KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/167
- Karar No
- 2025/286
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
Karar Metni
1.221 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/276
KARAR NO : 2025/377
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 26/03/2025
KARAR TARİHİ : 28/04/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle. "Müvekkili ..., ---- İli, ---- İlçesi, ---- Mahallesinde ----- İşletme numaralı işletmesinde büyük baş hayvan yetiştiriciliği ve günlük ortalama 500 litre süt üretimi yapmaktadır. Yetiştirdiği hayvanların bir kısmını çeşitli alıcılara ----- Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen ---- ilçesi ---- Mahallesi'nde bulunan Et Kombine Tesislerinde kestirip karkas kilo hesabı üzerinden satmaktadır.
Davalı ... --- Mahallesi ----- Bulvarı No:/----- adresinde--- isimli kasap dükkanının sahibidir. ----- isimli kişi de davalı ..'un gayri resmi ortağıdır. Müşterilerdeki hayvanları davalının gayri resmi ortağı---- alıp, mezbahanede kestirdikten sonra davalı ...'un işlettiği ----- isimli kasap dükkanına sevk ederek, alınan etleri parekende olarak ... satmaktadır.
Müvekkilimiz ... ----- Mahallesinde yaşayan ---- vasıtasıyla ----- ile 15.07.2023 tarihinde tanışmış ve 2023 yılının Temmuz ayında kendisine büyükbaş hayvan satmıştır. Buna ilişkin ödemeyi 28.07.2023 tarihinde davalı ... banka üzerinden ticari ödeme açıklamasıyla müvekkilimizin banka hesabına göndermiştir.
Yine belli aralıklarla müvekkilimizden bir hafta vadeli birden fazla büyükbaş hayvan satın almış ve bu hayvanları ---- Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen --- Mahallesi'nde bulunan mezbahanede kestirmiştir. (Sayın mahkeme tarafından tüm bilgi ve belgeler buradan istenebilir.) Aldıkları hayvanların ücretini banka kanalıyla bazen ---- eşi ----- bazende ... hesabından ödeme yapılmıştır.
Bu süreçte toplam 5 farklı tarihte, genellikle 1 hafta vadeli olarak aldıkları büyükbaş hayvan bedellerini banka vasıtasıyla düzenli olarak ödemişlerdir,Müvekkilimiz paraya ihtiyacı olduğu için yetiştirdiği büyükbaş hayvanlardan 6 tanesini satmak istemiş, daha önceden birden fazla büyükbaş hayvanı satıp parasını zamanında ödediği için kendisine duyduğu güvenden dolayı 19.03.2024 tarihinde ---- telefonla aramış, ----- müvekkilimizden büyükbaş hayvanların fotoğraflarını istemiş,
müvekkilimizde söz konusu hayvanların fotoğraflarını çekip ----- üzerinden ----- göndermiştir. ( Söz konusu fotoğrafları dosyaya sunacağız) Bunun üzerine telefonla 3 adet dana ve bir düve için karkas kilosunu 340 TL den inekler için de 300 TL üzerinden (o tarihteki rayiç piyasa fiyatları üzerinden) anlaşmışlar. Anlaşmaya göre büyükbaş hayvanlarının parasını 29.03.2024 tarihinde banka kanalı ile davalı ve gayri resmi ortağı --- ödeyecektir.
20.03.2024 tarihinde --- ve ----- ile beraber müvekkilimizin işletmesine gelmişler ve söz konusu 6 adet hayvanı ----- ait kamyonete yükleyip ----- Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen ------ Mahallesinde bulunan mezbahanede ----- adına kestirmişler. Kesilen 6 adet büyükbaş hayvan aynı gün ---Plakalı ---- kamyonetle ...'un ----- de bulunan ----- isimli kasabına teslim edilmiştir.
Müvekkil ile davalının gayri resmi ortağı ----- arasında yapılan anlaşmaya göre söz konusu 6 adet büyükbaş için karkas ağırlık ve kesim fiyatları ile bedelleri ayrıntıları ile yazılı bulunan 562.360 TL miktarı 29.03.2024 tarihinde ödeyecektir. Ancak söz konusu tarih geldiğinde----- bedeli ödememiştir. Müvekkilimiz kendisini telefonla aradığında haftaya ödeyeceğim, yarın ödeyeceğim, 3 gün sonra ödeyeceğim şeklinde bahanelerle müvekkilimizi oyalamıştır.
Ayrıca ... ile yapılan telefon görüşmelerinde de ------ bizzat köye gelerek ödemeyi elden yapacağı ve müvekkilimizle helalleşeceği söylenmiş, ancak yine ödeme yapılmadığı gibi ---- köye gelmemiştir. ---- --isimli iş yerinin gayri resmi ortağı olduğuna ilişkin tanık beyanlarımız olduğu gibi, ----- başka bir müşterisine verdiği ve ekte sunduğumuz senetten de açıkça anlaşılmaktadır.Borçlu ---- aleyhine ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası üzerinden başlattığımız icra takibi kesinleşmiş ve bu dosyadan sadece 26.459,77 TL tahsilat olmuştur.
Davalı/borçlu olan ...'un -----İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devamına, Davalı takibi uzatmak ve borcu geç ödemek maksadı ile kötü niyetle itiraz ettiğinden ve alacağın likit olduğu göz önüne alındığında, asıl alacağımızın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkile verilmesine,Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini " talep etmiştir.
DELLİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, icra takibine yapılan vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nun 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.
Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır.
TTK'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." belirtmiştir. ( Aynı gerekçeler için Bkz. YARGITAY -----.
HD. ------Sayılı ilamı ) Yukarıda ifade edildiği üzere yeni Türk Ticaret Kanunu Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Buna göre kanun gereği ticari dava sayılan işler haricinde bir davanın her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması ve her iki tarafın da tacir olması halinde nispi ticari dava sayılabileceği açıktır.
Somut olayda tarafların tacir olup olmadığının araştırılarak görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği, tarafların Ticaret Sicil Müdürlüğü'n gelen yazı cevabında gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, Vergi Dairesi'nin yazı cevabında davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve kazancının tacir sınırı altında bulunduğu, davacı bakımından ise mükellefiyet kaydı olduğu ve defter tutmadığı bildirildiği anlaşılmakla tarafların tacir olmadıkları ve dava konusunun da mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda da belirtildiği üzere yeni Türk Ticaret kanunu kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.Buna göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c madde ve fıkrası gereği mahkemenin görevli olması dava şartıdır. Aynı kanunun 115. Maddesi gereği dava şartları davanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş tarafların tacir sıfatına haiz olmadığından mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ----- NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece KARAR VERİLMESİNE,
4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına ALINMASINA, Dair;gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/167, K. 2025/286, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama