KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/510
- Karar No
- 2025/99
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
Karar Metni
1.289 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/510
KARAR NO : 2025/99
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/07/2024
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın kabulü ile, Davalı-borçlu hakkında başlatılan -----İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı icra dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, Davalı borçlu aleyhine %20’tan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle;"Taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, Taraf defterlerinin ticari defterlerindeki cari hesap dökümlerinin denetlenebilir olduğu. Davacı ve davalının defter kayıtları arasında uyumsuzluk olmadığı, birbirlerini teyit ettiği, Taraf defterlerine göre davacının 24.05.2024 takip tarihi itibarı ile davalıdan 24.000.-TL alacaklı olduğu. Davacının davalı adına düzenlediği 01.01.2024 tarihli ----- nolu 24.000.-TL tutarlı faturayı usulüne uygun tebliğ edildiği ve davalının defter kayıtlarında bulunduğu . davalının iade faturası düzenlemediği." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, genel haciz yoluyla faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;
diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.
TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.
Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.
Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Taraf şirketlerin bilirkişi marifetiyle incelenen kayıtlar neticesinde oluşturulan 15/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda;" Taraf defterlerinin ticari defterlerindeki cari hesap dökümlerinin denetlenebilir olduğu, Davacı ve davalının defter kayıtları arasında uyumsuzluk olmadığı, birbirlerini teyit ettiği ,
Taraf defterlerine göre davacının 24.05.2024 takip tarihi itibarı ile davalıdan 24.000.-TL alacaklı olduğu,
Davacının davalı adına düzenlediği 01.01.2024 tarihli ----- nolu 24.000.-TL tutarlı faturayı usulüne uygun tebliğ edildiği ve davalının defter kayıtlarında bulunduğu , davalının iade faturası düzenlemediği " şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunduğu görülmüştür.Dosya kapsamında yapılan incelemede davacı yanın ----- İcra Müdürlüğünün ----- icra dosyası üzerinden takip başlattığı, takibin itiraz neticesinde durduğu,
davacı yanın itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalı vekilinin davanın reddini talep ettiği, mali müşavir bilirkişiler eliyle taraf şirketlerin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarından dava ve takibe konu faturanın davalı ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, taraf firmalara ait BA ve BS formlarının örtüştüğü farklılık olmadığı,
davacının icra dosyasına konu ettiği faturaya davalı tarafından 8 gün içinde itiraz edilmediği hususları hep bir arada değerlendirilerek davacının alacaklı olduğunun vicdani kanaatine ulaşılmış olup hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınarak davanın asıl alacak bedeli olan 24.000,00 TL üzerinden kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.Her ne kadar takipte faiz alacağı talep edilmiş ise de iş bu itirazın iptali davasında faize ilişkin talep olmaması nedeniyle her hangi bir karar verilmemiştir.Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ----ve -----.
Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir.
Yargıtay -----. Hukuk Dairesi’nin-----. Numaralı kararına göre.
“Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir.
Somut olayımızda davacının talep ettiği alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davada hükmolunün miktarın 2025 yılı kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ---- Bölge Adliye Mahkemesinin ----- Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... Dosyanın yapılan incelemesinde, yerel mahkeme tarafından kabul edilen miktar 20.678,00 TL olup kabul edilen ve davalı tarafça istinaf edilen miktarın 2024 yılı için belirlenen kesinlik sınırının (28.250,00-TL) altında kaldığı, verilen kararın kesin mahiyette olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/510, K. 2025/99, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama