangıcı kaza tarihinden değil dava tarihinden itibaren ve yasal faiz şeklinde olmalıdır. Davacıların faiz talebi bakımından da usulüne uygun müvekkil şirkete başvuru yapılmadığından, temerrütü mevzu bahis olmayan müvekkil şirket aleyhine ancak ve ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebilecektir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 18/12/2023 tarihli trafik kazasında zarar gören davacılar tarafından talep edilen destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin maddi tazminat davasıdır.Dava sebebi zarara konu hukuki ilişkinin temelinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49.vd maddelerinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğu bulunmaktadır. Nitekim 6098 sayılı TBK'nın 54.maddesinde bedensel zararlar belirtilmiştir.
Davalı sigortanın sorumluluğu ise 6102 sayılı TTK'nın altıncı kitabında yer alan Sigorta Hukuku başlıklı 1401 vd. Maddeleridir.
Davalı ... zarar veren aracın ZMM sigortacısı olmakla, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında sorumludur.Eldeki davaya konu uyuşmazlıkta mahkememizce alınan 24.02.2025 tarihli ATK kusur raporunda yer alan tespitlere itibar edilmiş ve davalı sigortaya sigortalı ----- plakalı dava dışı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu davacı yaya müteveffa ...’in kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
29.07.2025 tarihli aktüerya raporunda destekten yoksun kalma tazminatı davacı baba ... yönünden 512.287,73 TL davacı anne ... yönünden ise 1.769.096,11 TL belirlenmiş olup kusur oranı da dikkate alındığında 09.10.2025 tarihli talep artırım dilekçesi doğrultusunda davanın baba yönünden 256.143,87 TL, anne yönünden ise 884.548,06 TL üzerinden 3101.2024 tarihli sigorta başvurusu dikkate alındığında temerrüt tarihi olan 13.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.Her ne kadar müteveffanın kardeşleri olan davacılar ...,
... ve ... yönünden de destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulmuş ise de davacı kardeşlerin destekten yoksunluk için özel koşulların bulunduğunu ispat edememeleri nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile;
a)Davacı ... yönünden 256.143,87 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 13.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
b)Davacı ... yönünden 884.548,06 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 13.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
c)Davacılar ..., ... ve ... yönünden davanın reddine,
2-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 77.920,66 TL harçtan peşin alınan 4.327,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 73.593,06 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
3- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 4.327,60 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacılar ... ve ...'e VERİLMESİNE,
4-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 138.682,21 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 50,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak davalıya VERİLMESİNE,
-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 50,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak davalıya VERİLMESİNE,
-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 50,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.497,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 7.497,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 7.496,01 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8- Kabul red oranına göre belirlenen 3.999,20 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 0,80 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
9-3.900,00 TL Adli Tıp Fatura giderinin davalı tarafça faturada belirtilen İBAN adresine yatırılmasına,Dair kısa karar, gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere davacılar vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/368, K. 2025/958, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama