KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/952
- Karar No
- 2025/9
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2025
Karar Metni
840 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/952
KARAR NO : 2025/9
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/12/2024
KARAR TARİHİ : 07/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak 12 günlük araç mahrumiyeti için şimdilik 100-TL'nin kaza tarihi olan 27.01.2023'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile yargılama gideri ve kanuni vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiile dayalı zararın tahsili için açılan belirsiz alacak davasıdır. Davacının aracındaki hasara sebebiyet veren ----- plaka sayılı aracın dosyaya kazandırılan bilgi ve belgelerden kullanım şeklinin "HUSUSİ" olduğu anlaşılmıştır. Davacı şirketin üzerine kayıtlı---- plaka sayalı aracın dosyaya kazandırılan bilgi ve belgelerden kullanım şeklinin "HUSUSİ" olduğu anlaşılmıştır.
---- Bölge Adliye Mahkemesi ------ Hukuk Dairesinin ----- esas ve ------ karar sayılı ilamında.
"Davacı ve davalı şirketin Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir oldukları, meydana gelen trafik kazasında davacı şirkete ait araçla davalı şirkete ait aracın çarpışması sebebiyle maddi zarar meydana geldiği, dava dilekçesine ek olarak sunulan dosyada mevcut kaza tarafı araçların ruhsat bilgilerine göre her iki aracında hususi araç olduğu, olayın haksız fiil kapsamında kaldığı ve olay sırasında hasar gören araçların davacı ve davalı şirketin ticari işletmeleri ile ilgili olduğuna dair bir delilin bulunmadığı,
hal böyle olunca da davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olması karşısında, toplanan ve toplanacak delillere göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu düşüncesiyle görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğu sonucuna varılmıştır.
Hal böyle olunca da, ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a/3.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiş, aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir." şeklindeki tespit ve değerlendirmelerin ışığı altında araç kiralama işi ile iştigal ettiğini beyan eden davacı şirket vekiline muhtıra çıkarılarak aracın kiralandığına ilişkin belgeler talep edilmiş,
muhtıraya cevap olarak 31/12/2024 tarihli dilekçede 27/01/2023 tarihindeki kazada araç sürücüsü ------ güvenilir müşteri olduğundan bahisle sürücüye aracın kiralandığına ve kiralama sözleşmesine istinaden teslim edildiğine ilişkin bilgi ve belgelerin mahkememize teslimini sağlamayamadığı anlaşılmıştır.
Zira ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesinin -----, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.
Açıklanan bu yasal düzenlemelerden sonra somut olaya dönüldüğünde; her na kadar görülmekte olan davada davacı ve davalı işleten tacir ise de kazaya karıştığı ileri sürülen taraf araçlarının otomobil oldukları ve kullanım amaçlarının da "yolcu nakli-hususi" olarak gösterildiği, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakta olup, kazaya karışan araçların davalı ve davacı şirketin ticari işletmeleriyle ilgili olduğu konusunda bir delil dosya kapsamında mevcut değildir.
Davalı ----- kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği ileri sürülen maddi zararın haksız fiilden kaynaklandığı konusunda da herhangi bir duraksama bulunmamaktadır. (Bkn. ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ------ Karar sayılı ilamı)
Bu durumda ilk derece mahkemesince taraflar arasındaki uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesince çözüme kavuşturulması gerektiğine ilişkin belirleme ve değerlendirmeye dayanılarak verilen görevsizlik kararında usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilemediğinden, davacı vekilinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde gerekçelere yer verildiği görülmüştür.
Sonuç olarak, davacı şirket kendisinin araç kiralama işi ile iştigal ettiğini bildirmekle söz konusu aracın kiralık araç iken kazaya karıştığına ilişkin araç kiralama sözleşmesini, aracın müşteriye teslim edildiğine ilişkin yazılı bir belgeyi muhtıra ile talep edilmesine rağmen dosyaya sunmadığı bu haliyle davanın haksız fiil niteliğinde trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan zarardan kaynaklı tazminat istemine dayandığı, davalılar arasında ZMMS sigortacısının yer almadığı, taraflara ait kazaya karışan araçların hususi araç olduğu hususları hep bir arada değerlendirilerek görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/952, K. 2025/9, 7 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama