KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/38
- Karar No
- 2025/403
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
Karar Metni
974 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/38
KARAR NO : 2025/403
DAVA
Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 14/01/2025
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 14/01/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle. Davacı Şirket Prof.---- adresinde faaliyet göstermektedir.
Şirket ekte sunulan ---- Gazetesi ve imza sirküleri ekinde görüldüğü gibi ---- Ticaret Sicil Memurluğunun ---- sicil numarasına kayıtlıdır Türk Ticaret Kanunun 82/7 maddesi"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir Bu dava hasımsız açılır.
Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir" şeklindedir. Söz konusu şirket ---- Sicil Gazetesinde de görüldüğü gibi bir aile şirketi olup %80 hissesi --%20 hissesi de eşi ----- aittir. Ekteki vergi beyannamelerinde görüldüğü gibi 2008 yılından beri faaliyetsiz olup boş beyanname vermektedir.
(EK-2) Bu zaman zarfında herhangi bir karar almaya ve karar defterine yazmaya gerek olmamıştır ve bundan sonra da olmayacaktır.Aile şirketi ve sadece iki ortaklı olması nedeniyle de kötüye kullanılma olasılığı yoktur.
2010 yılından beri şirket muhasebecisi olan ---- adresinde mukim ---- faaliyetini sonlandırmış ve emekli olmuştur.Ayrılırken muhasebe ile ilgili defterleri ve belgeleri 2023 Eylül ayında şirketin yeni muhasebecisi ---- adresinde mukim ---- muhasebeye devretmiştir. Bu devir teslim ve nakilden sonra her nasılsa bütün arama çabalarımıza rağmen diğer evraklar bulunduğu halde şirketin karar defteri bulunamamıştır.
Şirket 17 yıldır faaliyetsiz olmasına rağmen Stopaj,KDV ve Geçici Vergileri muntazaman ödemek zorunda olduğundan bu durum fuzuli bir mağduriyet arz etmektedir. Bu nedenle ortaklar şirketi kapatma ve tasfiye kararı almış ve bu kararı karar defterine yazma aşamasına gelinmiştir. Yeni defter tasdiki için noterler mahkemeden zayi belgesi istemektedir.bu nedenle zayi olan karar defterinin tespiti ve zayi belgesinin verilmesi talebiyle işbu davayı açma zarureti olmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafından şirkete ait evrakların zayi olduğuna ilişkin TTK md. 82/7 gereğince zayi belgesinin verilmesi davasıdır. TTK'nın 82/7 maddesine göre, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır.
Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin-----sayılı kararında “Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 82/7 maddesine göre zayi belgesi verilebilmesi için bu maddede belirtilenler gibi olağanüstü hallerden birinin olayda mevcut olmasının gerektiği, tacirin saklamakla mükellef olduğu ticari defter ve kayıtlarını özenle muhafaza etmesinin zorunlu olduğu, somut olayda davacının, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek, kendi kusuru ile iddiaya konu olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, olayın nasıl meydana geldiğine ilişkin savcılık başvurusu, gazete ilanı, olaya ilişkin tutanak gibi bir delilin de mevcut olmadığı,
tanık delilinin ise tanığın davacı şirketin muhasebecisi olduğu ve şirket defterlerinin usulüne uygun tutulduğuna ilişkin dinletilmek istendiği, tanık delilinin işbu dava için yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.(ONANMASINA)” karar verildiği görülmüştür.
---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin --- esas ve ----- karar sayılı ilamında "Görüldüğü üzere hüküm uyarınca, ticari defter ve belgelerin saklanmasında gerekli özeni göstermeyenlerin bu davayı açması mümkün değildir. Somut olayda davacı defterlerin 17.06.2022 Tarihinden önce kargoda kaybolması sonucu zayii olduğunu iddia ederek 20.06.2022 tarihinde eldeki davayı açtığı görülmüştür. Tacir olan davacının kendisi ile müşterileri arasında düzenlenen sözleşme ve belgeleri kargo şirketi marifetiyle taşıttırmak suretiyle gerekli özeni göstermediği, belgelerin zayi olmaması için basiretli bir tacirden beklenecek özen ve davranışın gösterilmediği yine kanunda sayılan afet ya da hırsızlık türünde bir hareket olmadığı ortadadır. " şeklinde gerekçelere yer verildiği görülmüştür.
----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında "Somut olayda davacı taraf dava dilekçesinde, işyerinde şirket genel kurul toplantı defteri ile yönetim kurulu karar defterinin hırsızlık neticesinde çalındığının tespit edildiğini, bu nedenle karakola gidilerek kayıp eşya tutanağı tutulduğunu beyan etmiş ve söz konusu tutanağı dosyaya ibraz etmiştir.
Tutanak davacı şirketin bildirilen işyerinde tutulmadığı gibi, işyerinde hırsızlık yapıldığına dair bir tespiti de içermemektedir. Davacı tarafından iddia edilen hırsızlık olayı ile ilgili yapılmış bir şikayet de bulunmamaktadır.
Buna göre davacının işyerinde hırsızlık olayının meydana geldiği ve defterlerin çalındığı iddiası ispatlanamamış, davacının gereken özen ve dikkati göstermeyerek defterlerin kaybolmasına sebebiyet verdiği, yeterli muhafaza tedbirlerini almayarak kusurlu davrandığı ve TTK 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir." şeklinde gerekçelere yer verildiği görülmüştür.
Tacirin, bahsedilen madde hükmünden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin korunması amacıyla gereken dikkat ve özeni göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur. Mücbir nedenlerin ispatı, bunu iddia eden tacire aittir. İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve belgelerin tamamen veya kısmen kaybı ya da yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmelidir.
Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde. Her ne kadar davacı tarafça zayi belgesi verilmesi talebi ile dava açılmış ise de.
TTK md. 82/7'de zayi belgesi verilmesi için "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık" sebebi gibi bir sebebin bulunması gerektiğinin belirtilmesi karşısında, dava konusu olayda bu sınırlı sebeplerden hiçbirisinin gerçekleşmediği, davacı tarafın dilekçesinde belirtiği kaybolma nedeniyle defterlere ulaşılamamasının TTK md. 82/7 gereğince zayi belgesi verilmesini gerektiren sebepler arasında yer almadığı, talep konusu tüm evrak ve defterin muhafazasında davacı tarafından gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği,
zayi durumunun davacının iradesi dışında bir nedenle meydana gelmediği ya da mücbir sebep halinin bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın dava açılırken alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına , 4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/38, K. 2025/403, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama