KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/183
- Karar No
- 2025/470
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
Karar Metni
913 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/183
KARAR NO : 2025/470
DAVA
Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 22/02/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle. 30.11.2023 tarihinde düzenlenmiş olan muvafakatname ile---- plakalı araç sahibi ----- tarafından ------kaza sonucu başvurulabilecek her türlü yola başvurulması için muvafakat verilmiştir. Bu sebeple müvekkilin dava açma ehliyeti mevcut olup muvafakatnameye istinaden tüm başvurular müvekkil adına yapılmıştır.
Sigortacısının davalı ---- olduğu ----- plakalı araç, 06/11/2023 tarihinde seyir halinde olan müvekkil şirkete ait ------ plakalı araca çarpmış ve bunun sonucunda trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere meydana gelen kazanın oluşumunda sigortacısının davalı taraf olduğu araç kusurludur.
Çarpma sonucu ----- plakalı araçta hasar meydana gelmiş ve dolayısıyla değer kaybı oluşmuştur.----- plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ----- acente, ---- poliçe numarası ile davalı ----- tarafından yapılmıştır. Mevzuat gereği, trafik kazası nedeni ile araçta oluşan değer kaybı ve hasar bedeli gerçek zarar kapsamında olup kazaya sebebiyet veren aracın ZMSS tarafından bu zararların karşılanması gerekmektedir.
Burada hasar bedeli belirlenirken gerçek hasar bedeli hesaplanmalıdır. Nitekim Karayolları Motorlu Araçları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.2.
"Tazminat ve Giderlerinin Ödenmesi" başlığının 2.1. numaralı bendi "Sigortacı; hak sahibinin, kaza veya zararın tespit edilebilmesi için bu genel şartlar ekinde yer alan gerekli tüm belgeleri sigortacının merkez veya şubelerinden birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde tazminatı hak sahibine öder." şeklinde, yine 2.2. numaralı bendi.
"Hasar halinde, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça ile değişimine imkan yok ise orijinali ile değiştirilir. Bu paragraf uygulaması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Öncelikle davalı sigorta şirketine 29.12.2023 tarihinde başvuru yapılmış, sonuç alınamamış; bunun üzerine tarafların ticari şirket olması sebebiyle zorunlu arabulucuya gidilmiş ancak tarafların anlaşamaması üzerine ----- numaralı anlaşamama tutanağı düzenlenmiştir.
Bu nedenlerle; fazlaya ilişkin talep, ıslah ve artırma hakkımız saklı kalmak kaydıyla, 10,00 TL değer kaybı ve 10,00 TL hasar bedeli olmak üzere 20,00 TL tazminatın (Belirsiz Alacak) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan (sigorta şirketinin poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu olmak üzere) alınarak müvekkile ödenmesine, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip zapt davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Davalı davaya karşı cevaplarını dosyaya ibraz etmiş, dilekçesinde itirazlarını dosyaya ibraz etmiştir.
İtirazlarında özetle. Usule ve esasa ilişkin itirazlarımızı sunmadan evvel belirtmek isteriz ki; davacı tarafın iddiasına dayanak olarak gösterdiği delillerin tamamının tarafımıza tebliğ edilmesi gerekmekte ve tarafımızca talep olunmaktadır. Bilindiği üzere 6100 Sayılı HMK'nın 121. maddesine göre, davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delillerini tarafımıza tebliğ etmesi zorunludur.
İlgili delil belgelerinin tarafımıza tebliği üzerine her türlü beyan ve itiraz hakkımızı saklı tuttuğumuzu peşinen belirtmek isteriz. Dava yetkili olmayan mahkemede açılmış olup işbu davada yetkili mahkeme, müvekkil şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olan -----Asliye Ticaret Mahkemesidir. Davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkil şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerekmektedir.
Davacı taraf usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep etmekteyiz.
Zira Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler şu şekilde tahdidi olarak belirtilmiştir, bu nedenlerle, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dava, trafik kazası nedeniyle davacı aracında meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı tazminatının,
ZMMS poliçesine istinaden davalı sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkindir.Yetkisizlik kararı öncesi davanın açıldığı ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- esas ve ------ karar sayılı ilamında. "Davalı tarafça süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmuş olup, somut davada Mahkememizin yetkili olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede. 6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre.
"Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri Mahkemesidir." hükmü amirdir. Dosyamızda davalı ---- adresi ----- olup, davalının adresi ------ değildir. Dolayısı ile HMK maddesi uyarınca yetkili mahkeme ------ Mahkemeleri değildir. " şeklindeki gerekçelere yer verilerek yetkisizlik kararı verildiği, yetkisizlik kararı üzerine mahkememize gönderilen dosyanın ------ esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Benzer konuya ilişkin Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin ----- Esas ve ----- karar numaralı ilamında; "1. Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı, kesin yetki kuralının bulunmadığı bir davayı yetkisiz bir mahkemede açmışsa, seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir.
2. Dosya kapsamından kazanın ----- ili, ----- ilçesinde meydana geldiği, davalının adresinin ---- ili, ------ ilçesi olduğu, zarar gören davacının dava tarihi itibarıyla yerleşim yerinin ise ---- ili, ------ ilçesi olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısı ile, davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, 6100 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesindeki seçimlik hakkını, yerleşim yerinde dava açarak kullanmasının, genel yetki kuralına uygun olduğu anlaşılmakla, uyuşmazlığın ----- Asliye Ticaret Mahkemesince sonuçlandırılması gerekmektedir.
" şeklindeki açıklamalarının ışığı altında davacı ------ Şirketinin yerleşim yerinin "-----" olduğu, iş bu davayı yerleşim yerinde ikame ettiği, hal böyle olunca davacının 6100 sayılı Kanun'un 16'ncı maddesindeki seçimlik hakkını, yerleşim yerinde dava açarak kullandığı, bu haliyle ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin vermiş olduğu yetkisizlik kararının yerinde olmadığı kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/183, K. 2025/470, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama