KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/182
- Karar No
- 2025/498
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
Karar Metni
814 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/182
KARAR NO : 2025/498
DAVA
Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 03/03/2025
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, ---- ili ----- ilçesinde bulunan adresinde bulunduğu ofisine 13 Ocak 2019 yılında su bastığını, meydana gelen bu su basması olayı nedeniyle işyerinin zarar gördüğünü, şirket merkez adresi ----- adresinde gerçekleşen su baskınında işyerinde bulunan 2018 Alış Satış Faturaları, 2018 yılı Yemiye, Kebir ve Envanter Defteri, olmak üzere bir kısım ticari belgelerin zayi olduğunu, açıklanana nedenlerle, zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafından 2018 yılı alış satış faturaları, 2018 yılı yevmiye, kebir ve envanter defterinin su baskını nedeniyle zayi olduğuna ilişkin TTK md. 82/7 gereğince zayi belgesinin verilmesi davasıdır.
Dosya kapsamında ----- Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkanlığının 25/04/2005 tarihli müzekkere cevab yazı ekinde bulunan 18/10/2023 tarihli vergi inceleme raporunda ----- Şirketinin son yetkili ----- 2018 yılına ilişkin sahte fatura kullanma eyleminden kaynaklı 2018 yılında almış olduğu faturaları incelemek amacıyla faturaların ibrazı talep edildiği, usulüne uygun tebliğe rağmen belgelerin ibraz edilmediği, bu nedenle vergi suçu raporu düzenlendiği, aynı şekilde 25/12/2023 tarihli vergi suçu raporunda -----Şirketinin son yetkili ------ 2018 yılına ilişkin sahte fatura kullanma eyleminden kaynaklı 2018 yılında almış olduğu faturaları incelemek amacıyla faturaların ibrazı talep edildiği, usulüne uygun tebliğe rağmen belgelerin ibraz edilmediği tespit edilmiştir.
Davacı vekilinin dosyaya sunulan "Tutanak" başlıklı 20/02/2025 tarihli belge incelendiğinde 13/01/2019 tarihinde şirketin ofisinde su baskını gerçekleştiği, mülk sahibi tarafından belgelerin incelenmesinin engellendiğinin tutanak altına alındığı görülmüştür.
TTK'nın 82/7 maddesine göre, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır.
Yargıtay ----- Hukuk Dairesi'nin ----- sayılı kararında “Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 82/7 maddesine göre zayi belgesi verilebilmesi için bu maddede belirtilenler gibi olağanüstü hallerden birinin olayda mevcut olmasının gerektiği, tacirin saklamakla mükellef olduğu ticari defter ve kayıtlarını özenle muhafaza etmesinin zorunlu olduğu, somut olayda davacının, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek, kendi kusuru ile iddiaya konu olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, olayın nasıl meydana geldiğine ilişkin savcılık başvurusu, gazete ilanı, olaya ilişkin tutanak gibi bir delilin de mevcut olmadığı,
tanık delilinin ise tanığın davacı şirketin muhasebecisi olduğu ve şirket defterlerinin usulüne uygun tutulduğuna ilişkin dinletilmek istendiği, tanık delilinin işbu dava için yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.(ONANMASINA)” karar verildiği görülmüştür.----Bölge Adliye Mahkemesi----. Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında benzer olaya ilişkin.
"Görüldüğü üzere hüküm uyarınca,ticari defter ve belgelerin saklanmasında gerekli özeni göstermeyenlerin bu davayı açması mümkün değildir.
Somut olayda davacı defterlerin 17.06.2022 Tarihinden önce kargoda kaybolması sonucu zayii olduğunu iddia ederek 20.06.2022 tarihinde eldeki davayı açtığı görülmüştür.
Tacir olan davacının kendisi ile müşterileri arasında düzenlenen sözleşme ve belgeleri kargo şirketi marifetiyle taşıttırmak suretiyle gerekli özeni göstermediği, belgelerin zayi olmaması için basiretli bir tacirden beklenecek özen ve davranışın gösterilmediği yine kanunda sayılan afet yada hırsızlık türünde bir hareket olmadığı ortadadır. " şeklinde gerekçelere yer verildiği görülmüştür. Yargıtay ---- Hukuk Dairesi ---- Esas ----- Karar sayılı ilamından benzer konuya ilişkin.
"Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; davacının basiretli bir tacir olarak, ticari defter ve belgelerini şirket merkezinde gerekli özeni göstererek saklaması, muhafaza etmesi gerekirken temizlik sırasında çöpe atılmış olabilmesinin gerekli özenin gösterilmediği anlamına geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuş, davacının istinaf isteminin reddi gerekmiştir." şeklinde gerekçelere yer verildiği görülmüştür.
Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde.
Her ne kadar davacı tarafça zayi belgesi verilmesi talebi ile dava açılmış ise de davacının zayi belgesi istediği döneme ilişkin 2023 yılında vergi incelemesine tabi tutulduğu, vergi incelemesine tabi tutan ilgili idare tarafından tebligata rağmen davacının ilgili kurum tarafından istenilen bilgi ve belgeleri ibraz etmediği, 13/01/2019 tarihinde gerçekleştiği su baskınına ilişkin su baskın tarihinde tutulmuş bir tutanağın mevcut olmadığı, su baskını olduğu ileri sürülen tarihten yaklaşık 6 yıl sonra tutulmuş bir tutanağa istinaden zayi belgesi talep edildiği,
vergi incelemesi döneminde iki farklı inceleme kapsamında davacı şirket temsilcisine tebligat çıkarılmasına rağmen davacının ilgili kuruma söz konusu belgelerin zayi olduğuna ilişkin her hangi bir yazılı bildirim veya savunmada bulunulmadığı gibi istenilen bilgi ve belgelerin ibraz edilmediği, 13/01/2019 tarihinde meydana geldiği ileri sürülen su baskını olayından 6 yıl sonra belgelerin zayi olduğunu öğrendiklerine ilişkin beyanların hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu haliyle davacının Yargıtayın müstekar kazanmış kararları kapsamında basiretli tacir gibi davranmadığı vicdani kanaati ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/182, K. 2025/498, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama