KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/91
- Karar No
- 2024/463
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
Karar Metni
2.702 kelime·14 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/91
KARAR NO : 2024/463
DAVA
Tazminat (sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/12/2018
KARAR TARİHİ : 11/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı tarafa davaya konu deponun sigortalandığı yerin 2017 yılında depo da yangın çıktığı, depoda meydana gelen yangın nedeniyle müvekkilinin depoda bulunan 455 ton malzemenin hasar gördüğünü, hasar görmesi sebebiyle davalı sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu ancak davalı sigorta şirketin poliçede yer alan iki adresinde doğru düzgün bir adres olmadığından bahisle zararı ödememek için her türlü çareye başvurduğunu, bu sebeple 24/10/2018 tarih ve ----- ihtarname ile davalı sigorta şirketine bildirimde bulunulduğunu,
davaya konu sigorta poliçesi kapsamında alınan emtia hasarına karşılık 301.952,50 euro+ 100,00 euro'nun davalı sigorta şirketi tarafından müvekkili şirkete TBK. 99. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki kur üzerinden dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı----- Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Yangın olayının gerçekleştiği depo için poliçe düzenlenmediğini ve müvekkili şirket tarafından teminat verilmediğini, yangın olayının meydan geldiği yerin----adresinde meydana geldiğini, ilgili döneme ait 13.02.2018-13.02.2019 vadeli --- nolu abonman poliçe ile riziko adresinin ise ''-----'' adresi olduğunu, davacıya ait hiç bir poliçede yangın hadisesinin meydana geldiği adresin riziko adresi olarak belirtilmediğini, aynı şekilde 14 günlük sürede itiraz edilmediğini, davanın bina malikine, kiraya verene ve----ihbar edilmesini, poliçede emtia teminatı bulunmadığını ayrıca değerlerin örtüşmediğini, eksik sigorta söz konusu olduğunu bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında akdedilen sigorta sözleşmesi (poliçesi) gereğince meydana gelen yangından dolayı oluşan rizikodan kaynaklanan sigorta zararının ödenmesinin gerekip gerekmediğine dair tazminat davasıdır.Mahkememizin 24.06.2020 tarih ---- Esas---- Karar sayılı ilamı ile "....Davacıya ait ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün sicil kayıtları getirilip incelenmiş olup davacının yerleşim adresinin -----olduğu anlaşılmıştır.
---- Dairesi Başkalığının 06/08/2019 günlü cevabi yazısı ile davcının iş yeri adresinin ''-----'' olduğu anlaşılmıştır.---- Başmüdürlüğünün 19/08/2019 günlü cevabi yazısı ile yazıda belirtilen adreslerin adres niteliği taşımadığı beyan edilmiştir.
----- Büyükşehir Belediye Başkanlığı ---- Hukuk Müşavirliği'nin 20.02.2019 tarihli cevabi yazısında 02.09.2018 tarihinde ---- adresinde meydana gelen yangına ilişkin herhangi bir ihbar ve kayda rastlanılmadığı beyan edilmiştir. ---- Büyükşehir Belediye Başkanlığı ----- Hukuk Müşavirliği'nin 12.09.2019 tarihli cevabi yazısında ekli tutanak gereğince davacı şirketin ------adresinde tanınmadığının beyan edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
----- Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Dairesi Başkanlığının 10.09.2018 tarih ---- sayılı Yangın Raporunda '' -----'' adresinde Betonarme Fabrika Binasında Sahibi ----- Varisleri olup kiracı ve kullanan olarak ----- talaş deposundaki fan motoruna gelen elektrik kablolarının kısa devre yaparak kereste talaşlarını tutuşturması sonucu çıktığı anlaşıldığı yönünde bilgi verildiği görülmüştür.----- Polis Merkez Amirliğinin 16.08.2019 tarihli ----adı altında faaliyet gösteren işyerinde meydana geldiği yönünde bilgi verildiği görülmüştür.Dava konusu 13.02.2018-13.02.2019 vadeli ----- nolu abonman poliçe (sigorta poliçesi) ve hasar dosyası
getirilip incelenmiş olup, davalı ----- tarafından görevlendirilen ------ tarafından tanzim edilen ekspertiz raporunda 1.799.139,21TL hasar tespiti yapıldığı hasarın teminat dışı olarak değerlendirildiği poliçede belirtilen adresin farklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacı ----- sayılı vergi mükellefi olup ''----'' adresinde faaliyette bulunduğu imza sirküleri, ------ gazetesi ve vergi lehvası kayıtlarından anlaşılmıştır.
Tarafların delilleri toplanmıştır.
Davacı, sigorta tazminatının davcıya ödenmesine karar verilmesi halinde yangının meydana geldiği binanın maliki ----- (mirasçılarının), binayı davcıya kiraya veren ---- Şirketi ile binayı sigorta eden ------ ihbar edilmesi edilmesi talebi kabul edilerek, bu kişilere dava ihbar edilmiştr. Bina maliki ------ vefat etmiş olması sebebiyle murise ait ---- Noterliğine ait 19/04/2016 günlü ----- yevmiye nolu mirasçılık belgesi getirilip incelenmiş bu belgeye murisin mirasçılarına dava ihbar edilerek davetiye tebliğ edilmiştir.İhbar edilen ----. dava konusu 02/09/2018 tarihinde meydana gelen yangın sebebiyle davacıya 288.042,60 TL hasar ödemesi yapıldığını beyan etmiştir.
----- yazılan yazıya verilen 07/10/2019 günlü cevabi yazıda 02/09/2018 tarihinde meydana gelen yangın sebebiyle davacıya 14/03/2019 tarihinde 288.042,60 TL hasar ödemesi yapıldığı beyan edilerek buna dair dekont sureti sunulmuştur.
Dosya üzerinden, yangının meydana geldiği yerin sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığı, davacının sigorta alacağının olup olmadığının değerlendirilmesi hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Sigorta uzmanı bilirkişi ----- tarafından düzenlenen 03/02/2020 tarihli raporda özetle; ''..
Yukarıda özetlenmeye çalışılan hususlar Dava Dosyası Tetkikinden anlaşılıp taraflar arasındaki esas anlaşmazlığın riziko mahallinin poliçede belirtilip belirtilmediği hususlarında toplandığını, Yangın Sigortası Genel Şartlarının neler olduğunun raporda geniş bir şekilde açıklandığını, ...Eksik Sigortanın.
Poliçede belirtilen sigorta bedeli, sigorta edilen menfaatin, hasara uğradığı andaki değerinden düşük olduğu takdirde, menfaatin bir kısmının zarara uğraması halinde sigortacı, aksine sözleşme bulunmadıkça sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranı neden ibaretse zararın o kadarından sorumludur.
Sigorta ettiren, sigorta sözleşmesini, yukarıdaki oran göz önüne alınmaksızın sigorta bedelini aşmayan zararın tamamının sigortacı tarafından ödeneceği şeklinde değiştirebilir. Sigorta ettiren sözleşmeyi bu şekilde değiştirdiğini, rizikonun gerçekleşmesinden önce, noter protestosu ile sigortacıya bildirdiği takdirde, bildirim gününden sonra gelen günden itibaren sözleşme hükümleri, kendiliğinden, sigortacının sigorta bedelini aşmayan zararın tamamından sorumlu olacağı şeklinde değiştirilmiş olur. Sigorta ettiren tarifede belirtilen prim farkını esas primin ödenmesine ilişkin hükümler uyarınca ödeyeceğini, ...
C.3- Sigorta Ettirenin Sigorta Süresi İçinde İhbar Yükümlülüğü ve Sonuçları
Sözleşmenin yapılmasından sonra sigortalı şeylerin teklifnamede, teklifname yoksa poliçe ve eklerinde belirtilen yeri veya hali sigortacının muvafakati olmadan sigorta ettiren tarafından değiştirildiği takdirde, sigorta ettiren sekiz gün içinde durumu sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Durumun Sigortacı Tarafından Öğrenilmesinden Sonra:
3.1- Değişiklik, sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektiren hallerden ise;
Sigortacı, sekiz gün içinde sözleşmeyi fesheder veya prim farkını talep etmek suretiyle sözleşmeyi yürürlükte tutar.
Sigorta ettiren, talep edilen prim farkını kabul etmediğini sekiz gün içinde bildirdiği takdirde sözleşme feshedilmiş olur.
Feshin hüküm ifade ettiği tarihe kadar geçen sürenin primi, gün esası üzerinden hesap edilir ve fazlası geri verilir.
Süresinde kullanılmayan fesih veya prim farkını talep etme hakkı düşer.
Sigortalı şeylerin teklifnamede, teklifname yoksa poliçe ve eklerinde bildirilen yerinin veya halinin değiştiğini öğrenen sigortacı, sigorta hükmünün devamına razı olduğunu gösteren bir harekette bulunursa fesih hakkı düşer.
3.2- Değişiklik, rizikoyu hafifletici nitelikte ve daha az prim uygulamasını gerektiren hallerden ise:Sigortacı, bu değişikliğin yapıldığı tarihten sözleşmenin sona ermesine kadar geçecek süre için gün esasına göre hesap edilecek prim farkını sigorta ettirene geri verir.
3.3- Sigortacının sözleşmeyi bu değişikliklere göre yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektiren hallerde:
a) Sigortacı durumu öğrenmeden önce,
b) Sigortacının fesih ihbarında bulunabileceği süre içinde,
c) Fesih ihbarının hüküm ifade etmesi için geçecek süre içinde riziko gerçekleşirse, sigortacı, tazminatı tahakkuk ettirilen prim ile tahakkuk ettirilmesi gereken prim arasındaki orana göre öder.
C.6- Sigorta Yeri ve Değişmesi Hali
Sigorta teminatı, sigorta sözleşmesinde belirtilen yer veya yerler için geçerlidir.
Sigortalı şeylerin bulunduğu yerin değiştirilmesi halinde madde C.3 hükümlerinin uygulanması gerektiğini,..Poliçe ile ilgili genel ve özel şartlar/bilgiler yukarıdaki gibi sıralanıp poliçede bulunması gereken hususlar belirtilmekte burada belirtilmeyen hususlar içinde Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümleri geçerli olduğunu, ...
Yukarıdaki hususların özetlenmesi ile bilinmeyen bir zarar durumunda prim karşılığı sigortacının zararı karşılaması esas olup burada sigortacının poliçe tanzim aşamasında bilmesi gereken hususların başında riziko adresi olup sigortacı buna göre rizikoyu üstlenip üstlenmeyeceği üstlenecek ise hangi koşullarda poliçenin akdedileceği önem arz etmekle poliçe taraflar arasında görüşülen hususların yazılı metne dönüştürülmesi ancak poliçe içinde yazılması gerekli olan bilgilere ait yazılı bir metin bulunmayıp uygulamada üst kısımda belirtilen hususlar ve yine ek olarak genel ve özel şartlar(klozların) derc edildiği sigorta şirketleri bu esas
bilgilere dayalı olarak poliçeyi yazılı hale dönüştürdükleri;Dava konusu akdedilen abonman poliçeleri tetkikinden davacının merkez yazışma adresi -----olarak yazılı olduğu Riziko Adresi olarak ----olarak yazılı olduğu oysaki yangın hadisesinin ise-----adresinde meydana geldiği anlaşılıp hadisenin meydana geldiği bu adresin poliçede yazılı olmadığı;Yangın Abonman Poliçesi, sigortalının sahip olduğu mal veya emteanın poliçe dönemi içinde değişkenlik gösterdiği durumlarda olası hasar anında sahip olduğu stok durumu nedeni ile eksik / aşkın sigorta değerlendirmesi riskinden korunmak üzere hazırlanan poliçe türüdür.
Uygulamada poliçe ekinde bilgilendirme formu bulunması ve tarafların bilhassa sigortalının poliçede yazılı hususlarda çıkartılması veya ilave edilmesi gerekli gördüğü hususları sigortacıya bildirimde bulunması ,
ancak dava dosyasında davacının bildirim formunu almadığı davalının ise bildirim formunu ibraz ettiği yönünde yazılı belge bulunmadığı;-----Meydana gelen zarar miktarı hususunda Sigorta Şirketi tarafından yaptırılan tespitte 1.799,139,21TL. hasar tespiti bulunduğu Davacı Tarafın ise 455ton emteanın 597.356EURO karşılığı 3.650,502,25TL zarar talebi olduğu dolayısı ile iki rakam arasında önemli fark bulunup rakamların tam tespiti için zarar gören emteaların cins miktar maliyet hesabı bilanço mizan defter kayıtlarından hasar anında mevcut emtea ve poliçedeki sigorta değeri hesaplaması sonucu gerçek zarar miktarının hesaplanabileceği ancak
davalı ve davacı tarafca bu yönde bir çalışma bulunmadığı bu çalışmanın maliyet muhasebesine vakıf (ithal girdiler olması) uzman bilirkişi marifeti ile tespitinin uygun olacağı;Meydana gelen yangın hadisesinde resmi kurumlarca tanzim edilen belgelere dayalı olarak yangının davacının kiralama yaptığı yerin sahibi/kullanıcısı durumundaki----- Kaynaklı olduğu;
Sonuç olarak tarafların ticari işletme oldukları, akdedilen poliçede riziko adresi olarak ----- olarak yazılı olduğu Yangın Hadisesinin ise ---- adresi olduğu;
01.12.2017 tarihinde yangın hadisesin vukuu bulduğu KİRALANAN DEPO/ARDİYE olarak kullanılan hasar gören emteaların bulunduğu mahalin poliçeye eklenmesi yönünde yangın hadisesinden önce zeyil talebi bulunmayıp yangın hadisesinden sonra 03.09.2018 tarihinde poliçeye ek yapıldığı hususunun dava dosyasında belirtildiği,
(16.11.2019 tarihli Davacı Vekilinin Mahkeminize sunmuş olduğu beyandan) bu durumda meydana gelen zararın taraflar arasında akdedilen --- numaralı 13.02.2018-2019 vadeli İşyeri Sigorta Abonman Poliçesi kapsamında değerledirilmesinin (Yangın Sigorta Genel Şartları ile ilgili Kanun hükümleri ve yine 1992-2017 yılları arasında yapmış olduğu fiili sigorta eksperliği mesleki bilgi ve birikimine dayalı olarak) uygun olmayacağını, nihai ve hukuki değerlendirme mahkemenin takdirinde olduğunu'' beyan etmiştir.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan ve hükme yeterli görülen bilirkişi raporuna göre,
taraflar arasında iş yeri abonman sözleşmesi (sigorta poliçesi) olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın 02/09/2018 tarihinde meydana gelen yangın yerinin sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığı hususunda olduğu, davacı şirket adresinin ticaret sicil kaydına, vergi kaydına ve iş yeri açma ruhsatına göre ''-----'' olduğu, yangının (rizikonun) meydana geldiği yerin ise ''-----'' adresi olduğu, yangının meydana geldiği adresin sigorta poliçesi kapsamında olmadığı, davacının iddialarının aksine yangının meydana gelen yerin sigorta poliçesi kapsamında olduğunun kanıtlanamadığı,
yangın olayından önce hasar gören emtianın bulunduğu yerin poliçeye eklenmesi hususunda davacının zeyil talebinde bulunmamış olduğu, bu hususta ek prim ödemesi yapılmamış olduğu anlaşıldığından, davacının davalıdan aralarındaki sigorta poliçesi gereğince oluşan hasar bedelini talep etmesinin hukuken mümkün bulunmadığı kanaat ve sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.Her ne kadar davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli görüldüğünden yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına hukuken gerek duyulmamıştır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin
değerlendirilmesine göre, davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş verilen bu kararın davacı yanca istinaf edilmesi üzerine ---- Bölge adliye mahkemesi ----. Hukuk ---- Karar sayılı ilamı ile "....
Dosyaya sunulan 14/02/2018 düzenleme tarihli 13/02/2018-13/02/2019 dönemine ait ---- nolu poliçede sigortalı işyerinin faaliyet konusunun : " ----", riziko adresinin :------ şeklinde, 17/08/2018 düzenleme tarihli 17/08/2018-13/02/2019 dönemine ait -----nolu poliçe ekinde sigortalı işyerinin faaliyet konusunun ve riziko adresinin aynı şekilde, kablo fabrikası ve---- olarak, akabinde yangından sonra 03/09/2018 düzenleme tarihli 03/09/2018-13/02/2019 dönemine ait -----nolu poliçe ekinde de sigortalı işyerinin faaliyet konusunun ve riziko adresinin, kablo fabrikası ve ---- olarak gösterildiği,
son sayfasında, Poliçeye Konu Emtealar Aşağıdaki İki Adreste Bulunmaktadır. ------" ifadesine yer verildiği görülmüş ise de söz konusu poliçe asılların celbi için sigorta şirketine yazılan müzekkereye davalı vekilince cevap verildiği ve ibraz edilen bilgisayar çıktılarının, sisteme kayıtlı belgeler olup olmadığı usulünce teyit edilmediği görülmüştür.O halde davalı sigorta şirketine tekrardan müzekkere yazılarak 13/02/2018- 13/02/2019 dönemine ilişkin -----numaralı İşyeri Abonman Poliçesinin ve varsa önceki dönemlere ait poliçe asıllarının gönderilmesinin istenmesine,
şayet poliçenin sistem üzerinden düzenlendiği bildirilmesi halinde davalı sigorta şirketinin sistemindeki kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle söz konusu döneme ve önceki dönemlere ait ( cevap dilekçesinde aynı şekilde 2015/2016 dönemine ait sigorta poliçesi çıktısı sunulduğu görüldüğünden) tüm kayıtlar çıkartılarak dosyaya ibraz edildiği şekilde riziko adresinin "----- olarak " kararlaştırılmış ise hasarın meydana geldiği ----- adresinde bulunan binanın,
davacı şirketin mevcut üretim tesisi depolama alanı yeterli olmadığı için 2017 yılının son günlerinden itibaren kullanılmaya başlandığı gözetilerek söz konusu poliçenin davacı şirketin üretim tesisinin bulunduğu ---- adresindeki fabrika için teminat altına alındığı kabul edilerek davanın reddine, aksi halde söz konusu poliçenin sigortalının depo olarak kullandığı hasarın meydana geldiği riziko adresinin de teminat kapsamına alındığı tespiti halinde işin esasına geçilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur..." gerekçeleri ile verilen karar kaldırılmıştır.
Bilindiği üzere istinaf daire kararlarına karşı direnme yolu hukuk mevzuatımızda bulunmamaktadır. Bozma ilamı gereği davalı sigorta şirketinden 13.02.2018/2019 dönemine ait ----- numaralı iş yeri abonman poliçesi ve önceki dönem poliçe asılları istenmiş davalı yanca sunulan poliçe evrakları incelendiğinde ıslak imzalı olmadıkları görülmüştür.
Bu defa bozma ilamı gereği davalı şirketin sistemindeki kayıtların incelenmesi hususunda teknik bilirkişi görevlendirilmiş, bilirkişi raporunda yangın olayının meydana geldiği 02.09.2018 tarihinden öncesi için düzenlenmiş en eski tarihli poliçenin 2007 yılına ait olduğu yangın olayından önceki poliçelerde adres olarak " ----" olarak bildirim yapıldığı, 03.09.2018 tarihli yani yangın olayından sonra düzenlenmiş poliçede ise en alt kısımda yangının meydana geldiği yerin de poliçe kapsamına alındığı görülmüştür.
Ayrıca raporda davacı şirkete ait sistemde bulunan tüm poliçelerin ve zeyilnamelerin dosyada olduğu fiziki olarak bulunduğu tespiti yapılmıştır.
Her ne kadar bu raporda davalı sigorta şirketinin log kayıtlarını tutmadığı, veri güvenliği anlamında sağlıklı bir yapı olmadığı veriler üzerinde oynama yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği yönünde görüş bildirilmiş ise de esasen davacının zaten poliçelerin değiştirildiği veya yangın olayının meydana geldiği yerin de olay tarihinden önceki poliçelerde yer aldığı, bildirildiği yolunda bir iddiası bulunmamaktadır.
Davacı taraf safahattaki dilekçelerinde davalının bilgilendirme yükümlülüğüne uymadığını bu nedenle hasarın teminat kapsamında olduğunu ileri sürmektedir. Yargıtay ------. HD.----- Sayılı ilamında "....Taraflar arasında düzenlenen ticari risk sigorta poliçesi klozlarına göre. 600.000,00 TL'lik teminatın kasa teminatı olarak kuyum emtiası için verildiği ve bu zararın teminat dahili olması için bazı şartların yerine getirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Buna göre.
Altın vb. kıymetli taşlar yangına dayanıklı aktif kilit sistemi bulunan kasada; diğer değerler kilit altında saklanacak, yangın tüpleri bulundurulacak, Bekçi, kamera sistemi, alarm sistemi bulunacağı, bu şartlar yerine getirilmezse poliçede verilen teminatlar geçerliliklerini yitireceği belirtilmiştir. Yani; poliçe klozlarına göre işyerindeki altınların kasada saklanacağı bildirilmiştir.
Davaya konu hırsızlık olayı ise; kasanın dışında bulunan işyerinin vitrininde bulunan altınların çalınması suretiyle gerçekleşmiştir. Sigortalının klozda gösterilen şartları sağlamadığından davalı sigorta şirketi dava konusu rizikonun teminat kapsamında olmadığını savunmuş olmasına göre açıklanan nedenlerle rizikonun teminat dışı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı sigortalı ise; bu savunmaya karşılık olarak dava konusu poliçenin düzenlenmesinden önce yürürlükte olan Bilgi Edinme Yönetmeliği’ne göre; kendisine poliçe teminatının dışında kalan hallerin bildirilmediğini belirtmiştir. Mahkemece bu savunmaya itibar edilerek yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak taraflar arasında dava konusu poliçenin düzenlenmesinden önce başka poliçeler de düzenlenip düzenlenmediği sorulması üzerine getirtilen önceki poliçelerde de aynı hükümlerin düzenlendiği anlaşılmıştır. Aynı şartlarla yapılan bu sigorta sözleşmelerine herhangi bir itiraz olmadığına göre; davacı taraf artık Bilgi Edinme Yönetmeliği’ne göre poliçe bilgilerinin kendisine tebliğ edilmediği savunmasında bulunamaz..." belirtmiştir.
Somut olayda her ne kadar davacı yan davalının bilgilendirme yükümlülüğüne uymadığını ileri sürmüş ise de 03.09.2018/2019 tarihli ---- numaralı son poliçe incelendiğinde yenileme sayısının 10 olduğu, yani 10 defa yenilendiği görülmektedir. Önceki dönem tüm poliçelerde davalının riziko adresi belli olup olay tarihinden bir gün sonra davacı düzenlettirdiği poliçede söz konusu yangın olayının meydana geldiği yeri de poliçe kapsamına sokmuştur.
10 defa yenilenmiş bir poliçede davacının davalının bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmediği yolundaki iddiası yerinde olmayıp bu kadar uzun süre yenilenmiş poliçelerin tamamında davacının eski adresi bulunmaktadır.Sigorta sözleşmesi özünde iradi bir akit olup sigorta şirketini poliçe düzenlemeye mecbur tutacak bir yasal düzenleme mevcut değildir.
Görüldüğü üzere davacı yanca olaydan bir gün sonra olayın meydana geldiği ve davacı yanca depo olarak kullanılan yer sonraki poliçe kapsamına alınmış ise de olay tarihinde hasar gören emtianın bulunduğu yerin poliçeye eklenmesi hususunda davacının zeyil talebi olmadığı, bu hususta ek prim ödemesi de yapmadığı anlaşıldığından bozma ilamı gereği davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Her ne kadar mahkememiz bozma öncesi kararda davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmiş ise de dava özünde yangın nedeni ile uğranılan maddi zararın tazminine ilişkin bir tazminat davasıdır.
Yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesinin 13/4. Maddesi maddi tazminat istemli davaların tamamen reddi durumunda maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Esasen aynı hüküm mahkememiz ilk karar tarihinde yürürlükte olan tarifenin 13/4. Maddesinde de aynen bulunmaktadır. Davanın tamamen reddine karar verildiğinden davalı lehine maktu vekalet ücreti verilmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/91, K. 2024/463, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama