KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/79
- Karar No
- 2025/872
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
Karar Metni
979 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/79
KARAR NO : 2025/872
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/01/2025
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 28/01/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; " HMK'nın 107 ve ilgili maddeleri uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak 24 günlük araç mahrumiyeti için şimdilik 100-TL.'nin kaza tarihi olan 17.02.2023'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile yargılama gideri ve kanuni vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi vekaleten talep olunur." denmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. "Davanın belirsiz alacak davası olarak açılması sebebiyle, hukuki yarar şartını yerine getirmesi için davacıya kesin süre verilmesi gerekmektedir. Öncelikle ve önemle belirtmek gerekir ki, motorlu araç kiralama işi ile iştigal eden davacının talep ettiği araç mahrumiyet tazminatı, davacının yaptığı işe göre belirlenebilir nitelikte olduğundan, dava konusu taleplerin belirsiz alacak davasına konu edilmesi mümkün değildir.
Davacı motorlu araç kiraladığından, talepleri kabul manasına gelmemekle birlikte, araç mahrumiyet tazminatı hesabını yapabilecek nitelikte basiretli bir tacirdir. Bu doğrultuda, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması ve görülmesi mümkün değildir.''Bir alacağın davanın açıldığı anda belirli ya da belirsiz, tartışmalı ya da tartışmasız olduğuna dair en önemli kriter, alacağın likit olup olmadığı ölçütüdür.
Likit olma alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olmasını ifade eder.Dava açıldığında alacak belirli değil veya tartışmalı ise, belirsiz alacak ve tespit davası açılması için hukuki yarar vardır.
Ancak, belirsiz alacak davası veya kısmi dava açıldığında, dava konusu edilen alacak açık ve tam olarak belirli ise davacıya tam eda davası açması, tamamlanabilir hukuki yarar şartını yerine getirmesi için öncelikle süre verilmeli, süre sonunda yerine getirmediği takdirde davanın hukuki yarar şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmelidir.
Alacağın belirsiz alacak davası konusu yapılmayacağı kabul edilse dahi tamamlanabilir dava şartı olan hukuki yarar şartını yerine getirmesi için davacıya kesin süre verilmelidir.'' (Yargıtay ----HD 26.11.2014 tarih, -----Her ne kadar davacının dava konusu alacağı hiç talep edemeyeceği kanaatinde isek de dava konusu alacağın belirsiz alacak olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.
Hal böyle iken, yukarıda açıklamalar göz önüne alınarak, öncelikle hukuki yarar şartını yerine getirmesi için davacıya kesin süre verilmesini, süresi içinde yerine getirilmesi halinde davaya kısmi dava olarak devamına, süresi içinde yerine getirilmediği takdirde davanın hukuki yarar şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesini talep ediyoruz.Meydana gelen kazada müvekkile ait araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu kabul etmiyoruz.
Bu nedenle, öncelikle kazanın oluş biçimine göre yeniden kusur tespiti yapılmasını talep etmekteyiz.Bilindiği üzere, kazaya uğrayan bir aracın kasko sigortası olması halinde araçtan mahrum kalınmaması için kasko sigortası tarafından araç sahiplerine ikame araç tahsisi gerçekleştirilmektedir.
Ancak davacı, kasko sigortasının olup olmadığına ve ikame araç temin edip etmediğine ilişkin dava dosyasına herhangi bir belge sunmamıştır.Bu itibarla, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak, davacıya ait ----- plakalı aracın kasko sigortasının olup olmadığının öğrenilmesini, davacıya ait aracın kasko sigortasının bulunması halinde ikame araç tahsisi sağlanıp sağlanmadığının öğrenilmesi amacıyla ilgili sigorta şirketine müzekkere yazılmasını talep etmekteyiz.Ayrıca davacı taraf, aracın 24 gün onarımda kaldığını beyan etmiş ise de dava dilekçesi ekinde sunulan onarım faturalarındaki işlemlere bakıldığında,
aracın 24 günlük onarımını gerektirir bir işlem yapılmadığı, davacının kötü niyetle onarım süresini uzattığı anlaşılmaktadır. Davacının taleplerini asla kabul etmemekle birlikte, mahrumiyet bedeli hesabı yapılması halinde hakkaniyete uygun şekilde makul onarım süresi dikkate alınması gerektiğinden, aracın ne kadar onarımda kaldığı değil, aracın ne kadar sürede onarılabileceği tespit edilmelidir.
Bu minvalde, bilirkişi tarafından, onarım faturasındaki işlemlere göre makul onarım süresi belirlenip sonucuna göre hesaplama yapılmalıdır.Yargıtay'ın bu konuda vermiş olduğu kararlarda da araçta oluşan hasarın niteliğine göre makul onarım süresinin belirlenmesi gerektiği hususuna vurgu yapılmaktadır.Yukarıda ayrıntıları ile açıklanan gerekçelerle, davacının haksız ve kötü niyetli taleplerinin reddine karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğmuştur." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; TBK'nın 49.maddesi kapsamında trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (mahrumiyet bedeli) talebine ilişkindir. Davalı ----- plakalı aracın işleteni diğer davalı ----- ise sürücüsüdür.Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır.
Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. -----) Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde.
17.02.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ----- plaka sayılı araç sürücüsünün trafik kazasının oluşumunda kusurlu olmadığı, davalı araç sürücüsünün ise kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği,
mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dava konusu kaza nedeniyle ----- plaka sayılı araçta 3.200,00 TL mahrumiyet bedeli zararı oluştuğunun rapor edildiği kusur oranı dikkate alındığında değer artırım talebine konu toplam 3.200,00 TL mahrumiyet bedeli tazminatının 17.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 3.200,00 TL mahrumiyet bedeli tazminatının kaza tarihi olan 17.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar-----. ve ------ alınarak davacıya verilmesine,
2- Peşin alınan 615,40 TL harç ve 54,65 TL tamamlama harcının toplamı olan 670,05 TL'den alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 54,65 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL Peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 705,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.935,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 3.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6- 3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak davacı vekilinin ve davalı -----... Vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/79, K. 2025/872, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama