KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/273
- Karar No
- 2025/562
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
Karar Metni
1.033 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/273
KARAR NO : 2025/562
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/03/2025
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili Şirketin ----- Müdürlüğü hizmet sahasında yer alan, -----adresinde 25.12.2023 tarihinde ------ ekipleri tarafından yapılan çalışmalar esnasında müvekkili şirkete ait tesislerde hasar meydana geldiğini, müvekkili şirket altyapısına verilen zararın, anayasa ile korunma altına alınan haberleşme hürriyetinin devamı ve müvekkili şirketin kesintisiz iletişim sağlama yükümlülüğü kapsamında giderilmiş olup, hasar tespit tutanakları, keşif formu, hak ediş belgeleri, kazı hesaplama tablosu ve şantiye defterine ilişkin belgeler ile müvekkili şirketin uğradığı zararı açıkça ispatlanmakta olduğunu,
Davalılar tarafından verilen hasarın giderilmesi için hem Müvekkili Şirket tarafından malzeme kullanıldığını, hem de dava dışı 3. Şahıs olan ------.
Tarafından malzeme ve işçilik giderleri fatura edilmiş olduğunu, Müvekkili şirket ----- ait malzeme giderleri 20.856,50 TL, Dava dışı 3. şahıs ------ yaptırılan hasar için malzeme ve işçilik giderleri 24.417,44 TL, İşletme Zararı 29,33 TL olmak üzere toplam 45.303,27 TL olduğunu, Özetle, meydana gelen hasarın giderilmesi için hem Müvekkil Şirketi tarafından malzeme gideri yapılmış hem de dava dışı 3. Şahıs olan fatura muhattabı -----Tarafından malzeme ve işçilik giderleri yapılmış olduğunu,
Davalının haksız eylemleri sebebi ile müvekkili şirkete ait tesisler hasar görmüş olup kesintisiz hizmet vermekle yükümlü olan müvekkil şirketçe 3. Şahıslar aracılığı ile hasarın giderilmiş olduğunu ancak haksız fiil hükümleri kapsamında davalının işbu zararı tazminle yükümlü olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle ve mahkemece resen dikkate alınacak sair hususlara binaen haklı davalarının kabulü ile, 45.303,27 tutarındaki müvekkil şirket zararının, zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına,
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın yetki yönünden de reddi gerekmekte olduğunu, davaya konu olduğu iddia olunan zararın meydana geldiği adres olarak ------ adresi olduğunu, Bilindiği üzere adli yargıda hukuk davaları yönünden -----ilçeleri ------ Adliyesinin yetkili olduğunu yani yetkili mahkemeyi belirlemede zararın meydana geldiği yeri baz alırsak işbu davada ------ Adliyesinin yetkili olduğunu, eğer zarar görenin yerleşim yeri mahkemesini yetkili kılınacak olursa davacı----- genel merkezi ----- olduğundan dolayı işbu davada bu sefer de ------ Adliyesinin yetkili olduğunu,
bu nedenle Sayın Mahkemece yetkisizlik itirazlarının kabul edilerek davanın reddine karar verilmesini, davacının iddia ettiği zarardan müvekkili şirketin sorumlu olduğunu iddia ederek zararının tazmini amacıyla mesnetsiz ve haksız olarak açılan işbu davaya ilişkin itirazlarında ise somut olayda müvekkil şirkete izafe edilecek herhangi bir kusurun bulunmamakta olduğunu, davacı tarafın haksız iddialar ve soyut söylemlerle müvekkili şirketi sorumlu tuttuğunu, bunun taraflarınca kabul edilemez olduğunu, bilindiği üzere haksız fiilin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurun varlığının şart olduğunu,
kişinin neden olmadığı bir neticeden sorumlu olmasının mümkün olmadığını, sorumluluğun yalnızca neticeye yol açan fiil bakımından gündeme geleceğini, fiil ile netice arasındaki bu bağa nedensellik bağı denmekte olduğunu, somut olayda;
davaya konu edilip var olduğu iddia edilen hasardan müvekkili şirketin sorumlu tutulamaz olduğunu, dava dilekçesinde iddia edilen hasardan müvekkili şirketin sorumlu olduğuna dair her hangi bir delil sunulmadığını, haksız fiilden doğan tazminat davalarında zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunun ispat yükü altında olduğunu, zarar görenin zararın büyüklüğünü, failin davranışının hukuka aykırılığını ve kusurunu destekleyecek kanıtları sunması gerekmekte olduğunu, davacı iddiasının dayanağı olan vakıalardan dava dilekçesinde bahsetmediğini, davacı tarafın hiçbir açıklama yapmadan genel ifadelerle hasarın varlığını iddia ettiğini,
iddiaların net ve açık olmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin esenyurt işletme müdürlüğü sınırları içinde bulunan davaya konu adreste müvekkili şirket tarafından her hangi bir çalışmanın da yapılmamış olduğunu, yukarıda da değinildiği üzere davaya konu hasarın meydana gelmesinden müvekkili şirketin kesinlikle kesinlikle sorumlu olmadığını, dava konusu olayda müvekkili şirketin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağının mevcut olmadığını,
somut olayda müvekkili şirkete izafe edilecek herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmamakta olduğunu, işbu nedenlerle davanın reddini talep etme zaruretinin doğduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkili şirket aleyhine doğabilecek herhangi bir zarar sonucu açacakları her türlü dava ve tazminat hakları saklı tutarak davanın yetkisizlik nedeni ile reddine, davanın esasına girilmesi halinde usule ve esasa ilişkin açıklamalarımız doğrultusunda davanın ve tüm haksız talepler bakımdan esastan reddine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle;
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zararın meydana geldiği yer mahkemesinde açılması durumunda zararın meydana geldiği yerin ----- olması nedeniyle ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür.
Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat davasıdır.Davanın dayanağının haksız fiil olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK' nın 16. maddesi gereğince; "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." Kanun dava açılacak yer mahkemesi konusunda davacıya seçimlik hak tanımıştır. Dava konusu olayda, zarar gören, davayı kendisinin veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde veya haksız eylemin meydana geldiği yer mahkemesinde açabilir. (----. BAM ----. HD.-----
Benzer konuya ilişkin Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin ---- Esas ve ------ karar numaralı ilamında. "1. Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir.
Davacı, kesin yetki kuralının bulunmadığı bir davayı yetkisiz bir mahkemede açmışsa, seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında davacının yerleşim yerinin ----, davalının yerleşim yerinin ----- zararın meydana geldiği yerin ---- olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı vekili 09/05/2025 tarihli beyan dilekçesinde davacının müdürlük binasının -----olmasından bahisle mahkememizin yetkili olduğunu ileri sürmüş ise de dosyada mevcut bilgi ve belgelerden davacının merkezinin ----- olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, davacının 6100 sayılı HMK nın 16. Maddesi gereğince açılması gerekilen yetkili mahkemelerden her hangi birinde davasını açmadığı, yetkisiz mahkemede davasını ikame ettiği, yetkili mahkemeyi seçme hakkının davalı yana geçtiği, davalı yan ise zararın meydana geldiği ---- ilçesinin bağlı bulunduğu --- mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin itirazda bulunduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/273, K. 2025/562, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama